Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/632 E. 2026/1057 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/632
- Karar No
- 2026/1057
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/632
KARAR NO : 2026/1057
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (Kapatılan)İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 26/02/2025
NUMARASI : 2024/29 Esas, 2025/168 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 24/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket .... Ltd. Şti., 2011 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti vatandaşları ... tarafından kuruduğunu, Şu an itibariyle davacı şirketin ortakları, ... olduğunu, 01 Kasım 2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında tek başına müdürlüğe, ... seçildiğini, anılan tarihten önce ise hem ... hem de ..., her biri şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili müdür konumunda olduğunu, dava konusu her iki çek de, ... tarafından şirket adına ve hesabına düzenlendiği, müvekkili şirketin şu anki müdürü ... tarafından, tek başına müdürlük görevinin üstlenilmesi sonrasında, eski müdürlerden ...’ün uhdesinde bulunan evrakların teslim almasını müteakiben boş olarak teslim edilen çek defterinin incelenmesinden öğrenildiğini, nitekim, şirket kayıtlarında müvekkil şirket tarafından davalı ... ile akdedilmiş hiçbir yazılı sözleşme, davalı "... ..." tarafından ibraz edilmiş hiçbir fatura, sevk irsaliyesi, her iki tarafça düzenlenmiş bir teslim tutanağını bulunmamasına rağmen şirketin henüz elde edilen banka ekstrelerine göre, Müvekkili şirket tarafından banka üzerinden davalıya 10.07.2018 tarihinde 257.000.-TL’lik çek verilip çekin ödendiği, davalıya çok sayıda banka havalesiyle 2 Milyon TL’ ye yakın nakit ödeme yapıldığı, işbu davaya konu olan biri 500.000.- TL, diğeri 1 Milyon TL olmak üzere toplam 1.500.000,00 TL tutarında henüz ödenmemiş iki adet çek verildiğini, söz konusu çeklerin birer kopyası müvekkili şirketin uhdesinde yer aldığı, Müvekkili şirket, söz konusu çekleri, eski müdür ... tarafından teslim edilen boş çek koçanında yer alan elle yazılan açıklamalardan öğrendiğini, söz konusu çeklerin, dava dışı ... tarafından, davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğu dönemde mi keşide edildiği yönünde hiçbir bilgi şirket uhdesinde bulunmadığını, Bu itibarla dava konusu çeklerin müvekkil şirketi bağlamadığını, bir an için varsayımsal olarak ve kabul anlamına gelmemek üzere bu çeklerin eski müdür ... tarafından müvekkil şirketi temsil etmeye yetkili olduğu dönemde keşide edildiği varit olsa dahi, menfi tespit istemimize konu olan çekler; gerçek bir borç ilişkisine dayanmadığı, nitekim şirket yönetiminin eski müdür ...’ ün elinden alınmasını müteakiben, müvekkil şirket tarafından İstanbul Anadolu 6. Sulh Hakimliği’nin 2018/140 D. İş sayılı dosyasından yaptırılan delil tespit raporunda, müvekkil şirketin Pendik Marina’da yürütmekte olduğu projede; Toplam 689.000.-TL’lik bir çelik konstrüksiyon imalatı bulunduğu, imalata konu olmayan ve kenarda duran çelik malzemenin değerinin 38.500.- TL olduğu, böylelikle, çelik malzemesi tedariki ve çelik konstrüksiyon imalatının toplamının 727.500.- TL değerde olduğu, delil tespiti raporuyla saptandığı, bundan da öte, söz konusu proje alanında mevcut bulunan çelik konstrüksiyon imalatının ve çelik malzemenin kendisi tarafından tedarik ve imal edildiğini iddia eden, başkaca tedarikçiler de bulunmadığını, bu veriler karşısında, müvekkil şirket tarafından hali hazırda davalıya 2.257.000.- TL ödenmiş olduğu ve davalıya bir de huzurdaki davaya konu edilen toplam 1.500.000-TL değerinde iki adet çek de keşide edildiği, bu suretle davalı lehine haksız yere 3.757.000.