Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/937 E. 2026/1539 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/937
Karar No
2026/1539
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/937 KARAR NO : 2026/1539

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/03/2024 NUMARASI : 2021/933 E. 2024/222 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ : 08.10.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 08.10.2026

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.03.2024 tarih 2021/933 E. 2024/222 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye.... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde sigortalı dava dışı ....A.Ş'nin Ankara'nın Kazan ilçesinde bulunan dağıtım ve depolama merkezindeki soğuk tesiste, soğuk hava deposu içerisinde bulunan davalının imal ettiği ve bakımını üstlendiği 3 evaporatör ünitesinden ortadaki evaporatör ünitesinde yangın meydana geldiğini, akabinde dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın hasara sebebiyet veren davalıdan rücuen tahsili amacıyla arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, dava dışı sigortalı .... A.Ş.'nin müvekkili şirket nezdinde 254545207 poliçe no ile 31.03.2020 - 31.03.2021 tarihleri arasında "Endüstriyel Paket Yangın Poliçesi" ile sigortalı olduğunu, sigorta poliçesinin koasürans poliçe olarak düzenlenmiş olup sigorta şirketlerinin gerçekleşen rizikodan sorumluluk oranlarının.... A.Ş. % 35, .... A.Ş. % 25, ... A.Ş. % 20, ... A.Ş. % 10, ... A.Ş. % 10 şeklinde olduğunu, ... Mah. .. Blok No:.. Kazan/Ankara adresinde yer alan müvekkili şirketin sigortalısı .... A.Ş. 'ye ait depoda 22.06.2020 tarihinde çıkan yangın neticesinde depoda yer alan emtiaların zarar gördüğünü, 22.06.2020 tarihinde meydana gelen yangın olayı sonrası müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalı iş yerinde meydana gelen hasarın bağımsız ve tarafsız eksperler aracılığıyla 137.600,40 EURO olarak tespit edildiğini ve müvekkili şirket tarafından gerçekleşen rizikodan sorumlu olduğu %35 oranına karşılık gelen 48.160,14-EURO ödemenin 03.08.2021 tarihinde yapıldığını, ekspertiz raporlarının kesin delil olmamakla birlikte hukuki niteliği hususunda Danıştay 8. Dairesi’nin 2011/2237 Esas ve 2011/2623 Karar sayılı 11.05.2011 tarihli kararıyla, eksper raporlarının tarafsız ve bağımsız biçimde tesis edildiğini, hukuken geçerli belge niteliğini haiz olduğunu ve yargılamada hükme esas alınabilecek kuvvetli delil niteliğinde olduğunu, dosyaya sunulan yetkili itfaiye memurlarınca düzenlenmiş yangın raporu, uzman raporu ve eksper raporu incelendiğinde dava konusu yangının davalı tarafından imal edilen, montajı ve bakımı yapılan soğuk hava depolarından kaynaklandığının tespit edildiğinin görüleceğini, makina mühendisi bilirkişi tarafından alınan uzman raporunda yangının kök sebebinin 38,3 KVA güç kapasiteli .... marka-model soğutucu grubuna ait ana elektrik hattı ile tali aksam bağlantılarının usulüne uygun yapılmaması ya da bu noktadaki gevşekliğin kontrol edilmemesi olacağının bahse konu aksamların periyodik kontrol ve bakımları ile sorumlu olanın .... AŞ'nin hasardan sorumlu olacağının sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği, bağımsız ve tarafsız eksper raporunda ise hasarın meydana geliş biçiminin "18C donuk oda giriş kapısı yönünden sol koridorda cephe duvarının yaklaşık orta alanında tavan seviyesine yakın konumundaki .... soğutma imali evaporatör kaynaklı olarak meydana geldiğinin evaporatör, arka kısmında enerji besleme girişinin olduğu kısımda ağır yanma izleri olduğu, yanan parçaların aşağı düşmesiyle bu kısımdaki 6 kat raf sırası üzerinde istifli olan donmuş ekmek emtiasının ağır derecede yanmış olduğu, yanma