Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1117 E. 2026/957 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1117
- Karar No
- 2026/957
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/1117 - Karar No:2026/957
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1117 KARAR NO : 2026/957
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2024 NUMARASI : 2022/333 E-2024/551 K
DAVACI : ... VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 18/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/09/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Taraflar arasında evcil büyükbaş, küçükbaş ve at gibi hayvanlarda kullanılmak üzere GPS takip cihazı konsept tasarım işi için anlaşma yapıldığını, anlaşmanın seri üretim aşamasını kapsamadığını, ürünün tasarım süreci sonunda seri üretim aşamasında tarafların ayrıca anlaşma yapılacağı konusunda mutabık kaldıklarını, cihaz tasarımının sözleşme gereği müvekkili tarafından yapılarak davalıya teslim edildiğini, yazılım için gerekli aksamın da yazılım firmasına iletildiğini, davalının anlaşma gereği 30.000,00 TL'nı müvekkiline ödediğini, ancak davalı tarafından Kadıköy 32. Noterliğinin 24.11.2021 tarih, 33297 yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek ödenen 30.000,00 TL bedelin iadesinin talep edildiğini ve müvekkili aleyhine Ankara 15. İcra Dairesi'nin 2022/2164 sayılı takibinin başlatıldığını, ödeme emri müvekkil şirketin UETS hesabına gönderildiğinden itiraz süresinin sehven kaçırıldığını, müvekkilinin sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini belirterek Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2164 sayılı dosyası kapsamında, İcra İflas Kanunun 72/3 maddesi uyarınca yatırılacak teminat karşılığında icra müdürlüğü veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesine, davanın kabulü ile icra takip dosyasına konu 30.000.00 TL. tutarın iadesi talebi bakımından müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine en az %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili: Müvekkili şirketin, evcil, küçük ve büyük baş hayvanlar için geliştirmek üzere davacı şirket ile anlaşarak, bir donanım yapılmasını ve bu donanım içerisine bir yazılım gömülmesine istinaden GPS ile çalışan takip cihazı prototipi hazırlanmasını talep ettiğini, söz konusu talep, FSEK'te tanımlanmış olan eserler kapsamında olup, yazılım da ilim ve edebiyat eserleri arasında her biçim altında ifade edilen bilgisayar programlarını da kapsamına aldığından işbu davanın Ticaret Mahkemelerinde değil, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemelerinde açılması gerektiğinden davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinin müvekkiline tebliğ edildiğini, icra takibindeki iki ayrı vekili olup tebligatın asıla değil vekile yapılması gerektiğini, 7155 sayılı Kanunun 20. maddesi ile TTK'nın 5/A maddesi gereğince menfi tespit davalarının da arabuluculuğa tabi olduğuna karar verilmiş ise de işbu dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmamış olmasının davanın usulden reddini gerektirdiğini, söz konusu cihazın üretilmesi ve geliştirilmesi için gerekli sarf malzeme ve her türlü maliyetin karşılanmasını müvekkili şirket üstlenmiş olup, bu anlaşma karşılığında ilgili şirkete ayrıca toplam 30.