Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1354 E. 2026/1445 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1354
- Karar No
- 2026/1445
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1354 - 2026/1445 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1354 KARAR NO : 2026/1445 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/05/2023 NUMARASI : 2022/450 E. - 2023/231 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/05/2023 tarih ve 2022/450 E. - 2023/231 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin “...” ibaresinin marka olarak tescili için yaptığı 2021/14094 sayılı başvuruya diğer davalı firmanın SMK m. 6/1 hükmüne dayalı olarak yaptığı itirazın YİDK tarafından kısmen kabul edilerek davacının markasının kısmen reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira kısmi redde mesnet alınan “...” markasının “tıbbi müstahzar” alanında tescil edilmiş olduğunu ve insan sağlığı için üretilen ilaçlarda kullanıldığını, müvekkilinin ise “...” markası kapsamında gıda takviyesi ürettiğini, taraf markalarının kullanıldığı emtianın 05. Sınıfta yer almasının somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği şartının gerçekleştiği anlamına gelmeyeceğini, “...” markalı ürünlerin solunum hastalıkları için kullanılan ve reçeteli olarak yalnızca eczanede satılabilen bir ilaç olduğunu ve bilinçli bir tüketici kitlesine hitap ettiğini, taraf markalarının fiiliyatta kullanımlarının çok farklı olduğunu, ayrıca “...” ibaresinin İngilizce’de, “...” ibaresinin ise Katalancada davacının soyadının karşılığı olan “...” anlamına geldiğini, “...” ibaresinin ise herhangi bir dilde karşılığı bulunmadığını ileri sürerek, YİDK’nın 2022-M-12741 sayılı kararının kısmen kabul kısmının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, taraf markalarının birbirleriyle karıştırılma ihtimali doğuracak derecede benzer olduğunu, bu nedenle davacının markasının kısmen reddedildiği emtianın hitap ettiği ortalama tüketiciler açısından markaların aynı şirkete ait olduğu izleniminin uyanma ihtimalinin yüksek olduğunu, ayrıca davacının markasının kısmen reddedildiği emtia açısından davalı firmanın markasının tescilli olduğunu, dolayısıyla taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, uyuşmazlık konusu edilen “...” markasının, müvekkilinin tescilli ve tanınmış “...” markası ile görsel, işitsel ve kavramsal açılardan iltibas yaratır derecede benzediğini, ayrıca her iki markanın kullanıldığı ürünlerin eczanelerde satıldığını ve ortalama seviyedeki tüketici tarafından tüketilmekte olduğunu, ayrıca davacının markasının kısmen reddedildiği emtia özelinde taraf markalarının benzer/türdeş emtiada kullanılacağını, somut uyuşmazlıkta taraf markalarının fiilen kullanıldığı emtianın değil, kapsamına giren/alınmak istenilen emtiaların karşılaştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının markasının kısmen reddedildiği “insan sağlığı için ilaçlar” ile davalı şirketin redde mesnet markasının tescilli olduğu “tıbbi müstahzar”, farklı kelimelerle ifade edilmiş birebir aynı emtia olduğu, ayrıca “tıbbi müstahzar” teriminin aslında “her türlü ilaç”ı kapsadığı fiili gerçeği gözetildiğinde, diğer bir ifadeyle “hayvanlar için tıbbi müstahzar” diye bir ayırım bulunmadığından, bu terimin “hayvan sağlığı için ilaçlar”ı da kapsadığı, davacının markasının kısmen reddedildiği “tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler” de, “ilaçlar”ın yapımında kullanılan kimyasal ürün ve maddeleri ve “ilaçlar”dan yapılmış kozmetikleri ifade ettiğinden, bu emtiaların da aynı amaca hizmet ettiği, birbirlerini tamamladığı ve aralarında ham madde/mamul ilişkisi olduğu değerlendirildiğinden, bu emtiaların da benzer/türdeş olduğu, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan "zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar" emtiası, redde mesnet marka kapsamında yer alan "Tıbbi müstahzar." kapsamında kaldığından, başka bir deyişle, tıbbi müstahzarların çeşitlerinden biri olduğundan redde mesnet marka kapsamındaki emtia ile aynı tür olduğu, bilirkişi raporunda her ne kadar "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." emtiasının, redde mesnet marka kapsamındaki "Tıbbi müstahzar." emtiası ile benzer olduğu ileri sürülmüşse de, bu görüşe iştirak edilmediği, zira; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/04/2016 tarih 2015/8980 Esas 2016/3973 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tıbbi müstahzar emtiası 5/1. sınıfta yer alan ürünlere karşılık gelmekte olup, 5. sınıfta bulunan diğer ürünlerin, kullanım amaçları, hedeflenen halk kesimleri ve dağıtım kanallarının farklı olması nedeniyle birbiri yerine ikame edilebilme veya kullanılabilme olanakları bulunmadığı (Aynı yönde bkz; Y11HD, 20/10/2020, 2020/614 E 2020/4248 K), sonuç olarak; dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." emtiası ile redde mesnet marka kapsamındaki "Tıbbi müstahzar." emtialarının aynı veya benzer olmadığı, "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar." emtiasının redde mesnet marka kapsamındaki emtia ile aynı veya aynı tür olduğu, "..." ve "..." markalarının, ilaç etken madde, jenerik unsur içermedikleri, davaya konu emtialar bakımından somut ayırt ediciliklerinin bulunduğu, farklı kavramsal nesnelere çağrışım oluşturmadıkları, davaya konu emtiaların hitap ettiği ihtisas sahibi, dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin her hal ve şartta markaları karıştırmayacağının söylenemeyeceği, karşılaştırılan markalar arasında yukarıda yer verilen emtia bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile; "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." emtiası bakımından 2022-M-12741 sayılı YİDK kararının davalı şirketin itirazının kabulüne ilişkin kısmının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markalar arasındaki işitsel ve görsel benzerliğe ek olarak tescil konusu sınıflar arasındaki benzerliğin de karıştırma ihtimalinin varlığını ve davanın tümden reddi gerektiğini ortaya koyduğunu, mahkemenin dava konusu markaların tescilli olduğu sınıfların birbiri ile benzer olmadığı şeklindeki tespitinin yerinde olmadığını, dava konusu "..." markası ve "..." markasının yazı karakterlerinde bir farklılık olmadığını, mevcut olan büyük işitsel benzerlik karşısında ... markasının müvekkili şirketin tescilli ... markasına görsel açıdan iltibasa yol açacak ölçüde benzer olduğunu, mahkemenin kabulünün dosya kapsamında uzman bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ile de bağdaşmadığını, kapsamların benzer bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu edilen marka başvurusu ile kısmi ret kararına mesnet gösterilen marka arasında yerel mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne yönelik verilen mal veya hizmet emtiasına ilişkin, benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin kararının yerinde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde, markalar arasında görsel ve işitsel farklar bulunduğunu, “...” ve “...” markasının görsel anlamda birbirinden çok farklı olduğunu, mal ve hizmet benzerliğinin de bulunmadığını, bilinçli tüketiciye hitap ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının davalılar lehine verilen kısmen ret kararının kaldırılarak davanın tümden kabul edilmesine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli marka başvurusu ile "..." ibareli itiraza mesnet tescilli marka arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira, "..." ve "..." markalarının, ilaç etken madde, jenerik unsur içermedikleri, davaya konu emtia bakımından somut ayırt ediciliklerinin bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, dava konusu marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden, karşı tarafın tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile mesnet marka arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, diğer yandan dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." emtiası ile redde mesnet marka kapsamındaki "Tıbbi müstahzar." emtialarının aynı veya benzer olmadığı, "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar." emtiasının redde mesnet marka kapsamındaki emtia ile aynı veya aynı tür olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15'er-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 14/07/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.