Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1037 E. 2026/1326 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1037
- Karar No
- 2026/1326
- Karar Tarihi
2T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1037
KARAR NO : 2026/1326
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/03/2026
NUMARASI : 2025/241 Esas - 2026/295 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/07/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; Davacının ticari alışveriş içinde bulunduğu davalı şirketten olan cari hesap alacağı için müteaddit kereler sözlü ödeme talebinde bulunduğu, ödeme yapılmayınca da alacağın tahsili için İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça bu takibe itiraz edildiği ve takibin durduğu, davacının davalı şirket ile olan anlaşması gereği üzerine düşeni yerine getirmesine rağmen davalı şirketin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği, müvekkilin davalı şirketten 75.000 -TL alacaklı olduğu, bu hususun müvekkile ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde sübuta ereceği, İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli aleyhine takibin devamına, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğu reddedilmesi gerektiği, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığı, bu konuda herhangi bir kayıt veya belge mevcut olmadığı, taraflar arasında daha önce ticari ilişki kapsamında bir çek verildiği, bu çekin bedeli davacı tarafından tahsil edildiği, tahsilatın yapıldığına dair makbuzun davalı tarafa iletildiği, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı, davacının iddiasının cari alacağa değil, tahsil edilmiş bir çeke dayandığı, ayrıca tahsilat makbuzunda çek numarasının açıkça yazılı olduğu, bu nedenlerle davacının iddialarının haksız olduğu ve davanın reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; Davacı vekili tarafından beyan dilekçesi ekinde sunulan yazışmalarda; 22 Şubat 2024 ile 29 Ağustos 2024 tarihleri arasında ... (...) ile ... (... ...) arasında yazışmaların içeriği, 30.06.2024 keşide tarihli 75.000 TL tutarındaki çekin iadesi ve sonrasında yapılan ödeme talebiyle ilgili olduğu yazışmaların bütününden, iade edilen 75.000- TL tutarındaki çekin ödenmemesi üzerine uzun süre boyunca ödeme talep edildiği, davalı taraf yetkilisinin ise sürekli olarak “haber vereceğim” veya “... bey ile görüştüm” gibi erteleyici yanıtlar verdiği, ancak ödemeyi gerçekleştirmediği, davacı şirket tarafından düzenlenen 09.07.2024 tarihli iade çek çıkış bordrosu ile 30.06.2024 keşide tarihli, 75.000- TL tutarındaki çekin ... tarafından “Elden teslim aldım” ibaresiyle teslim alındığı, 2024 yılına ilişkin BA-BS formlarında davalı adına 8 adet belge karşılığı KDV hariç 52.252,43 -TL satım bilgisinin, aynı şekilde ise karşıt alış olarak davalının 8 adet belge karşılığı KDV hariç 52.252,43- TL alım bilgisinin yer aldığı, çekin davalı tarafa iade edildiği, mesajlarda bu hususun davacı tarafından açık biçimde dile getirildiği, davalı tarafça yapılan yazışmalarda ise çekin iade edilmediğine veya tahsil edildiğine ilişkin herhangi bir beyan,belge bulunmadığı, bankaya yazılan yazıya verilen cevapta çekin ödenmediğinin bildirildiği anlaşılmakla davacının icra takibine konu ettiği alacağın davalıdan tahsil şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davalının itirazının 75.000-TL üzerinden iptaline, alacağın %20 si oranda icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı şirket temsilcisi; Her ne kadar davacı taraf alacağın cari hesaba dayalı bir alacaktan kaynaklı olduğunu belirtmiş ise de davaya cevap dilekçesinde belirttiği gibi temel alacak ilişkisi çeke dayalı olup sözkonusu çek bedeli de davacı tarafa ödendiği için buna dair dosyaya tahsilat makbuzu ibraz edildiği, tahsilat makbuzu içeriğinde çek numarasınında yazılı olduğunu cari hesap ilişkilerinde eğer bir alacağın varlığı ileri sürülüyorsa borçlunun temerrüte düşürülmesi açısından borçluya ihtar edilmesi gerektiğini, temerrüte ilişkin bir işlem ifası olmadığı için cari alacak konusu da bilirkişi incelemesine tabi tutulamayacağını, HMK nın 202 maddesi uyarınca çekin yazılı delil başlangıç sayılarak tanık delili sunulması için davalı tarafa ihtarat yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava 75.000-TL açık hesap alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı borcu tahsilat makbuzunu sunduğu bir adet çek ile ödeme yaptığını savunmuştur. TTK nın 90-c maddesi uyarınca cari hesaba alınan senedin kaydı ancak bedelinin alınmış olması şartıyla yapılmış sayılır. Davalı çekin ödendiğini ileri sürmekte ise de ... TAŞ tarafından dosyaya gönderilen 11.02.2026 tarihli cevabi yazıda çekin ödenmediği, iptal statüsünde olduğu açıkça bildirilmiştir. Davacı tarafta çekin davalıya iade edildiğine ilişkin çek iade teslim bordrosunu sunmuştur. Bu halde çek bedelinin ödenmediği sabit olduğundan davalı şirket temsilcisinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı şirket temsilcisinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 5.123,25-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.280,81-TL harcın mahsubu ile kalan 3.842,44-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 45-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/07/2026