İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/559 E. 2026/625 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/559
Karar No
2026/625
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/559 Esas KARAR NO : 2026/625

DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 20/09/2024 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili nezdinde ...ile sigortalı bulunan davalının ilgili olduğu... (plaka değişimi sonrası ...) plakalı araç sürücüsünün, yetersiz ehliyet/ehliyetsiz/ağır kusurlu olarak 28/01/2023 tarihinde trafik kazası meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, işbu bu olay sebebi ile müvekkili şirketin, poliçe teminatları kapsamında zarar gören dava dışı ... plakalı araç ilgilisine 31.000-TL değer kaybı tazminatı ödediğini, resmi makamlarca düzenlenen Trafik Kaza Tespit Tutanağı, fotoğraflar, mezkur olay nedeniyle hazırlanan Kesin Ekspertiz Raporu başta olmak üzere tüm deliller uyarınca, sigortalı davalı tarafın ilgili olduğu ... plakalı araç sürücüsünün yetersiz ehliyet/ehliyetsiz/ ağır kusurlu araç kullanması sebebiyle işbu olayın oluşumundan sorumlu ve ağır kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirketin Trafik Poliçesi Genel Şartları uyarınca, sigortalısı davalı tarafa rücu hakkı doğduğunun izahtan vareste olduğunu, huzurdaki dava açılmadan önce, işbu ödemeye binaen halefiyet temlik hükümlerine istinaden, davalı taraf aleyhine .... 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış ise de davalı/borçlu tarafından işbu takibe itiraz edilmesi üzerine, alacağın tahsili için hukuki uyuşmazlığın taraflarca müzakere edilmesi ve dava şartının yerine getirilmesi amacıyla ... Arabuluculuk Bürosunun ... numaralı dosyası ile arabuluculuk yoluna başvurulmuş olduğunu, ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamaması nedeniyle arabuluculuk son tutanağı ''anlaşamama'' olarak düzenlenmiş olduğunu, bu doğrultuda, taraflarınca davalı taraf aleyhine huzurdaki alacak davasını açma zarureti hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile öncelikle, işbu dilekçe ile kanaat getirecek deliller ibraz ettikleri kanaati ile müvekkili şirketin herhangi bir hak kaybına uğramaması adına davalı/borçlu adına kayıtlı kazanın oluşumuna sebebiyet veren ... plakalı araç kaydına teminatsız ihtiyati tedbir-ihtiyati haciz konulmasını, nihayetinde 31.000-TL hasar bedelinin ödeme tarihi olan 03/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının zorunlu arabuluculuk başvuru şartını yerine getirmediğini, davacının delilerinin HMK'nın 194.maddesine muhalif ve muğlak olduğunu, delillerini somutlaştırılması gerektiğini, somutlaştırma yapılmazsa davanın usulden reddi gerekmekte olduğunu, meydana gelen trafik kazası ile müvekkili şirketin hiçbir bağı olmadığını, dolayısıyla kaza ve sonucundan oluşan değer kaybı tazminatının şirketlerine yüklenemeyeceğinin açık olduğunu, bu bakımdan yasa ve / veya akde muhalif herhangi bir eylem ve tutumları bulunmadığı gibi bulunmasının da mümkün olmadığını, huzurdaki davanın sadece bu yönlerden dahi başkaca bir hususa bakılmaksızın müvekkili şirket bakımından doğrudan reddi gerektiğini, davacının taraflarına husumet yöneltmesinin mümkün olmadığını, asla kabul anlamına gelmemek üzere, usul ve esasa dair tüm itiraz, cevap ve beyanları saklı kalmak kaydıyla değer kaybı tazminatının ödenmesinin araçla hiçbir illiyet bağı kalmamış müvekkili şirketten beklenmesinin abesle iştigal olduğunu, herhangi bir kusurları bulunmadığını, taraflarınca yapılması gerekli her türlü işlemin yapıldığının mevcut durumda müvekkili şirketin atfı kabil bir kusuru bulunmadığı gibi sorumluluğun taraflarına tevcih edilmesinin de mümkün olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete husumet tevcih etme sebebini asla kabul anlamına gelmemekle birlikte araç devrinden itibaren 15 günlük süreyle eski araç sahibinin sigortasının devam ediyor oluşu olduğunu, ancak Anayasa Mahkemesinin ... Esas, ... Karar