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkil şirketin sipariş etmiş olduğu sim kartları içeren, tasma şeklindeki tasarım yerine, 3D yazıcı ile hazırlanmış, tasarıma uymayan bir siyah kutu teslim edildiğini, dolayısıyla davacı şirketin sözleşme gereğince üzerine düşen yazılımı teslim etmemesinden dolayı yükümlülüğü de yerine getirmemesi sebebi ile müvekkili şirket fuar alanında satış yapamadığından hem beklediği kârı elde edememiş hem de fuar alanındaki stanttan söz konusu tasmanın yazılımı ve tasarımına ilişkin bütün yapmış olduğu masraflar sebebiyle ticari faaliyetinin de ciddi anlamda zarar gördüğünü, akabinde davacı şirket, 15.11.2021 tarihinde teslim etmemiş oldukları yazılımın değeri niteliğindeki almış oldukları ödeme karşılığı olan 30.000,00 TL tutarında fatura düzenlemiş, müvekkil şirketin ise bu faturaya itiraz ettikten sonra Ankara 15. İcra Müdürlüğünde ödemiş olduğu bedelin iadesi için icra takibi başlatmış olduğunu, davacı şirketin üstlenmiş olduğu yazılım için müvekkilin şirketin yurt dışından getirtmiş olduğu çipleri ve GPS takip cihazında ve bu takip cihazlarında kullanılmasını düşündüğü sim kartları içeren bir donanımı olmayan bir kutu teslim ettiğini, bu sebeple, yazılımı hazırlama ve süresinde teslim etme yükümlülüğünü böyle bir yazılımı hazırlamaması sebebi ile yerine getirmemiş olduğunu belirterek davanın usul ve esastan reddine ve davacı aleyhine en az %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: Davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin iadesi talepli icra takibi nedeni ile yüklenicinin borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, tarafların bildirdiği deliller toplanmış, Ankara 15. İcra Dairesi'nin 2022/2164 esas sayılı dosyası, ihtarnameler, CoZOne ve ODTÜ Teknokent cevabi yazıları, taraflar arasındaki yazışmalar, röportaj kayıtlarının dosya arasına alındığı, bilişim uzmanı ve nitelikli hesap bilirkişisinden 23/10/2023 tarihli raporun alındığı, taraf tanıklarının dinlenildiği, taraflar arasında sözlü bir tasarım/eser sözleşmesi yapıldığı, davalı iş sahibi tarafından 30.000,00 TL iş bedelinin ödendiği, seri üretim bedelini kapsamadığı hususlarının uyuşmazlık konusu olmadığı, uyuşmazlığın davacının edimlerinin niteliği, edimlerini süresinde yerine getirip getirmediği, davalı iş sahibinin iş bedelinin iadesi talebi ile başlattığı icra takibinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplandığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığından, işin kapsamı ve bitim tarihi konusunda anlaşmazlık bulunduğu, davacı yan, dosyaya sunmuş oldukları siyah boş kutunun ve donanımdaki gömülü yazılımın tasarımının yapılması konusunda anlaşıldığını, davalı ise iş kapsamının; cihaz tasarımı, donanımı, bu donanımın içerisinde bir elektronik kart barındıracağı, elektronik karta sim kart takmak suretiyle merkezi yazılım ile veri akışının yapılacağı, bu elektronik kartın GPS coğrafi konum özelliği ile uyumlu olması gerektiği, bu kartın bir işletim sistemi barındırması gerektiği, bu işletim sisteminin de yapılacak ya da yapılması planlanan merkezi yazılım ile haberleşmesi gerektiği, zaman zaman bu elektronik kart gps konumunu, takılı olan canlının vücut ısısı gibi bilgileri merkezi yazılıma iletmesi gerektiği, merkezi yazılımın zaman zaman bu karta sinyal ve veri göndermek suretiyle bazı bilgileri alabileceği şekilde düzenlenmesini içerdiğini iddia ettiği, her iki tarafın da kayıtlı olduğu whatsapp grubuna ilişkin konuşma dokümanlarının taraflarca dosyaya sunulduğu, taraf tanıklarının dinlendiği, bilirkişi heyetinin, iddia edilen tüm işlerin yapılmasının (tasarım, donanım, sim kart, gps, veri alma – verme, sinyal vs. tüm tasarım – donanım – yazılım işlerinin) sözleşme bedeli olan 30.000,00 TL gözetildiğinde mümkün olmadığını, sadece tasarımı kapsadığının değerlendirilmesi halinde, işin yapıldığının kabulü ile bedelin iadesine hükmolunamayacağına dair değerlendirmede bulunduğu, davacı tanığı ve şirket yetkilisi ... tarafından davalıya gönderilen 04/10/2021 tarihli mail içeriğinde, yapılacak işin fonksiyonel özellikleri; GPS ile konum takibi yapabilme, GPRS ile online kontrol ve takip özelliği, güneş altında 12 saatte şarj olabilme, güneş olmayan ortamda 7 gün çalışabilme (sürekli olarak 10 dakikada bir kez konum isteği oluştuğu ve enerji tasarrufu modunda çalıştırıldığı takdirde), farklı güç modlarında çalışabilme ve bu modların online