Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1031 E. 2026/1126 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1031
- Karar No
- 2026/1126
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1031
KARAR NO:2026/1126
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:21/10/2025
NUMARASI:2025/2530 D.İş 2025/2541 Karar
DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına karşı borçlu yanca itiraz edilmesi üzerine, itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, borçlu vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın... Şubesi ile ... Şirketi arasında imzalanan ... Şirketi'nin de müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalamış olduğu Genel Kredi sözleşmelerine istinaden krediler kullandırıldığını, kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacağının zamanında ödenmemesi üzerine davalılara Beyoğlu ... Noterliğinin 15.08.2025 tarih ... ve ... yevmiye numaralı ihtarnameleri gönderildiğini, ihtarnamelere rağmen, verilen süre içerisinde borcun ödenmediğini, borçlunun daha pek çok kurum ve kuruluşa borçlu olduğunu ve bu borçlarını ödeyemediğini, adres değiştirmek ve alacaklılardan mal kaçırma gayretleri içinde olduğu tespit edildiğinden, alacağın teminat altına alınabilmesi ve icra takibinin semeresiz kalmaması için borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerden olan hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulabilmesi için karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece talep kabul edilerek 05.09.2025 tarih 2025/2530 D.iş 2025/2541 Karar sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bu karara karşı, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, borçlu vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, itiraz dilekçesinde özetle; müvekkiline bildirimin posta yolu ile yapıldığını, usulüne uygun tebligat yapılmadığını, müvekkilinin elektronik tebligat adresi varken normal yolla yapılan tebligatın yok hükmünde olduğunu ve buna bağlı itirazların süresinde kabulünün gerektiğini, dosyada mevcut bulunan genel kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkili şirket müdürü ...'a ait herhangi bir isim-soyisim/imza/paraf bulunmadığını, imzaya dayanak belgeye itiraz ettiklerini, kaşe üzerindeki adresin eski olduğunu, sözleşmede yalnızca şirket kaşesi taklidi ve sahte imza kullanıldığını, müvekkili şirketin 23.07.2020 tarihinde ...'ndaki yeni merkeze taşınmış olmasına rağmen eski adresli ve eski tarihli kaşenin kullanıldığını, sahte kaşe ve imza kullanımına ilişkin olarak, bankanın ilgili şube merkez birimi görevlileri hakkında özel belgede sahtecilik ve sair ilgili suçlar nedeniyle 09/09/2025 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, başvurunun işleme alınarak soruşturma açıldığını, imza atan kişinin imza sirküleri ve temsil yetki belgesinin dosyada bulunmadığını, müvekkili şirket ile ... Bank AŞ. Arasında herhangi bir ticari ilişki, kredi kullanımı veya bankacılık işlemi bulunmadığını, müvekkili şirket müdürü ve herhangi bir şirket yetkilisinin hiçbir ... Bank şubesine gitmediğini, mal kaçırma yönündeki soyut iddianın delilsiz olduğunu, şirketin uzun yıllardır muteber biçimde faaliyette olduğunu beyanla, yetkiye, imzaya dayanak belgeleye itirazlarının kabulünü, ihtiyati haczin kaldırılmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince, ihtiyati hacze itirazın değerlendirildiği 21.10.2025 tarihli ek karayıla;"İİK'nın 265/1 maddesinde ihtiyati hacze itiraz düzenlenmiş olup, itiraz sebepleri mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin sebebine ilişkin olarak sınırlandırılmıştır.Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; mahkememizin ihtiyati haciz vermeye yetkili olduğu, ihtiyati haciz talep eden tarafından dosyaya sunulan Genel Kredi Sözleşmesi ve ekleri, ihtarname ve tebliğine ilişkin belgeler,alacaklının borçludan ihtarnamede belirtilen miktar kadar alacaklı olabileceği hususunda kanaat verecek nitelikte delil mevcut olduğu,bu anlamda 2004 Sayılı İİK'nun 257 ve devamı maddelerinde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öngörülen şartların oluştuğu, ihtiyati hacze itiraz edenin diğer itiraz sebeplerinin İİK 265. maddesinde açıklanan tahdidi itiraz sebepleri arasında yer almadığı, bu