Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1406 E. 2026/1443 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1406
- Karar No
- 2026/1443
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1406 Esas
KARAR NO : 2026/1443 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : 2026/411 Esas (Derdest Dava)
TARİHİ: 22/05/2026 (Ara Karar Tarihi)
DAVA: Tespit
KARAR TARİHİ: 09/07/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 25/02/2025 tarihli Temlik Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile davalının, ... Bankası ve ...Bankasının borçlusu dava dışı ... A.Ş olan İstanbul 9.İcra Müdürlüğü'nün ... takip, Yalova İcra Müdürlüğü'nün ... takip , Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... takip sayılı dosyalarını müvekkiline temlik etmeyi vaat ettiğini, müvekkilinin toplam 405.000,00-TL ödeme yaptığını, müvekkilinin temlik bedelini ödemiş olmasına rağmen davalının Kocaeli İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasında hacizli bulunan taşınmazın satışını talep ettiğini ve satış kararı verilerek taşınmazın satışa çıkarıldığını,davalının belirtilen icra dosyalarındaki alacağını devir ettiğinden davalının alacaklı sıfatının sona erdiğini, alacaklı sıfatı olmayan davalının talebi üzerine satış kararı alındığından satışın tedbiren dava sonuna kadar teminatsız olarak durdurulmasını arz ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 22/05/2026 tarih ve 2026/411 Esas sayılı ara kararında;
''1-Temlik sözleşmesinin 2.8.maddesi gereği temlik eden davalının yasal işlemler ve hacizler için gerekli prosedürlere devam edebileceği, taşınmazın satışı halinde temlik alan davacının satış bedelini de talep edebileceği, yine hangi taşınmaz için talepte bulunulduğunun dava dilekçesinde açıklanmadığından bilinemediği ve herhangi bir taşınmazın doğrudan dava konusu da olmadığı, yine temlik sözleşmesinin 2.6 maddesi gereği ödemeler sonrasında 30 gün içinde davacının davalıya yazılı başvuru yaparak dosyaların devir ve temlikini isteyeceğinin hüküm altına alındığı ancak şu aşamada davacı tarafça bu başvurunun yapıldığına dair bir delil de sunulmadığı gözetilerek tedbir talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme ara kararının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin yanlış ve tersine yorumlanmasına, usule, yasaya ve hakkaniyete tamamen aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, gerekçenin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sözleşmenin 2.8. maddesinin yanlış yorumlandığını, davalının satış isteme yetkisinin kesinlikle olmadığını,
Müvekkilin toplam 405.000,00 TL ödeyerek sözleşme bedelinin tamamını kapattığını, ödemeler tamamlandığı ve alacağın tamamı tahsil edildiği için sözleşmenin 2.8. maddesindeki "ödemeler devam ederken" şartının ortadan kalktığını ve davalının yasal işlem yapma yetkisinin kesin olarak sona erdiğini, kaldı ki sözleşmenin 2.8. maddesinde davalıya yalnızca “hacizlerin canlı tutulması için gerekli işlemleri yapma” yetkisi verildiğini, davalı şirketin sözleşmedeki "canlı tutma" yetkisini haksız ve kötü niyetli şekilde aşarak tasfiye ve mülkiyeti sonlandırma kastıyla hareket etmekte olduğunu, bu durumun sözleşmenin lafzına ve ruhuna açıkça aykırı olduğunu,
Satışı istenen taşınmazın net ve belirli olduğunu, icra dosyasının celbi talebiyle bilgi eksikliğinin usulen aşıldığını, yerel mahkemenin kararında hangi taşınmaz için talepte bulunulduğunun dava dilekçesinde açıklanmadığı ve doğrudan dava konusu olmadığının iddia edildiğini, bu kabulün usul hukukuna ve aşırı şekilcilik yasağına açıkça aykırı olduğunu,
Davalının haksız şekilde takibe devam ettiği ve taşınmazın satışını talep ettiği T.C.Kocaeli İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası dosyası celbedildiğinde, haksız satışa konu olan taşınmazın Kocaeli İl, İzmit İlçe, ... Mahalle, ... Ada, 60 Parsel sayılı taşınmaz olduğunun net bir şekilde ortada olduğunu, kaldı ki tedbir talebinin özünün; bedeli tamamen ödenmiş olan icra takibindeki haksız "satış yetkisinin" durdurulması olduğunu, dolayısıyla icra dosyasının belirtilmesinin, talebin belirlenebilirliği açısından usulen fazlasıyla yeterli olduğunu,