- TL gibi fahiş ve haksız bir alacak hakkı yaratıldığını, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, delil tespiti raporunda saptanan çelik konstrüksiyon imalatının ve tedarik edildiği saptanan çelik malzemenin dahi davalı tarafından tedarik ve imal edildiği varsayımında bile, davalı tarafından ileri sürülebilecek hak ediş 727.500.- TL tutarında olacağından, davalının bu tutarın üç katı tutarında bir bedeli haksız yere çoktan tahsil ettiği, bu durum karşısında, davalının elinde bulunan toplam 1.500.000.-TL değerli iki çekin bedelsiz kaldığı anlaşılacağı, müvekkili şirketin önceki müdürü ..., müvekkili şirket tarafından Pendik Betamarin’de yapımı üstlenilen iş hakkında şirketin diğer müdürüne ve ortaklarına uzun süre hiçbir bilgi vermediğini, şirket ortaklarından sürekli olarak şirket yönetimi için yüksek meblağlı ödünçler aldığını ve projenin yürütülmesinin gerektirdiği faaliyeti gerçekleştirmediğini, bu bağlamda, dava dışı ...’ün müdür sıfatıyla davalıya sağladığı menfaat, bu kişiler arasındaki muvazaalı işbirliğini yansıttığını, davalının, menfi tespit istemimize konu olan çekler bağlamında müvekkil şirkete karşı hiçbir talep hakkı bulunmadığını, müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığına dair İhtiyati tedbir talebinin kabulü ile, İİK. nun.72/1 uyarınca %15 teminatla yargılama sonuna kadar icranın durdurulmasına, toplam bedelleri 1.500.000,00 TL olan iki çeke ilişkin olarak menfi tespit davasının kabulü ile çeklerin bedelsizliği sebebiyle iptaline, çeklerin bankaya ibrazı halinde çekler hakkında karşılıksız şerhi uygulanmamasına ve ihtiyati tedbir şerhinin çekler üzerine düşülmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı yana 2017 yılı 2018 yılları arasında toplam 241.400 Kg (300 NPI, 280 NPI, 240 NPI, 200 NPI Demiri, 300 HEA Demiri, Baklava Saç, Güçlendirme Bağlantı Flanşları, galvaniz boya, Antipas, Metal Kesme Taşı, Bazik Elektrot, Tiner, Metal Taşlama Taşı, Flap Zımpara, Kaynak Maskesi, Plastik Rulo, Rulo Başlığı, Maske Cam vs....) malzeme satışı yaptığını, bu durum sevk irsaliyeli faturalar, cari hesap, defter ve kayıtlarla sabit olduğunu, Müvekkilinin davacı yanda hali hazır 499.258 TL alacağı bulunduğu, dava konusu edilen 31.12.2018 keşide tarihli, ... seri nolu 500.000 TL miktarlı çek davacı tarafça müvekkilin cari hesap alacağına karşılık verildiğini, davacının mal ve hizmet almadığına ilişkin iddiası afaki ve kötü niyetli olduğunu, dava konusu edilen diğer 05.01.2019 keşide tarihli ... seri nolu 1.000.000,00 TL miktarlı çek müvekkile mal almak üzere bağlantı çeki olarak verildiğini, ancak davacı tarafın kendi iç ilişkilerinde meydana gelen nizadan kaynaklı olarak imalat ve çalışmalar askıya alındığını, söz konusu çek müvekkilin yedinde kalmış iş askıya alınınca müvekkili söz konusu çeki bankaya dahi ibraz etmediği, davacı şirket söz konusu çekin iadesi için müvekkilden sözlü ya da yazılı talep yoluna gitmeksizin dava ikame yoluna gidildiğini, davacının doğrudan dava açmasının nedeni kendisini mağdur konumuna sokmaya çalışmak istemesinden kaynaklanığı, Müvekkili, davacıdan sadece hakkı olanı talep ettiği, 05.01.2019 keşide tarihli ... seri nolu 1.000.000,00 TL miktarlı bağlantı çeki davacı tarafa talep halinde iade edilebileceğini, davacının müvekkile 3.757.000 TL miktarında ödeme yapıldığını ileri sürdüğünü, müvekkili şirketin defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkile iddia edilen paranın ödenmediğini, Kaldı ki davacının müvekkilden hiç bir mal ve hizmet almadığını ileri sürmüş ancak huzurdaki davayı sadece 1.500.000 TL üzerinden ikame ettiğini, Davacının, davasını İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Hakimliği'nin 