etkisiyle çelik raf sistemi, envaporatör ünitesi ve üç adet soğuk kapı perdesinin yanma, ısı ile deforma olma ve islenme suretiyle hasar gördüğü tespit edilmiştir." şeklinde ifade edildiğini, yine yetkili itfaiye memurlarınca düzenlenen yangın raporunda yangının oluş şekli ve çıkış sebebinin soğuk hava deposunda tavan bloklarında bulunan soğutucu evaporatör soğutma sisteminin tavan arasından gelen elektrik kablolarıyla soğutma sisteminin elektrik kablolarının birleştiği yerde bilinmeyen bir nedenle şase yaptığının çıkan kıvılcımların elektrik kablolarını erittiği, oradan da raflarda bulunan kağıt kutuları tutuşturarak yaktığının, yangının da bu şekilde çıktığı kanaatinin bildirildiğini, yetkili memurların görevlerinin içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgelerin maddi vakıa bakımından kesin delil teşkil ettiğini, Mahkemeye sundukları raporlarda dava dışı sigortalının dağıtım ve depolama merkezindeki yangının çıkış sebebinin davalının üretmiş, tesis etmiş, bakım ve onarımını üstlenmiş olduğu evaporatörden kaynaklandığının sabit olduğunu, bu nedenle sözleşmeden kaynaklanan bakım ve onarım yükümlülüğünün yerine getirilmemesi yahut söz konusu ürünün ayıplı imal edilmesi nedenleriyle söz konusu hasarlardan tam ve asli kusurlu olduklarını, dava konusu hasarın meydana gelmesinden 9 gün önce 11.06.2020 tarihinde davalı çalışanları tarafından bakım amacıyla dava dışı sigortalı iş yerine gidildiğini ve bakımların /kontrollerin yapıldığının bildirildiğini, buna rağmen kısa süre sonra olayın meydana gelmiş olmasının davalının işini gereği gibi yapmadığının açık göstergesi olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin poliçe ilişkisi kapsamında hasar bedelini ödeyerek TTK 1472. ve devamı maddeleri uyarınca sigortalısı yerine geçtiğini ve haklarına halef olduğunu, bu doğrultuda müvekkili şirketin dava dışı sigortalının hasarını hissesi oranında gidermiş olduğundan sigortalısına ödediği tazminat bedeli olan 48.160,14-EURO 'yu rücuen tazmin etme hakkına sahip olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davranarak söz konusu hasarın oluşumuna sebebiyet verdiğini, dava dışı sigortalıya ait deponun 2011 yılında faaliyete geçtiğini, söz konusu depolama merkezinin tüm soğuk oda panelleri ve soğutma ekipmanlarının taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince .... A.Ş. tarafından tesis edilmiş olup bakımlarının da yine davalı tarafından yapıldığını, davaya konu hasarın meydana gelmesine sebebiyet veren aksamların periyodik olarak kontrol ve bakımları ile sorumlu olan davalının, bu sorumluluğunu yerine getirmemesi neticesinde meydana gelen zarara ilişkin 48.160,14 Euro tutarındaki tazminat ödemesinin 03.08.2021 tarihinde yapıldığını ve müvekkili sigorta şirketi sigortalının haklarına halef olmuşsa da meydana gelen hasara ilişkin faiz hesaplanmasında dikkate alınacak tarihin TTK md.10'da belirtilen ihtar tarihi olduğunu, davalı tarafa ait borcun sözleşme ilişkisinin ihlali neticesinde gerçekleşmiş olduğundan belirli bir vadesinin bulunmadığını, bu sebeple faiz başlangıç tarihinin davalının temerrüde düşürüldüğü tarih olduğunu, davalının ise 01.12.2021 tarihinde yapılan arabuluculuk başvurusu ile temerrüde düşürüldüğünü, açıklanan nedenlerle faiz başlangıç tarihinin arabuluculuk başvuru tarihi olacağını bildirerek davalarının kabulü ile dava dışı sigortalıya ödenen 48.160,14-EURO 'nun 01.12.2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun m.4/a daki faizi ile tahsiline ve müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davacının TTK madde 1301 gereği sigortalının yerine halef olabilmesi için sigortalının rizikonun gerçekleşmesine sebebiyet vermemesi gerektiğini, iş bu davaya konu yangının