Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1230 E. 2026/1277 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1230
Karar No
2026/1277
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1230 Esas

KARAR NO: 2026/1277

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ: 04/08/2026

NUMARASI: 2026/... Esas

DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 01/10/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında belirsiz süreli yazılı danışmanlık hizmet sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmenin 4. Maddesinde davalı şirketin müvekkili tarafından düzenlenecek faturalar karşılığında aylık net 8.000 USD+KDV danışmanlık ücreti ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında danışmanlık hizmetini sunduğunu ve bu hizmetler karşılığında ilgili faturaları düzenlediğini, takip konusu faturaların sözleşme kapsamında doğan ücret ve masraf alacaklarına ilişkin olduğunu, sözleşmenin belirsiz süreli olduğunu ve davalı tarafından feshedilmediğini, davalının sözleşmeden doğan borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve davalının taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemenin 04/08/2026 tarihi ara kararı ile; ihtiyati haciz talebi bakımından talebin yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada bilirkişi incelemesi yapılmadan ihtiyati haciz kararı verilmesinin orantılılık ilkesine uygun düşmeyeceği ve alacağın yaklaşık ispatı sağlanamadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Ara Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının itirazının açıkça borcu inkara ve talik etmeye yönelik olup mal kaçırma kastı taşıdığını, davalı ile danışmalık sözleşmesi imzalandığını, sözleşme maddesine göre davalının sözleşmeyi 30 gün önceden yazılı olarak feshettiğine dair bir fesih bildirimi bulunmadığını, davalının şubat 2026 dönemine ait danışmanlık faturası ile masraf yansıtma faturalarının davalı tarafından ödenmiş olmasının taraflar arasındaki sözleşmenin fiilen uygulandığını ve davalının sözleşme kapsamında ödeme yaptığını gösterdiğini, müvekkilinin üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, ihtiyati haczin somut olayda koşullarının oluştuğunu, dava konusu alacağın yalnızca tek taraflı faturalara dayanmadığını, faturalar ile birlikte yazılı danışmanlık sözleşmesi, şubat 2026 dönemine ait ödeme dekontu, taraflar arasındaki e postalar, seyahat ve elektronik biletler, hizmetin yürütülmesine ilişkin toplantı ve iletişim kayıtları, tarafların ticari defter ve kayıtları birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu ve alacağın varlığı miktarı konusunda yaklaşık kanaat oluşturacak belgelerin sunulduğunu belirterek ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, faturadan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Derdest dava kapsamında ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafından buna yönelik ara karar istinaf edilerek ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik ara kararın kaldırılması ile ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir.

Davacının, davalı hakkında ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında toplam 1.007.434,67 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunması üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.

2004 sayılı İİK'nun 257 ve devamında ihtiyati haciz düzenlenmiştir. İhtiyati haciz şartlarına 257. maddede, 258. maddede ise ihtiyati haciz kararına yer verilmiştir. 258. maddenin ilk fıkrasında alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu ifade edilmiştir.

İcra ve İflas Kanunun 258. maddesinin 2. cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında ihtiyati haciz sebepleri (m.257) hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." düzenlemesi yer almaktadır. Kanun, senetlerden değil, delillerden bahsetmektedir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için bir kimsenin aleyhine delil olmak üzere vücuda getirdiği bir belgenin varlığı şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilirken dikkat edilmesi gereken hususun alacağın yazılı delille ispatı değil, alacağın varlığı konusunda hakime kanaat verecek delillerin sunulmasıdır. Hakim, taraflar arasındaki ilişkiye, alacağı doğuran sebebin şekline ve niteliğine göre ibraz edilen delilleri değerlendirerek alacağın varlığı hakkında bir kanaata vardığı takdirde İİK'daki diğer şartlar mevcutsa ihtiyati haciz talebini kabul edecektir. Alacağın varlığına kanaat getirilmesi yaklaşık ispattır. Bununla birlikte hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir.

Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmesi" şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir.

Somut olayda, dava konusu takibin dayanağı olarak davacı tarafından düzenlenen iki adet fatura gösterildiği, faturalarda danışmanlık hizmet bedeli ile THY ve Koçak Mobilite fatura yansıtması açıklamalarının bulunduğu, dava dilekçesi ekine faturalar ile birlikte sözleşme ve THY elektronik biletleri örneği, Koçak Mobilite e arşiv faturaları örneğinin sunulduğu anlaşılmıştır. Sunulan faturalar hizmetin verildiğinin ve alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiğini göstermez. Yine tarafların açık hesap noktasında mutabık kaldığına dair bir delil de dosyaya sunulmamıştır. Bu nedenlerle, talep eden tarafça dosyaya ibraz edilen deliller bu aşamada alacağın varlığı hakkında kanaat edinmeye yeterli görülmediğinden mevcut delil durumununa göre yaklaşık ispatın sağlanamadığı anlaşılmıştır. Diğer taraftan, borçlunun mal kaçırma veya gizlenme ihtimalinin mevcut olduğuna yönelik olarak da herhangi bir delil dosyaya sunulmamıştır.

Açıklanan yasal düzenlemeler ve genel ilkeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, alacak ve miktarının yaklaşık ispat koşulu ile ispatlanması gerektiği ve sunulan delillerin İİK'nın 258. maddesinde yer verilen kanaat getiren delil niteliğinde olmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararında hukuka aykırılık görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/... Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen .../08/2026 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,

2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davacı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.01.10.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1230, K. 2026/1277, T. 04.08.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1230-e-2026-1277-k-ff872d840c77