Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/974 E. 2026/1280 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/974
Karar No
2026/1280
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/974 - 2026/1280

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2026/974 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/1280

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/10/2023 ESAS-KARAR NO : 2023/157 E 2023/791 K

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 05/10/2026 YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2026

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... ... arasında ... ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 2. kat, 10 numaralı dairenin satımı konusunda 15/06/2020 tarihli protokol hazırlandığını, bu protokol karşılığında dairenin satılıp tapuda devrinin gerçekleştirildiğini, ancak bedelinin ödenmediğini, bu nedenle borçlusu ... ..., lehtarı ... ... olan 125.000,00 TL bedelli, 25 Ağustos 2020 vade tarihli senedin içerdiği hakların ... ... tarafından müvekkile devredildiğini, ilerleyen süreçte protokolün gereğinin dava dışı ... ... tarafından yerine getirilmediğini ve senedin geçerli hale geldiğini, dolayısıyla müvekkilin alacak hakkı doğduğunu, davacı yanca ödeme yapılması hususunda davalı tarafla şifaen görüşmelerde bulunulmasına karşın herhangi bir sonuç alınamadığını, bunun üzerine senede dayalı alacağın tahsili için davalı borçlu hakkında Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2022/3613 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, devam eden süreçte davalı borçlunun söz konusu takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüş olup, yargılamanın devamı sırasında davalı vekili ibraz ettiği dilekçesinde özetle; bahse konu senet üzerine şerh düşüldüğünü, davacının taşınmazın yapıldığına ilişkin herhangi bir delil ibraz etmediğini, taraflar arasında ikinci bir protokol düzenlenip düzenlenmediği konusunda bir bilginin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, 15/06/2020 keşide tarihli, keşidecisi davalı ... ..., lehtarı dava dışı ... ... olan, 25/08/2020 vade tarihli, 125.000,00 TL bedelli senedin, lehtar tarafından davacı ... ... ciro edildiği, bahsi geçen senet üzerine, keşideci ... ... ile dava dışı lehtar ... ... arasında düzenlendiği anlaşılan protokolün bulunduğu ve söz konusu protokole, "15/06/2020 de yapılan protokol, ... ada 6 parselde bulunan 2.nci kat, 10 no'lu daire için verilmiştir. Daire satışı olduğunda tapu verildiğinde senet ödenecektir,ödeme yapılmışsa senet geçerlidir," şeklinde şerh düşüldüğü, protokol gereğince senedin bedelsiz bulunduğu hususunun kişisel defilerden olduğu ve senet hamili olan davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, davacının senedi iktisap ederken senedin bedelsiz olduğunu bildiği ya da borçlunun zararına hareket etmek amacıyla senedi iktisap ettiği ve iyiniyetli olmadığı yönündeki iddiaların davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, ne var ki bu konuda bir delilin dosyaya sunulmadığı, diğer yandan davalının süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı ve yemin deliline de dayanmadığı, bu itibarla davacının kambiyo senedi nedeniyle alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, ayrıca alacağın likit nitelikte bulunduğu, bu itibarla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bonoya eklenen şartın bononun illetten mücerret olma özelliğini veya muayyenlik vasfını ortadan kaldıracağını, dava konusu senet üzerine yazılı şerhin şart niteliği taşıdığını, bu durumun davacının kabulünde bulunduğunu, davacının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapmayıp ilamsız icra takibi başlattığını, kambiyo senedi vasfına haiz olmayan bono ile ilgili mahkemenin kurduğu gerekçenin yerinde olmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının, takibe konu senet nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2022/3613 Esas sayılı dosyası ile; 22/02/2022 tarihinde davacı tarafından, davalı aleyhine, "15/06/2020 tarihli protokol gereği geçerli hale gelen 25/08/2020 vade tarihli 125.000,00 TL bedelli senede" dayalı 125.000,00 TL asıl alacak ve 16.767,12 TL faiz olmak üzere toplam 141.767,12 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67. maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. İcra takibine konu senedin yapılan incelemesine göre, senedin 15/06/2020 keşide tarihli, 25/08/2020 vade tarihli, 125.000,00 TL bedelli, keşidecisinin davalı ... ..., lehtarının dava dışı lehtar ... ... olduğu, senette davalının ciranta konumunda bulunduğu belirlenmiştir. Diğer yandan, 15/06/2020 tarihli protokol içeriğine, "15/06/2020 de yapılan protokol, ... ada 6 parselde bulunan 2.nci kat, 10 no'lu daire için verilmiştir. Daire satışı olduğunda tapu verildiğinde senet ödenecektir, ödeme yapılmışsa senet geçerlidir," şeklinde şerh düşüldüğü görülmüştür. Dosyanın tetkikinde, 15/06/2020 tarihli protokolde yer alan ... Ada 6 Parselde kayıtlı bulunan 2. kat, 10 numaralı dairenin tüm intikallerini ve dava tarihi itibari ile halen kimin adına kayıtlı olduğunu gösterir tapu kaydının bulunmadığı, bu eksikliğin tamamlanması amacıyla yapılan geri çevirme kararı üzerine Malazgirt Mahallesi ... Ada 9 parselde kayıtlı 3. kat, 22 numaralı dairenin tapu kaydının dosyaya eklendiği tespit edilmiştir. O halde, 15/06/2020 tarihli protokolde yer alan açıklama doğrultusunda, ... Ada 6 Parsel sayılı taşınmaz üzerinde kayıtlı bulunan 2. kat, 10 numaralı daire ile ... Ada 9 Parsel sayılı taşınmaz üzerinde kayıtlı 3. kat 22 numaralı dairenin aynı daire olup olmadığının tespiti ile, söz konusu protokol gereğinin yerine getirilip getirilmediğinin ve bu doğrultuda ilgili dairenin tapu kaydının davacı adına tescil edilip edilmediğinin araştırılması, buna göre senedin geçerli hale gelip gelmediğinin tartışılması ve hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca mahkemece, tüm delillerin toplanıp değerlendirilmesi ve bu kapsamda sonuca gidilmesi gerekirken eksik araştırmaya dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmamıştır. Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; tarafların iddia ve savunmalarının esaslı unsurlarını oluşturan ve eldeki davanın niteliği itibariyle mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış ve mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a.6 maddesinde öngörülen şartlar gerçekleştiğinden (sair istinaf nedenleri incelenmeksizin) davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/157 Esas, 2023/791 Karar sayılı ve 30/10/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 05/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/974, K. 2026/1280, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-974-e-2026-1280-k-cd2606552419