çıkmasına ve büyümesine ihmali sebebiyle dava dışı sigortalı sebebiyet verdiğinden davacı sigortalının halefi olamayacağını, davaya konu yangın nedeniyle müvekkili şirkete kusur izafe edilemeyeceğini, davacı tarafça dosyaya sunulan raporların gerçeğe aykırı olduğunu, makine mühendisi tarafından düzenlenen 09.07.2020 tarihli raporun somut gerçekle bağdaşmadığını, raporda yangının.....marka ... model soğutucuda meydana geldiğinin belirtildiğini, halbuki yangının.... marka 3 farklı cihazdan oluşan .... model grupta meydana geldiğini, yangının rapordan farklı olan.... model soğutucuda değil ... model soğutucuda meydana geldiğini, rapor içeriğindeki fotoğrafların yangın sırasında derhal olay yerine giden servis ekibince yapılan tespit, dava dışı sigortalı şirket ile müvekkili şirketin teknik ekibiyle yapılan görüşme ve elektronik postalarla sabit olduğunu, yangının rapordan farklı olarak ... model soğutucuda değil ... model soğutucuda meydana geldiğini, rapor içeriğindeki fotoğraflar, yangın sırasında derhal olay yerine giden servis ekibince yapılan tespit, dava dışı sigortalı şirket ile müvekkili şirket teknik ekibiyle yapılan görüşme ve elektronik postalarla sabit olduğunu, .... model soğutucuda 4 fanın olduğunu, raporda yangının çıktığı belirtilen .... model soğutucuda ise 5 fan bulunduğunu, .... model cihazın 2019 yılında sigortalı şirkete satılmış olup gerçekte yangının meydana geldiği ... model soğutucunun satışının 2011 yılında yapıldığını, yangının garanti kapsamında olmayan soğutucuda çıkmış olmasına rağmen yeni model soğutucuda çıkmış gibi rapor düzenlendiğini, bilirkişi raporunda yangının kablo yanığından kaynaklandığının belirtildiğini, kablo yanığından kaynaklanan yangınlarda rezistansın zarar görmesinin gerektiğini, somut olayda rezistansta hasar meydana gelmediğini, anılan nedenle ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, garanti kapsamında olmayan sigortalının müvekkilinden 9 yıl 4 ay önce aldığı makinede çıkan yangından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, raporların teknik yönden de yetersiz olduğunu, zayi olduğu iddia edilen malların gıda maddesi olduğunu, 14.10.2020 tarihli ekspertiz raporunda zayi olduğu belirtilen malların son kullanma tarihlerinin belirtilmediğini, malların yangının çıktığı tarihte tüketilebilir nitelikte olup olmadığı, diğer bir ifade ile maddi değeri olup olmadığının belli olmadığını, yangın esnasında malların yangın esnasında malların alev almadığını, yangının -18 derecede bulunan soğuk hava deposunda çıkması nedeniyle büyük kısmında is meydana geldiğini, depoda bulunan 14 sayfa dökümü yapılan malın tamamının bu çapta bir olay nedeniyle kullanılamaz hale gelmesinin mümkün olmadığını, hasarın fahiş hesaplandığını, 14.10.2020 tarihli ekspertiz raporunda belirtilen "...soğuk ve donuk odalarda suyun donması nedeniyle sprinkler sistemi olmadığına" ilişkin tespit raporun yetersizliğini, bilgi eksikliğini ortaya koyduğunu, zira hava sıcaklığının düşük olduğu ortamlarda kuru borulu sistemin kurularak yangın anında müdahale edildiğini, raporun eksik bilgiye dayalı olduğuna ilişkin diğer tespitin ise "soğuk kısımlarda kamera lensinin buğulanması nedeniyle kamera kurulamamasına" ilişkin olduğunu, dış mekan kameralarının çok düşük sıcaklıklarda dahi kayıt yapabildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla illiyet bağının kesildiğini, yangının meydana gelmesinde sigortalının ihmalinin bulunduğunu, davaya konu yangının saat 06.30 civarında meydana geldiğini, duman nedeniyle müvekkili şirketin durumdan haberdar edildiğini, teknik servis ....'nin yangının çıktığı depoya 07.00- 07.30 civarında vardığını, yangın çıktıktan sonra 1 saat geçmesine rağmen saat 07.30 da halen