Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1391 E. 2026/1844 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1391
Karar No
2026/1844
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1391 KARAR NO : 2026/1844

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/06/2026 NUMARASI : 2026/351 Esas 2026/359 Karar DAVA : İHTİYATİ HACİZ KARAR TARİHİ : 09/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/09/2026

Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/351 Esas 2026/359 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin Faktoring şirketi olduğunu, 28/06/2021 tarih 77798 sözleşme numarası ve 12874... müşteri numarası ile borçlu ... ... ile sözleşme imzalandığını, borçlunun bu sözleşme gereği alınan çekin karşılığının keşidecinin banka hesabında bulunamadığını, bahsi geçen sözleşmede ile birlikte ... Şirketi tarafından ... ... lehine keşide edildiğini, daha sonrasında davalı borçlu ... ... tarafından faktoring sözleşmesine istinaden müvekkiline ciro ve teslim edildiğini, ...bank..- Manisa Şubesi'ne ait 13/02/2026 tarihli, Z9127474 çek numaralı, TR... Iban numaralı 699.508,00-TL bedelli çek, ...-Akhisar Şubesi'ne ait 05/03/2026 tarihli,9702106 çek numaralı, TR.... Iban numaralı 553.955,00-TL bedelli çek, ...-Akhisar Şubesi'ne ait 12/03/2026 tarihli, 9702115 çek numaralı, TR.... Iban numaralı 722.538,00-TL bedelli çek, ...-Akhisar Şubesi'ne ait 23/03/2026 tarihli, 0100555 çek numaralı, TR.. ... Iban numaralı 703.687,00-TL bedelli çek, ...bank...- Manisa Şubesi'ne ait 30/04/2026 tarihli, Z9128118 çek numaralı, TR... Iban numaralı 735.395,00-TL bedelli çek, ....-Manisa .. Şubesi'ne ait 05/05/2026 tarihli, 0262457 çek numaralı, TR... Iban numaralı 868.884,00-TL bedelli çek, ....-Manisa... Şubesi'ne ait 07/05/2026 tarihli, 0264846 çek numaralı, TR.... Iban numaralı 713.457,00-TL bedelli çeklerin müvekkiline teslim edildiğini, ancak keşidecinin banka hesabında çekin karşılığı bulunmadığı gibi müvekkille faktoring sözleşmesi akdetmiş olan borçlu ... ...'nun da bu sözleşme gereği verdiği çeklerin bedelini ödemediğini, bahse konu çeklerin yasal ibraz süresi içinde bankaya ibraz edildiğinde çek sahibinin hesabında çekin bedelinin karşılığı olmadığının belirtildiğini, borçlunun mal kaçırma saikiyle devir ve özellikle adres değiştirme ihtimali bulunduğundan mahkemece uygun görülecek teminat karşılığı borçlunun borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, masraf ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. MAHKEMECE: "... 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise; "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde belirtilmiştir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin İİK'nun 258/1.maddesi uyarınca alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması gerekmektedir. 6361 sayılı Finansal Kiralama ve Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 9/2. Maddesine göre "Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz." 04/02/2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 8/1 maddesinde de; " Faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde, alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi veya diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir." hükmüne yer verilmiştir. Faktoring şirketleri, temlik aldıkları alacağın ödenmemesi riskine karşılık müşterisinden ayni ve şahsi teminat alabilecekleri gibi teminat niteliğinde kambiyo senetleri de alabilirler. Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8/2. Maddesine göre "Müşterilerden ek teminat mahiyetinde olmak üzere devralınan ve fatura veya fatura yerine geçen belgeler ile ilişkili olmayan kambiyo senedi veya diğer senetlerin tahsil edilebilmesi için; alacağın vadesinde ödenmeyip sorunlu hale gelmiş olması, alınan kambiyo senedi veya diğer senet karşılığında hiçbir şekilde kambiyo senedi ve diğer senedin ilgililerine finansman sağlanmaması, kuruluşun işlem ve muhasebe kayıtlarında ek teminat mahiyetinde alınan kambiyo senedi veya diğer senedin ilgili borcun teminatı karşılığında alındığına ilişkin kayıt düşülmesi gerekir." Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden alacaklı ile karşı taraf borçlu arasında faktoring sözleşmesinin imzalandığı, alacaklı tarafından dosyaya sözleşmeye dayanak olan bir kısım belgelerin ibraz edildiği, sunulan belgelerde karşı tarafın alacaklı olduğunu gösterir faturaların yer almadığı, ihtiyati haciz talep eden alacaklıya temlike esas olan belgelerin müstahsil makbuzu mahiyetinde bulunduğu, dayanak bonoda ihtiyati haciz talep eden alacaklı lehtar konumunda olup faktoring sözleşmesinin tarafı olan borçludan alınan bononun sunulan delilleri itibariyle 6361 sayılı yasanın 9/2. ve ilgili yönetmeliğin 8/1-2. maddesindeki unsurları taşımadığı, yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla talep edenin belirtilen yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında ihtiyati haciz talebi yerinde olmadığından ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmış ve açıklanan nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile; İhtiyati haciz isteminin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 02/06/2026 tarihinde verilen, 2026/351 D.İş Esas ve 2026/359 Karar sayılı ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin karar, hukuki ve fiili gerçeklere aykırı olup, usul ve yasaya açıkça muhalefet ettiğini, Mahkeme, ihtiyati haciz talebinin dayanağı olan alacağın tevsikinde sunulan müstahsil makbuzlarını "fatura yerine geçmediği" gerekçesiyle yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı sonucuna vardığını, bu değerlendirme, Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükümleri, faktoring işlemlerinde uygulanacak usul ve esaslar hakkında yönetmelik hükümleri ve yerleşik yargı içtihatları karşısında isabetsiz olduğunu, müvekkili şirket ile borçlu ... ... arasında 28/06/2021 tarihli faktoring sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme kapsamında, borçlu taraf, ... Şirketi tarafından lehine keşide edilen ve tarımsal ürün alım satımından kaynaklanan alacaklara dayanak teşkil eden çekleri müvekkil şirkete ciro ve teslim ettiğini, çeklerin bedelleri, yasal ibraz süreleri içerisinde bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız çıktığını, bu durum borçlu tarafın müvekkil şirkete olan borcunu ödememesi sonucunu doğurduğunu, borçlunun bu eylemleri, İcra ve İflas Kanunu'nun ihtiyati haciz koşullarını düzenleyen maddeleri kapsamında, mal kaçırma saikiyle hareket etme ihtimalini kuvvetlendirdiğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2. maddesi , faktoring şirketlerinin "bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez" hükmünü içerdiğini, bu maddenin yorumunda kilit nokta, "fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar" ifadesi olduğunu, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 9/1. maddesi ise, doğacak alacaklar açısından faktoring işleminin gerçekleşmesini, devralınan alacakların "fatura veya fatura yerine geçen belgeler ile tevsik edilebilir bir alacak" olmasına bağladığını, Yönetmeliğin 4/1. Maddesi de finansmanın, müşterinin mal veya hizmet satışına istinaden düzenlediği "fatura veya fatura yerine geçen belgelerin karşılığında" sağlanacağını belirttiğini, bu düzenlemeler, faktoring işlemlerinde sadece fatura değil, "fatura yerine geçen belgelerin" de tevsik edici nitelikte olduğunu açıkça kabul ettiğini, müstahsil makbuzları, Vergi Usul Kanunu uyarınca fatura yerine geçen bir belge olduğundan, faktoring işlemine konu alacağın tevsikinde de geçerli bir dayanak teşkil ettiğini, Borçlu ... ...'nun yedi adet çeki karşılıksız çıkmış, toplamda 5.000.000,00-TL'yi aşan bir borç söz konusu olduğunu, bu durum, borcun vadesinde ödenmediğini ve borçlunun ödeme güçlüğü içinde olduğunu açıkça gösterdiğini, İİK'nın 257/1. maddesi, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceğini, borçlu, çek bedellerini ödemeyerek ve banka hesaplarında karşılık bulundurmayarak taahhütlerinden kurtulma saikiyle hareket etme ihtimalini güçlendirdiğini, sonuç olarak, Mahkemenin müstahsil makbuzlarının fatura yerine geçmediği yönündeki değerlendirmesinin, Vergi Usul Kanunu'nun açık hükmüne ve faktoring mevzuatının "fatura veya fatura yerine geçen belgeler" ibaresinin geniş yorumuna aykırı olduğunu, sunulan deliller, alacağın varlığı ve muacceliyeti ile ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu hakkında yeterli yaklaşık ispat sağladığını, bu nedenle, ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararın kaldırılmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Davacı vekili, Müvekkili Faktoring şirketi ile borçlu ... ... arasında sözleşme imzalandığını, borçlunun bu sözleşme gereği alınan çekin karşılığının keşidecinin banka hesabında bulunamadığını, sözleşmede bahsi geçen çeklerin ... Şirketi tarafından ... ... lehine keşide edildiğini, daha sonrasında davalı borçlu ... ... tarafından faktoring sözleşmesine istinaden müvekkiline ciro ve teslim edildiğini, müvekkili ile faktoring sözleşmesi akdetmiş olan borçlu ... ...'nun da bu sözleşme gereği verdiği çeklerin bedelini ödemediğini, bahse konu çeklerin yasal ibraz süresi içinde bankaya ibraz edildiğinde çek sahibinin hesabında çekin bedelinin karşılığı olmadığının belirtildiğini, borçlunun mal kaçırma saikiyle devir ve özellikle adres değiştirme ihtimali bulunduğundan mahkemece uygun görülecek teminat karşılığı borçlunun borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, masraf ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece talebin reddine karar verilmiş, karara karşı talep eden vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Tüm dosya kapsamına göre, ... ... ile ile davacı şirket arasında Faktoring Sözleşmesi akdedildiği, .... Şirketi tarafından ... ... adina düzenlenmiş e -müstahsil makbuzları ile tevsik edilmiş alacaklarını ve kambiyo senetlerini talep eden şirkete temlik ettiği, bu kapsamda talep eden şirket tarafından iktisap edilen çeklerin bankaya ibraz edildiği halde ödenmemesi nedeni ile talep edenin temliken alacaklı olduğu, tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; ihtiyati haciz isteyenin sunulan deliller kapsamında bu aşamada ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğinin kabulü ile ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Tüm bu tespitler doğrultusunda talep eden vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıda belirtilen şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/351 D.iş Esas ve 2026/359 Karar sayılı dosyasında verilen 02/06/2026 tarihli DEĞİŞİK İŞ KARARININ KALDIRILMASINA, 2-İhtiyati haciz talep eden tarafın yatırmış olduğu 732,00 TL istinaf karar harcının talep edene iadesine, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yolu harcının davalıdan alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla; 1-İhtiyati haciz talep eden yönünden ihtiyati haciz talebinin teminat mukabilinde KABULÜ ile, 2-İİK'nun 257. maddesi uyarınca, yukarıda ismi yazılı davalı/borçlu ... ... (TC:....)'nin 4.997.424,00 - TL alacağı karşılayacak haczi caiz taktiren 4.997.424,00- TL ile sınırlı olmak üzere İHTİYATEN HACZİNE, 3-Davalı/ borçlu ... ...'nun ve 3. şahısların muhtemel zararlarına karşılık olarak 4.997.424,00 - TL'nin % 15'i oranında hesaplanarak takdir olunan 749.613,60-TL nakit teminatın mahkeme veznesine depo edilmesi veya aynı miktarda kesin ve süresiz bir banka teminat mektubunun mahkemeye ibrazı halinde kararın yerine getirilmesi için bir örneğinin talep eden vekiline verilmesine, 4-Kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infaz edilmemesi halinde kendiliğinden kalkmış sayılacağına, 5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6-Teminat alınması ve devamındaki işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 7-Artan yargılama giderinin istek halinde yatırana iadesine, 8-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.10.09.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1391, K. 2026/1844, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1391-e-2026-1844-k-afe8608dcba3