olarak seçilebilmesi, batarya şarj yüzdesini anlık olarak gösterebilme, batarya ömrü 5 yıl, sıcaklık ölçme ve raporlama olarak belirlendiği, sunulan kutunun, bilirkişi raporu da gözetildiğinde işin yalnız tasarım kısmının tamamlandığını ispat ettiğinin sabit olduğu, davacı tanıkları, gömülü donanımın da davacı şirket tarafından yapılarak tamamlandığını beyan ettikleri, tanık beyanları ile davacı tarafça dayanılan mail içeriği gözetildiğinde, bilirkişinin sözleşme bedelinin yalnız tasarım kısmını kapsadığına ilişkin belirlemesine katılmanın mümkün olmadığı, taraflar arasındaki yazışmalardan ve bilirkişi tarafından belirlendiği üzere donanım yazılımının tamamlandığı ve davalıya teslim edildiğine ilişkin bir ifadenin yer almadığı, prototipin geliştirilmeye devam ettiği belirtilmekle ve gömülü donanımın tamamlandığına ilişkin dosya kapsamına ispata elverişli delil de sunulmadığından, bilirkişi raporundaki belirleme gereği işin %50'sinin tamamlandığı, ancak bu hali ile ürünün kullanılamayacağı kanaatine varıldığı, bu durumda davalının sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talebinin yerinde olduğu ve davacının icra takibine vaki itirazının yerinde olmadığı değerlendirilerek davanın reddine, davacının talebi üzerine İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca tedbir konulmuş olması gözetilerek davacı aleyhine alacağın %20'si oranında icra tazminatına hükmedilmesine karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine ve davacı aleyhine asıl alacağın%20'si oranında hesaplanan 6.000,00TL icra tazminatına karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının usul, esas ve hukuka aykırı olduğunu, taraflarca evcil, büyükbaş, küçükbaş ve at gibi hayvanlarda kullanılmak üzere, GPS takip cihazının konsept tasarım işlerinin yapılması amacıyla karşılıklı olarak anlaşma yapılmış olsa da asıl burada müvekkilinin amacının seri üretim yapılmak amacıyla çıkarılan ürünün ortaya çıkartılarak öncelikle toplumun ve ülkenin ihtiyaçlarının karşılanması ve devamında da ihracat yapılarak hak edilen ekonomik kazancın sağlanabilmesi ve ülkeye döviz girdisinin sağlanmasının amaçlandığını, davalı şirketçe müvekkiliyle hiçbir yazılı sözleşmeye yanaşılmadığını, oyalandığını, ortaklığın resmi adı ve yükümlülüklerinin konulmadığını ve müvekkilinin zamanı, emeği, gayretlerinin harcandığını, müvekkilinin başlangıçtaki durumda davalı şirketle donanım kısmı müvekkili şirkete Server (Yazılım ve network) kısımlarının ise davalı şirkete ait olacak şekilde anlaştığını, 07.05.2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu ile bilirkişi heyetinin sanki işin tamamı müvekkili tarafından yapılacakmış gibi hatalı değerlendirmeye gittiklerini, bunun sonucunda mahkemenin bu hususu dikkate almadan bilirkişi kurulu ek raporuna da aykırı olarak aleyhe hüküm vermesinin usule ve esasa aykırı olduğunu, halbuki projede eksik olan tarafın davalı şirketçe tamamlanmayan kısımlar olduğunu, prototip ürünün tam olarak çalışmamasının nedeninin davalı şirketçe üstlenilmesi gereken kısımların yerine getirilmemesi olduğunu, hiç bir mühendisin 30.000,00 TL gibi komik bir bedelle karşı tarafın istekleri gibi bir ürünün tasarımı işine girmeyeceğini, buradaki asıl ortak gayenin seri üretim ile hak edilen ticari kazancın sağlanması olduğunu, fakat davalı şirketin tüm vaatlerine karşılık müvekkili şirketçe üstün gayret ve uğraşlar sonucu 6 aylık emek verildiğini ve ciddi anlamda yol alındığını ve müvekkilince üzerine düşenin fazlasıyla yapıldığını, mesajlardan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin üzerine düşen donanım kısmını tam olarak yerine getirdiği, prototip ürünlerin davalı şirkete ulaştığı, test ederek seri üretim planlaması yapıldığının açıkça anlaşıldığını, müvekkili üzerine düşen kısımları yerine getirmemiş olsa ürünün daha hafif olması istenilmeyecek