Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1360 E. 2026/1621 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1360
Karar No
2026/1621
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1360 - 2026/1621 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2026/1360 KARAR NO : 2026/1621 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 01/07/2026 ESAS KARAR NUMARASI : 2024/161 E., 2026/609 K.

DAVA : Alacak (Tacirler Arası Hizmet) DAVA TARİHİ : 04/03/2024 KARAR TARİHİ : 01/10/2026 YAZIM TARİHİ : 01/10/2026

Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: müvekkili ile davalı arasında ihale sonucu düzenlenen sözleşmeler gereğince davalı tarafın bir dönem müvekkiline bağlı çalışmış olan işçilerin kıdem tazminatlarından bahisle 17/05/2023 tarihinden itibaren kıdem tazminatı kesintisi yapmaya başladığını, kesintilerin sözleşme ve kanun hükümlerine aykırı olduğunu, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca işyerini devreden işverenlerin sorumluluğunun, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasında işçinin aldığı ücretle sınırlı olduğunu, alt işverenlerin sorumluluğunun da kıdem tazminatı yönünden kendi dönemleri ve kendi dönemlerinde işçinin aldığı son ücretle sınırlı olması gerekirken kesintilerde bu kurala aykırı işlem yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, alacağın belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle davacının hukuki yararının bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesi uyarınca işçilerin tüm hizmet süresine ilişkin kıdem tazminatlarını ödemekle yükümlü olduğunu, yapılan ödemelerden sonra alt işveren olan davacıya rücu etme hakkının bulunduğunu, taraflar arasında imzalanan Karacabey Tarım İşletmesi Müdürlüğü 2019-2020 ve 2020-2021 yılı hizmet alım sözleşmelerinde, her türlü işçilik alacağından yüklenicinin sorumlu olduğunun ve idarece yapılan ödemelerin yüklenicinin hakedişinden mahsup edileceğinin açıkça düzenlendiğini, kesintilerin sözleşmeye ve hukuka uygun olduğunu, davacının dayandığı 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesindeki işyeri devrine ilişkin hükümlerin taraflar arasındaki rücu ilişkisine uygulanamayacağını, Yargıtay içtihatlarına göre de rücu ilişkisinde sözleşme hükümlerinin esas alınması gerektiğini ve asıl işverenin ödediği bedelin tamamını alt işverenden talep edebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Taraflar arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, davalı asıl işverenin aynı kanunun 112. maddesi uyarınca kendi işyerlerinde aralıksız olarak çalışan işçilerin tüm hizmet sürelerine ilişkin kıdem tazminatlarını ödemekle yükümlü olduğu, bu yükümlülüğünü yerine getiren asıl işverenin, ödediği tazminatın alt işverenlerin kendi dönemlerine isabet eden kısmı için onlara rücu etme hakkının bulunduğu, taraflar arasındaki bu iç (rücu) ilişkinin, işçiye karşı olan dış ilişkiden farklı olarak, öncelikle aralarındaki sözleşme hükümlerine ve Borçlar Kanunu'nun ilgili maddelerine tabi olduğu, davacının dayandığı 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinde düzenlenen işyeri devrine ilişkin sorumluluk sınırlamasının, alt işverenlerin ihale ile değişmesinin işyeri devri niteliğinde olmaması sebebiyle somut olaydaki rücu ilişkisine uygulanamayacağı, bu durumda her bir alt işverenin, işçinin işten ayrıldığı tarihteki son ücreti üzerinden hesaplanan toplam kıdem tazminatından, kendi çalıştırdığı dönemle orantılı olarak sorumlu olacağının kabulü gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu ek raporunda bu hukuki esaslara göre yapılan hesaplamada, davacı alt işverenin sorumlu olduğu toplam kıdem tazminatı tutarının 425.383,54 TL olduğu, davalı asıl işveren tarafından davacının hakedişlerinden yapılan toplam kesinti tutarının ise 419.887,44 TL olduğunun tespit edildiği, davacının rapora yönelik itirazlarının, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesine ve yerleşik içtihatlara aykırı olması nedeniyle yerinde görülmediği, neticede davalı tarafından yapılan kesintilerin, davacının sorumlu olduğu miktarı aşmadığı, dolayısıyla davacının iadesini talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, uyuşmazlığın esasını oluşturan davacı alt işverenin hangi işçi bakımından hangi çalışma dönemi ve hangi ücret seviyesi üzerinden sorumlu tutulabileceği hususunun değerlendirilmediği, davalının yaptığı kesintilerin hukuka uygunluğunın yalnızca davalı ile davacı arasındaki sözleşme esas alınarak değerlendirildiği, 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesine ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğu, değişen alt işverenler bakımından sorumluluğun kendi dönemleri ve kendi dönemlerindeki ücret seviyesi ile sınırlandırılması gerektiği, mahkemece alınan bilirkişi raporu ve ek raporun denetime elverişli olmadığı nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında hizmet alım sözleşmeleri akdedildiği, yüklenici işçilerinin kıdem tazminatları nedeniyle davacı hakedişlerinden kesinti yapılmasının sözleşme ve kanuna aykırı olduğu iddiasıyla yapılan kesintilerin tahsili taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle bilirkişi tarafından işçilerin dava dışı yükleniciler nezdindeki hizmet süreleri dikkate alınarak davacı nezdinde çalıştıkları dönemlerle sınırlı olarak davacının sorumlu olduğu kıdem tazminatı miktarlarının hesaplanmış, bu surette hesaplanan davacının sorumlu olduğu toplam tutarın davacı hakedişlerinden yapılan kesintilerden fazla olduğunun belirlenmiş bulunmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 01/10/2026

Başkan

Üye

Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1360, K. 2026/1621, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1360-e-2026-1621-k-7ab089e6c3ef