Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1398 E. 2026/733 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1398
- Karar No
- 2026/733
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1398 Esas 2026/733 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1398 KARAR NO : 2026/733
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 2022/155 Esas 2022/660 Karar NUMARASI : 07/12/2022
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 02/03/2022 KARAR TARİHİ : 10/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/06/2026
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında kredi sözleşmeleri imzalanarak müvekkili bankaca davalı şirkete kredi kullandırıldığını, kredinin geri ödemelerinin zamanında yerine getirilmemesi üzerine tüm borçlulara ihtarname gönderildiğini ve usulüne uygun bir mehil verildiğini, borcun ödenmemesi halinde icra takibi yapılacağının bildirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2019/14170 sayılı dosyasından ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafından takip dosyasına sunulan dilekçe ile borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşmama ile sonuçlandığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacı banka ile davalı arasında 14/03/2018 tarih 7.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi düzenlendiği ve sözleşme uyarınca davalı şirkete taksitli ticari kredi ve KMH kredisi kullandırıldığı, kullandırılan kredilere ilişkin olarak yapılmayan ödemeler nedeniyle hesabın kat edilerek Beşiktaş 17. Noterliğinden 01/11/2018 tarih 79472 yevmiye numaralı kat ihtarnamesi gönderildiği ve ihtarnamede miktarı belirtilen borcun tebliğden itibaren 1 gün içerisinde ödenmesinin istenildiği, davalıya 05/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede belirtilen 1 günlük sürenin eklenmesiyle temerrüdün 07/11/2018 tarihinde oluştuğu, davalı borçluya ait 2 adet taşınmaz üzerine davacı banka lehine ipotekler düzenlendiği, birinin 1.305.000,00 TL, diğerinin 3.000.000,00 TL limitli olup ipoteklerin miktara kadar olan borçları ve buna ilaveten doğmuş ve doğacak akdi faizler, vekalet ücreti, icra takip ve yargılama giderleri temerrüt faizleri ile temerrüt komisyonu, BSMV, KKDF ....'yı kapsadığı, sözleşmenin 4.2.maddesinde ... sözleşme kapsamında borçların muaccel kılınması halinde alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye TCMB'ye bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranının uygulanacağı, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren %50 fazlası olarak belirlenen oranda temerrüt faizi uygulanacağının kararlaştırıldığı, kullandırılan kredilerin taksitli ticari kredi ve KMH kredisi olduğu, taksitli ticari kredide ödeme tablosunda akdi faiz oranı belirlenmiş olup, buna göre (sözleşme hükmünde muacceliyet tarihinde temerrüt faiz oranının hesabında tüm krediler için cari faiz oranının %50 fazlası denilmiş olup) taksitli ticari kredinin akdi faiz oranı ödeme tablosuna göre %16,32 oranının ve %50 fazlası olarak %24,48 oranının esas alınması gerektiği, KMH kredisi için %24 oranı olarak belirlemenin yerinde olduğu, ipotekler üst sınır ipoteği olup, takip talepnamesindeki talepte nazara alınarak asıl borçlu davalı şirket için toplam 4.305.000,00 TL ipotek limitinin takip tarihi itibariyle yapılan hesaplamadaki borçtan düşümünün gerektiği, buna göre ek raporda hesaplamanın terditli yapıldığı, yukarıda belirtilen oranlar nazara alınarak yapılan hesaplamaya itibar edilmesi gerektiği, takip tarihi itibariyle ipotek bedelinin düşümü ile borcun 2.041.417,96 TL olduğu, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemelerin düşümünün gerektiği, bunların öncelikle takipte, ödeme tarihleri de gözetilerek faiz borcundan düşümü ile dava tarihi itibariyle borcun 5.101.663,57 TL olduğu, ipotek bedeli takip tarihi itibariyle borçtan düşülmüş olup, üst sınır ipoteği olması nedeniyle ipotek bedeli için faiz işlemeyeceğinden 5.792.740,17 TL asıl alacak miktarı olmakla bu miktara dava tarihinden itibaren bakiye borç taksitli ticari krediye ilişkin olmakla %24,48 oranında faiz işletilmesi gerektiği, alacağın likit olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2019/14170 sayılı takip dosyasında; takip tarihi itibariyle davalının ipotek bedelinin düşümü ile birlikte bocu 2.041.417,96 TL olmakla bu miktar asıl alacağa itirazın iptaline, ancak takipten sonra davadan önce yapılan ödemeler de gözetilerek dava tarihi itibariyle borç 5.101.663,57 TL olmakla bu miktar asıl alacağa itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak 5.792.740,17 TL'ye dava tarihinden itibaren yıllık %24,48 oranında faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin hükmün icrası sırasında icra müdürlüğünce nazara alınmasına, takip tarihi itibariyle hükmolunan 2.041.417,96 TL alacağın %20'si olan 408.283,59 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hesaplamada dikkate alınan ve hükmedilen faiz oranını düşük olduğunu, KGF tarafından yapılan ödemelerin mahsubunun hatalı olduğunu, yine ipotek bedelinin düşülmesinin ve TBK'nın 100.maddesinin göz ardı edilmesinin de usule aykırı olduğunu, takip öncesi masraflara ilişkin itirazların da dikkate alınmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili isteğiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2019/14170 sayılı takip dosyasının uyap kayıtlarının incelenmesinde; davacı - alacaklı tarafından davalı - borçlu ve dava dışı borçlu ... hakkında 6.987.381,45 TL asıl alacak, 1.627.372,84 TL işlemiş temerrüt faizi, 81.368,59 TL BSMV, 355,45 TL masraf olmak üzere toplam 8.696.478,33 TL alacağın tahsili isteğiyle 25/10/2019 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, davalının ödeme emrine süresinde itirazı üzerine icra takibinin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK'nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, icra dosyası, bilirkişi raporu, hesap ekstreleri vs deliller dosya arasında mevcuttur. 