numaralı kararıyla bu durumun hukuka aykırı açık olduğunu, sonuç olarak ilgili trafik kazasında aracı kullananın dava dışı... olduğunu ve araç tescil edildikten 2 gün sonra yaşandığını, müvekkili şirketin hiçbir kusuru ve usul ve yasaya aykırı davranışı bulunmadığını, müvekkili şirketin ... ile tek bağının gerçekleştirilen araç satış işlemi olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; itiraz, cevap ve savunmalarının kabulünü, usule ilişkin cevap ve itirazlarının değerlendirilerek, esasa girilmeksizin huzurdaki davada zorunlu arabuluculuk yolu tüketilmediğinden dava şartı yokluğu ayrıca hukuki yarar yokluğu da dahil en geniş manada usulden reddini, usule dair sair tüm itirazlarının kabulünü, devamla ve her hal ve kârda haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddini, usule dair sair tüm itirazlarının da kabulünü, devamla her hal ve kârda haksız ve mesnetsiz açılan ispattan yoksun davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, 03.03.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketinin Trafik Sigortası kapsamında dava dışı 3. kişiye ödediği değer kaybı tazminatının sigortalısı olan davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir. ..., Kaza Tespit Tutanağı , kazaya karışan araçların tescil kayıtları, ... 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas, Ekspertiz Raporu, taraf delilleri celp edilip incelenmiştir. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, makine mühendisi bilirkişi ... ve sigorta konusunda uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan 03/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...-Motosiklet sürücüsü ...’ün 100% oranında TAM kusurlu olduğu, sürücü ...'un kusursuz olduğu, -Sürücü ...’ün olay tarihi itibariyle motosiklet kullanımına yeterli sürücü belgesi bulunmadığı, -Dosyaya mübrez SBM kayıtlarına göre olayda zarar gören aracın daha önce ... (Hasar Dosya: ...-... Sigorta) ve 08/08/2020 (Hasar Dosya: ...-... Sigorta) tarihlerinde 2(iki) ayrı hasar kaydı bulunduğu, ibraz edilmiş hasar fotoğraflarında da, hasarın olduğu bölgede macunlama işlemi ve boya kalkmalarının görüldüğü, bu durumun aracın daha önceki kazaları nedeniyle aynı bölgeden onarım görmüş olabileceğini işaret ettiği, bu bağlamda ilgili hasar dosyalarının dosyaya celbi sonrası davacı tarafın ödemede bulunduğu ve talep ettiği değer kaybı miktarı hususunda değerlendirme yapılabileceği, -Dava dışı sürücü/işleten malik...ehliyetsiz araç kullandığı değerlendirilecek olursa ; K.T.K. 84. Md. "Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti ve Asli Kusur Sayılan Haller" başlığı altında asli kusur kabul edilen durumları belirlemiştir. Buna göre: a)KTK’ nun 84. Md. ( j ) bendinde "manevraları düzenleyen genel şartlara uymama” , (asli kusur olarak gösterilmiştir. 36. Md. “Motorlu araçların, sürücü belgesi sahibi olmayan kişiler tarafından karayollarında sürülmesi ve sürülmesine izin verilmesi yasaktır.” denilmiştir. 28/06/2025 kaza tarihi öncesi satın alan %100 kusurlu ehliyetsiz malik/sürücü sorumlu olacaktır. Davalı şirket hakkında ise işleten/malik sıfatı bulunmadığından rücu taleplerin yöneltilemeyeceği kanaatiyle,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 15/04/2026 tarihli Bilirkişi ek raporunda; " ...Takdiri tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, yukarıda açıklanan gerekçelerle, 28.01.2023 tarihinde meydana gelen kazada; -Motosiklet sürücüsü ...’ün 100% oranında TAM kusurlu olduğu, sürücü ...’un kusursuz olduğu, -Sürücü ...’ün olay tarihi itibariyle motosiklet kullanımına yeterli sürücü belgesi bulunmadığı, -... plakalı ... tipi 2019 model araçta yapılan onarım nedeniyle olay tarihinde oluşacak değer kaybı miktarının 41.712-TL olarak hesaplandığı..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin ... E. ...K. Sayılı kararı;"Somut uyuşmazlıkta ise davaya konu trafik kazası davalının 9/4/2018 günü ..... 22'nci Noterliği'nde düzenlenen sözleşmeyle devrettiğini savunduğu ...plakalı otomobil dava dışı sürücüsü ...'