Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1155 E. 2026/1201 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1155
Karar No
2026/1201
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2026/1155

KARAR NO: 2026/1201

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2026/543

DAVA TARİHİ: 25/06/2026

ARA KARAR TARİHİ: 29/06/2026

DAVA: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 30/09/2026

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Köprüsü ve ... Otoyolunun işletmesinin davacı şirket tarafından yürütüldüğünü, davalıya ait araçlar ile 20.02.2025 - 15.07.2025 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerinin süresi içerisinde ödenmemesi üzerine davacı şirketçe davalı aleyhine İstanbul 37. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, takibe haksız itiraz edildiğini, davacı şirketin uğramış olduğu zararın tahsilinin tehlikeye girmemesi için davalıya ait malvarlığının borca yetecek kısmının kaydına ihtiyati haciz konulması gerektiğini beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra dosyası incelendiğinde dosyada borcun nedenini gösteren araç plakası, geçiş ihlalleri ve tarihleri gibi borcu belgeleyecek hiçbir belge bulunmadığından takibin hukuka aykırı olarak başlatıldığını, geçiş ücretlerinin ödenmesi için HGS'ye otomatik ödeme talimatı verildiğini, ...Bankası Antakya şubesinden müvekkili şirkete ait kredi kartından, şirkete ait otoyol geçişleri otomatik ödemeye bağlanılmış olup kredi kartından otomatik olarak kesildiğinden geçiş ihlalleri yapılmış olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için ihlalin gerçekleştiği kabul edilse dahi şirkete ait HGS ödeme sistemi kredi kartına bağlanmış olduğu düşünüldüğünde geçiş ihlalleri sırasında tahsilatların yapılmamasında davalı şirkete bir kusur da atfedilemeyeceğini, ihlallerle ilgili davalı şirkete herhangi bir bildirim de yapılmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 29.06.2026 tarihli ara kararı ile, davalıya ait araçlarda OGS/HGS bakiyesi olup olmadığı, kaçak geçiş yapılıp yapılmadığı, tahsilat yapılıp yapılmadığı, tahsilat yapılmamış ise sebebi, sonradan yükleme yapılmış ise 15 gün içinde tahsil edilip edilmediği, tahsil edilmemiş ise sebebi ve davacının varsa alacak miktarı yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenebileceğinden, sunulan kayıtların bu aşamada alacağın varlığını ve muaccel hali geldiğini yaklaşık ispata yeterli olmadığı gerekçesiyle ''Davacının İcra İflas Kanununun 257/2 maddesi şartları oluşmadığından İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE'' dair karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; meydana gelen ihlalli geçişlere ilişkin ihlalli geçiş listesi ve kamera kayıtlarından alınan görüntüleri ile provizyon sorgularını içeren tablonun sunulduğunu, bu kayıtlar incelendiğinde yaklaşık ispat kuralının taraflarınca sağlanmış olduğunun görüleceğini belirterek, ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

Dava, davalı tarafından geçiş ücretleri ödenmeksizin yapılan ihlalli geçişler nedeniyle, geçiş ücreti, para cezası, faiz ve KDV'nin tahsili için davacının başlattığı icra takibine, davalı tarafça yapılan itirazın iptali davası olup, istinaf incelemesine konu talep ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir.

Davaya konu İstanbul 37. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Köprüsü Ve... A.Ş., borçlunun ise ...Ltd. Şti. olduğu, 844.790,00 TL asıl alacak, 166.259,69 TL faiz ve 33.252,04

TL kdv olmak üzere toplam 1.044.301,73 TL üzerinden 19.11.2025 tarihinde başlatılan icra takibinde "UYAP Xml Sınırı Nedeniyle Borcun Sebebi Kısmında Belirtilemeyen İhlalli Geçiş Bilgileri Geçiş Listesi Olarak Dosyaya Sunulmuştur," borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 26.11.2025 tarihinde tebliğ edildiği, 02.12.2025 tarihinde yetkiye ve borca itiraz edildiği tespit edilmiştir.

Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan "…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…." hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.)

İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.

Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.

Somut dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davalının, davacı tarafından işletilen yollardan geçişler yaptığı ve dava konusu geçiş ücretinin 15 günlük sürede ödenmediği dosya kapsamına sunulan kayıtlar ile yaklaşık olarak ispat edildiğinden ihlalli geçiş ücreti ve ceza bedeli toplamı olan 844.790,00 TL üzerinden %15 teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257/1. maddesinde yer alan koşulların oluştuğu kanaatine varılmış, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ihtiyati haciz istemi bu kısım yönünden kabul edilmiştir.

Sair alacak kalemleri yönünden ise davalının sorumluluğunun değerlendirilmesi gerektiğinden, dosya kapsamına sunulan delillerin bu aşamada yaklaşık ispata elverişli olmadığı anlaşılmakla İİK 257. maddede öngörülen ihtiyati haciz şartları oluşmamıştır.

İİK'nın 261/1.maddesinde; "Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.

" hükmü yer almaktadır.

Alacaklının ihtiyati haciz kararının icrasını (infazını) istemesi bir süreye tabi kılınmıştır. Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde, yetkili icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı, icra takibinde bulunduktan sonra ihtiyati haciz talep etmişse, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde icra takibinin derdest olduğu icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının icrasını istemek zorundadır. Alacaklı ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde yetkili icra dairesinden (veya derdest icra takibinin bulunduğu icra dairesinden) ihtiyati haciz kararının icrasını istemezse, ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İkinci Baskı, Ankara 2013, s.1047 vd.).

İlk derece mahkemesindeki işleyiş dikkate alındığında, ihtiyati haciz talebinin aynı gün içinde yada ertesi gün, kabul veya red yönünde sonuçlandırılarak karara çıkartıldığı ve talep eden tarafından sürecin takip edilerek kararın yine aynı gün elden tebliğ alınıp infazının talep edildiği bilinmektedir.

