Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1323 E. 2026/1333 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1323
- Karar No
- 2026/1333
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1323 Esas
KARAR NO: 2026/1333
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/08/2026
NUMARASI: 2026/1764 Esas, 2026/601 Karar
DAVANIN KONUSU: KONKORDATO (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
KARAR TARİHİ: 15/10/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Konkordato talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; .... Şti. ve .... Şti. isimli şirketlerin otomotiv yedek parça sektöründe faaliyet gösterdiğini, ..., ... ve ...'un ise şirketlerin ortakları veya kefilleri olduğunu, pandemi sonrası ekonomik koşullar, döviz kurlarındaki artış ve yüksek faiz oranları nedeniyle şirketlerin nakit akış dengesinin bozulduğunu, vadesi gelen borçların ödenmesinde zorluk yaşandığını, şirketlerin borca batık durumda olmadığını ancak İİK m. 285 kapsamında borçlarını vadesinde ödeyememe durumunun gerçekleştiğini, alacaklıları mağdur etmemek amacıyla tenzilatsız olarak hazırlanan konkordato ön projesinde tüm adi borçların %125 oranında 24 ay vadeli ve 2'şer aylık taksitlerle ödenmesinin teklif edildiğini, şirketlerin faaliyetlerini sürdürebilmesi ve ticari varlıklarını koruyabilmesi için İİK m. 287 uyarınca 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verilmesini, İİK m. 297 kapsamında malvarlığının korunması için gerekli tedbirlerin alınmasını, 6183 sayılı Kanun kapsamındaki takipler dahil olmak üzere tüm icra takiplerinin durdurulmasını, banka hesapları üzerindeki blokelerin kaldırılmasını, çekler için konkordato tedbiri şerhi işlenmesini, finansal kiralama sözleşmelerinin feshinin önlenmesini, konkordato komiseri görevlendirilme-sini ve nihayetinde konkordato projesinin tasdikini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; ... (...) yönünden geçici konkordato komiser heyeti raporunda ve 30/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesi neticesinde, Borçlu ..., ... ve ... yönünden, sunmuş oldukları projenin kaynak içermediği, bütünüyle ilgili şirketlerin projesine dayandığı ve hatta projelerinde kefil oldukları borçlara dahi yer vermedikleri, mahkeme içtihatları ve borçlu verilerinin bir arada ele alınması sonucunda projelerinin gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı yönündeki bilirkişi görüşleri mahkememizce de benimsenmiş olup, geçici mühlet tedbirlerinin 03/08/2026 günü itibariyle kaldırılmasına, komiser heyetinin görevinin sonlandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Karar yasal süresinde konkordato talep vekili tarafından istinaf edilmiştir. Konkordato talep eden vekili istinaf nedenleri olarak; İİK 292. Maddesi uyarınca borçlunun duruşmaya çağrılarak dinlenilmesi zorunluluğuna uyulmadığını, HMK 27. Maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme ve açıklama ispat hakkının bertaraf edildiğini, Mahkemece taraflarının duruşmaya çağrılıp projenin uygulanabilirliği ve şahsi kaynaklarının mahiyeti sorulmadan karar verilmesi nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini, tefrik kararı sonrasında şahsi konkordato talebi yönünden yeterli ve bağımsız inceleme yapılmadan 3 günde alelacele ve itiraz hakkı da tanınmaksızın duruşma günü dosyaya sunulan 30/07/2026 tarihli bilirkişi raporundaki genel değerlendirmeler esas alınarak tefrik edilen dosya üzerinden davanın reddine karar verildiğini, şahsi borçlar ile şirketlerin ekonomik yapısı arasındaki illiyet bağının göz ardı edildiğini, raporda, şirket projeleri bakımından kaynak yaratma potansiyelini kabul ederken, bu kaynakların doğrudan finansmanında kullanılan şahsi borçlar bakımından hiç bir değerlendirme yapılmadığını, raporun kendi içindeki değerlendirmelerle çeliştiğini ve eksik incelemeye yol açtığını, kefalet borçlarının değerlendirilmesinde ve şahsi statünün tespitinde eksik inceleme yapıldığını, bilirkişi raporunda müvekkilinin şahsi borçlarının şirket finansmanında kullanıldığı gerçeğinin incelenmediğini, bu incelemeler yapılmadan ve dosyadaki banka, POS, dekont ve şirket muhasebe kayıtları karşılaştırılmadan yalnızca bilirkişi raporundaki soyut değerlendirmeye dayanılarak karar verilmesinin uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin toplanmaması ve değerlendirilmemesi niteliğinde olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak müvekkili gerçek kişi yönünden 1 yıllık kesin mühlet kararı verilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Talep, İİK'nun 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararı verilmesi ile akabinde konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş olup yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, yetkili olan asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ve 6100 sayılı HMK'nun 74. maddesinde belirtilen şekilde talep eden gerçek kişi vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.
