Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/517 E. 2026/1717 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/517
- Karar No
- 2026/1717
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/517
KARAR NO:2026/1717
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:20/01/2026
NUMARASI:2025/266 Esas - 2026/61 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:19/03/2025
İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/10/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; davacının, ... ve ...Sistemlerinin sahibi olduğunu, davalıya bir adet First Spu4.04.27 B-50-2,2 pompa, bir adet XI4-OR-2, 2-50-3-400- DOL-B motor satışı yaparak ürünlerin montaj, demontaj işçiliğini yaptığını, davacının ürünlerin satışı ve hizmetine karşılık 10/07/2024 tarihli ticari fatura düzenlendiğini, faturayı işlediğini, davacının yaptığı işe karşılık KDV ödediğini ancak davalıdan alacağın tahsil edilemediğini, davalının borcu inkar ettiğini, alacağın tahsili amacıyla Silivri İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptalini takibine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili; faturanın tek başına alacağın varlığını ispat edecek delil olmadığını, davaya konu edilen iş ve ürünlerin taraflarına teslim edilmediğini, bilindiği üzere, tek başına fatura, borcun varlığını ispatlamadığını, davacı tarafça, faturanın düzenlenmesine konu herhangi bir yazılı sipariş, sözleşme ya da kabul beyanı ibraz edilmediğini, müvekkilinin hiçbir şekilde bu hizmeti sipariş etmediğini ve faturada belirtilen iş veya ürünler tarafına teslim edilmediğini,davacı tarafça sunulan ve dayanak yapılan 10.07.2024 tarihli, ... numaralı fatura, müvekkil şirketin bilgisi dışında tek taraflı olarak düzenlenmiş olup, bu faturaya konu mal ve hizmetlerin müvekkiline teslim edildiğine dair herhangi bir irsaliye, teslim tutanağı, montaj protokolü, iş teslim belgesi ya da imzalı belge mevcut olmadığını, kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamadığını, taraflar arasında yazılı ve hukuken geçerli sözleşme olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda davalı aleyhine davacı tarafından 10/07/2024 tarihli 45.600-TL bedelli ticari e-fatura düzenlendiğini, kalemler "pompa, motor ve montaj-demontaj işçiliği" olduğunu, dosyadaki e-faturaya yapılan itirazın kaydına rastlanmadığını, davacı yasal defterlerinde satış faturasının kayıtlı olduğunu, ancak kayıtta "nakden kasaya tahsil" kaydı görüldüğü, bu tutarın bankadan yapılan bir ödeme belgesiyle desteklenmediğini, faturanın davalıya whatsapp aracılığı ile gönderildiğini, ve davalının 20/11/2024 tarihinde temerrüde düşürüldüğünü, davacı tarafından teslim/sevk irsaliye sunulmadığını, davalı yanca da bedelin ödendiğini ispatlayan dekont sunulmadığını görüş ve kanaati bildirildiği, ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkün olduğu, ticari defterler kesin delillerden olduğu, davacının ticari defterlere delil olarak dayandığı, davacı vekiline 09/12/2025 tarihli celsede yemin delilinin hatırlatıldığı davacı taraf, davalının ödeme iddiasında bulunduğu ispat yükünün üzerinde olduğunu iddia etmiş ise de dosya kapsamına davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi ve hatta takip dosyasındaki itiraz dilekçesi incelenmekle davalının ödeme iddiasının bulunmadığı, aksine takibe itirazda ticari ilişkinin inkar edildiği ispat yükünün yer değiştirmediği ve davacı üzerinde olduğu tarafların ticari defterlerinin kesin delil olması koşulları göz önüne alındığında davacının ticari defter ve kayıtlarının teyiti bakımından dosyada başkaca delil bulunmadığı, yemin delili hatırlatılmış ise de yemin teklif hakkının kullanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; dosyaya sunulmuş olan WhatsApp yazışmaları, taraflar arasında dava konusu işe ilişkin görüşmeler yapıldığını açıkça gösterdiğini, bu yazışmalarda davalı şirket adına yapılacak işin konuşulduğunu, işin organizasyonunun gerçekleştirildiğini, taraflar arasında ticari iletişim kurulduğunu, açık şekilde ortaya koyduğunu, davacı müvekkilim tarafından davalı şirkete pompa ve motor satışı, bu ürünlerin montaj ve demontaj işçiliği kapsamında doğduğunu, davalı tarafın ticari ilişkiyi inkar etmediğini, mahkeme, gerekçeli kararında bilirkişi raporunda yer alan sevk irsaliyesi bulunmaması ibaresini davacı müvekkilim aleyhine yorumlayarak davanın reddi için gerekçe yaptığını, yalnızca mal satışı değil aynı zamanda montaj ve demontaj işçiliği söz konusu olduğunu hangi gerekçeler ile yemin deliline dayanmadıklarının 22.12.2025 tarihli beyan dilekçemiz ile mahkemeye açıklandığı, davalının vekili istifa etmesine rağmen mahkeme kararında davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, davacı tarafından davalı aleyhine bir adet fatura bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK nın 222. Maddesinde; "(1) .. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) " hükümlerine yer verilmiştir.Mahkemece 08.07.2025 tarihli ön inceleme duruşmasının 1 nolu ara kararı ile "Davalı tarafa tebligat çıkartılarak ticari defterlerini 05/05/2023 günü 10:40 saatinde mahkeme kalemine sunmak veya bulunduğu adresi bildirmek üzere iki hafta kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ticari defter ve kayıtların bulunduğu yeri bildirmediği takdirde defter ibrazından kaçınmış sayılacakları, ibraz edilmeyen kayıtların karşı yanın defterindeki kayıtlara uygun olduğunun kabul edilebileceği" ihtaratı yapılmasına karar verilmiş ara karar davalı vekiline 13.07.2025 tarihinde tebliğ edilmiştir.Alınan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından davacının kanuna uygun tutulan lehine delil olan ticari defterlerinde bulunan kayıtların davacı lehine kesin delil olarak kabulü gerekir. Davacı ticari defterlerinde davacı aleyhine kasadan ödeme kaydı düşülmüş ise de davalı tüm yargılama sürecinde ticari ilişkide mal ve hizmet tesliminin ispat yükünün davacıda olduğunu ileri sürerek akdi ilişkiyi inkar ettiğine göre davacı ticari defterlerinde bulunan ödeme kaydının davacı vekilince ileri sürüldüğü gibi muhasebesel hatadan kaynaklandığının kabulü gerekir. Bu halde 45.600-TL fatura bedeli kadar davacının davalıdan alacağını HMK'nın 222(3) gereği davacı taraf ispatlamıştır. Davacı tarafça sunulan ve davalı tarafça inkar edilmeyen watshap yazışmaları içeriğine göre davacının defalarca ödeme istediği, işin yapılması aşamasında sürecin karşılıklı görüşüldüğü, fatura içeriğinin de karşı yanla paylaşıldığı ve karşı yanın faturaya karşı cevap verdiği gözetildiğinde akdi ilişkinin davacı tarafça kanıtlandığının ve yemin delilinin hatırlatılmasına gerek olmadığı sonucuna varılmaktadır.Davacı icra takibinde işlemiş temerrüt faizi talep etmiş ise de temerrüdü kanıtlayan bir ihtar tebliğ edilmediğinden bilirkişi raporunda hesaplanan işlemiş faize itibar edilmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davacı takip tarihi itibari ile davacının davalıdan takipde talep ettiği asıl alacak miktarı kadar alacaklı olduğu halde, davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılarak davalının itirazının kısmen iptaline,davalı vekilinin istifa etmesinin red edilen kısım bakımından davalı yararına vekalet ücreti takdirini engellemeyeecği gözetilerek davalı vekili yararına vekalet ücreti takdir edilmesine , likit alacak üzerinden %20 oranda icra inkar tazminatına hükmedilmesine, fazla istemin taleple bağlı kalınarak asıl alacağa %24 ve değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/01/2026 Tarih 2025/266 Esas - 2026/61 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kısmen kabulüne; Davalının Silivri İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın, 45.600-TL asıl alacak bakımından iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %24 ve değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine, fazla istemin reddine,45.600-TL üzerinden %20 oranda hesaplanan 9.120-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine,İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 3.114,93-TL karar harcından mahkeme veznesine yatırılan 628,96-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 2.485,97-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,Davacı tarafından yatırılan 1.244,36-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davacı tarafça yapılan 6.000-TL bilirkişi ücreti ve 138,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.138,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 5.375-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı lehine taktir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 6.476,45-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.028-TL'sinin davalıdan, kalan 572-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,"Yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 585-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 515-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/10/2026