29/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; inceleme ve değerlendirmeler sonucunda dava konusu krediye uygulanan akdi faiz oranı %16,32 olup, %50 fazlası %24,48 temerrüt faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamada takip tarihi itibariyle borcun 5.844.953,49 TL asıl alacak, 477.585,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.322.538,70 TL olduğu, KMH kredisinden kaynaklanan kısmına takip tarihinden itibaren %24,00 oranı, taksitli krediden kaynaklı 5.792.740,17 TL kısmına takip tarihinden itibaren %24,48 oranında temerrüt faizi işletilebileceğini, davacı banka tarafından TCMB'ye temerrüt tarihi itibariyle bildirilen oran baz alındığında %57 faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamada (taksitli ticari kredi için %57 oranı) alacağın 5.844.953,49 TL'si asıl alacak olmak üzere işlemiş faizi ile birlikte toplam 6.950.471,73 TL olarak hesaplandığını, yapılandırma gözetilerek taksitli kredi ve KMH'den kaynaklı %24,48 temerrüt faiz oranı (taksitli ticari kredi için %24,48 oranı) nazara alınarak borcun 5.844.953,49 TL asıl alacak, 477.585,21 TL işlemiş faiz, 23.879,26 TL BSMV olmak üzere toplam 6.346.417,96 TL olarak hesaplandığını, taksitli ticari kredi için %57 temerrüt faiz oranı nazara alındığında asıl alacağın 5.844.953,49 TL asıl alacak, 1.105.518,24 TL işlemiş faiz, 55.275,91 TL BSMV olmak üzere toplam 7.005.747,64 TL olarak hesaplandığını, banka kayıtlarının incelenmesinde takipten sonra ve davadan önce tahsilatlar yapıldığını, bunlardan KGF tarafından yapılan ödemelerin hesaplamalarda dikkate alınmadığını, diğer tahsilatların öncelikle faize mahsubu gerektiği, banka kayıtlarındaki tahsilatların KMH ve taksitli kredi borcundan düşüm içerikleri de gözetilerek KMH kredisi için dava tarihi itibariyle toplam borcun 33.997,83 TL, taksitli ticari kredi için %24,48 faiz oranı seçeneğinde toplam borcun 9.345.086,56 TL olup 4.305.000,00 TL ipotek bedelinin düşümü ile 5.074.084,39 TL, temerrüt faiz oranının %33 olarak kabulü seçeneğinde ipotek bedelinin düşümü ile birlikte dava tarihi itibariyle diğer tahsilatların da düşümü ile 6.878.374,47 TL olarak hesaplandığını, davadan sonra 15/04/2022 tarihinde toplam 1.650.000,00 TL tahsilat yapıldığı, bu tahsilatın 33.315,00 TL'sinin vekalet ücretine, 758.924,24 TL'sinin KGF'ye geri ödenmiş olup, diğer tahsilatların infazda dikkate alınması gerektiğini bildirilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 297. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre; bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hâkim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini resen araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar (Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder/Taşpınar Ayvaz, Sema/Hanağası, Emel; Medeni Usul Hukuku, Ankara, 2018, s. 474.).
Davacı yanca, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olarak eldeki dava açılmış, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; Mahkemece gerekçede takip tarihi itibariyle ipotek bedelinin düşümü ile borcun 2.041.417,96 TL olduğu, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemelerin düşümünün gerektiği, bunların öncelikle takipte, ödeme tarihleri de gözetilerek faiz borcundan düşümü ile dava tarihi itibariyle borcun 5.101.663,57 TL olduğu, ipotek bedeli takip tarihi itibariyle borçtan düşülmüş olup, üst sınır ipoteği olması nedeniyle ipotek bedeli için faiz işlemeyeceğinden 5.792.740,17 TL asıl alacak miktarı olmakla bu miktara dava tarihinden itibaren bakiye borç taksitli ticari krediye ilişkin olmakla %24,48 oranında faiz işletilmesi gerektiği belirtilerek hükmün 1 nolu bendinde takibin devamına karar verilen alacak miktarının hem takip tarihi itibariyle hem dava tarihi itibariyle belirtilerek aynı bentte "dava tarihi itibariyle borç 5.101.663,57 TL olmakla bu miktar asıl alacağa itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına" denilmesine karşın cümlenin devamında "asıl alacak 5.792.740,17 TL'ye dava tarihinden itibaren yıllık %24,48 oranında faiz işletilmesine" denilmesi çelişkiye neden olduğu gibi bu haliyle hükmün infazda tereddüt yaratacak nitelikte olduğundan mahkeme kararının hüküm kısmının HMK'nun 297.maddesine aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Diğer tarafta davadan sonra yapılan ödemelerin infazda nazara alınmasına karar verilirken ödeme tutarlarının hükümde yazılmaması da infazda tereddüt yaratmıştır. Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş, takip ve dava tarihi itibariyle tespit edilen alacaklardan hangisi yönünden takibin devamına karar verildiğinin ve davadan sonra yapılan ödeme tutarlarının tereddüte mahal bırakmayacak şekilde hükümde yazılmasından ibarettir. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nın 31.ve 297.maddeleri gözetilerek kabulüne karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2022 tarih 2022/155 Esas 2022/660 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/06/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -