Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1317 E. 2026/1292 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1317
Karar No
2026/1292
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1317 Esas

KARAR NO: 2026/1292

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ: 14/07/2026

NUMARASI: 2026/205 Esas

DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT (Rücuen Tazminat)

KARAR TARİHİ: 08/10/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava dışı... AŞ'nin kar kaybı sigortacısı olduğunu, sigortalı ile davalı arasında üretim sözleşmesi bulunduğunu ve davalının sigortalıya ön tampon ve spoiler parça ürettiğini, davalının üretim adresinde yangın çıktığını ve üretimin aksadığını, bundan dolayı sigortalı... AŞ'nin artan iş masrafları, üretim hattındaki aksamalar, tedarik zincirinin bozulması nedeniyle kar kayıpları oluştuğunu, müvekkilinin hasar incelemesi yaptığını ve ekspertiz raporu alındığını, bu doğrultuda sigortalıya 669.626,48 EURO tazminat ödediğini ve TTK 1472 maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olduğunu belirterek ödenen bedelin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 09/07/2026 tarihli ihtiyati haciz talepli dilekçesinde özetle; Davalının, geç teslim sebebiyle...'ın kar kaybı yaşadığını cevap dilekçesinde kabul ettiğini, ayrıca bu kar kayıpları için fatura karşılığında...'a kimi ödemeler yapıldığı cevap dilekçesinde ikrar edildiğini, zarar olgusunun kabul edildiğini, davalının zarar olgusunu kabulünün yaklaşık ispat için yeterli olduğunu belirterek İİK md. 258 uyarınca aleyhine ihtiyati haciz talep edilen davalının gayrimenkul, menkul malları, banka hesapları ile üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin 14/07/2026 tarihli ara kararında; sunulan kayıtların bu aşamada alacağın varlığını, miktarını ve muaccel hale geldiğini yaklaşık ispata yeterli olmadığı, İİK'nın 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı, davaya konu alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği,İİK.'nun 257. ve devamı maddelerinde düzenlenen şartların gerçekleşmediği gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Ara karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; dava konusu alacağın varlığının ve miktarının somut deliller ile sabit olduğunu, davalı ile müvekkilinin sigortalısı arasındaki üretim sözleşmesinin 2 numaralı ekinde olası kar kaybının nasıl hesaplanacağının düzenlediğini, üretim gecikmesi nedeniyle kar kaybının davalı tarafından meşru bir risk olarak mütalaa edildiğini, davalının geç teslimi nedeniyle sigortalıda artan iş masrafları ve standart vadenin 90 güne uzatılmasından doğan sigortalının kar kayıpları ve finansal kayıplarının oluştuğunu, davalının geç teslim sebebiyle sigortalının kar kaybının yaşadığını cevap dilekçesinde kabul ettiğini, ayrıca bu kar kayıpları için fatura karşılığında sigortalının kimi ödemeler yapıldığının cevap dilekçesinde ikrar edildiğini, zarar olgusunun kabul edildiğini, davalının cevap dilekçesindeki kabulünün, dosyadaki mübrez sigorta eksper raporları, ödeme dekontları, ibranameler ve davalının zarar olgusunu ikrar etmesinin müvekkilinin alacağının varlığını somut ve gerçeğe uygun şekilde ortaya koyduğunu, davalının iddialarını destekleyen herhangi bir somut delil veya dayanak belgeyi dosyaya sunmadığını, müvekkilinin alacağının yargılama sonunda karşılıksız kalma ihtimali bulunduğunu, belirterek ilk derece mahkemesinin 14/07/2026 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;

Dava, dava dışı sigortalıya ödenen sigorta tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı, 09/07/2026 tarihli dilekçesi ile ihtiyati haciz talebinde bulunmuş, mahkemece talebin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili, ara kararı yasal süresinde istinaf etmiştir.

İhtiyati haciz, İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 257. madde uyarınca, ihtiyati haczin vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gereklidir.

İİK'nun 258/1 fıkrasına göre de, alacaklının, alacağı ve icabında haciz talepleri hakkında, mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamakta, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.HD. 23.01.2014 t. 2023/18723-2014/1804)

Somut uyuşmazlık, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği sigorta tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir. Davalı cevap dilekçesinde, dava dışı sigortalının uğradığı zararların ödendiğini, iddia edilen kar kaybının gerçekte karşılığı olmayan fiktif bir değer olduğunu ve müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen şartname, hasar dosyası, ekspertiz raporu ve ödeme belgeleri, bu aşamada kusur ve zarar miktarını yaklaşık ispata yeterli olmayıp, İİK 258/1. maddesinde düzenlenen kanaat getirecek deliller kapsamında da değerlendirilemeyeceğinden, mevcut delil durumuna göre yaklaşık ispat sağlanmadığından davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin mahkeme ara kararında bir isabetsizlik yoktur.

Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın ihtiyati haciz taleplerinin reddine ilişkin ara karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesine göre reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/...Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen .../07/2026 tarihli ara karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,

2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.08.10.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1317, K. 2026/1292, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1317-e-2026-1292-k-2220635c7614