2018/140 D.iş sayılı dosyasından sadır tespite dayandırdığını, halbuki söz konusu tespitin eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişinin Pendik Marina’da yer alan ... isimli çelik konstrüksiyondan yapılan inşaatta kullanılan çelik, demir ve kullanılan diğer malzemelerin ve işçiliklerin tespitini eksik proje üzerinden hesaplandığı, Söz konusu yapı zemin + 1 kat iken yapılan imalatlarla zemin + 2 kat + seyir balkonu ve tonoz çatı haline getirildiği, Yapıda genişletmeler, ilaveler, yapılmış tek bir proje ile hareket edilmemiş; revize projelerle çalışıldığını, davacı yan, imalatı eksik göstermek maksadıyla, bilirkişiye tespit esnasında eksik proje vermiş nitekim metraj ve ağırlık ölçümleri eksik proje nedeni ile hatalı ve eksik çıktığını, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile yapı üzerindeki imalatların yeniden tespitini talep edilmesi gerektiğini, Eksik ve hatalı raporu ve tespitleri kabul edilmeyeceğini, Yukarıda arz ve izah edilen ve resen nazara alınacak sebeplerle; (davacı yanın kötü niyetle ikame ettiği davada dava konusu edilen 05.01.2019 keşide tarihli ... seri nolu 1.000.000,00 TL miktarlı çeki yer ve yetkili gösterilmesi halinde çekin bağlantı çeki olması hasebi ile iade edileceği bildirerek) davacını diğer iddia ve taleplerinin haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle reddine, müvekkilin alacağını zamanında alamaması sebebiyle mağdur olması nazara alınarak davacının müvekkilin alacağı üzerinden % 20 inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI
Mahkemece; taraflar arasında mal alım satımı yönünde ticari bir ilişki bulunduğu, taraflar arasında akdedilmiş herhangi bir sözleşme olmasa da tarafların ticari defter ve kayıtları ile İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/140 D.İş sayılı ve İstanbul Anadolu 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/63 D.İş sayılı delil tespiti dosyalarına göre davalının davacıya, yapılan inşaat sebebiyle sadece malzeme tedarikinde bulunduğu, davalının herhangi bir imalat yapmadığının anlaşıldığı, davacının kendi ticari defter kayıtlarına ve kayıtlı faturalara göre davalıya tedarik edilen malzemeden dolayı 244.631,31 TL borçlu olduğu, bu sebeplerle davacının dava konusu 31/12/2018 keşide tarihli, ... nolu, 500.000,00 TL bedelli çek yönünden çekin tamamından sorumlu tutulamayacağı, 244.631,31 TL'lik kısmından sorumlu olabileceği, davacının işbu çekten dolayı davalıya 255.368,69 TL borçlu olmadığı, davalı tarafın mahkeme huzurunda 05/01/2019 keşide tarihli, ... nolu, 1.000.000,00 TL bedelli çekin bağlantı çek olarak verildiğini, bu çek sebebiyle davacıdan alacaklı olmadığını, çeki iade etmeye hazır olduğunu beyan etmesine ve 31/12/2018 keşide tarihli, ... nolu, 500.000,00 TL bedelli çek yönünden ise davalıya 255.368,69 TL borçlu olmadığı anlaşıldığından, davacının dava konusu çeklerden dolayı davalıya toplam 1.255.368,69 TL borçlu olmadığının tespiti gerektiği, her ne kadar davacı vekilince dava konusu malzemelerin başka tedarikçiler tarafından da karşılanmış olabileceği, davalının tedarik ettiğine dair bir delil olmadığını beyan etmiş ise de taraflar arasında süregelen ticari ilişki, tarafların ticari defter ve kayıtları, Vergi Dairesi Müdürlüklerine sunulan BA ve BS formları bulunan faturalar olması sebebiyle davacının bu yöndeki iddiasına hukuken itibar edilmediği, kaldı ki, ortada davacı lehine tedarik edilmiş ve onun zenginleşmesine sebep olmuş bir malzeme var ise bu malzemelerin davalı dışında başka tedarikçiler tarafından temin edildiği hususunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, her ne kadar davalı vekilince müvekkilinin, davacıya mal teslim ettiği yönünde