ın yönetiminde iken 2/5/2018 günü meydana gelmiş; davacı sigorta şirketi ile ... poliçesini 31/5/2017 akdeden ve otomobili 9/4/2018 günü sattığını savunan davalı ..., otomobilin devrini davacı şirkete bildirdiğine dair kanıt sunmamıştır. Bu itibarla KTK'nin 94'üncü maddesi uyarınca devir olgusunu davacı sigorta şirketine bildirmeyen davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu gözetilmeden davanın reddine karar verilmesi isabetsiz kabul edilmiştir." şeklindedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ... E ... K sayılı kararında; "Karayolları Trafik Kanunu'nun 94. maddesinde 'Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır. Sigortacı sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde feshedebilir. Sigorta fesih tarihinden onbeş gün sonrasına kadar geçerlidir.' hükmüne yer verilmiştir.... Sigortası Genel Şartları'nın B-4 maddesinde de sigortacının rücu hakkı düzenlenmiş, B-4.c maddesinde 'tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gerekli ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmiş olması halinde' sigortacının rücu hakkı bulunduğu bildirilmiştir. Somut olayda davacı vekili müvekkiline zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı aracın karışmış olduğu kazada meydana gelen yaralanma sebebiyle ödemiş olduğu tazminatı, sigortalı aracın sürücüsünün yeterli sürücü belgesine sahip olmaması sebebiyle sigortalısı olan davalıdan rücuen tahsil etmek istemektedir. Mahkeme ise sigortalı aracın mülkiyetinin el değiştirmesinin sigorta sözleşmesinin kendiliğinden münfesih olması sonucu doğurmayacağını bildirerek davanın reddine karar vermiştir. Somut olayda davaya konu sigortalı araç 24.6.2009 tarihinde davalı sigortalı tarafından dava dışı üçüncü kişiye satılmış, 17.7.2009 tarihinde ehliyetsiz sürücünün idaresinde kaza gerçekleşmiş, bu süreçte davacıya mülkiyet değişikliği ile ilgili bildirimde bulunulmamış, davacı tarafından trafik sigortası kapsamında kaza sebebiyle meydana gelen tedavi giderleri ödenmiştir. Davalı sigortalının mülkiyet değişikliğini KTK'nun 94. maddesi uyarınca sigortacıya bildirmemesi sebebiyle anılan madde de düzenlenen fesih süreci gerçekleşmediğinden, davacı ile davalı arasındaki zorunlu mali mesuliyet sigortası sözleşme hükümleri geçerlidir. Kaza sırasında araç ehliyetsiz sürücü tarafından kullanıldığından sigortacının,sigortalı davalıya rücu hakkı bulunmaktadır. Bu durumda, davacı sigortacının davalıya rücu hakkı olduğu kabul edilerek, kaza sebebiyle üçüncü kişide oluşan yaralanma sebebiyle gerçekleşen zarar yönünden tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanlış yorumlama ile yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." denilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu... E. ...K. Sayılı Kararında ; 6762 Sayılı TTK'nın 1301. maddesinde düzenlenen halefiyet kuralı gereğince; Sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra sigorta ettiren yerine geçer. Sigorta ettiren kimsenin meydana gelen zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı sahip olduğu dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya geçer. Sigorta ettiren bu hüküm gereğince sigortacıya intikal eden haklarını ihlal edecek davranışlarından ötürü sigortacıya karşı sorumludur. Sigortacı zararın bir kısmını tazmin etmiş ise, sigorta ettiren kimse kalan kısmından dolayı üçüncü şahıslara karşı sahip olduğu müracaat hakkını korur. 6762 Sayılı TTK'nın 1303. maddesine göre; sigorta sözleşmesinin geçerli olduğu süre içinde sigorta edilen malın sahibi herhangi bir nedenle değişmişse, sözleşmede aksine hüküm olmadıkça sigortadan doğan hak ve borçlar o malın rizikosu kendisine ait olduğu tarihten itibaren yeni sahibine intikal eder. Sigortacı sigorta priminden dolayı evvelki malike müracaat edebilir. 