daha itfaiyenin sigortalı tarafından çağrılmadığını, itfaiyenin olaya müdahale ettiğinde yangın çıkalı 3 saatten fazla süre geçtiğini, bu süreçte sigortalı tarafından zararı önleyici, yangını söndürmeye yönelik bir müdahalede bulunulamadığını, yangının basit bir müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğunu, çünkü yangın nedeniyle alevlerin meydana gelmediğini kabloda erime meydana geldiğini, cihazın sigortası atılı haldeyken yangının çıkmasının mümkün olmadığını, teknik servis olaya müdahale ettiğinde soğutucu cihazın sigortasının atık olduğunun tespit edildiğini, sigortanın atık olması halinde sistemin kendini kapattığını, yangının çıkmasının ancak sigortanın atmasına rağmen yeniden kaldırılması halinde mümkün olduğunu, yangının çıkmasına sigortaya elle müdahale edilerek zorlanmasının neden olduğunu, zira cihazın sigortası atılı iken elektrik akımı durduğundan ısınma kaynaklı içten yanma meydana gelmesinin mümkün olmadığını, Elektrik İç Tesisat Yönetmeliği Madde 18 gereği yangının meydana geldiği yapıda kaçak akım rölesi bulunmasının zorunlu olduğunu, yönetmeliğe aykırı olarak tesiste kaçak akım rölesi bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla soğuk hava deposunun kurulumundan yıllar sonra çıkan yangından müvekkilinin sorumlu tutulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçede sigortalı ya da lehdar olmayan şirkete ödeme yapılması nedeniyle taraflarına iş bu rücu davasının açılmayacağını, davacı tarafça dosyaya sunulan poliçede riziko adresi olarak belirlenen adresin işbu davaya konu yangının çıktığı yerden farklı olduğunu, iş bu poliçe ile İstanbul'da bulunan adresteki malların poliçe kapsamında olduğunu, davacı tarafça dosyaya dava dilekçesi ekinde sunulan 25454507 nolu poliçede riziko adresinin ".... Mah. .... Cad. Dış Kapı No:... Sancaktepe İstanbul" gösterildiğini, oysa davaya konu yangının Ankara Kazan'da çıktığını, davacı tarafça dosyaya sunulan paket poliçenin ise zaman bakımından da işbu davaya konu riski kapsamadığını, poliçenin 31.03.2020 tarihinde sona erdiğini, davacının tazminat talebinin somut olayla çelişkili olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davacı sigorta şirketi tarafından Ankara Kazan ilçesinde bulunan dağıtım ve depolama merkezinin soğuk hava deposunda çıkan yangın nedeniyle dava dışı sigortalısına ödenen hasar bedeli 48.160,14 Euro'nun davalıdan tahsiline yönelik TTK 1472. Madde gereğince açılmış rücuen tazminat davası olduğu, davacı ile dava dışı sigortalı .... A.Ş. arasında düzenlenen Endüstriyel Paket Yangın Poliçesinin 31/03/2020-31/03/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlendiği, dava dışı şirketin deposunun -18 derecede bulunan soğutucu gruplarının aynı zamanda imalatçısı olan davalının söz konusu soğutucuların periyodik bakım, arıza ve onarımını da üstlendiği, Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği 18. Maddeye göre Yangın Koruma, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği 8. Maddesine göre aşırı akıma karşı önlemlerinin alınmadığı, ... cihazın panosuna kaçak akım rolesini monte edilmediği bu hususta işverenin uyarılmadığı, davaya kaynak yangının elektrik tesisatının ana bakım panosunda 300mA lık yangın kaçak rolesinin bulunmamasından kaynaklandığı, bu nedenle davalı tarafın yangının meydana gelmesinde etkisinin bulunduğu; davacı sigortalısı ... A.