Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/88 E. 2026/1034 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/88
Karar No
2026/1034
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/88 KARAR NO : 2026/1034

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :09/10/2024 NUMARASI :2023/529 Esas - 2024/728 Karar

DAVACI :... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :... VEKİLİ :Av. ... DAVA :İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :04/07/2023

KARAR TARİHİ :22/05/2026 KR. YAZIM TARİHİ :19/06/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafa sözleşme kapsamında kararlaştırılan ürünlerin teslim edildiğini, faturasının da gönderildiğini, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmemesine rağmen ödeme işlemi de süresi içerisinde yapılmadığını, davalı tarafın tüm ihtarlara rağmen borcunu ödememiş olduğundan dolayı davacı hakkında Gebze İcra Dairesinin 2022/6725 Esas sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, davalı tarafından iş bu ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının itirazında söz konusu alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden bahisle borca itiraz ettiğini ancak icra takip dosyasına sundukları fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirilmediğini ve ödeme belgesi de sunulmadığını, bu itibarla davalı tarafın bahse konu faturadan dolayı borçlu durumda olduğunu, davalı tarafın ödemesi gereken tutarın tamamını ödemediğini, yalnızca kısmi ödemede bulunduğunu, yapılan ödemelere ilişkin kayıtların davalı taraf ile olan hukuki ilişkiyi doğruladığını, faturaların ödenmeyen kısmı için davacı tarafından yapılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilerek takibin durdurulmasının açıkça kötü niyetli olup hukuki dayanaktan da yoksun olduğunu, davalı tarafça yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline karar verilerek icra takibinin devamına karar verilmesini, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... 1-Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE, Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/6725 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 52.388,88.-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si olan 10.477,78.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirkete fatura içeriğinde belirtilen malların tamamı teslim edilmemiş olup, söz konusu malların teslim edildiğini davacı tarafın ispat etmekle yükümlü olduğunu, yerel mahkemece de bilindiği üzere faturaya dayalı takibe itirazın iptali ya da faturaya dayalı alacak davalarında davalının akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düştüğünü, alacaklı düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK'nın 200. maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerektiğini, faturanın tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını, nitekim davacının da ne yargılama aşamasında ne de söz konusu icra takibine malın davalıya tam, eksiksiz teslim edildiğine dair herhangi bir delil sunmadığını, davalı tarafça faturalarda belirtilen malların tamamı gönderilmeden malların faturaları gönderilmiş olup, davalı şirket tarafça da davacı ile aralarında süre gelen cari ilişki güvenine dayanarak malların gönderileceği inancı ile faturalara itiraz edilmediğini ancak faturalarda belirtilen malların davalıya teslim edilmediği gibi haksız ve kötü niyetli olarak davacı tarafça davalı şirket aleyhine icra takibine geçildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafça iddia edilen istinaf başvuru nedenlerinin maddi gerçeklikten uzak olup dosya kapsamındaki deliller ile örtüşmediğini, ikame edilen davanın, kanunda düzenlenen yasal süre içerisinde açılmış olup davalı tarafın bu yöndeki itirazının tamamen kötü niyetli olduğunu, ayrıca davalı tarafça belirtilen diğer istinaf nedenlerinin de herhangi bir yasal dayanağı bulunmadığını, taraflar arasında ticari bir ilişkinin olduğunun, bu ilişki kapsamında davacı tarafından davalı tarafa mal satımı yapıldığının ancak bu mallar karşılığında düzenlenen fatura bedellerinin tamamının ödenmediğinin dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu ve diğer deliller ile sabit olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/10/2024 tarih, 2023/529 Esas - 2024/728 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; faturadan kaynaklanan alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı dava dilekçesi ile; davalı tarafa sözleşme kapsamında kararlaştırılan ürünlerin teslim edildiğini, faturasınında gönderildiğini, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmemesine rağmen ödeme işlemi de süresi içerisinde yapılmadığını, davalı tarafın tüm ihtarlara rağmen borcunu ödememiş olduğundan dolayı davacı hakkında Gebze İcra Dairesinin 2022/6725 Esas sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, davalı tarafından itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı yanın cevap dilekçesi sunmadığı, Mahkemece sadece asıl alacak kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Davalının davanın süresinde açılmadığına ilişkin istinaf itirazı değerlendirildiğinde; Davacı tarafça davaya konu faturalardan kaynaklı davalı aleyhine Gebze İcra Dairesinin 2022/6725 E sayılı takip dosyasında 21.03.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış olup davalı tarafça 16/05/2022 tarihinde borca itiraz edilmiştir. İİK'nın 67. maddesinde, takip tarihine itiraz edilen alacaklının itirazın tebliğinden itibaren 1 sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği hüküm altına alınmıştır. Bir yıllık sürenin başlaması için itirazın tebliğ edilmesi gerektiği hükümden açıkça anlaşılmaktadır. Yerleşik Yargıtay kararlarında da ödeme emrine itirazın tebliğ dışında herhangi bir şekilde öğrenilmesinin 1 yıllık sürenin başlaması için yeterli olmadığı belirtilmektedir (Benzer bir karar için bkz. Yargıtay 3. HD. 10/10/2022 tarih 2022/4437 esas 2022/7530 karar.). Eldeki uyuşmazlıkta; ödeme emrine itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmakla dava süresinde açılmış olup, davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Davalının sunduğu çekler ile borcun ödendiğine ilişkin istinaf itirazı değerlendirildiğinde; Davalı süresinde cevap ve delil bildirmemiş ise de davalı tarafından ödemeye ilişkin ibraz edilen belgeler itiraz mahiyetinde olup, ödeme belgelerinin hakkı ortadan kaldıran özelliği nedeni ile yargılamanın her safhasında nazara alınması gerekir. Somut olayda; davalı şirkete 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi uyarınca ticari defterlerinin incelenmesi için ihtarlı davetiye tebliğ edildiği, davalının defterlerini verilen kesin sürede sunamadığı ve kendi ticari defterlerine delil olarak dayanma hakkını kaybettiği, takip konusu faturayı BA olarak vergi dairesine bildirdiği, bu durumda davacının fatura konusu malları teslim ettiğini ispat ettiği, bu kez malların bedelini ödediğini ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedelinden kalan kısmın ödendiğini ispat edemediği ve mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, davalı tarafça istinaf dilekçesinde tediye makbuzu ve çek fotokopileri sunularak borcun ödendiğini savunduğu, yukarıda açıklandığı üzere borcu sona erdiren ödeme belgelerinin itiraz mahiyetinde yargılamanın her aşamasında sunulabileceği dikkate alındığında belirttiği çekler ile borcun ödenip ödenmediğinin araştırılması gerektiğinden kararın kaldırılması gerekmiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davalı tarafça bilgileri sunulan çeklerin muhatap bankalarından çeklerin arkalı önlü suretlerinin istenilerek, tahsil edilip edilmediği ve kim tarafından tahsil edildiği sorularak oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/10/2024 tarih, 2023/529 Esas ve 2024/728 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.22/05/2026

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... *Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/88, K. 2026/1034, T. 22.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-88-e-2026-1034-k-cc73f41c4499