ve seri üretim planlanması yapılmayacağını, ayrıca dosyaya sunulan WhatsApp mesajlarında da görüleceği üzere donanım için kullanılacak anakart, sim kartı vb ürünlerin müvekkili şirkete teslim edildiğinin anlaşılacağını, durum böyleyken yapılan prototipten işten kar amacı gütmeyen müvekkili şirketin, seri üretim yoluyla kar elde etme amacıyla hareket ettiğini, bu düşünceyle hareket ederken 6 ay emek verdiği ve donanımsal malzemelerinin eline ulaştığı bir ürünü boş yollamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, burada asıl dikkat edilmesi gereken hususun dava dilekçesi ekinde de sundukları mesajlarda ürünün donanımsal özellikleri ile ilgili yapım bilgilerini ayrıntılı biçimde müvekkili şirket tarafından paylaşılması şirketin şefaflığını iş için karşılıklı güvene saygı duyarak hareket ettiğini göstereceğini, ancak davalı taraf için aynısının düşünülmeyeceğini, prototipin yapılması için de tüm donanımsal ve yazılımsal bilgilerinin elinde olmasından ve mühendis ekiplerinin olmasından dolayı ürünü kendileri üretebilecekleri düşüncesiyle müvekkilinin emeği hiçe sayılarak bertaraf edilmek istenildiğini, müvekkiline ödedikleri 30.000,00 TL olan ücreti dahi almaya çalışıp bu şekilde haksız icra takibi başlatıldığını, ayrıca davalı şirketin Kadıköy 32. Noterliğinin 24.11.2021 tarih, 33297 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile anlaşma konusu takip cihazının teslim edilmediği, ürün hazır olmayacak ise 21.10.2021 tarihinde İstanbul'da gerçekleşecek teknoloji ile ilgili fuara katılınmayacağı bildirilmesine rağmen ürünün teslim edilmediği, bu nedenle fuar katılım ücretleri, stand ücretleri ve lojistik masraflarının davalı şirket üzerinde kaldığı, fuar kapsamında yapılacak Ulusal TV kanallarının çekim tekliflerinin reddedilmek zorunda kalındığı, birçok Ulusal Kanal ile röportaj yapılarak ana haber kuşağında yayınlanabilecekken davalı şirketin mağdur edildiğinin iddia edildiğini, yine aynı ihtarname ile davalı şirkete hiçbir teknik çalışma elektronik devre teslim edilmediği halde, teslim edilmeyen ürüne ilişkin fatura düzenlendiğinin beyan edildiğini, bu nedenle ödemesi yapılan 30.000,00 TL tutarın iadesinin talep edildiğini, ellerine bahse konu ürün geçmediğinden ötürü Ulusal TV kanallarının çekim tekliflerini reddettiklerini ve reklam yapamadıklarını iddia eden davalı şirketin gitmiş olduğu fuarda çekim gerçekleştiğini ve reklam yaparak geniş kitlelere ulaşma hedefi doğrultusunda hareket edilebildiğini, gönderilen ihtarnameden de anlaşıldığı üzere davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini, yapılan işlerin dahi yapılmadığını göstermeye çalıştığını, davalı şirketin 30.000,00 TL'yi geri istemesinin ürünü kendileri üretebilecekleri düşüncesi değilse dahi fuarda ürünün bekledikleri talebi görmemiş olması olduğunu, dosyanın tüm içeriği ve müvekkili şirketin mühendislerinin emeklerinin rayiç değeri incelendiğinde bu bedelin çok daha üstünde olacağı ve davalı şirketin bedelin iadesine yönelik isteminin yersiz olduğunun da tespit olunabileceğini, müvekkil şirketin üzerine düşen işleri yerine getirdiğini, davalı şirketçe üzerine düşen işlerin yerine getirilmekten kaçınıldığını, defaatle ürünün yazılımsal kısmının bitmesi gerektiği, donanımsal kısımla hızlı bir biçimde entegre olması için uyarılar yapıldığını, buna rağmen davalı şirketçe yazılımsal kısmın yapılmasından kaçınıldığını, müvekkili şirketin ürettiği tasmaların sadece donanım ve tasarım kısmını üstlenmesi dikkate alınmadan ekstra yazılım kısmının da müvekkiline ait olduğu düşüncesiyle alınan bilirkişi raporunda buna rağmen işin %50’ sinin bittiğinin takdir edildiğini, yapılan inceleme sonucu verilen raporda mahkemenin ya davayı tam kabulü ya da kısmen kabulü gerekirken davayı reddetmesinin usule ve esasa aykırı olduğunu, ayrıca davalıya karşı sigortasız işçi