Ş.'nin yaklaşık 11 yıldır kiraladığı taşınmazın elektrik tesisatının ve elektrik ana dağıtım panosunda 3mA lık yangın kaçak akım rolesinin bulunmaması nedeniyle yangın olayının gerçekleşmesine neden olduğu, soğuk depo tesisi ilave etmesine rağmen Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre otomatik algılama sistemi kurulmasını sağlamadığı ve aşırı akıma karşı önlemler almadığı, kaçak akım rolesi monte etmediği ve edilmesini sağlamadığı, yangın algılama ve uyarı sistemi kurdurmadığı bu nedenle yangının meydana gelmesinde etkisinin bulunduğu hususunun bilirkişi raporu ili tespit edildiği nazara alındığında davalı ve dava dışı sigortalı şirketin kusur oranlarının % 50 oranında olduğu, davacının dava dışı sigortalısına ödediği dava konusu hasar bedelinin %50 si oranında davalı tarafa rücu hakkının bulunduğu sonucuna ulaşılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, kararın hatalı değerlendirmeler içerdiğini, kısmen red edilen kısmının kaldırılmasını ve davanın tam tutar üzerinden kabulü gerektiğini, davalının meydana gelen yangından sorumlu olduğu yerel dosya kapsamındaki mevcut tüm raporlar ile sabit hale geldiğini, davalı şirketin yangını önleyebilecek tedbirler konusunda dava dışı sigortalıya uyarmadığı, yangını önleyebilecek kaçak akım rölesini kullanmadığı ve basiretli bir tacir gibi davranmadığı da ilgili bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, dosya kapsamındaki somut delillere, alınan raporlara rağmen davalı ile dava dışı sigortalının eş değer kusurlu kabul edilmesinin mümkün olmadığını, kararda dava dışı sigortalıya yangın olayının, elektrik tesisatının ana dağıtım panosunda 300 mA’Iik yangın koruma kaçak akım rölesinin bulunmaması nedeniyle gerçekleştiği ve bu sebeple sigortalının da kusuru olduğu kanaatine varıldığı ancak dava dışı sigortalı yangının meydana geldiği taşınmazda kiracı konumunda olduğu, bu sebeple elektrik tesisatının yapımı ve işleyişinden yapı maliki sorumlu olup tesisatta bulunmayan kaçak akım rölesi nedeniyle sigortalıya kusur izafe edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, 27.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda da servis Formuna Yönetmelik gereği kaçak akım rölesi konulması gerektiğini yazarak İşvereni uyarmaması sebebiyle davalının yangının meydana gelmesinde etkili olduğunun belirtildiği, kaldı ki yangının önlenmesi amacıyla konulacak kaçak akım rölesinin davalıya ait evaporatörün panosuna da koyulabileceği ancak somut olayda cihazda kaçak akım rölesinin olmadığının görüldüğünü, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava dışı sigortalıya ancak müterafik kusur verilebileceğini, kararda sigortalıya davalı ile eş değer kusurlu gibi %50 kusur izafe edilmiş olmasının kesinlikle kabul edilemez olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili, davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, davacının TTK madde 1301 gereği sigortalının yerine halef olabilmesi için sigortalının rizikonun gerçekleşmesine sebebiyet vermemesi gerektiğini, işbu davaya konu yangının çıkmasına ve büyümesine ihmali sebebiyle dava dışı sigortalı sebebiyet verdiğinden davacı sigortalı aleyhine husumet itirazında bulunulduğunu, davacı tarafça delil listesinde dava konusu sigorta poliçesi sunulduğunu, davacı tarafın "Endüstriyel Paket Yangın Poliçesi" başlıklı 254545207 nolu poliçeye dayanarak işbu davayı açtığını dava dilekçesinde de açıkça belirttiğini, poliçe incelendiğinde riziko adresinin .... Mah. ....Cad. Kapı no:.... Sancaktepe İstanbul olduğu, dava konusu yangının ise dava dışı sigortalı ... A.