kapsamda ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin, ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak "gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, borçlu vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihtiyati haczin, bir dava veya icra takibi olmayıp, alacaklının talebi üzerine mahkemece verilen ve icra dairesi aracılığıyla infaz edilen bir tedbir olduğunu, mahkemenin, İİK 265. maddesinin getirdiği sınırlayıcı itiraz sebeplerini gerekçe göstererek tüm bu itirazları reddettiğini, itirazları arasında yer alan tebligat usulsüzlüğünün aslında sadece bir usul hatası değil, işlemin geçerliliğini kökten etkileyen bir durum olduğunu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 7/a maddesinin, anonim şirketlere tebligatın elektronik yolla yapılmasını emrettiğini, borçlunun, elektronik tebligat adresi (UETS) bulunmasına rağmen tebligatın normal posta yoluyla yapıldığını, tebligat yok hükmündeyse, ihtiyati haczin infazı üzerine başlayan 7 günlük itiraz süresinin de işlemeye başlamayacağını,bir ihtiyati haciz kararının ancak geçerli bir alacak iddiası ve bu iddiayı destekleyen bir belgeye dayanabileceğini, belgedeki imza borçluya ait değilse, "dayanılan sebebin (alacak) maddi temelden yoksun olduğunu, borçlu şirketin uzun yıllardır aynı sektörde faaliyet göstermesi, vergi ödemelerini aksatmaması ve İzmir'deki merkezinin sabit olması ve dahi alacaklının "mal kaçırma" yönündeki soyut iddialarının, dayanaksız olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına, itirazın kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Talep, İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraza ilişkindir. İlk derece mahkemesince, itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, borçlu vekilince,yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen ... AŞ ile borçlu .... AŞ arasında düzenlenen 15.10.2024 tarihli ve 150.000.000,00 TL limitli genel kredi sözlemesine itiraz eden borçlunun müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu anlaşılmıştır. Müteselsil kefalete ilişkin belgelerde TBK'nın 583. maddesinde belirlenen özel yazılı şekil unsurlarının bulunduğu, esasen kefaletin geçersizliğine ilişkin bir itiraz veya istinaf nedeni de bulunmadığı belirlenmiştir. Bankaca bu sözleşme kapsamında borçlu şirkete nakdi ve teminat mektubu şeklinde gayrinakdi kredi kullandırıldığı anlaşılmaktadır.Kredi borcunun ödenmemesi üzerine bankaca Beyoğlu ... Noterliği'nin Üsküdar ...Noterliğinin 15.08.2025 tarihli ihtarı ile hesabın kat edildiği anlaşılmıştır.İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Aynı Kanun'un 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. TBK'nın 586. maddesi uyarınca da kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz (Yargıtay 11. HD 2016/13086 E 2016/9051 K 22.11.2016 T. Yine Yargıtay 19 HD 2012/4803 E 2012/10127 K 14.06.2012 T. Ve 2010/6302 E 2010/10114 K 22.09.2010 tarihli emsal kararı). TBK'nın 586. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehni paraya çevrilmeden kefil aleyhine takip yapılması mümkün değilse de borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması halinde kefil aleyhine de takip yapılabilir.Somut olayda TBK'nın 586/1.maddesi uyarınca, müteselsil kefil olan borçlu gerçek kişilere alacaklının müracaat edebilmesi için gerekli olan "ihtarın sonuçsuz kalması" koşulunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir.Hesabın kat edilmesiyle birlikte banka alacağı muaccel hale gelmiş, ihtarın hükümsüz kalmasıyla da müteselsil kefile müracaat koşulu da gerçekleşmiştir.İhtiyati hacze itiraz nedenleri İİK'nın 265. maddesinde sınırlı şekilde sayılmış olup buna göre,yokluğunda ihtiyati haciz kararı verilen tarafın teminata, mahkemenin yetkisine ve ihtiyati haczin dayandığı sebeplere itiraz edebilir.Borçlu tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri esas dava içinde değerlendirilecek hususlar olup, ihtiyati hacze itiraz kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 265/son ve HMK'nın 353/1.b.1 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına,
3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.11.06.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 265/son maddeleri gereğince karar kesindir.