çalıştırılmasından dolayı hizmet tespit davası ve işçilik alacakları yönünden dava haklarını saklı tuttuklarını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne ve en az %20 oranında davalı aleyhinde kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine ve davacı aleyhine asıl alacağın%20'si oranında hesaplanan 6.000,00TL icra tazminatına dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraf iddia, beyan ve delilleri, dosyaya sunulan e-mail yazışmaları, ihtarnamelerle evcil hayvanlarda kullanılmak üzere GPS takip cihazının üretilmesine ilişkin sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu anlaşılmakta olup, sözleşmenin kapsamı ve iş bedeli hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunduğu görülmüş, davalı tarafça davacıya 30.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafça da tasarım işi belirtilmek suretiyle bu bedel için fatura düzenlendiği hususunda ise bir uyuşmazlığın bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemesince yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ve ek raporunda dış donanım kalıbı ve tasarımı yapılmış olduğu, cihaz üzerinde logo ve isim gibi yerleştirmelerin bulunduğu, elektronik kart ile alakalı bazı kod denemelerinin yapılmış olduğu, içinde sim kart takılacak ve chip barındıran bir elektronik kartın bulunmadığı, ek raporun 6.sayfasının son paragrafında projenin tasarım, donanım, yazılım işlemlerinin tamamını kapsadığının kabulü halinde işin %50'sinin bitirilmiş olduğu, bu haliyle kullanılabilir bir ürün olmadığını, eksik ve hatalı olduğunun değerlendirileceği belirtilmekle birlikte, sonuç kısmına ilişkin son sayfasında yapılan cihaz tasarımı ve görseller ile davalının işin yapıldığı kadarıyla fuarda görsel üzerinden anlatım ve reklam yapılması sebebiyle fayda sağladığı ve cihaz görsel tasarımını kullanmaya devam etmesi halinde sağlayabileceği, kullanabileceği ve işin bitirildiği kadarıyla hak edilen bedelin %50 civarında olacağı, sözleşme bedelinin 30.000,00 TL olarak kabul edilmesi durumunda, sözleşmenin tüm tasarım, donanım, yazılım işlemini kapsadığının kabulü halinde %50'si yapıldığından 15.000,00 TL, sözleşmenin sadece tasarımı kapsadığının kabul edilmesi halinde ve mahkemece bu bedelin donanım ve yazılım işlemi kapsamayacağı takdir edildiğinde davanın kabulü gerekeceği yönünde alternatifli görüş beyan edildiği görülmüştür. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından yapılan işin davalı tarafça kullanılabilir, faydalı imalat niteliğinde olup olmadığı yönünde çelişkili ifadeler bulunduğu gibi davacının yapmış olduğu imalatın bedelinin tespitine yönelik de herhangi bir belirlemenin bulunmadığı, ödenmiş olan 30.000,00 TL'nin sözleşmenin tüm bedeli olup olmadığı noktasında mahkemenin takdirinde olduğu yorumuyla seçenekli düzenlendiği görülmüştür. Yargıtay yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere sözlü eser sözleşmelerinde sözleşmenin içeriği ve bedel ihtilaflı ise mahkemece sözleşmenin kapsamı ve bedeli yönünden deliller toplanarak davalının ödediği bedelin iadesini istemekle sözleşmeden döndüğü de dikkate alınarak sözleşmenin yüklenicisinin yaptığını ispatladığı imalatlar belirlenmek suretiyle tekniğine uygun olup olmadığı, iş sahibinin yararına olacak şekilde faydalı imalat bulunup bulunmadığı da incelenip değerlendirilerek, faydalı imalatın bulunduğunun tespiti halinde imalatın yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçleriyle bedelinin belirlenmesi, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken bu ilkeleri kapsar nitelikte olmayan, kesin tespit ve bulguları içermeyen ve kendi içerisinde çelişki içeren rapora dayalı hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/07/2024 gün ve 2022/333 E-2024/551 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 18/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır