Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/84 E. 2026/998 K. – Borç İlişkisine
Konu: Borç İlişkisine İstinaden İkame Edilebilecek Menfi Tespit
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/84
- Karar No
- 2026/998
- Karar Tarihi
- Konu
- Borç İlişkisine İstinaden İkame Edilebilecek Menfi Tespit
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/84 - 2026/998 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/84 KARAR NO : 2026/998
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) TARİHİ : 07/11/2024 NUMARASI : 2023/75 Esas - 2024/588 Karar ASIL DOSYA DAVACILAR : 1- ... LINK LOGISTICS SHANGAI CO LTD - ... 2- ... SHANGAI MOULD CO LTD - ... VEKİLİ : Av. ... VEKİLİ : Av. ...
BİRLEŞEN DOSYA : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/284 E. sayılı dosya
DAVACI : ... ULUSLARARASI NAKLİYAT VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : FORD OTOMOTİV SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Menfi Tespit ve İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 10/02/2023
KARAR TARİHİ :21/05/2026 KR. YAZIM TARİHİ :21/05/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ... şirketinin yükleten, müvekkili ... şirketinin taşıyan ve Ford şirketinin nihai alacı konumunda bulduğu taşıma ilişkisi kapsamında 81.800 Brüt kg yükün gemiyle Shangai limanından Evyap limanına taşınarak Ford'a teslimi hususunda 08/11/2022 tarihli ana konişmento düzenlendiğini, yükün nihai alıcı Ford'a teslimi konusunda taşınma işleri komisyoncusu sıfatını haiz karşı tarafın görevlendirildiğini, bu doğrultuda deniz taşıma senedi düzenlendiğini, yükün limana taşındığını, 07/12/2022 tarihinden beri limanda beklediğini, mezkur taşıma senedi uyarınca yükün limandan alınarak Ford'a teslimi karşılığında müvekkili ...'e 13.575 USD fatura kesildiğini, bedelin karşı tarafa ödendiğini, yükün limana ulaşmasından sonra yükün teslimi için gerekli işlemlerin yapılması için yapılan görüşmelerde ek 65.000,00 USD'lik ödeme yapılması gerektiğinin bildirildiğini, bu bedelin Ford tarafından ödenmesinin sağlandığını, toplamda 78.575 USD ödeme yapılmasına rağmen ek toplam ödenmesi gereken bedelin 140.790 USD olduğunun bildirildiğini, ödeme yapılmadığı takdirde malın gümrükten çekilmeyeceğinin bildirildiğini, limanda bekleyen yük nedeniyle müvekkili ... ve yükün nihai alıcı ford mağdur olduğunu, otomobil üretim bantları durma noktasına geldiğini, karşı tarafın hakkını açıkça kötüye kullandığını, mahkememizce verilen tedbir kararı doğrultusunda yükün Ford şirketine tesliminin sağlandığını, tedbir uygulanması talep edildiğinden yasal süresi içerisinde dava açılarak davalı şirkete kadar borçlu bulunmadıklarının ortaya konulması gerektiğini beyan ederek davaya esas teşkil eden Mahkememizin 2023/17 D. İş dosyası kapsamında yatırılan 140.790 USD ile 5.294.321,50-TL bedelleri dikkate alınarak 140.790 USD'nin hiçbir şekilde davalıya ödenmemesi yönünde ek teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve borçlu olmadıklarının tespiti ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, bu nedenle HMK m.114/1-h uyarınca dava şartı eksikliği sebebiyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında tazminata hükmedilemeyeceğini, davada aktif husumet yokluğunun bulunduğunu, müvekkili davalı şirket ... ve dava dışı Ford arasındaki borç ilişkisine istinaden ikame edilebilecek menfi tespit davasının tarafları, yalnızca müvekkil davalı şirket ... ve dava dışı Ford olabileceğini, dava konusu yükleme, tüm konşimentolarla sabit olmak ve davacılar vekilinin de aksini iddia etmediği üzere; FCL (Full Container Load) bir yükleme olduğunu, FCL yüklemede ana konşimento (master bill of lading - mbl) ile birlikte, ara konşimento (house bill of lading - hbl) da hazırlanması zaruri olduğunu, alıcısı Ford olan 08/12/2022 tarihli konşimentonun ara konşimento olduğunu, COSU... numaralı deniz taşıma senedinin dava konusu yüklemenin ana konşimentosu olduğunu, nihai alıcı Ford'un tüm sorumluluğunun kendisinden bir önceki basamak olan müvekkil davalı şirket ...'ya karşı olduğunu, dava konusu yüklemenin teslim şeklinin CIF teslim şeklinde olduğunu, buna göre malların varış ülkesinde çekim ve gümrükleme işlemlerinin tamamı ana konşimento alıcısı, yani işbu dava özelinde müvekkili davalı şirket ... sorumluluğunda olup, yalnızca malın gümrükten çekilmesi işlemi nihai alıcı Ford sorumluluğunda kaldığını, malın nihai alıcı Ford tarafından gümrükten çekilebilmesi de, müvekkili davalı şirket ...'nın, tüm işlemler tamamlandıktan sonra ordinoyu nihai alıcı Ford'a teslim etmesi ile gerçekleşeceğini, ancak bu sırada oluşacak masraflar nedeniyle esasen nihai alıcı sorumluluğunda olan ancak ana konşimentoda alıcı olarak gözüken tarafça karşılanacak olan lokal masraflara istinaden depozito-teminat alınacağını, nihai alıcı Ford'dan, konteyner başına 5.000,00 $ ve 13 konteyner için toplam 65.000,00 $ olarak, dava konusu yüklemenin Evyap Limanı'na geldiği 09/12/2022 tarihinde talep edilen, ancak 10/01/2023 tarihinde alınabilen ödemenin izah edilen depozito-teminat olduğunu, Fordun 65.000,00 $ bedeli ödemekten 10/01/2023 tarihine kadar kaçındığını, bu nedenle müvekkilinin ordinoyu teslim etmekten kaçındığını, geçen 32 günlük süreçte ilk 7 günlük serbest süre (free time) dolarak ve 25 günlük demuraj bedeli oluştuğunu demuraj bedelinin ana konşimentonun alıcısı tarafından konteyner sahiplerine ödenmesi gereken bir ücret olduğunu, ... ile Ford arasında 10/01/2023 tarihinde, tüm gider kalemlerinin Ford sorumluluğunda olacağı taahhüt edilerek imza altına alınan ''Geçici Kabul Taahhütnamesi'' düzenlendiğini, ordino teslimi için final masraf rakamlarının belirtilmesi akabinde Ford tarafından herhangi bir girişimde bulunulmamasının ardından davalı şirket ... tarafından Ford'a 19/01/2023 tarihinde ''2. Varış İhbarı'' çekildiğini, dönüş veyahut icraat alınamadığını, 23/01/2023 tarihinde ''Son İhbar'' çekildiğini, tepkisiz kalınması üzerine davalı şirket EFAnın 25/01/2023 tarihinde Kartal 9. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı işlemiyle nihai alıcı Ford'a 'İhtarname' keşide ettiğini, Ford'un bu süreçte oluşan demuraj bedelini ... ile olan anlaşmasının DAP teslim(alıcının belirttiği noktada teslim) olduğundan bahisle ödemekten kaçındığını, ...'nın dolandırıcılık saikiyle çalıştığı iddiasının izaha muhtaç olduğunu, davacılar ... ve ...'in, dilekçelerindeki mesnetsiz iddialarını mesnetsiz örneklerle desteklemeye çalışarak mahkemeyi yanıltmak istediklerini, davalı şirket ...'nın talep ettiği demuraj bedeli, davacıların dilekçesinde belirtildiği gibi ...'nın uhdesine geçecek bir kazanç veyahut gelir olmadığını, aksine, ...'nın kendi gider kalemi olup bu gideri konteyner sahibi Cosco Shipping Lines'a ödemekle yükümlü olduğunu, boşaltma yerindeki bekleme ücreti, gönderilen yani alıcı - consignee sorumluluğunda olduğunu, davalı şirketin ana konşimento alıcısı olduğundan, dava konusu demuraj bedelini karşılaması gerekeceğinden ödemenin nihai alıcıdan mahsup edileceğini, sayılan nedenlerle öncelikle davanın usulden reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda davanın esastan reddini talep ettikleri görülmüştür. Birleşen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/284 Esas sayılı dosyanın davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin deniz ticareti ve taşımacılığı alanında hizmet verdiğini, yükleteni dava dışı ... Mould Co Ltd, taşıyanı dava dışı ... Link Logistics Co Ltd alt taşıyanı dava dışı Cosco Shipping Lines lokal taşıyanı ise müvekkil davacı ... ve nihai alıcısı davalı Ford olduğunu, 13 konteynerlik COSU... numaralı deniz taşıma senedi tahtında yürütülen takip konusu demuraj bedeli bakiye fatura alacağının doğmasına sebebiyet veren yüklemeyi ve bu yüklemeye ilişkin detayların açıklamasının, konu yükleme FCL bir yükleme olduğunu, alıcısı Ford olan 08.12.2022 tarihli konşimento izah edilen ara konşimento olduğunu, ana konşimento niteliği taşımadığını, deniz ticaretine ilişkin yüklemelerde operasyon süreci ana konşimento “baz alınarak yürütüldüğünü, COSU... numaralı deniz taşıma senedi dava konusu yüklemenin ana konişimentosu olduğunu ve bu ana konşimentoda müvekkili davacı şirket ...'nın alıcı olarak belirlendiğini, nihai alıcı Ford'un tüm sorumluluğu tabiri caizse kendisinden bir önceki basamak olan müvekkili davacı şirket ...'ya karşı olduğunu, konu yüklemenin teslim şekli CIF şeklinde olduğunu, CIF teslim şeklinde malların varış ülkesinde çekim ve gümrükleme işlemlerinin tamamı ana konşimento alcısı, yani işbu dava özelinde müvekkil davacı şirket ... sorumluluğunda olduğunu, yalnızca malın ordino ile gümrükten çekilmesi işlemi nihai alıcı yani işbu dava özelinde davalı Ford Şirketi sorumluluğunda olduğunu, malın nihai alıcı davalı tarafından gümrükten çekilebilmesi de müvekkil davacı şirket ...'nın tüm işlemler tamamlandıktan sonra ordinoyu nihai alıcı davalıya teslim etmesi ile gerçekleştiğini, ancak CIF teslim şeklinde ordino teslim edilmeden önce malın ordino teslimi sonrası nahi alıcı tarafından gümrükten ne zaman çekileceği bilinemeyeceğinden ve bunun yeni masraflar oluşabileceğinden esasen nihai alıcı sorumluluğunda olan ancak ana konşimentoda alıcı olarak gözüken tarafça karşılanacak olan lokal masraflara istinaden nihai alıcıdan depozito teminatı alınacağını, davalı Ford müvekkili davacı şirket ... tarafından tarafından standart sürece ve hukuka uygun olarak talep edilen 65.000 $ bedeli ödemekten 10.01.2023 tarihine kadar yani 32 gün boyunca kaçındığını, hukuka uygun talebi yerine getirilmeyen müvekkil davacı şirket ... da bu sebeple her basiretli tacirin yapacağı gibi ordinoyu teslimden kaçındığını, 32 günlük süreçte ilk 7 günlük serbest sürenin dolduğunu ve 25 günlük demuraj bedeli oluştuğunu, demuraj bedeli de ana konişimentonun alıcısı tarafından konteyner sahiplerine ödendiğini, ancak esasen nihai alıcı sorumluluğunda olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu yükleme Evyap Limanına ulaşmadan önce nihai alıcı davalıya 14.11.2022 tarihinde iletişime geçerek tahmini varış tarihini 08.12.2022 olarak belirttiğini ardından 09.12.2022 tarihinde dava konusu yükün limana gelmesi akabinde gerekli tüm lokal işlemleri hallederek “Kabul Taahhütnamesi" düzenlenmesi ve anılan 65.000,00 $ bedelin depo edilmesi suretiyle ordino tesliminin gerçekleştirilmesi akabinde malın gümrükten çekilmesi gerektiğinin belirttiğini, ancak nihai alıcı davalı, "Ford Otomotiv San. A.Ş. olarak taahhüt vermiyoruz" yanıtı ile takip konusu borcun oluşmasına sebebiyet verne keyfi süreci başlattığını, bunun üzerine ... ile Ford arasında 10.01.2023 tarihinde tüm gider kalemlerinin Ford sorumluluğunda olacağı taahhüt edilerek imza altına alınan "Geçici Kabul Taahhütnamesi" tanzim edildiğini, hukuka uygun masraf kalemlerini 32 gün boyunca ödemekten kaçınan nihai alıcı davalının bu süreçte ve malın gümrükten tedbiren çekildiği 31.01.2023 tarihine değin oluşan demuraj bedelini de dava dışı ... ile olan anlaşmasının DAP teslim olduğundan bahisle ödemekten kaçındığını, davalı Ford'un müvekkili şirket'in kendi anlaşmasının CIF teslim olmasına istinaden talep ettiği demuraj bedelini ödemekten kötü niyetli olarak kaçındığını, nihai alıcı davalı Fordtüm süreçten ve yerine getirilmesi gereken edimlerden haberdar olduğunu, kötü niyetli bir şekilde süreci geciktirdiğini, ve Evyap Liman İşletmesi ile olan bağlantılarına da güvenerek malı tedbiren çekebileceğinin bilinciyle müvekkil davacı şirket ...'nın hukuka uygun ödeme taleplerini yerine getirmediğini, beyan etmekle, davalı tarafından İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü 2023/2429 Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine 620'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/284 Esas sayılı dosyanın davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket Ford Otosan ile dava dışı ... ile imza altına aldıkları 13.01.2021 tarihli "Agreeement For Production Dıe Sets" sözleşme ile sözleşmeye konu "yan kayar kapı iç ve dış kalıbının" ... tarafından tasarlanması, üretilmesi akabinde Incoterms 2020 DAP hükümleri uyarınca Ford Otosanın Gölcük-Kocaeli fabrikasına taşınarak teslim edilmesi hususlarında mutabakata vardıklarını, bu doğrultuda sözleşmeye konu yükün Shangai Limanından Evyap Limanına ... Link tarafından taşınarak Ford Otosanın Gölcük Fabrikasına teslim edilmesi hususunda 08.12.2022 tarihli ana konişimento düzenlendiğini, işbu sözleşme konu yükün 09.12.2022 tarihinde Evyap Limanına uluşmasına müteakip müvekkili şirket davacı firma ile irtibata geçerek yükün teslim yeri olarak belirlenen Ford Otosan'ın Kocaeli fabrikasına teslim edilmesini talep ettiğini, buna karşın davacı firma haksız ve mesnetsiz şekilde 65.000 USD ödeme yapılmadan yükün teslim edilemeyeceğini bildirdiğini, yükün teslim alınamaması müvekkil şirket nezdinde ilgili parçaların kullanılacağı proje açısından üretimi durma noktasına getirdiğini, müvekkil şirket son noktada üretimi daha da riske atmamak adına dava dışı ... tarafından Çin yılbaşı sebebiyle ödeme de yapılamaması sebebiyle ...'a ödenecek bedelden düşülmek üzere davacı firmaya 65.000 USD lik ödeme yaptığını, yükün teslim talebini yinelediğini bu defa davacı firma 140.790 USD'lik demuraj alacağı olduğundan bahisle yükü teslim etmekten kaçındığını, davacı tarafın yarattığı güvensiz ortam ve ticari ahlaka uymayan tutum karşısında gerek Forda Otosona gerek ... gerek ... talep edilen bedelin ödenmesi halinde dahi yükün teslim alınamayacağı endişesiyle 140.790 USD tutarlı demuraj bedelinin depo edileceği bir banka hesabının tevdi mahalli olarak belirlenmesi ve Evyap İzmit Limanına bulunan yükün müvekkil şirkete teslim edilmesi için tedbir kararı oluşturulması talebiyle Kocaeli 1. ATM 2023/17 D.İş. Sayılı dosyası üzerinden tedbir ve tevdi mahalli talebinde bulunduklarını, ... ve ... tarafından ihtiyati tedbirin tamamlayıcı merasimi olarak davacı ...'ya karşı Kocaeli 1. ATM 2023/17 D.İş. Sayılı dosyası üzerinden talep edilen demuraj bedelinin haksız ve her türlü dayanaktan yokun olduğunun tespitine ilişkin menfi tespit talepli dava ikame edilmiş olduğunu, yargılama Ticaret Mahkemesi nezdinde devam ettiğini, müvekkili Ford Otosan'a husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin dava konusu uyuşmazlık özelinde taraf olduğu tek sözleşme ... ile imza altına alındığı işbu sözleşme olduğunu, müvekklili şirket malların taşınması sırasında sürece dahil olan hiçbir firma ile herhangi bir ticari ilişki içerisine girmediğini ,davacının iddialarının aksine nihai gerçek alıcının Ford Otosan ve nihai teslim yerinin de Gölcük Kocaeli fabrikası olduğunu gösterir belge ana konşimento olduğunu alıcının davacı ... olarak belirlendiği belge ise ara konşimento olduğunu, müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yükümlülüğü getirilmesi söz konusu olmadığını, demuraj bedelinden TTK ve DAP İncetorns 2020 hükümleri uyarınca Ford Otosan'ın sorumlu tutulması mümkün olmadığını, davanın pasif husumet yokluğundan da reddine karar verilmesi gerektiğinin açık olduğunu, 08.11.2022 tarihli ana konşimento da navlunun ödeme şekli ön ödemeli navlun olarak belirtilmek suretiyle taşıma ilişkisi kapsamında ödemenin gönderen yükleten dava dışı ... tarafından yapıldığı açık bir şekilde ortaya konulduğunu, "Freight Prepaid" navlun ve demuraj alacaklarının gönderen tarafından ödeneceğini ifade ettiğini, davanın ... ve ... firmalarına ihbar edilmesini talep ettiklerini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere takibe konu alacak her türlü dayanaktan yoksun olduğunu, demuraj bakiye bedeline ilişkin fatura alacağının bahsi geçen fatura İstanbul Anadolu 22.İcra Müdürlüğünün 2023/2429 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız takibin dayanağı olarak gösterilmediği gibi dava dilekçesi ekleri arasında da yer almadığını, takibe konu alacak somutlaştırılmadığı gibi ayrıca fahiş olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin haksız olduğunu savunarak, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...1-Asıl davanın KABULÜNE, birleşen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/284 Esas ve 2024/71 Karar sayılı davanın REDDİNE, 2-Asıl davanın davacılarının COSU6346610850 numaralı deniz taşıma senedi nedeniyle demuraj bedeli olarak istenen 140.790 USD nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, 3-Asıl dava bakımından şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine, 4-Mahkememizin 2023/17 D.İş sayılı dosyası kapsamında alınan teminatların ve tevdi mahallinde depo edilen bedelin fer'ileri ile birlikte kararın kesinleşmesi halinde asıl davanın davacılarına iade edilmesine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı/birleşen dosya davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı/birleşen dosya davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece birleşen dava yönünden yapılması gerekenin; demuraj bedelinin oluşup oluşmayacağı, oluşursa dava konusu konşimentolar doğrultusunda kim tarafından ödenmesi gerekeceği, ödemekle yükümlü olmayan tarafların bu ödemeyi yapması durumunda Ford'un demuraj sorumluluğunun ortadan kalkıp kalkmayacağının tespiti yönünde bilirkişi heyet raporu tanzimi olduğunu, menfi tespit davasına konu borcun tarafı olmayan kişilerin, bu borcun varlığına-yokluğuna ilişkin esaslı tespit yapılmasını talep edemeyeceklerini, CIF teslim şeklinde ana konşimento alıcısının ne şekilde davranması gerektiği ve kimin hesabına hareket etmesi gerektiği; hem asıl hem birleşen davadaki dilekçelerinde detayıyla izah edildiğini, davalı CIF teslim şeklindeki aracı-forwarder olduğundan, nihai alıcı hesabına hareket edecek bu liman masraflarını nihai alıcıdan talep edeceğini, çünkü bu masrafların asıl sorumlusunun yükün taşıtanı, yani nihai alıcısı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikli olarak davalı şirket Ford Otosana husumet yönetilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalı şirketin dava konusu uyuşmazlık özelinde tarafı olduğu tek sözleşmenin, ... ile imza altına alınan 13.1.2021 tarihli "Agreement For Production Die Sets" sözleşmesi olduğunu, işbu sözleşme uyarınca hem malların üretimi hem Ford Otosanın Gölcük Fabrikasına teslim edilmesi Yesunun taahhütleri arasında olduğundan, bu malların deniz taşımasının tamamlanması akabinde kara taşıması ile davalı şirket fabrikasına taşınmasına yönelik olarak davalı şirkete herhangi bir ödeme yükümlülüğü getirilmesinin söz konusu olmadığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davacılar vekili cevap dilekçesinde özetle; menfi tespit davası açmakta hukuki yararlarının bulunduğunu, mezkur taşımada konteynerleri kullanılmayan, demuraj anlaşması bulunmayan davalı ...'nın demuraj alacağının bulunmadığını, kaldı ki bu bedelin davacılar tarafından fiili taşımayı gerçekleştiren Cosco'ya ödendiğini, davalı ... Uluslararası Nakliyat ve Dış Ticaret Ltd Şti.'nin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ... Uluslararası Nakliyat ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin yükü limandan çekebilme yetkisini kötüye kullandığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) 07/11/2024 tarih, 2023/75 Esas - 2024/588 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava menfi tespit davası, birleşen dava itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşende davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı asıl dosya davalısı/birleşen dosya davacısı tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; asıl dosya davacılarından ... Link Logistics Shangai Co Ltd’nin taşıyan, ... Shanghai Mould Co Ltd’nin yükleten, davalı ... Uluslarası Nakliyat ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin karayolu taşıyıcısı, birleşen dosya davalısı Ford Otomotiv Sanayi A.Ş.’nin alıcı, dava dışı Cosco Shipping Lines şirketinin ise alt taşıyan olduğu, ... Shanghai Mould Co Ltd tarafından Ford Otomotiv Sanayi A.Ş.’ye satışı yapılan emtianın ... Link Logistics Shangai Co Ltd tarafından taşınmasının yapıldığı bu kapsamda Cosco Shipping Lines şirketinin denizde fiili taşımayı üstlendiği, davalı ... Uluslarası Nakliyat ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin ise karayolu taşımasını yapmak üzere anlaşıldığı, satışa konu emtianın Evyap Limanı’na geldiğinde ... Uluslarası Nakliyat ve Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından konteynerlar için önce 65.000 USD depozito istendiği, anılan bedelin yatırılmasına rağmen davalının 140.790 USD demuraj bedeli istediği, anılan bedelin davacılar tarafından Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/17 D.İş sayılı dosyası ile davacılar tarafından depo edilerek emtianın alıcı Ford Otomotiv Sanayi A.Ş.’ye tesliminin sağlandığı, anılan demuraj bedeli nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespiti için eldeki davanın açıldığı; davalı tarafça davacıların menfi tespit davası açmakta hukuki yararlarının olmadığı, konteynerlara ait demuraj bedelinden davalının sorumlu olduğu ve bunu alıcıdan talep edebileceğinden bahisle davanın reddinin talep edildiği görülmüştür. Birleşen davada davacının konteynerlara ait demuraj bedelinin oluştuğundan bahisle birleşen dosya davalısı Ford Otomotiv Sanayi A.Ş.’nin anılan demuraj bedelinden sorumlu olduğu iddiasıyla davalı hakkında takip başlatıldığı davalının itirazı üzerine duran takibin devamı için eldeki davanın açıldığı ve asıl dava ile birleştirildiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı asıl dosya davalısı birleşen dosya davacısı tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. a-Birleşen dava yönünden; Konteyner demurajı TTK'da düzenlenmemiş olup uygulamada; kırkambar sözleşmesi veya konşimentoda kararlaştırılan, konteynerin iadesi borcunu kuvvetlendiren, bununla birlikte konteynerin iadesinde gecikme durumunda taşıyanın uğrayacağı zararı tazmin etmeye yarayan, öğretide hukuki niteliği bir kısım yazarlar tarafından götürü tazminat, bir kısmı tarafından ise cezai şart niteliğinde kabul edilen bir müessesedir. Konteyner demurajından kaynaklı alacağın istenebilmesi için, öncelikle taraflar arasında bir anlaşmanın bulunması gerekir. Taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu yolda bir hüküm olmadığı takdirde taşıyan kural olarak demuraj talep edemez. Sadece genel hükümlere dayanarak ispat koşuluyla gecikmeden kaynaklanan zararını isteyebilir. Ancak TTK'nın 1203. maddesinde; "Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." hükmüne yer verilmiştir. Maddede bahsi geçen "navlun sözleşmesi, konşimento ya da diğer denizde eşya taşıma senedi hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçlar" ifadesinin kapsamına konteynerin iadesi yükümlülüğü de dahildir. Bu hükme göre gönderilen, eşyanın teslimini talep etmesi halinde anılan yükümlülüğün muhatabı olur. Şayet etmezse, TTK'nın 1203. maddesi kapsamında borç yükümlüsü haline gelmez (Sami Aksoy Deniz Ticareti Hukukunda Konteynerin Taşıyana İadesi ve Konteyner Demurajı, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, Sayı:1, Mart 2017, s.146). Bu durumda gönderilen konteyner gecikmesinden kaynaklanan bedelden sorumlu olmaz. TTK'nın 1207/1. maddesi hükmüne göre ise gönderilenin eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmaması halinde, taşıtan, navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür. Somut olayda; COSU... numaralı ara konşimentoda taşıtan ... Link Logistics Shangai Co Ltd, alıcı ... Uluslarası Nakliyat ve Dış Ticaret Ltd. Şti. olarak yer almakta, taşıyıcı olarak ise Cosco Shipping Lines Co Ltd yer almaktadır. Konşimentoda konteyner demurajından kimin sorumlu olduğuna dair açık