Ş'nin Ankara'nın Kazan ilçesinde bulunan deposunda çıktığını, davacı tarafça riziko adresi İstanbul olan poliçeyle Ankara'da meydana gelen yangının zararının karşılandığını, davacının riziko adresi dışında başka bir şehirde meydana gelen zararı karşılamasını kabul etmediklerini, bilirkişi raporuna esas ekspertiz raporunun gerçeğe aykırı olduğunu, dava konusu edilen yangının 22.06.2020 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafça alınan ekspertiz raporundaki faturalar incelendiğinde yangından sonra alınan malların tazminat hesabına dahil edildiğinin anlaşıldığını, diğer bir ifade ile yangın sonrası alınan malların yangın nedeniyle zayi olmuş gibi ekspertiz raporu düzenlendiğini, karara esas bilirkişi raporundaki hesabın da bu ekspertiz raporuna dayandırıldığını, yangın anında henüz satın alınmamış, dava dışı sigortalıda bulunmayan mallar sanki yangında zayi olmuş gibi gerçek olmayan ekspertiz raporu düzenlendiği, davacı tarafça dosyaya sunulan ekspertiz raporunun gerçeği yansıtmadığı14.11 2022 tarihli mali müşavir bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, yangın sonrası alınan malların bedelinin sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödendiğini, sigorta sahteciliği niteliğindeki bu işlem ile gerçeğe aykırı düzenlenen ekspertiz raporu esas alınarak verilen kararın kaldırılması gerektiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan 14.10.2020 tarihli ekspertiz raporunda zayi olduğu belirtilen malların son kullanma tarihleri belirtilmemekle birlikte aynı ekspertiz raporundaki fotoğraflardan bazı gıda maddelerinin son tüketim tarihlerinin geçtiğinin anlaşıldığını, bilirkişi raporunda yangının.... model soğutucuda meydana geldiğinin tespit edildiği, davacının iddiasına göre ise dava dilekçesi ekinde delil olarak sunulan ekspertiz raporlarında yangının .... model soğutucuda çıktığı iddia edildiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere gerçekte yangının çıktığı ..... model soğutucunun garanti kapsamında olmadığını, gerçekte yangının çıktığı, mahkemece alınan bilirkişi raporuyla da tespit edilen .... model soğutucunun yangından 9 yıl 4 ay önce sigortalıya satıldığını, davacının gizli ayıp iddiası olmadığı, garanti kapsamında olmayan, sigortalının yangının çıkmasından 9 yıl 4 ay önce aldığı makinede çıkan yangından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, mahkeme gerekçesinde "... Soğutucu gruplarının periyodik bakımları,arıza ve onarımları davalı firma tarafından üstlenildiği anlaşılmaktadır." gerekçesiyle kendilerine kusur izafe edildiğini ancak yangın öncesi teknik servis hizmetinin kendilerince sağlanmadığını, servis hizmetinin dava dışı .... tarafından sağlandığını, davacı sigorta şirketi kaçak akım rölesi olmayan binayı sigorta ederek basiretli tacir olmanın zorunluluğunu yerine getirmediğini, davacı sigorta şirketinin basiretli tacir olup sigorta poliçesinin düzenlenmesinden önce üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, poliçe yaptırılmadan önce "elektrik tesisatı periyodik kontrolü raporu" alınması zorunlu olduğunu, sigortalının Ankara.....nde bulunan soğuk hava deposuna yasaya ve yönetmeliğe aykırı olarak kaçak akım rölesi bağlatmamasının da sorumluluğu müvekkili şirkete yüklendiğini, sigortalı kaçak akım rölesi bulunmayan taşınmazda kiracı olup gayrimenkulün malikiyle sigortalı - kiracının sorumluluğunda bulunan taşınmazın mütememim cüzi niteliğindeki kaçak akım rölesinin binada bulunmamasının sonuçlarının müvekkile yüklenmesini kabul etmediklerini, teknik olarak ise, dava konusu soğutucunun sigortasının periyodik olarak attığına ilişkin kendilerine bir şikayet gelmediğini, bu konuda cihazın sigortasının olaydan önce sürekli attığı ama servis talep edilmediği veya rapor edilmediğinin açık olduğunu, sorumluluğun sigortalıda olup dava konusu soğutucuda olağan dışı bir durum var ise kendilerine bilgi vermesi gerektiğini, kaldı ki sigortanın atmasına rağmen sigorta zorlanarak çalıştırma konusunda ısrar edilmemiş olsaydı, cihaz kendini korumaya aldığı için çalışmayacağını ve yangının çıkmayacağını, olaya asıl neden olan sigortanın her attığında periyodik olarak kaldırılıp cihazın çalışmaya zorlanması olduğunu, bunun bir kullanıcı hatası olduğu, çünkü her 4 saatte bir atan sigortanın defalarca kaldırılması eylemi ancak cihazın başında durulursa yapılabileceğinden bu durumun sigortanın kullanıcı tarafından defalarca kaldırıldığının ispatlar nitelikte olduğundan istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, yangın poliçesine dayalı olarak sigoralıya yapılan ödemenin rücu istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın...kısmen kabulüne. karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı ... A.Ş dava dilekçesiyle dava dışı sigortalı .... A.Ş'nin Ankara kazan ilçesinde bulunan dağıtım ve depolama merkezindeki soğuk hava deposunda meydana gelen yangında davalı .... Şirketi'nin imalatını ve bakımını üstlendiği üç ayrı evaporatör ünitesinden kaynaklandığı, sigortalının 31.03.2020-2021 dönemlerinde endüstriyel paket yangın poliçesi ile iş yerini sigortallattığı, sigortanın müşterek sigorta olarak yapıldığı 22.06.2020 tarihinde davalının servis ettiği evaporatörde yangın olayının meydana geldiği sigortalıya bağımsız eksper tarafından yapılan inceleme sonucunda 48.160,14 Euro ödemenin 03.08. 2021 tarihinde yapıldığını, bu nedenle rucu davası açtıklarını belirterek talepte bulunduğu, davalı tarafın ise gerek cevap gerekse davanın her aşamasında yangının meydana geldiği soğutucunun ... Model olduğunu bu makinenin garanti kapsamında bulunmadığını buna karşılık bilirkişilerin ve ekspertizleri in raporlarında ....modelinden yangın çıktığını belirttiği, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu iddia ettiği belirterek davanın reddini istediği belirlenmiştir . Dava konusu somut olaya ilişkin olarak gerek derdest davamıza konu .... A.Ş'nin ve gerekse müşterek sigorta yapan diğer sigortacıların açtığı aynı olaya ilişkin rücu davalarının bulunduğu ve bu dosyalara ilişkin bilirkişi raporlarının dosyayı ibraz edildiği ve mahkeme tarafından değerlendirildiği belirlenmiştir . Mahkemece yapılan incelemede alınan asıl ve ek bilirkişi raporunda davacı sigortacının sigortalısının ve davalı.... Şirketi 'nin müttefik kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Somut olaya ilişkin olarak kusur tespitinde sigortalının ve davalının teknik açıdan kusur sebepleri açıklanmıştır. (Sigortalı yönünden: taşınmazın elektrik tesisatının ve elektrik ana dağıtım panosunda 300 mA’lik yangın koruma kaçak akım rölesinin bulunmaması nedeniyle yangın olayının gerçekleşmesine neden olunduğu, soğuk depo tesisi ilave etmesine rağmen Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliği Ek 7’göre yapı yüksekliği 6.5m’nin üstünde olduğu için otomatik algılama sistemi kurulması mecburi olmasına rağmen kiraladığı depo için kurulmasını sağlamadığı ve/veya kurulmasını sağlatmadığı, soğuk depo ilave etmesine rağmen Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği Madde 18’e göre Yangın koruma, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği Madde 8’e göre Aşırı akıma karşı önlemler almadığı, kiraladığı depoya ait Ana Panosuna ve/veya Cihaz Panosuna kaçak akım rölesi( 300mA), vb. monte etmediği ve/veya monte edilmesini sağlamadığı, yangın algılama ve uyarı sistemi kurdurmadığı bu nedenle davacının sigortalısı dava dışı ..... A.Ş’nin de yangının meydana gelmesinde etkisinin olduğu ve davalı yönünden ise: -18 C bölümünde bulunan soğutucu gruplarının aynı zamanda imalatçısı olan davalı, söz konusu soğutucuların periyodik bakım, arıza ve onarımını da üstlendiği Elektrik İç tesisleri Yönetmeliği Madde 18’e göre Yangın koruma, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği Madde 8’e göre Aşırı akıma karşı önlemler almadığı,....Cihazın Panosuna kaçak akım rölesi(Yangın için 300mA), vb. monte etmediği, veya Servis Formuna Yönetmelik gereği konulması gerektiğini yazarak işvereni uyarmadığı, davalı .... . şirketinin meydana gelen yangında etkisinin olduğu belirtilmiştir) Mahkemece alınan bu raporlar değerlendirilmiş müttefik kusur yönünden takdiri olarak her iki tarafın da %50 kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiştir . Bu karara karşı davacı vekilinin istinaf talebinde müttefik kusur oranın %20'yi geçmemesi gerektiğini, ancak mahkemenin buna aykırı olarak %50 kusur oranını belirlediği belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. Mahkemece aynı olaya ilişkin olarak ....A.Ş nin Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinde 2022/820 Esas sayılı dosyasında kusura ilişkin olarak alınan ve teknik bilirkişilerin düzenlediği rapora göre her iki tarafın da kusur oranlarının %50 olarak belirlendiği gözetilerek (hukuk güvenliği ilkesi sarsılmaması için bu kusur oranının farklı davalarda farklı olarak uygulanmasının hukuka güven ilkesini de zedeleyeceği düşünülerek kabul edilip bu oran üzerinden karar verildiği belirlenmektedir) karar verilmiştir. Mütrafik kusur oranının belirlemek hakimin takdiriyle ve somut olayın özelliğine göre teknik bilirkişilerin de bu konudaki belirlemeleri dikkate alındığında %20 ile sınırlı olduğu konusunda herhangi bir düzenleme bulunmadığından ve teknik yönden de (Ankara Batı Asliye Ticaret mahkemesinde 2022/820 Esas sayılı dosya) bir belirleme yapıldığından usulüne uygun kabul edilmiştir. Davalı tarafın istinaf talebi incelendiğinde sigortada riziko adresinin istanbul olduğu ve zararın ankara'da meydana geldiği dolayısıyla ödemenin ex gratia ödeme olduğu iddiasında bulunmakla birlikte sigortanın paket sigorta poliçesi olduğu birden fazla riziko adresini kapsadığı tespit edilen bu yöndeki itirazın yerinde olmadığı anlaşılmıştır . Davanın diğer itirazı olan yangından sonra alınan malların tazminat hesabına dahil edildiği İtirazı ise dosyada mevcut eksper raporları bilirkişi raporlarıyla oluşan zararın belirlendiği tespit edildiğinden kabul edilmemiştir . Davalını İstinaf dilekçesinde yer alan .... model soğutucuda bilirkişi raporuna göre zararın meydana gelmesinde sebep olduğu, davacının ise.... modelden yangının çıktığını iddia ettiği dolayısıyla yangının hangi soğutucudan kaynaklandığının belli olmadığı ve teknik servis hizmetinin davalı tarafından sağlanmadığı iddia edilmiş ise de dosyadaki mevcut delillerden teknik servis olarak görev yapan .... nin Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/1029 Esas numarasındaki dosyadaki ifadesinde ..... Şirketi adına soğuk hava deposunda bakım işlemlerinin yaptığı yangın olduğu tarihte kendisinin olay yerine çağrıldığı ve bu hizmetin davalı adına yapıldığı belirlendiğinden bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı tespit edilmiştir. Davalının diğer istinaf talebi olan sigortalı basiretli tacir gibi davranmadığı üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği iddiası da yine müterafik kusur kavramı içerisinde değerlendirildiğinden yerinde görülmemiştir. Ayrıca sigorta şirketinin bu iş yerini sigorta yapmaması iddiası ise sigorta poliçesi niteliği ile bağdaşmadığından kabul edilmemiştir. Sonuç olarak her iki tarafın kusura ilişkin itirazlarının mahkeme tarafından değerlendirildiği, mahkemenin yapmış olduğu bilirkişi incelemesi neticesi aldığı raporlar değerlendirlerek kusur tespitinin yapıldığı ayrıca tarafların diğer itirazları da yerinde görülmediğinden kabul edilmemiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 22.776,56-TL'den peşin alınan 5.694,14-TL'nin mahsubu ile bakiye 17.082,42-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/937, K. 2026/1539, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-937-e-2026-1539-k-e1be71e650d7