25. Görüldüğü gibi, 6762 Sayılı TTK'nın 1303. maddesindeki hükmün aksine, 2918 Sayılı KTK'nın 94. ve ZMMSGŞ'nin C.9. uyarınca araç işleteninin devri on beş gün içinde sigortacıya bildirmesi gerekmektedir. Sigortacının sigorta sözleşmesini yeni işletenle devam ettirip ettirmemek konusunda takdir hakkı vardır. Yani araç işleteninin değişmesi hâlinde sigortacıya sadece fesih imkânı getirilmiştir. Bu nedenle KTK'nın 94. maddesi uyarınca gerekli ihbarı sigortacıya yapıp sigorta sözleşmesinin iptali imkânını sigortacıya vermediği sürece, aracı takip eden sigorta poliçesi geçerlidir ve poliçenin tarafları arasındaki yükümlülükler devam eder. Ancak, işleten değişikliği bir zeyilname ile belirlenmiş ise bundan sonra oluşan rizikolardan ötürü sigortacı akidine rücu edemez." KTK'nin 3. Maddesinde işleten: "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85/1. maddesine göre; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." Maddenin son fıkrasına göre ise; "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." İşletenin bu sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun , Sigorta Sözleşmesinin Verilmesi ve İşletenin Değişmesi Halinde Yapılacak İşlemler başlıklı 94. Maddesindeki ; “Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır. Sigortacı sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren on beş gün içinde feshedebilir. Sigorta fesih tarihinden on beş gün sonrasına kadar geçerlidir.” şeklindeki düzenlemedeki " Sigortacı sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren on beş gün içinde feshedebilir. Sigorta fesih tarihinden on beş gün sonrasına kadar geçerlidir." hükümleri Anayasa Mahkemesi'nin 23/1/2024 tarihli ve E: ..., K: ... Sayılı kararı ile iptal edilmiş olup, iptal hükümleri, Resmi Gazete'de yayınlanmasını müteakip 05/12/2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kaza tarihi itibariyle geçerli olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın “Sigortalının Değişmesi” kenar başlığını taşıyan C.4. Maddesinde “Sigorta sözleşmesi, sözleşmeye taraf olan sigortalıyı takip eder. Sigortalının değiştiği her durumda mevcut sözleşme değişim tarihi itibarıyla kendiliğinden sona erer ve ilgiliye gün esasına göre prim iadesi yapılır. Ancak, mevcut sözleşme sigortalının değiştiği tarihten itibaren onbeş gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten için sözleşme yapılana kadar geçerlidir:” hükmü yer almaktadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; davacı sigorta şirketi tarafından davalının maliki olduğu ... plakalı motosikletin ... ile sigortalıyken davalı tarafından 26.01.2023 tarihinde dava dışı ...'e satıldığı, 28.01.2023 tarihinde motosiklet sürücüsü ...'ün ehliyetsiz şekilde aracı kullanırken ... plakalı araca çarptığı, bilirkişi raporu ile ...'ün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı sigorta şirketinin kaza nedeniyle 03/03/2023 tarihinde zarar gören 3. Kişiye 31.000TL ödeme yaptığı, davalının aracın satışını kazadan önce davacı şirkete bildirmediği, işleten sıfatının bir zeyilname ile belirlenmediği, kaza tarihi itibariyle ... Sigortası Genel Şartları'nın C.4. maddesi yürürlükte olduğu gibi KTK'nın 94. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları da yürürlükte olup Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği de gözetildiğinde davacı sigorta şirketinin davalıya rücu hakkı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile 31.000,00TL'nin 03/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 2.117,61-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 529,41-TL. harcın mahsubu ile bakiye 1.588,20-TL. harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 31.000-TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL. başvurma harcı + 529,41-TL. peşin harç + 17.000-TL. bilirkişi + 140,80-TL. tebligat-müzekkere giderleri olmak üzere toplam 18.097,81-TL. yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/10/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/559, K. 2026/625, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-559-e-2026-625-k-a5f8eb4ef88c