(Kapatılan) Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/260 E sayılı 02/03/2026 tarihli ara kararı ile konkordato talep eden gerçek kişi ile birlikte diğer konkordato talep edenler hakkında 02/03/2026 tarihi itibariyle 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği, Mahkemenin 13/05/2026 tarihli duruşmasında geçici mühletin 2 ay süre ile uzatıldığı anlaşılmıştır. Hakimler ve Savcılar Kurulunun 18/02/2026 tarih ve 282 sayılı kararında, Bakırköy, İstanbul Anadolu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevrelerinin kendi ağır ceza mahkemeleri yargı çevresinden çıkarılarak İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin Yargı Çevresinin "İstanbul ilinin mülki sınırları" olarak belirlenmesine, kararın Bakırköy, İstanbul, Anadolu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinin faaliyet durdurulma tarihi itibariyle uygulanmasına ve dosyaların İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine devrine karar verildiği, 10/07/2026 tarihi itibariyle Ticaret Mahkemelerinin faaliyetlerinin durdurulması nedeniyle Kapatılan Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi'nden dosyanın ... Asliye Ticaret Mahkemesine aktarıldığı ve 2026/1045 Esasını aldığı anlaşılmıştır. Mahkemenin 2026/1045 Esas sayılı dosyasının 31/07/2026 tarihli celsede;"1-Konkordato talep eden (TCKN:...) ..., yönünden açılan davanın işbu dosyadan tefriki ile mahkememizin en son esas sırasına kayıt edilmesine...," dair karar verildiği ve işbu davanın ... yönünden tefriki ile dava dosyası yukarıdaki esas numarasını aldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konkordatoya ilişkin şartların mevcut olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Konkordato talep eden vekili istinaf dilekçesinde, Mahkemece taraflarının duruşmaya çağrılıp projenin uygulanabilirliği ve şahsi kaynaklarının mahiyeti sorulmadan karar verilmesi nedeniyle kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
İlk derece Mahkemesince, komiser heyetince sunulan bütün raporların, varsa revize projenin ve tüm dosya kapsamının incelenmek, detaylıca denetim gerçekleştirilmek ve gerektiğinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle , konkordato projesinin başarıya ulaşması, şirketlerin borca batık olup olmadığı ve kesin mühlet verilip verilmeyeceği hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesi üzerine düzenlenen 30/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda konkordato talep eden gerçek kişiler yönünden yapılan değerlendirmede; "...d)Borçlu ..., ... ve ... yönünden, sunmuş oldukları projenin kaynak içermediği, bütünüyle ilgili şirketlerin projesine dayandığı ve hatta projelerinde kefil oldukları borçlara dahi yer vermedikleri, mahkeme içtihatları ve borçlu verilerinin bir arada ele alınması sonucunda projelerinin gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı,.." şeklinde rapor tanzim etmişlerdir.
İİK'nun 288/1 maddesinde "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur." düzenlemesi yer almaktadır. İİK'nın 288/1. fıkrası uyarınca geçici mühlet süresinde de uygulanması gereken İİK'nın 292/1. b bendi uyarınca konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa, mahkemece komiserin yazılı raporu üzerine mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verilir.
İİK‘nın 289. maddesinin üst başlığı kesin mühlettir. Maddenin ilk fıkrasında, kesin mühlet hakkındaki kararın, geçici mühlet içinde verileceği, üçüncü fıkrada, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir.