Davalının kötü niyeti sabitken şekli bir yazılı başvuru şartının aranmasının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin sözleşmenin 2.6. maddesindeki "30 gün içinde yazılı başvuru" şartının yerine getirilmediğini gerekçe gösterdiğini, ancak bu kabulün TMK m.2’de düzenlenen dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğunu, müvekkilin bedelin tamamını 16/05/2025 tarihinde ödediğini, davalı tarafın parayı tahsil etmesine rağmen temlik işlemlerini başlatmadığını, aksine sözleşme konusu icra dosyasından taşınmazın haksız şekilde satışını talep ederek sözleşmeyi açıkça ihlal ettiğini ve artık ifa etmeyeceğini fiilen ortaya koyduğunu, davalının sözleşmeyi ifa etmeyeceği, haksız eylemleri ve satış talebiyle kesin olarak anlaşılan durumlarda, müvekkilin borçluya yeniden bir bildirimde veya ihtaratta bulunmasının anlamsız ve şekli bir prosedürden ibaret olduğunu, davalının gayrimenkulü elden çıkarma kastıyla hareket ettiği bu aşamada, müvekkilin bu davayı açmış olması ve arabuluculuk sürecini başlatmış olmasının sözleşmenin ifasını talep eden en kesin ve en üst düzey resmî başvuru olduğunu,
Telafisi imkansız zarar unsurunun kesin olarak oluştuğunu, Kocaeli İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında taşınmazın 1. Artırma tarihinin 03/06/2026 - 10/06/2026 olarak kesinleştiğini, eğer ihtiyati tedbir kararı verilmez ve taşınmaz 03/06/2026 tarihinde ihale ile üçüncü bir kişiye satılırsa, müvekkilin bu davadaki "Alacağı Temlik Etmeye (İfaya) İcbar" talebinin tamamen konusuz kalacağını, HMK m. 389 uyarınca, hakkın elde edilmesinin imkansız hale geleceği durumunun huzurdaki olayda muhakkak olduğunu, yaklaşık ispat şartının sunulan resmi banka dekontları ve sözleşme metni ile fazlasıyla gerçekleştiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Talep, İstanbul 9 İcra Müdürlüğünün ..., Yalova icra Müdürlüğünün ..., Kocaeli icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarında davalının alacaklı sıfatının 26/02/2025 tarihli temlik vaadi vaadi sözleşmesi ile sona erdiğinin tespiti ile alacağı temlik etmeye (ifaya) icbar edilmesi istemi ile açılan davada Kocaeli İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapılacak olan satışın tedbiren durdurulması istemine ilişkindir.
Mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacı vekilinin 22/05/2026 tarihli ara karara yönelik istinafın dan sonra, dosya dairemize gönderilmeden önce davacı vekili Av. ... uyap sisteminden 16/06/2026 tarihinde gönderdiği davadan feragat konulu dilekçe ile; Müvekkili ... ile yapılan görüşme ve müvekkilinin talimatı üzerine huzurdaki davadan feragat ettiğini,karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin bulunmadığını ve bu doğrultuda hüküm kurulmasını talep ettiğini beyan etmiştir.
Davacı vekili tarafından, İDM'nin 22/05/2026 tarih ve 2026/411 Esas sayılı ara kararına karşı yaptığı istinaf başvurusu üzerine dosya dairemize gönderilmeden önce mahkemece 25/06/2026 tarihli karar ile; Davanın feragat nedeniyle reddine, karar verildiği tespit edilmiş ve davacı vekilinin 22/05/2026 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun konusuz kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin konusuz kalan istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının konusuz kalan istinaf başvurusu hakkında dairemizce KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, karar harcının talep halinde iadesine,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Dava dosyasına yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca 09/07/2026 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.