Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1072 E. 2026/978 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1072
Karar No
2026/978
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1072 Esas 2026/978 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1072 KARAR NO : 2026/978

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

DOSYAYI DAİREMİZE GÖNDEREN MAHKEME :ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI : 2026/499 Esas 2026/423 Karar ( 24/06/2026 tarihli)

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 14/03/2023 NUMARASI : 2021/518 Esas 2023/32 Karar DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/10/2020 KARAR TARİHİ : 14/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin, 19/12/2025 tarih 2024/666 Esas 2025/1802 Karar sayılı ilamına istinaden dosyanın görevli mahkeme olarak belirlenerek gönderildiği Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından, 24/06/2026 tarih 2026/499-423 E., K. sayılı ile ilam ile yeniden Dairemize gönderilen dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta tarafından kasko sigortası ile sigorta edilmiş olan ... plakalı aracı, kendi iş yerinde yıkamak için teslim aldığını, yıkama sırasında park manevrası yapılırken aracın duvara çarparak hasarlandığını, aracın o tarihteki sahibi olan dava dışı ...'ın durumdan haberdar olduğunu, trafik kazası tespit tutanağı tutulduğunu, hasarın davalıya ihbar edildiğini, davalı tarafından atanan eksperin 31.712,29-TL hasar tespiti yaparak araca ağır hasar işlemi yapmak istemesi üzerine rücu davası ile karşılaşmamak amacıyla davaya konu aracı sahibi olan dava dışı ...'dan 71.000,00-TL bedelle satın aldığını, dava dışı ...'ın ise kasko tazminatı talebinden feragat ettiğini, buna rağmen davalının ağır hasar kaydını tramer'e işlettiğinin anlaşıldığını, ancak araçta ağır hasar olmadığını, araçtaki hasarın 9.521,57-TL olduğunu, davalı tarafın Tramere haksız ağır hasar kaydı bildirimi nedeniyle aracı, 40.000,00 TL'ye satmak zorunda kalarak zarara uğradığını iddia ederek davalının haksız eylemi ile sebep olduğu zarar nedeniyle belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00-TL'nin davalıdan işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; görev ve yetki itirazı bulunduğunu, davacı asilin aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacının, sigorta poliçesinin tarafı olmadığını, araçta meydana gelen değer kaybı ve zararın davacının kendi kusuru ve özensizliğinden kaynaklandığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2026 tarih 2026/499-423 E., K. sayılı kararıyla; 02/10/2020 tarihinde davanın açılarak Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/538 Esas, 2020/420 Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verildiği, karara karşı Mahkemece de 2021/89 Esas, 2021/142 Karar sayılı ilamı ile karşı görevsizlik kararı verilerek kesinleşmesi üzerine, yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın gönderildiği Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi'nin 2021/693 Esas 2021/689 Karar sayılı ilamı ile; "Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi"'nin yargı yeri olarak belirlendiği, bu karar üzerine Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/518 Esas 2023/32 Karar sayılı ilamı ile yargılama yaparak verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 19/12/2025 tarih 2024/666 Esas 2025/1802 Karar sayılı ilamı ile görevli mahkemenin, Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna dair hüküm kurulduğu, 6100 sayılı Kanun'un 23/2. maddesinde; "Bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar." hükümlerine göre verilen ikinci yargı yeri belirlenmesi kararının maddi hatadan kaynaklandığı değerlendirilmekle dosya kapsamında yeniden inceleme yapılması için dosyanın, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle; "dava dosyasında karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verilmiştir. Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14/03/2023 tarih, 2021/518 Esas 2023/32 Karar sayılı kararı ile; davacının, kaza tarihi olan 30/05/2019 tarihinde davaya konu ... plakalı aracın ruhsat sahibi olmadığı, dava dışı ... ile davalı sigorta şirketi arasında 14/12/2018-2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigorta poliçesi düzenlendiği, davacının, davalı şirket tarafından tanzim edilen ... numaralı sigorta poliçesinin tarafı olmadığı, davalı şirket ile davacı asil arasında tanzim edilmiş bir sigorta sözleşmesi bulunmadığı, davacı ve davalı şirket ile imzalanan sözleşmenin tarafı olan ... arasında alacağın temlikine ilişkin bir sözleşmenin de düzenlenmediği, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetleri bulunmadığı gerekçeleriyle; " davanın aktif ve pasif husumet yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/1-d maddesi gereğince usulden reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; eldeki davanın, sigorta şirketi tarafından hasar ödemesi yapılmadığı ve aslında ağır hasar olmadığı halde çok yüksek hasar kaydının tramer