Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/46 E. 2026/1042 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/46
Karar No
2026/1042
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/46 KARAR NO : 2026/1042

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :05/11/2024 NUMARASI :2024/111 Esas - 2024/566 Karar

DAVACI :... (T.C.No:...) - ... VEKİLİ :Av. ... - ... DAVALI :... (T.C.No:...) - ... DAVA :Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :27/02/2024

KARAR TARİHİ :22/05/2026 KR. YAZIM TARİHİ :18/06/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Kocaeli İcra Dairesinin 2024/12241 E sayılı dosyası ile davacı aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davacının davalıya bu senetten kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının davalı ile birlikte Yahya Kaptan Mah. Şehit ... ... Sk. No:... İç Kapı No:... İzmit/Kocaeli adresinde restorant işlettiklerini, davalının daha sonra ortaklıktan çıkmak isteğini davacıya beyan ettiğini, bunun üzerine davalının ortaklıktan payı için davacıdan 200.000,00-TL talep ettiğini, tarafların bu miktar üzerinde anlaştıklarını, ödeme tarihi olarak 20/09/2022 tarihini kararlaştırdıklarını, davacının anlaşma gereği davalıya teminat olarak iş bu davaya konu olan senedi verdiğini, fakat davalının kötü niyetli olarak tarafından anlaşmaya aykırı bir biçimde boş olarak imza altına alınan senede 300.000,00-TL miktarlı, 20/04/2021 tanzim tarihli, 25/06/2022 vade tarihli olarak düzenleyerek Kocaeli İcra Dairesinde icra takibi başlattıklarını, davacının davalıya bu senetten dolayı ya da farklı bir alacaktan dolayı hiçbir borcu bulunmadığını, hiçbir şekilde bu senetten dolayı davacının borçlu olduğunun kabul etmemekle birlikte bir an için borçlu olduğu düşünülse dahi davacı tarafından 200.000,00-TL tutarlı ödemenin senetteki vade tarihinden sonra yapıldığını, senette ödeme tarihi 25/06/2022 olarak düzenlendiğini, davacı tarafından karşı tarafa ödemelerin 20/09/2022 tarihinde yapıldığını belirterek davanın kabulü ile davacının Kocaeli İcra Dairesinin 2024/12241 E. sayılı dosyasından ve takibe konu edilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibin ve senedin iptaline, davalı taraf aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; söz konusu işletmelerin öncelikle ... adına kayıtlı iken, kendisinin, ... ve ... olarak 2020 yılının 12. ayında 4 kişi ortak olarak devam etme kararı aldıklarını, 15/12/2020 tarihinde Şehit ... ... Sk. No:.../A adresinde bulunan dükkanı kiralayarak 2. şube olarak hizmete aldıklarını, ortaklık için ödediği tüm tutarların ... adına yapıldığını, ... ile 4. ayın ilk haftalarında ayrılma kararı alarak işletmeye üç kişi olarak devam ettiklerini, işletmelerde ...'nın üzerine geçtiğini, ...'ün istediği ortaklık payıda işlemlerin tamamen sonuçlanmasının ardından 07/05/2021 tarihinde ödendiğini, senedin 20/04/2021 tarihinde ayrılmak istediğini belirterek, kendisi ve ... arasında o gün tamamen doldurularak imzalandığını, bu zamana kadar ki yaptığı ödemelerin adına hiç bir kar payı almadan ödediği 200,00-TL'yi ödemesi adına ve işletmeye ait kendisi ve eniştesi üzerinde bulunan borçları ödemesi koşulu ile anlaştıklarını belirterek, açılan davanın reddine, söz konusu alacağın tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davacının açmış olduğu davanın KABULÜ ile; Davacının Kocaeli İcra Müdürlüğün’ün 2024/12241 esaslı takip dosyasında başlatılan takip nedeniyle ve bu takibe dayanak olan 20/04/2021 tarihli 300.000,00 TL senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine Davalının kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı istinaf dilekçesinde özetle; senedin tüm unsurlarının davacının bilgisi ve rızası doğrultusunda davacı önünde doldurulmuş olduğunu, davacının da söz konusu senedi bu şekilde imzaladığını, davacı ile yapmış olduğu Whatsapp yazışmalarında davacının borcunun kabul ettiğinin görüleceğini, ayrıca davaya konu senedin davacının kendisine olan borcu için verilmiş olup teminat senedi olmadığını, senedin teminat senedi olduğunu iddia eden tarafın iddiasını yazılı delil ile ispatlamak zorunda olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalıya senetten dolayı ya da farklı bir alacaktan dolayı hiçbir borcu bulunmadığını, hiçbir şekilde işbu senetten dolayı davacının borçlu olduğunu kabul etmemekle birlikte bir an için borçlu olduğu düşünülse dahi davacı tarafından 200.000,00-TL tutarlı ödemenin senetteki vade tarihinden sonra yapıldığını, senette ödeme tarihinin 25.06.2022 olarak düzenlendiğini, davacı tarafından karşı tarafa ödemelerin 20.09.2022 tarihinde yapıldığını, bunun dahi davacının borçlu olmadığını ispatlar nitelikte olduğunu, davalının alacağını tahsil etmesine rağmen kötü niyetli bir şekilde icra takibi başlattığını