Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1311 E. 2026/1306 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1311
- Karar No
- 2026/1306
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1311 Esas
KARAR NO: 2026/1306
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 04/08/2026
NUMARASI: 2026/1576 Esas
TALEP: İHTİYATİ HACİZ
KARAR TARİHİ: 08/10/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili sigorta şirketinin ...A.Ş ile akdedilen Kurumsal Kombine Sigorta Poliçesinde lider koasürör olarak % 48,50 pay oranında sorumluluk üstlendiğini, sigortalı tesiste bulunan gaz motorunda ağır hasar meydana geldiğini, müvekkil şirketin ekspertiz incelemesi sonucu sigortalısına 221.310,66 Euro hasar tazminatı ödediğini, hasarın davalı ... A.Ş'nin bakım sözleşmesi kapsamındaki asli edimlerini ağır kusuru ile ihmal etmesinden kaynaklandığını, periyodik bakımları ve yağ analizlerini kendi laboratuvarlarında yapan davalının, 26.02.2024 ve 17.05.2024 tarihli analizlerde tespit edilen kırmızı kodlu aksiyon gerekliliğine rağmen motoru durdurmadığını ve sigortalıyı uyarmadığını, ayrıca titreşim sönümleyici sismik takozların hatalı yerleştirilmesinin hasarın ilerlemesine katkı sağladığını, ... Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun, davalının kusurlu servis işçiliğini ispatladığını, davalı, hasarın... adlı üçüncü bir firmanın hatasından kaynaklandığını ileri sürmüşse de, ana yatağın hasar görmeye başladığını kanıtlayan ve ağır metallerin artışını gösteren bozuk yağ analizlerinin, üçüncü şahsın 2024 Haziran ve Temmuz aylarındaki müdahalesinden önce, bizzat davalı tarafından tespit edildiğini, poliçe kapsamında hesaplanan kâr kaybı ve artan iş masrafı tazminatının 77.406,00 Euro tutarındaki kısmının, ayrıca makine kırılması teminatı kapsamındaki hasarın 143.904,08 Euro tutarındaki kısmının müvekkil şirket tarafından ödendiğini, sigortalı ile davalı arasındaki sözleşmede yer alan sorumluluk sınırlamalarının, davalının ağır kusuru nedeniyle geçersiz olduğunu, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine davalının haksız itiraz ettiğini, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalının .... İcra Dairesi ve .... İcra Dairesi nezdindeki icra takiplerine itirazlarının iptaline, takiplerin devamına, alacağın likit olması nedeniyle davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK m. 257 uyarınca ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 04/08/2026 tarihli ara kararı ile; ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilebilmesi için, talep edenin haklılığını yaklaşık ispat ölçüsü ile ispatlaması gerektiği, dosyada mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kusur ve rücu edilecek oranın belli olmadığı ve yaklaşık ispat ölçüsünün gerçekleşmediği, kusurun tespiti ve her bir zarar kalemi bakımından yargılama yapılması gerektiği gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Ara karar, yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ihtiyati haciz kararı verebilmek için kusur oranı ve zararın kesin olarak belirlenmesini beklemenin, ihtiyati haciz kurumunun amacına aykırı olduğunu,... Üniversitesi öğretim üyeleri tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda davalının kusurlu servis işçiliği yaptığının tespit edildiğini, ödeme belgeleri, teknik analiz raporları ve...Üniversitesi raporunun alacağın varlığı yönünden mahkemede kanaat oluşturacak ağırlıkta olduğunu, ayrıca haksız fiilden kaynaklanan alacağın muaccel olduğunu belirterek kararın kaldırılarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı sigorta şirketinin sigortalısına ödediği hasar tazminatının davalıdan rücuen tahsili için yapılan takiplere itirazların iptali istemlerine ilişkindir.
Dava dilekçesinde ayrıca davalıya ait mal varlıkları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinde bulunulması üzere, mahkemece şartları oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili ara kararı yasal süresinde istinaf etmiştir.
Uyuşmazlık; İİK'nın 257. maddesinde düzenlenen, ihtiyati haciz şartlarının mevcut olup olmadığı ile mahkeme kararının isabetli olup olmadığıdır.
İhtiyati haciz, İİK 257 vd maddelerinde düzenlenmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden el konulmasıdır. İhtiyati haciz, yalnız para ve teminat alacaklarında uygulanan bir tedbirdir. Bu anlamda ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki himaye tedbirlerinin bir çeşidi olarak kabul edilmektedir. İhtiyati hacizde ihtiyaten haczedilen mal ve haklar, alacaklının açtığı veya yaptığı veyahut açmayı ya da yapmayı düşündüğü dava veya icra takibinin konusu değildir.
İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise, 2 bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.
İİK'nın 258. maddesine göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gerekenin, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Öte yandan, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın yargılamayı gerektirmemesi şeklinde bir koşulda kanunda öngörülmemiştir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasa ' nın 2. maddesinde yer alan " hukuk devleti" ilkesinin bir gereği olarak bireylere etkin hukuki himaye sağlamaktır.
İhtiyati haciz kararı verilmesinin şartlarından olan, alacaklıya ilişkin şart, bir alacak için ihtiyati haciz isteyen kişinin olacağın alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Alacağa ilişkin ise, alacağın vadesinin gelmiş veya vadesi gelmemiş olmamakla birlikte, yasada belirtilen şartların gerçekleşmesi gerekir. Muacceliyet ile temerrüdü karıştırmamak gerekir. Muacceliyet temerrüdün zamanla ilgili şartıdır. Hakim, hukuksal işlemlerden doğan alacaklar için yapılan ihtiyati haciz istemlerine karşı öncelikle alacağın muaccel olup olmadığını saptaması gerekir, alacağın muaccel olduğunu alacaklı ispat etmelidir. Alacağın vadesinin gelmiş olması, alacaklının alacağını dava veya takip edebilme yetkisini ifade eder. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun temerrüde düşürülmesi veya alacaklının alacağına kavuşmasına engel olacak davranışlarda bulunması gerekmez.
Yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olayın değerlendirilmesi durumunda, davacının konu ettiği alacak iddiası ödenen hasar bedelidir. Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen ekspertiz raporu, ödeme belgeleri ve uzman raporları, İİK 258/1.fıkrası anlamında haciz sebepleri hakkında kanaat getirmeye yeterli deliller olarak kabul edilmemiştir. Bu nedenle mahkemenin yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebini reddetmesi yerindedir.
Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen .../08/2026 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1-f Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.08/10/2026