kayıtlarına işlenmesi nedeniyle zarara uğradığından açıldığını, mahkemece hatalı değerlendirme ile davanın reddedildiğini, davalının haksız eylemi nedeniyle zarara uğradığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dairemizin, 19/12/2025 tarih 2024/666 Esas 2025/1802 Karar sayılı ilamında; "....davacı tarafça davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanmış olan araçta trafik kazası sonrası oluşan hasar miktarının Tramer kayıtlarında olduğundan fazla gösterilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine yönelik işbu dava açılmış olup uyuşmazlık bu hali ile 6102 sayılı TTK'da düzenlenen sigortacılık işlemi niteliğindedir ve TTK'nın 4. maddesi gereğince mutlak ticari dava olduğundan Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesince açılan davada asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğundan bahisle usulden reddine karar vermesi gerekirken davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar vermesi yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf talebinin kamu düzenine aykırılık hususu yönünden kabulü ile HMK'nun 353(1)-a.3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, HMK'nun 353(1)-a.3 maddesinin hükmü özel düzenleme içerdiğinden HMK'nun 360. maddesinin atfı ile HMK'nun 20. maddesinin hükmü uygulanmaksızın ve talebe bağlı olmaksızın dosyanın görevli Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine," ilişkin karar verildiği görülmüştür. Dairemiz kaldırma ilamı uyarınca, dosyanın gönderildiği Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 24/06/2026 tarih 2026/499-423 E., K. sayılı ilamıyla; 02/10/2020 tarihinde davanın açılarak Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/538 Esas, 2020/420 Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verildiği, karara karşı Mahkemece de 2021/89 Esas, 2021/142 Karar sayılı ilamı ile karşı görevsizlik kararı verilerek kesinleşmesi üzerine, yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın gönderildiği Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi'nin 2021/693 Esas 2021/689 Karar sayılı ilamı ile; "Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi"'nin yargı yeri olarak belirlendiği, bu karar üzerine Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/518 Esas 2023/32 Karar sayılı ilamı ile yargılama yaparak verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 19/12/2025 tarih 2024/666 Esas 2025/1802 Karar sayılı ilamı ile görevli mahkemenin, Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna dair hüküm kurulduğu, 6100 sayılı Kanun'un 23/2. maddesinde; "Bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar." hükümlerine göre verilen ikinci yargı yeri belirlenmesi kararının maddi hatadan kaynaklandığı değerlendirilmekle dosya kapsamında yeniden inceleme yapılması için dosyanın, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle; "dava dosyasında karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verildiği anlaşılmaktadır. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, bu kez 24/06/2026 tarih 2026/499-423 E., K. sayılı ilamı ile gönderilen dosya kapsamının, Dairemizce, işbu 2026/1072 Esas sırasında kaydı sonrası yeniden yapılan incelemesinde; 02/10/2020 tarihinde işbu davanın açıldığı Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, 2020/538 Esas 2020/420 Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verildiği, bu kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/89 Esas, 2021/142 Karar sayılı ilamı ile karşı görevsizlik kararı verilerek bu kararın da kesinleşmesi üzerine, yargı yerinin belirlenmesi amacıyla dosyanın gönderildiği Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi'nin 2021/693 Esas, 2021/689 Karar sayılı ilamı ile; "Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi"'nin yargı yeri olarak belirlendiği, mercii tayinine ilişkin kesin karar üzerine, Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/518 Esas 2023/32 Karar sayılı ilamı ile yargılama yapılarak "davanın tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetleri bulunmadığı gerekçesiyle usulden reddine" yönelik verilen kararının, davacı yanca istinaf edilmesi üzerine dosyanın Dairemize gönderildiği, Dairemizin, 19/12/2025 tarih, 2024/666 Esas 2025/1802 Karar sayılı ilamı ile sehven bu hususun dikkatten kaçırılarak yukarıda yazılı olduğu üzere Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14/03/2023 tarih 2021/518 Esas 2023/32 Karar sayılı ilamının, mahkemenin görevli olmadığından bahisle HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek dosyanın görevli ve yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine tevzii edilmesine ilişkin karar verildiği anlaşılmakta olup Dairemizce merci tayinine ilişkin bağlayıcı karar dikkate alınmadan sehven verildiği anlaşılan Dairemizin, 19/12/2025 tarih 2024/666 Esas 2025/1802 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve istinaf incelemesi yapılmıştır. Dairemizin, sehven verildiği anlaşılan 19/12/2025 tarih 2024/666 Esas 2025/1802 Karar sayılı kararının kaldırılması sonrası işbu istinaf incelemesine konu Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14/03/2023 tarih 2021/518 Esas 2023/32 Karar sayılı ilamının yapılan incelemesinde; Davacı yan, davalı sigorta tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan ... plakalı ve öncesinde sigortalı dava dışı ...'a ait olan aracın, tarafına ait oto yıkama işyerinde yıkama işlemleri sırasında manevra yapılırken hasara uğraması nedeniyle araç maliki tarafından kazanın sigortaya ihbar edildiğini, gelen sigorta eksperi tarafından yapılan incelemelerde ağır hasar tespit edildiğinin anlaşılması üzerine sigorta tarafından açılabilecek herhangi bir rücu davasına muhatap olmamak amacıyla araç maliki ile anlaşmak suretiyle hasarlı aracı 71.000,00 TL'ye sigortalı dava dışı ...'dan satın aldığını, sigortalının bu nedenle hasar tazminat talebinde vazgeçtiğini, aracın onarımını kendisinin yaptırdığını, eksper tarafından yapılan incelemede 9.521,57-TL hasar hesaplanmış ise de kendisinin, 3.250,00 TL onarım masrafı ödeyerek aracı tamir ettirdiğini, aracın bu haliyle 70.000,00 TL - 79.000,00 TL piyasa rayici bulunduğunu, ancak aracı satmak istediğinde davalı sigorta tarafından tramer kayıtlarına ağır hasar kaydı işlendiğinin anlaşılması nedeniyle alıcı bulamadığını, satın aldığı ve tamir ettirdiği bu aracın, satın alma bedeli 71.000,00 TL + onarım masrafı 3.250,00 TL = 74.250,00 TL olması dikkate alındığında; normal hasar kaydıyla 65.000,00 TL - 70.000,00 TL rayice satabilecekken alıcı çıkmadığından en son 40.000,00 TL'ye satmak zorunda kaldığını ve alım satım farkından davalının kusuruyla zarara uğradığını, uğradığı zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu ileri sürerek haksız fiile dayalı tazminat talebinde bulunmaktadır. Mahkemece, davacının, kaza tarihi olan 30/05/2019 tarihinde davaya konu ... plakalı aracın ruhsat sahibi olmadığı, dava dışı ... ile davalı sigorta şirketi arasında 14/12/2018-2019 tarihleri arasında geçerli sigorta poliçesi düzenlendiği, davacının, davalı şirket tarafından tanzim edilen ... numaralı sigorta poliçesinin tarafı olmadığı, davacı ile, davalı şirketin akidi olan ... arasında alacağın temlikine ilişkin bir sözleşmenin de bulunmadığı, bu durumda tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetleri bulunmadığı gerekçesiyle; davanın aktif ve pasif husumet yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/1-d maddesi gereğince usulden reddine ilişkin karar verildiği anlaşılmakta ise de; somut dosya kapsamında toplanan delillerden, dava dilekçesindeki olayların anlatımı ile davacının talebi ve iddiasının ileri sürülüş şekline göre davacı yanca, davalı sigortadan kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan bir tazminat talebinde bulunulmadığı, davacının, hasarlı halde satın aldığı sigortalısı ... olan dava konusu aracı tamir ettirerek satmak istediği sırada davalı sigorta şirketi tarafından 30/05/2019 tarihli kaza ile ilgili haksız ve gerçeğe aykırı şekilde ağır hasara ilişkin tramer kaydı oluşturulması nedeniyle; davacının, noter satışı ile satın aldığı dava konusu aracın 3. kişiye satışında zarara uğradığı iddiasına dayalı olarak haksız fiil hükümleri uyarınca davalı yandan tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca hukuki tavsif ve nitelendirme mahkemeye ait olmakla mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda işin esasına girilmesi suretiyle taraf delilleri de toplanarak gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılıp hasıl olacak sonucuna göre davacının talebi yönünden bir karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı olduğu üzere davanın aktif ve pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine yönelik karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halinde duruşma yapılmadan karar verileceği, düzenlemeleri yer almaktadır. Tüm bu açıklanan nedenlerle; Dairemizin 19/12/2025 tarih 2024/666 Esas 2025/1802 Karar sayılı kararında maddi hata yapıldığı göz önünde bulundurularak Dairemiz kararının kaldırılmasına ilişkin öncelikle ara karar verilmesi, ara kararın kaldırılması sonrası yapılan istinaf incelemesi sonucuna göre Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/518-2023/32 E.,K. sayılı kararına yönelik davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Dairemizin, 19/12/2025 tarih, 2024/666 Esas 2025/1802 Karar sayılı ilamında maddi hata yapması göz önünde bulundurularak Dairemizin 19/12/2025 tarih, 2024/666 Esas 2025/1802 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, B) 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14/03/2023 tarihli 2021/518 Esas 2023/32 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 4-İstinaf incelemesine konu dosyayı Dairemize gönderen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesine bilgi verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/07/2026

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1072, K. 2026/978, T. 14.03.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1072-e-2026-978-k-c4a3b10c539f