Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1122 E. 2026/1148 K.

Konu: Genel Kurul Kararının İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1122
Karar No
2026/1148
Karar Tarihi
Konu
Genel Kurul Kararının İptali

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1122 Esas 2026/1148 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1122 KARAR NO : 2026/1148

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 11/03/2026 NUMARASI : 2026/433 Esas (Ara Karar)

TALEP : İhtiyati tedbir TALEP TARİHİ : 22/05/2026 KARAR TARİHİ : 16/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2026

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara kararına karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirketin sermayesinin %2,04'ünü temsil eden ve toplam itibari değeri 3.092.407 TL olan paya doğrudan sahip olduğunu, davalı şirketin 31/03/2026 tarihli olağan genel kurul toplantısına ilişkin çağrının, davalı şirket yönetim kurulunun 17/02/2026 tarih ve 2026/003 sayılı kararı uyarınca 13/03/2026 tarih ve 11542 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 400. sayfasında ilan edildiğini, çağrıda sekiz maddelik gündem bildirildiğini, söz konusu sekiz maddenin hiçbirinin yönetim kurulu üyelerine ödenen ücret veya huzur hakkı tutarlarının belirlenmesine ya da artırılmasına ilişkin olmadığını, çağrıdaki sekizinci gündem maddesinin yalnızca “Dilek ve temenniler, kapanış” başlığını taşıdığını, 31/03/2026 tarihli olağan genel kurul toplantısının sekizinci gündem maddesi altında dilek ve temenniler bölümünde, “yönetim kurulu üyelerine 2025 Aralık ayında yapılan ücret ve huzur hakkı ödeme tutarlarının yüzde otuz oranında artırılmasına” karar verildiğini, kararın, müvekkilinin red oyuna karşılık davalı şirketin diğer pay sahiplerinin oylarıyla oy çokluğu ile alındığını, gündeme bağlılık ilkesinin ihlal edildiğini belirterek 31/03/2026 tarihli olağan genel kurul toplantısının sekizinci gündem maddesi olan Dilek ve Temenniler bölümünde, yönetim kurulu üyelerine 2025 Aralık ayında yapılan ücret ve huzur hakkı ödeme tutarlarının yüzde otuz oranında artırılmasına ilişkin alınan kararın TTK m.449. HMK 389 ve 392/1 uyarınca teminat alınmaksızın davanın sonuna yürütülmesinin durdurulmasına kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı şirket temsilcileri adına sunulan 18/06/2026 tarihli beyan dilekçesinde, 31/03/2026 tarihli olağan genel kurul toplantısının sekizinci gündem maddesi altında alınan huzur hakkı ve ücret alacak ödemelerin hangi miktarlarda olduğunun bilinmediğinin iddia edildiğini, bu durumun dahi davacının iddia ettiği telafisi güç bir zararın varlığını ortaya koymadığını, uyuşmazlığın esasını çözecek şekilde tedbir kararı verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, dosya içeriğine göre haklılık durumu bu aşamada değerlendirilemediğinden yürütmenin geri bırakılması talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 31/03/2026 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemde yer almamasın rağmen yönetim kurulu üyelerinin 2025 Aralık ayında yapılan ücret ve huzur hakkı ödeme tutarlarının %30 oranında arttırılmasına karar verildiğini, somut olayda yaklaşık ispatın mevcut olduğunu, mahkemece yeterli inceleme yapılmadan yürütmenin durdurulmasına yönelik taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep;HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun Kararın Yürütülmesinin Geri Bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilecektir. HMK'nun 389/1. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/2. maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Öte yandan kanun koyucu TTK'nun 449. maddesi ile şirketler hukukunda genel kurul kararlarına karşı ayrı bir prosedür öngörmekle tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilirken şirketler hukukunun kendisine özgü yapısının gözetilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Somut olayda, dosya kapsamı itibariyle HMK 390. maddesi gereğince davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin kabulünü gerektirir mahiyette yaklaşık ispat koşuluna uygun belge ve delil sunulmadığı gerekçeleriyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olmakla ilk derece mahkemesinin davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi gerekçesi gözetildiğinde ara karar usul ve yasaya uygundur. Tüm bu nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan harç peşin olarak yatırıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından karşı taraf davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi.16/09/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1122, K. 2026/1148, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1122-e-2026-1148-k-9818b4ae27b0