Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1 E. 2026/76 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1
Karar No
2026/76
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 41. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1 - 2026/76 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 41. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1 KARAR NO : 2026/76 (İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/01/2024 NUMARASI : 2022/385 E. - 2024/41 K. DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1 - VEKİLİ : Av. DAVALI : 2 - VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/01/2024 tarih ve 2022/385 E. - 2024/41 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2020/153608 sayılı "..." ibareli markanın 19, 35, 36, 37 ve 42. sınıflarda adına tescili başvurusuna yönelik müvekkilinin itirazlarının, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davalının başvurusu ile müvekkiline ait "... ibareli marka arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin tescilsiz kullanıma dayalı hak sahipliğinin olduğunu ve davalı başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-11877 sayılı kararının iptalini ve tescil edilmiş olması halinde diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin "... ..." ibareli 14 adet tescilli markasının mevcut olup seri marka yaratmak amacıyla hareket ettiğini, bir bütün teşkil eden davaya konu markanın bölünerek "..." ibaresi üzerinden bir benzerlik kurulamayacağını ve daha önceden tescilli "... ... " ibareli markanın tertip düzeninde değişiklik yapılmak suretiyle oluşturulan davaya konu marka başvurusunun kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, kullanımı ispat amacıyla ibraz edilen vd tarih kaydı bulunan evraklarda "... İnşaat", "... Mobilya", "... ... A.Ş.", "..." gibi kullanımların söz konusu olduğu, davacının bu kullanımların geniş çerçevede "inşaat yapımı", "kara araçlarının satışı ve bakımı" ve "gayrimenkul kiralama hizmetleri" sektörlerinde gerçekleştiği, sunulan faturaların bir kısmında davacının ticaret ünvanının doğrudan yer aldığı, anılan ticaret unvanını içeren "..." şeklindeki kullanımın markasal bir algı oluşturduğu, bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere, dava konusu marka kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet gösterilen ve bilirkişi raporunda kırmızı ve mavi ile renklendirilen mal ve hizmetlerin, aynı, aynı tür veya benzer olduğu, markanın solunda beyaz zemin üzerine, sağ çizgisi kesik olarak kompoze edilen altıgen ve içinde küp şeklinden oluşan şekil unsuru ile sağında büyük harflerle ve aynı puntoyla yazılmış "... ... İnş" ibaresinden oluşan davaya konu markada yer alan "İnş" ibaresinin inşaat sektöründe yaygın kullanımının bulunduğu, "..." ibaresinin ise, bir coğrafi ad olarak algılanma ihtimalinin yüksek olduğu, bu itibarla markanın esaslı unsurunun yahut en azından esaslı unsurlarından birisinin "..." ibaresinden oluştuğu, davacının itiraza dayanak markalarının "..." ibaresi ve bunun yanında "...", "...", "..." gibi herkesin kullanımına açık ve herhangi bir ayırt ediciliği bulunmayan ek ibareler içerdiği, dolayısı ile taraf markalarının esaslı unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, markalar arasındaki bu ortaklığın ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimaline neden olduğu, davalı şirketin müktesep hak iddiasına mesnet 2007/57724 sayılı "... ... ..." ibaresinden oluşan markanın 19, 35, 36, 37, 42. sınıflarda 03/11/2008 tarihinde tescil edildiği, ancak davalı şirketin bu markasını tescilli olduğu mal ve hizmetler bakımından fiili olarak kullandığını ispatlayamadığı, ayrıca dava konusu markada yer alan "..." ibaresinin yazım ve tertip tarzı itibariyle davalı şirketçe müktesep hak iddiasına dayanak yapılan 2007/57724 sayılı markadan ziyade, davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalara yakınlaşacak mahiyette olduğu, nitekim eldeki uyuşmazlığa emsal olabilecek Ankara BAM 20.Hukuk Dairesi'nin 25/03/2022 tarih 2020/1119 E 2022/414 K sayılı kararında da aynı hususun vurgulandığı, bu nedenle davalı şirketin 2007/57724 sayılı markasından kaynaklı olarak müktesep hakkının bulunduğundan söz edilemeyeceği, öte yandan davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediği gerekçesi ile davanın kabulüne 2022-M-11877 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ...vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararındaki gerekçenin aksine, davaya konu 2007/57724 sayılı "... ... inş" ibareli marka ile itiraz gerekçesi markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1.maddesi anlamında ilişkilendirme/ karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 1992 yılında kurulan ve odağında inşaat faaliyetinin yer aldığı ... şirketlerini çatı şirketini oluşturan müvekkilinin, 30 yılı aşan faaliyet süresi içinde bu unvanı ile tanınmakta olup "..." ibareli çok sayıda markasının bulunduğunu, davaya konu markanın da bu kapsamda olduğunu, markanın asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğunu, bu ibarenin bölünmesi suretiyle bir benzerlik incelemesi yapılamayacağını, müvekkilinin markasının, itiraza dayanak markalardan görsel olarak farklı bir tertip tarzının bulunduğunu, davacının markasında kırmızı font ile yazılmış "" harfi ve bunun içerisine "" harfi mevcut iken, müvekkilinin markasında bir apartmanı andıran beyaz dikdörtgen prizma ve onun etrafını çevreleyen bordo renkli "" harfine benzetilen ve alt kısmı "..." ile desteklenmiş bir şekil unsurunun bulunduğunu, bu itibarla markaların tertip tarzının farklı olup bu hali ile markalar arasında ilişki kurulamayacağını ve her iki markanın hitap ettiği tüketici kesinin ortalamanın üstü bir dikkat ve özen seviyesine sahip olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE: Dava,marka hakkında kurum kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibaresinden oluşan davaya konu markanın ile davacının "..." ibaresinden oluşan markaları ile anlamsal, görsel ve sescil olarak bıraktığı umumi intiba itibariyle bağlantı kurulabilecek derecede benzer bulunduğu, davaya konu markadaki coğrafi yer adı bildiren "..." ibaresi ile inşaat sektörünün kısaltması olan "İnş" ibaresinin markaları birbirinden ayırt etmeye yeterli olmadığı ve başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin de davacı markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle benzer bulunduğu, dolayısı ile SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda gerçekleştiği anlaşılmakla, davalı şirket vekili ile davalı ...vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1, K. 2026/76, T. 16.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1-e-2026-76-k-e6bacf47a340