Ancak Bölge Adliye Mahkemelerinde süreç aynı şekilde işlemediğinden İİK'nın 261/1.maddesinde yer alan "...ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten..." ibaresinin nasıl yorumlanacağı hususunun tartışılması gerekmiştir. Zira ilgili hüküm gerek 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun gerekse 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun'un yürürlüğünden önceki tarihli olup, değişen koşullara yönelik herhangi bir düzenleme yapılmamıştır.

5070 sayılı Kanun'un 5/1.maddesinde; "Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurur." hükmü gereği kararlar UYAP sistemi üzerinden e-imza ile imzalanmakta ve fiziki olarak imzalanmamaktadır. Ve aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinin h bendinde; "Zaman damgası: Bir elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı ve/veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kaydı" olarak tanımlanmıştır.

Dairemizin kararında, karar tarihi olarak 30/09/2026 tarihi yazılacak ise de, bu tarih dosyanın karara bağlanmasının müzakere edildiği ve UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihtir. Yani bu tarih itibariyle henüz yazılan bir karar olmadığı için infazı da mümkün değildir.

Kararın infazının talep edilebilmesi ise ancak gerekçeli kararın Dairemizin başkan ve üyeleri ile zabıt katibi tarafından UYAP sistemi üzerinden "e-imza" ile onaylanarak, davanın tarafları ve ilk derece mahkemesi tarafından görülebildiği yani karar içeriğine vakıf olunduğu tarih itibariyle mümkündür.

Bu nedenle İİK'nın 261/1.maddesinde yer alan "...ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde..." ibaresindeki "kararın verildiği tarihin", UYAP sistemi üzerinden onaylanarak, infazının talep edilmesinin mümkün olduğu tarih olarak yorumlanması ve 10 günlük sürenin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği Dairemizce kabul edilmiştir. Zira aksinin kabulü halinde yani dosyanın karara bağlanmasının müzakere edildiği ve UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihin "kararın verildiği tarih" olarak kabulü halinde ihtiyati haciz isteyen taraf, henüz yazılmayan bir karardan haberdar olamayacağı için infazını da talep edemeyecektir.

Dairemizin kabul ettiği görüş yukarıda açıklandığı gibi karar numarasının alındığı tarih olmayıp kararın UYAP sistemi üzerinden verildiği tarih olmakla birlikte, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 23/06/2022 tarihli 2021/3272 E. 2022/2356 K. sayılı kararı ile; "...İİK'nın 261/1. maddesi uyarınca; alacaklının ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinde kararın infazını istemeye mecbur olduğu, aksi halde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağı, ihtiyati haciz kararının günlük takip edilmesi mümkün olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararlarında, ihtiyati haczin infazının istenmesine ilişkin sürenin kararın tebliğ tarihinden itibaren başlatılması gerektiği..." yönünde verilen kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 10/05/2023 tarihli 2022/10553 E. 2023/3259 K. sayılı ilamı ile onanmış olması da infazın istenmesi tarihi açısından UYAP sistemi üzerinden karar numarasının alındığı tarihin esas alınmaması gerektiği yönündeki Dairemiz görüşünü desteklemektedir.

Açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ihlalli geçiş tutarı olan 844.790,00 TL'nin % 15'i oranında teminat karşılığında ihtiyati haciz isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İİK'nın 261/1. maddesi gereğince kararın verildiği tarihin, Dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarih olarak kabulüne ve 10 gün içinde talep edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/543 E. sayılı ve 29/06/2026 tarihli ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca KALDIRILMASINA ve YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,

2-İhtiyati haciz talep eden davacı şirketin İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN İİK'nın 257. maddesi uyarınca KISMEN KABULÜ ile 844.790,00 TL'nin % 15'i oranında hesap edilen 126.718,50 TL teminat tutarı, ihtiyati haciz talep eden tarafından nakit olarak yatırıldığında yada kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, 844.790,00 TL alacakla sınırlı olmak kaydıyla davalı şirkete ait taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, fazlaya ilişkin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE,

3-İİK'nın 261/1. maddesi gereğince, Dairemizin gerekçeli kararının UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile onaylandığı tarihten itibaren 10 gün içinde infazının talep edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkacağının BİLİNMESİNE,

4-Kararın tebliği ve teminat alınmasına ilişkin işlemlerin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine ve kararın ilgili icra dairesince infazının sağlanmasına,

5-Davacı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf başvurma harcı ve 732,00 TL istinaf karar harcının ayrı ayrı Hazine'ye gelir kaydına,

6-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin, İlk Derece Mahkemesince esasa ilişkin verilecek kararda dikkate alınmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f bendi gereğince kesin olmak üzere oyçokluğu ile karar verildi.30/09/2026

KARŞI OY YAZISI

Davalıya ait araçlarda HGS/OGS bakiyesi olup olmadığı, ihlalli geçişlerin yapılıp yapılmadığı, tahsilat yapılıp yapılmadığı, tahsilat yapılmamış ise sebebi, sonradan yükleme yapılmış ise 15 gün içinde tahsil edilip edilmediği, tahsil edilmemiş ise sebebi ve davacının varsa alacak miktarı yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenebileceğinden, sunulan kayıtların bu aşamada alacağın varlığını ve muaccel hale geldiğini yaklaşık ispat için yeterli olmaması nedeniyle İİK'nın 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz şartları oluşmadığından, sayın çoğunluğun bu konuya ilişkin görüşüne katılmamaktayım.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1155, K. 2026/1201, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1155-e-2026-1201-k-a33a3131960c