bir ibare bulunmadığı gibi taraflar arasındaki e-posta yazışmalarında da anılan konteyner demurajından alıcı olarak yer alan ... Uluslarası Nakliyat ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin sorumlu olacağına dair bir anlaşma bulunmamaktadır. Kural olarak demuraj ücretinden konşimentoda taşıtan olarak yer alan davacı sorumlu ise de, konşimentoda alıcı olan davacının bu bedeli talep edebilmesinin öncelikli koşulu, konteyner tedarik eden veya fiilen taşıyan firmaya ödeme yaptığını ispat etmesidir. (Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/1147 esas 2020/5687 karar sayılı ilamı) Dosyaya gelen fiili taşıyan Cosco Shipping Lines Co Ltd tarafından verilen cevapta konteyner demuraj bedelinin 06.02.2023 tarihinde asıl dava davacı olan ve konşimentoda taşıtan olarak yer alan ... Link Logistics Shangai Co Ltd tarafından ödendiği, fiili taşıyanın taraflardan demuraj bedeli alacağı talebi olmadığı yönündeki yazı cevabı ile davacının anılan demuraj bedelini ödediğine dair bir delil de ibraz edemediği dikkate alındığında (Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/17454 esas 2014/7090 karar sayılı ilamı) davacının davasının reddine karar verilmesi isabetlidir. b-Asıl dava yönünden: Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davası, İİK’nın 72. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan madde; “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir” hükmünü içermektedir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir anlatımla hukuki yararın bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Bu bağlamda borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararın bulunması hâlinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Dolayısıyla borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Bir davada menfaat (hukuki yarar) ilkesinin dava şartı olarak gözetilmesinin yargılamanın amacına ve usul ekonomisi ilkesine uygun olacağı her türlü duraksamadan uzaktır. Bu ilkeden hareketle bir davada hukuki menfaatin bulunup bulunmadığı mahkemece tarafların dava dosyasına sunduğu deliller, olay veya olgular çerçevesinde yargılamanın her aşamasında ve kendiliğinden gözetilmelidir. Böylelikle kişilerin haksız davalar açmak suretiyle dava hakkını kötüye kullanmasına karşı bir güvence de sağlanmış olmaktadır (Hakan Pekcanıtez, Medeni Usul Hukuku, C.II, İstanbul 2017, s. 946-949). Tespit davalarının kötüye kullanılmasının engellenmesi ve bu davaların kabule şayan olabilmesi için iddia edilen tehlikenin ciddi ve davacının hukuki durumuna zarar verecek nitelikte güncel olması da gereklidir. Tespit davası bakımından hukuki yararın bulunup bulunmadığı değerlendirilirken üç koşulun birlikte gerçekleşmesi aranmaktadır. Bunlardan ilki; davacının bir hakkı veya hukuki durumu, güncel (hâlihazır) bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalıdır. Söz konusu tehdidin genellikle davalıya ait beyanların yahut davranışların sonucu olduğu kabul edilmektedir. Aynı zamanda davacıya yönelen tehdidin barındırdığı tehlike güncel bir nitelik taşımalıdır. İkinci koşul; bu tehdit nedeniyle davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu husus davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmalıdır. Daha önce de ifade edildiği gibi tespit davasına hukuki ilişkilerde yaşanan kaygı, güvensizlik ve endişe durumlarında başvurulmalıdır. Belirtmek gerekir ki, davacının hukuki durumuna ilişkin her türlü tehdit değil ancak zarara yol açacağına kanaat getirilen bir tehdit sebebiyle tespit davası açılabilir. Üçüncü koşul ise yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup cebri icraya yetki vermeyen (icraya konulamayan) tespit hükmü, bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olmalıdır. Tespit davası neticesinde verilen hükümler, kesin hüküm niteliği taşımakla birlikte davacıya icra yetkisi vermez. Bu sebeple davacının hukuki belirsizliğini ortadan kaldırmak için tespit