Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1180 E. 2026/1202 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1180
- Karar No
- 2026/1202
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/1180
KARAR NO: 2026/1202
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2026/86
DAVA TARİHİ: 29/01/2026
ARA KARAR TARİHİ: 29/06/2026
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 30/09/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Köprüsü ve ... işletmesinin davacı şirket tarafından yürütüldüğünü, davalıya ait araçlar ile 08.05.2025-22.08.2025 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine davacı şirketçe davalı aleyhine İstanbul 30. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, takibe haksız itiraz edildiğini, davacı şirketin uğramış olduğu zararın tahsilinin tehlikeye girmemesi için davalıya ait malvarlığının borca yetecek kısmının kaydına ihtiyati haciz konulması gerektiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesi'nin 29.06.2026 tarihli ara kararı ile, davacı tarafça davalı aleyhine 134.016,93 TL tutarında ihlalli geçişten kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali talepli olarak eldeki davanın açıldığı, davacı taraf her ne kadar ihtiyati haciz talep etmiş ise de; bilirkişi raporuna itiraz süresinin henüz dolmadığı, rapora itibar edilip edilmeyeceğinin belli olmadığı, alacağın varlığı miktarı hususunda yaklaşık ispat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ''Davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin REDDİNE'' dair karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; ihtiyati haciz ret gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporu takdiri bir delil olsa dahi ihtiyati haczin geçici hukuki koruma niteliği gereği alacağın varlığının kuvvetle muhtemel olduğunun ortaya konulmasının yeterli olacağını, rapora itiraz edilmesinin de raporu hükümsüz kılmayacağını, davalının borcunu ödemekten kaçabileceğini, dava neticesinde alınacak ilamı etkisiz hale getirmek için mal varlığı değerlerini elden çıkarma yoluna gidebileceğinin endişesinin bulunduğunu, alacağın rehinle temin edilmemiş olduğunu, davalının hiçbir açıklama göstermeksizin likit borcunu ödemekten kaçınmasının davacının alacağına kavuşmasını zorlaştıracağını ve hatta imkânsız hale geleceğini gösterdiğini, meydana gelen ihlalli geçişlere ilişkin ihlalli geçiş listesi ve kamera kayıtlarından alınan görüntüleri ile provizyon sorgularını içeren tablonun sunulduğunu, bu kayıtlar incelendiğinde yaklaşık ispat kuralının taraflarınca sağlanmış olduğunun görüleceğini belirterek, ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Dava, davalı tarafından geçiş ücretleri ödenmeksizin yapılan ihlalli geçişler nedeniyle, geçiş ücreti, para cezası, faiz ve KDV'nin tahsili için davacının başlattığı icra takibine, davalı tarafça yapılan itirazın iptali davası olup, istinaf incelemesine konu talep ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Davaya konu İstanbul 30. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... ... Köprüsü Ve ... A.Ş., borçlunun ise ... olduğu, 111.800,00 TL asıl alacak, 18.514,05 TL faiz ve 3.702,88
TL kdv olmak üzere toplam 134.016,93 TL üzerinden 16.11.2025 tarihinde başlatılan icra takibinde "UYAP Xml Sınırı Nedeniyle Borcun Sebebi Kısmında Belirtilemeyen İhlalli Geçiş Bilgileri Geçiş Listesi Olarak Dosyaya Sunulmuştur," borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 02.12.2025 tarihinde tebliğ edildiği, 08.12.2025 tarihinde borca itiraz edildiği tespit edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan "…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…." hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.)
İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.
Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.
İlk Derece Mahkemesince karayolu taşımacılığı uzmanı bilirkişiden aldırılan 22.06.2026 tarihli raporda:"...Davaya konu ..., ... plaka sayılı araçların ücret ödenmeksizin geçişler yaptıkları iddia edilen 08.05.2025 ile 22.08.2025 tarihleri arasında davalı ... adına kayıtlı olduğu kanaatine varıldığı,..., ... plaka sayılı araç için bildirilen 32 adet geçişin tamamının “ihlâlli geçiş” olduğu kanaatine varıldığı,
..., ... plaka sayılı araca ait 32 adetlik “ihlâlli” geçiş için davacı otoyol işletmecisinin davalı taraftan talep edebileceği tutar: Geçiş Ücreti: 111.800,00TL + İşlemiş Faiz: 18.720,19 TL + İşlemiş Faiz KDV'si:3.744,04 TL olmak üzere Genel Toplam: 134.264,23 TL olarak hesap edildiği,..." şeklinde kanaat bildirilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; davalıya ait ...plakalı araçlar ile 08.05.2025 - 22.08.2025 tarihleri arasında davacı tarafından işletilen yollardan geçiş ücreti ödemeksizin 32 kez ihlalli geçiş yapıldığı, ihlalli geçişlere konu geçiş ücretinin 22.360,00 TL ceza bedelinin ise 89.440,00 TL olmak üzere toplam alacak miktarının 111.800,00 TL olduğu konusunda bilirkişi raporunda tespitte bulunulduğu, raporun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin rapora karşı beyan dilekçesi sunduğu, davalı tarafça rapora karşı herhangi bir itiraz dilekçesinin sunulmadığı tespit edilmiştir. Davalı tarafça geçiş ücretlerinin ödendiği hususunda davalı tarafça bir belge sunulmadığı anlaşılmakla, takipte talep edilen toplam asıl alacak tutarı 111.800,00 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257/1. maddesinde yer alan koşullar ile yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğinden bu miktara ilişkin %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Sair faiz ve KDV tutarına yönelik alacak kalemleri yönünden ise, hesap edilen faiz ve KDV tutarının miktarı ve davalının sorumluluğunun değerlendirilmesi gerektiğinden, dosya kapsamına sunulan delillerin bu aşamada yaklaşık ispata elverişli olmadığı anlaşılmakla İİK'nın 257. maddede öngörülen ihtiyati haciz şartları oluşmamıştır.
