Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1647 E. 2026/1853 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1647
- Karar No
- 2026/1853
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1647 - 2026/1853 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1647 KARAR NO : 2026/1853 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/06/2024 NUMARASI : 2023/301 E. - 2024/306 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/06/2024 tarih ve 2023/301 E. - 2024/306 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacılar vekili, 2021/143769 başvuru numarası ile "...&...” markasının 08-11-20-21 ve 35. sınıflarda tescili için davalı kuruma başvuruda bulunduklarını, diğer davalının 2021/069897 tescil numaralı I1. sınıfta yer alan "..." markasını gerekçe göstererek müvekkili başvurusuna itiraz ettiğini, her iki markanın ayırt edici unsurunun "...” kelimesi olduğu kabul edilerek 1l. sınıf yönünden itirazların kabul edildiğini, taraf markaların bütün olarak incelenmeleri gerektiğini, "...” kelimesinin zayıf ayırt edici bir marka olduğunu, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı vekili, dava konusu markanın mevcut haliyle müvekkili markasının bir serisi izlenimi verdiğini, davacının markasında yer alan "..." ibaresinin başvuru konusu mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliği olmadığını, 11. sınıf mallar yönünden bu kelimenin tanımlayıcı olduğunu, müvekkili markasının beyaz eşya sektöründe kullanılan ve bilinen bir marka olduğunu, müvekkilinin itiraza mesnet markasını 2017 yılından beri kullandığını, müvekkilinin birden fazla tescili bulunduğunu, dava konusu markanın da müvekkili markalarının serisi gibi algılanacak olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka başvurusu kapsamında reddine karar verilen 11. sınıf malların tamamının davalının redde gerekçe markası kapsamında birebir yer aldığı, dava konusu markanın herhangi bir figüratif unsur taşımaksızın "..." ve "...” şeklindeki iki kelimenin işareti kullanımı ile stilize bir şekilde yazılmış sözcük öbeği markası olduğu, "...” kelimesinin İngilizce "mutfak”, "...” kelimesinin ise "ötesinde, haricinde, öte tarafında" gibi anlamlara gelen kelimeler oldukları, davalı mesnet markasının ibaresinin ise düz yazı ile "...” kelimesi olduğu, taraf markalan arasında yüksek düzeyli görsel, işitsel ve hatta kavramsal algı itibariyle benzerlik bulunduğu, buna göre işaretler arasında iktisadi anlamda ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacıya ait ürünler ile davalı şirkete ait ürünler aynı pazar yerlerinde, aynı raflar, aynı fiyatlara satılmadığını, taraf markalarında tüketicilerin farklı olduğunu, görsel işitsel ve bütün olarak taraf markalarının benzer olmadığını, ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarındaki ortak unsur olan "...” kelimesinin "...” kelimesi ile birlikte bağımsız ayırt edici varlığını koruyacak şekilde kullanılan ikinci sözcük unsuru olduğu, anılan ibarenin dava konusu markadaki kullanımının geri planda kalır nitelikte bir kullanım olarak görülemeyeceği, dolayısıyla davalıya ait bu kelimeden oluşan markanın, dava konusu marka içerisinde de birebir olarak kullanıldığı, buna göre işaretler arasında iktisadi anlamda ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan (427,60x2) 855,20-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 123,20-TL'nin davacılara iadesine, 3-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 23/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.