hükmünün en uygun ve en elverişli olduğu durumlarda, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu sonucuna varılabilir. Buna göre tespit hükmü davacının içinde bulunduğu hukuki belirsizliği gidermek için bir fayda sağlamadığında ve istenen hukuki koruma için diğer dava türlerinden birinin açılması gerekli olduğunda hukuki yarar şartının yerine getirildiği söylenemez. Belirtilen bu koşullar, tespit davasının özel bir türü olan menfi tespit davası için de geçerlidir. Buna göre bir kimsenin, gerçekte var olmayan bir borç nedeniyle hâlihazırda icra tehdidi altında olması veya icra takibine maruz kalması, hukuki durumunun bu sebeple zararına yol açacak düzeyde belirsizlik içinde olması hâlinin, böyle bir borcunun bulunmadığına dair bir hüküm ile ortadan kaldırılabileceği durumlarda menfi davası açmakta hukuki yararın mevcut olduğu kabul edilebilir. Başka bir anlatımla gerçekte var olmayan bir alacak nedeniyle güncel anlamda zarara neden olacak düzeyde bir belirsiz hukuki durum içerisinde bulunulmayan hâllerde menfi tespit davası açmakta hukuki yararın varlığından söz edilmez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2024/11-613 esas 2026/32 karar sayılı ilamı) Somut olayda; asıl dosya davacılarından ... Link Logistics Shangai Co Ltd’nin COSU... numaralı ara konşimentoda taşıtan olarak yer aldığı, yine diğer davacı ... Shanghai Mould Co Ltd’nin ise APXOE-... numaralı konşimentoda gönderici olarak yer aldığı, konişmentolarda konteyner demuraj bedelinden sorumluluğa ilişkin ayrı bir sorumluluk hususunun kararlaştırılmadığı görülmektedir. Kural olarak demuraj ücretinden konşimentoda taşıtan olarak yer alan davacı sorumlu olup, bunun aksini gösteren bir delil dosyaya ibraz edilmemiş olup, davalı tarafından davacılara 13.01.2023 tarihli 18.53’te gönderilen e-posta içeriğinde iptal halinde 116.350 USD iptal masrafı, ordinonun alıcıya teslimi halinde 140.790 USD sürastarya bedeli taleplerinin olduğunun belirtildiği görülmektedir. Yine emtianın teslimi için talep edilen 140.790 USD’nin davacılar tarafından Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/17 D.İş sayılı dosyasına depo edildiği ve alıcıya emtianın bu şekilde teslim edildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere menfi tespit davası açılabilmesi için hukuki yararın gerektiği, gerçekte var olmayan bir alacak nedeniyle güncel anlamda zarara neden olacak düzeyde bir belirsiz hukuki durum içerisinde bulunulması halinde hukuki yararın var olduğu kabul edilmekte olup, taraflar arasında konteyner demuraj bedelinden kimin sorumlu olduğuna dair hukuki belirsizlik olması, bunun 13.01.2023 tarihli 18.53’te gönderilen e-posta içeriğinde de davacılara bildirilmesi, kural olarak konteyner demuraj bedelinden taşıtanın sorumlu olması, her iki davacının da konişmentolarda taşıtan/gönderen olarak yer almaları, davacıların Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/17 D.İş sayılı dosyasında emtia teslimini sağlamak için anılan 140.790 USD’yi yatırmış olmaları da dikkate alındığında davacıların menfi tespit davası açmakta hukuki yararları olduğu yönündeki mahkemenin tespiti isabetlidir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; asıl dosya davalısı, birleşen dosya davacısı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl dosya davalısı, birleşen dosya davacısının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Asıl davada alınması gereken 181.511,41-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 45.377,85-TL'nin mahsubu ile kalan 136.133,56-TL istinaf karar harcının asıl dosya davalısı, birleşen dosya davacısından alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-Birleşen davada alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 304,40-TL istinaf karar harcının asıl dosya davalısı, birleşen dosya davacısından alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/05/2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*