İİK'nın 261/1.maddesinde; "Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.
" hükmü yer almaktadır.
Alacaklının ihtiyati haciz kararının icrasını (infazını) istemesi bir süreye tabi kılınmıştır. Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde, yetkili icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı, icra takibinde bulunduktan sonra ihtiyati haciz talep etmişse, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra takibinin derdest olduğu icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde yetkili icra dairesinden (veya derdest icra takibinin bulunduğu icra dairesinden) ihtiyati haciz kararının icrasını istemezse, ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İkinci Baskı, Ankara 2013, s.1047 vd.).
İlk derece mahkemesindeki işleyiş dikkate alındığında, ihtiyati haciz talebinin aynı gün içinde yada ertesi gün, kabul veya red yönünde sonuçlandırılarak karara çıkartıldığı ve talep eden tarafından sürecin takip edilerek kararın yine aynı gün elden tebliğ alınıp infazının talep edildiği bilinmektedir.
Ancak Bölge Adliye Mahkemelerinde süreç aynı şekilde işlemediğinden İİK'nın 261/1. maddesinde yer alan "...ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten..." ibaresinin nasıl yorumlanacağı hususunun tartışılması gerekmiştir. Zira ilgili hüküm gerek 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun gerekse 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun'un yürürlüğünden önceki tarihli olup, değişen koşullara yönelik herhangi bir düzenleme yapılmamıştır.
5070 sayılı Kanun'un 5/1.maddesinde; "Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurur." hükmü gereği kararlar UYAP sistemi üzerinden e-imza ile imzalanmakta ve fiziki olarak imzalanmamaktadır. Ve aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinin h bendinde; "Zaman damgası: Bir elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı ve/veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kaydı" olarak tanımlanmıştır.
Dairemizin kararında, karar tarihi olarak 30.09.2026 tarihi yazılacak ise de, bu tarih dosyanın karara bağlanmasının müzakere edildiği ve UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihtir. Yani bu tarih itibariyle henüz yazılan bir karar olmadığı için infazı da mümkün değildir.
Kararın infazının talep edilebilmesi ise ancak gerekçeli kararın Dairemizin başkan ve üyeleri ile zabıt katibi tarafından UYAP sistemi üzerinden "e-imza" ile onaylanarak, davanın tarafları ve ilk derece mahkemesi tarafından görülebildiği yani karar içeriğine vakıf olunduğu tarih itibariyle mümkündür.
Bu nedenle İİK'nın 261/1. maddesinde yer alan "...ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde..." ibaresindeki "kararın verildiği tarihin", UYAP sistemi üzerinden onaylanarak, infazının talep edilmesinin mümkün olduğu tarih olarak yorumlanması ve 10 günlük sürenin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği Dairemizce kabul edilmiştir. Zira aksinin kabulü halinde yani dosyanın karara bağlanmasının müzakere edildiği ve UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihin "kararın verildiği tarih" olarak kabulü halinde ihtiyati haciz isteyen taraf, henüz yazılmayan bir karardan haberdar olamayacağı için infazını da talep edemeyecektir.
Dairemizin kabul ettiği görüş yukarıda açıklandığı gibi karar numarasının alındığı tarih olmayıp kararın UYAP sistemi üzerinden verildiği tarih olmakla birlikte, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 23/06/2022 tarihli 2021/3272 E. 2022/2356 K. sayılı kararı ile; "...İİK'nın 261/1. maddesi uyarınca; alacaklının ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinde kararın infazını istemeye mecbur olduğu, aksi halde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağı, ihtiyati haciz kararının günlük takip edilmesi mümkün olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararlarında, ihtiyati haczin infazının istenmesine ilişkin sürenin kararın tebliğ tarihinden itibaren başlatılması gerektiği..." yönünde verilen kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 10/05/2023 tarihli 2022/10553 E. 2023/3259 K. sayılı ilamı ile onanmış olması da infazın istenmesi tarihi açısından UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihin esas alınmaması gerektiği yönündeki Dairemiz görüşünü desteklemektedir.
Açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince asıl alacak tutarı olan 111.800,00 TL'nin % 15'i oranında teminat karşılığında ihtiyati haciz isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İİK'nın 261/1. maddesi gereğince kararın verildiği tarihin, Dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarih olarak kabulüne ve 10 gün içinde talep edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/86 E. sayılı ve 29/06/2026 tarihli ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,
2-İhtiyati haciz talep eden davacı şirketin İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN İİK'nın 257. maddesi uyarınca KISMEN KABULÜ ile 111.800,00 TL'nin % 15'i oranında hesap edilen 16.770,00 TL teminat tutarı, ihtiyati haciz talep eden tarafından nakit olarak yatırıldığında yada kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, 111.800,00 TL alacakla sınırlı olmak kaydıyla davalı şirkete ait taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, fazlaya ilişkin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,
3-İİK'nın 261/1. maddesi gereğince, Dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarihten itibaren 10 gün içinde infazının talep edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının BİLİNMESİNE,
4-Kararın tebliği ve teminat alınmasına ilişkin işlemlerin İlk Derce Mahkemesince yerine getirilmesine ve kararın ilgili icra dairesince infazının sağlanmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf başvurma harcı ve 732,00 TL istinaf karar harcının ayrı ayrı Hazine'ye gelir kaydına,
6-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin, İlk Derece Mahkemesince esasa ilişkin verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/09/2026