İİK'nun 292. maddesinde, iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, Mahkemenin 2026/1045 Esas sayılı dosyasının 31/07/2026 tarihli celsesinde işbu davanın ... yönünden de tefrikine karar verilerek dosyanın yukarıdaki esas numarasını aldığı ve 05/08/2026 tarihli tensip tutanağı ile konkordato talep eden yönünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece kesin mühletin değerlendirildiği 31/07/2026 tarihli duruşmaya konkordato talep eden gerçek kişinin vekilinin de katıldığı, konkordato talep eden şirketler hakkında kesin mühlet kararı verildiği, İİK 289/2 maddesinin gereğinin yerine getirildiği, konkordato talep eden gerçek kişiler yönünden esastan karar verilmesi düşüncesi ile konkordato talep eden gerçek kişi yönünden de davanın tefrik edildiği anlaşılmakla, konkordato talep eden gerçek kişinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Bununla birlikte, konkordato talep eden gerçek kişinin iflası tabi olmaması nedeniyle somut olay bakımından İİK 292/son fıkrasındaki hükmün konkordato talep eden gerçek kişi yönünden uygulanmamasında da bir isabetsizlik görülmemiştir."...Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı, İİK’nın 305. maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Somut olayda, davacılar ...ve ... ayrı konkordato ön projesi sunmuş olsa da ödeme planları ve ödeme tekliflerinin davacı şirketin projesiyle aynıdır. Öte yandan davacı gerçek kişiler, davacı şirketin konkordato projesine nakit finansması sağlayarak ve alacaklarından vazgeçerek katkı sağlayacaklarını beyan etmektedir. Oysa kendi ticari mevcudiyetleri dahi bizatihi şirkete bağlı olduğu gibi konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynakları, malvarlıkları ve özgün projeleri bulunmamaktadır. Bu durumda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından davacı gerçek kişiler yönünden konkordatonun tasdikine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/571 Esas 2022/4223 Karar sayılı ilamı).
Kefil, mahkemeye sunacağı konkordato ön projesinde kefalet borcunu hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, ödemelerin yapılması için mevcut mallarını satıp satmayacağını, kefalet borcu ödemesini yapabilmek için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını açıkça belirtmelidir (Yeni Konkordato Hukuku, Editör Selçuk Öztek, 2. Baskı, sh. 148).
Somut olayda, konkordato talep eden ...'un ... Limited Şirketi ve ... Limited Şirketinin % 50 pay sahibi ve ortağı olduğu, bu şirketlerin borçlarının aynı zamanda müteselsil kefili olduğu, konkordato projesine göre talep eden ...'un, şahsi borcunun toplam 2.700.088 TL'yi % 25 eklenmiş faizi ile birlikte % 125 olarak konkordatonun tasdik edildiği takip eden aydan başlamak üzere 24 ay içerisinde 2'şer aylık eşit taksitler halinde toplam 12 taksitte ödemeyi teklif etmiş ise de, projede şirketlere kefaletinden kaynaklı borçlar gösterilmemiştir.
Konkordato talep edene ait 11 adet taşınmazın üzerinde şirketin bankalara olan borçlarına karşılık verilmiş ipoteklerin bulunduğu tespit edilmiştir.
Konkordato projesinde kaynak olarak, dönem başı hazır değerler, huzur hakkı geliri ve kira geliri gösterilmiş ise de, bu kaynakların somut ve rasyonel olmadığı değerlendirilmiştir. Konkordato projesinde, konkordato ön projesi hazırlanırken şirketin konkordato ön projesi esas alınarak hazırlandığı, ...'un kefili olduğu şirketin konkordato sayesinde ödeme dengesine, sağlıklı nakit akışına ve karlılığa kavuştuğunda tüm borçlarını ödemesinin mümkün hale gelebileceği belirtilmiş ve talep edenin konkordatosunun başarıya ulaşıp ulaşmayacağı şirketin başarısına bağlı kılınmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ile birlikte somut olay değerlendirildiğinde, konkordato projesinde sadece şahsi borçlara yer verildiği, konkordato talep eden gerçek kişinin kefil olduğu borçlara projesinde yer vermediği, bu hali ile mevcut kaynaklar ile orantılı bir teklifin de sunulmadığı ve konkordato projesinin başarıya ulaşmasının da mümkün gözükmediği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte konkordato talep eden gerçek kişinin ödeme planları ve ödeme tekliflerinin borçlu şirketlerin projesiyle aynı olduğu, buna göre borçlu gerçek kişinin, şirketlerden bağımsız projesinin bulunmadığı gibi projelerinin başarısının da, borçlu şirketlerin projesinin başarısına bağlı kılındığı, bu hali ile mevcut projenin kendine özgü hiçbir konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, bağımsız ve kendine özgü tedbir içermeyen konkordato projesinin başarıya ulaşamayacağı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, sırf alacaklıların icra takibine maruz kalmamak için konkordato talep edilmesi de müessesenin amacına uygun düşmeyecektir. Buna göre ilk derece mahkemesince, talep eden gerçek kişinin konkordato talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla konkordato talep eden gerçek kişi vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... Esas, 2026/... Karar sayılı ve .../08/2026 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan konkordato talep eden ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı konkordato talep eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Konkordato talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İİK'nun 293/2 fıkrası gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15.10.2026