belirterek; davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/11/2024 tarih, 2024/111 Esas - 2024/566 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı hakkında başlatılan Kocaeli İcra Dairesinin 2024/12241 Esas sayılı takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacının davalıya ortaklıktan çıkma payı olarak belirlenen 200.000,00 TL bedeli 20/09/2022 tarihinde ödeneceğinin kararlaştırdıklarını, davacının anlaşma gereği davalıya teminat olarak iş bu davaya konu olan senedi verdiğini, fakat davalının kötü niyetli olarak tarafından anlaşmaya aykırı bir biçimde boş olarak imza altına alınan senede 300.000,00-TL miktarlı, 20/04/2021 tanzim tarihli, 25/06/2022 vade tarihli olarak düzenleyerek Kocaeli İcra Dairesinde icra takibi başlattıklarını belirterek Kocaeli İcra Dairesi 2024/12241 E. sayılı dosyasından ve takibe konu edilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davalı cevap dilekçesi ile; söz konusu senedin 20/04/2021 tarihinde ayrılmak istediğini belirterek, kendisi ve ... arasında o gün tamamen doldurularak imzalandığını, bu zamana kadar ki yaptığı ödemelerin adına hiç bir kar payı almadan ödediği 200,00-TL'yi ödemesi adına ve işletmeye ait kendisi ve eniştesi üzerinde bulunan borçları ödemesi koşulu ile anlaştıklarını belirterek açılan davanın reddini talep ettiği, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık; icra takibine konu 20/04/2021 tanzim tarihli, 25/06/2022 vade tarihli 300.000,00 TL bedelli senedin teminat senedi olup olmadığı noktasındadır. Menfi tespit davalarında da, HMK'nın ispata ilişkin genel kuralları geçerlidir. Bu davalarda davacı taraf, borçlu olmadığını iddia ettiğine göre, olumsuz bir durumun ispatı mümkün olmadığından, kural olarak ispat yükü alacaklıya aittir. Başka bir ifade ile, menfi tespit davasında hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü alacaklıdadır. Bununla beraber, davacının iddiasına göre ispat yükünün yer değiştirmesi de mümkündür. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel ilişkiden doğan talep hakkına ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. (Bkz. Y.HGK'nın 12.10.2011 Tarih 2011/19-473 E 607 K 2003/19-781 E 768 K sayılı ilamları) Bu nedenle kambiyo senetleri hakkında açılan menfi tespit davalarında, senedin dayanağı olduğu ileri sürülen hukuki ilişki ile senet metnindeki borç sebebi karşılaştırılarak, ispat yükünün kime düşeceği belirlenir. Kural olarak menfi tespit davasında davacı, dava konusu borcun hiç doğmadığını davalı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını ileri sürerse ispat yükü davalıya aittir. Zira hukuki ilişkinin varlığını ileri süren davalıdır. Ancak davacı hukuki ilişkinin varlığını kabul edip başka bir nedenle geçersiz olduğunu (ya da sona erdiğini) ileri sürerse, bu durumda ise ispat yükü davacıdadır. Davacı bu durumda, varlığını kabul ettiği hukuki ilişkinin sona erdiğini ileri sürmekle ispat yükünü de üzerine almış olur (Bkz. Y. HGK'nın 05.11.2013 Tarih 2013/695 E 630 K sayılı ilamı). Ne var ki, menfi tespit davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafta olmakla beraber, alacak bir senede bağlanmış ise, bu durumda ispat yükü yer değiştirir. Başka bir ifade ile bu durumda senet nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacı, iddiasını ispat etmek zorunluluğundadır. Somut olayda; davacının davalı ile birlikte Yahya Kaptan Mah. ... ... ... Sk. No:... İç Kapı No:A İzmit/Kocaeli adresinde restorant işlettikleri, davalının daha sonra ortaklıktan çıkmak isteğini davacıya beyan ettiği, bunun üzerine davalının ortaklıktan payı için davacıdan 200.000,00-TL talep ettiği, tarafların bu miktar üzerinde anlaştıkları, ödeme tarihi olarak 20/09/2022 tarihini kararlaştırdıkları, davacının anlaşma gereği davalıya teminat olarak iş bu davaya konu olan senedi verdiği, davalı tarafça gerek savcılık ifadesinde gerekse cevap dilekçesindeki beyanlarından anlaşıldığı üzere senedin taraflar arasındaki ortaklıktan ayrılma bedeli ile ilgili olarak teminat senedi olarak düzenlendiği konusunda ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır. Eldeki uyuşmazlıkta taraflar arasında dava konusu senedin davalıya verilme sebebi olan davacının 200.000,00-TL borcunu ödemiş olduğunun tarafların kabulünde olduğu, dolayısıyla teminat amacıyla verilmiş olan dava konusu senedin teminat amacının ortadan kalkmış olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 20.493‬,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 5.123,60-TL'nin mahsubu ile kalan 25.616,60-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/05/2026

... Başkan ... ¸e-imzalıdır

... *Üye ... ¸e-imzalıdır

... Üye ... ¸e-imzalıdır

... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/46, K. 2026/1042, T. 22.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-46-e-2026-1042-k-4e16d25e1f2e