son duruşmada tanık dinletilmesi yönünde talepte bulunmuş ise de savunmanın genişletilmesine yönelik bu talebe davacı vekilinin muvafakatinin olmaması ve tanıkla ispatı gereken bir husus olmaması sebebiyle tanık dinletme talebinin kabul edilmediği, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 72/4-c.3. Maddesi gereğince menfi tespit davasının kısmen davalı alacaklı lehine sonuçlanmış olması ve dava konusu çeklerle ilgili icraya konulmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması sebebiyle davalı alacaklının talebi aranmaksızın reddedilen borç miktarı üzerinden davalı alacaklı lehine % 20 tazminat ödenmesine karar verildiği gerekçesiyle menfi tespit davasının kısmen kabulüne; Dava konusu ... Bankasına ait 31/12/2018 keşide tarihli, ... nolu, 500.000,00 TL bedelli çek ile ... Bankasına ait 05/01/2019 keşide tarihli, ... nolu, 1.000.000,00 TL bedelli çek olmak üzere toplam 1.500.000,00 TL çeklerden dolayı davacının davalıya 1.255.368,69 TL borcu olmadığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine, Davalı alacaklı yönünden reddedilen kısım yönünden (244.631,31 TL) 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun 72/4-c.3. maddesi gereğince % 20 oranında olmak üzere 48.926,26 TL tazminatın davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI
"..., Davalı, dava konusu yapılan 1.000.000 TL bedelli çekin kendisine mal alımı için verildiğini karşılığında her hangi bir mal teslim etmediğini, çeki iadeye hazır olduğunu belirttiğinden bu çekle ilgili uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 500.000 TL bedelli çek karşılığı malın davacıya teslim edilip edilmediği, çekin bedelsiz kalıp kalmadığı noktasında çıkmaktadır. Uyuşmazlık, bedelsiz kaldığı iddia edilen çeke konu malların tesliminden kaynaklandığından, teslim hususu tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir. Davalı da teslim hususunda tanık deliline başvurmuştur. Uyuşmazlığa konu çek karşılığı olduğu belirtilen mallara ilişkin fatura davalı ticari defterlerinde kayıtlı ise de davacı defterlerinde kayıtlı olmadığından fatura içeriği malların davacıya teslim edilip edilmediği hususunda davalının usulüne uygun tanık bildirdiği tanıkları dinlenilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
Kabule göre de, davacı iki adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı süresinde verdiği cevap dilekçesi ile dava konusu yapılan 1.000.000 TL bedelli çekten dolayı alacaklı olmadığını, çekin davadan önce iadesinin talep edilmediğini, çeki iadeye hazır olduğunu belirtmiştir. Buna göre davalı söz konusu çeke ilişkin davayı cevap dilekçesi ile kabul ettiğinden, davacının davadan önce çeki davalıdan talep edip etmediği araştırılarak buna göre dava açılmasına davalının sebep olup olmadığı tespit edildikten sonra bu çekle ilgili yargılama giderlerinden sorumluluğun belirlenmesi gerekirken gerekçesi belirtilmeden ihtilaf konusu olmayan çek yönünden de yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması hatalı olmuştur..." şeklinde gerekçe ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN SON KARARI
Mahkemece; tanıkların faturada imzası olan tanık ... isimli kişinin öncesinde de davacı adına mal teslim aldığını, işten çıkışları yapılmasına rağmen çalışmaya devam ettiklerini belirttikleri, başlı başına bu tanık beyanlarına göre karar verilmediğini, davalı yanın bu hususları bildiği yani bu çalışan ile iş birliği içinde kötü niyetli davrandığı hususunun ispat edilemediği, eski yetkilisinin azli sonrası davalıya ödeme yapmaktan yukarıdaki gerekçelerle imtina ettiyse de 22 adet faturadan 21 adedinin zaten ticari defterlere işli olduğu ve BA bildiriminde bulunulduğu, faturalardan bazılarında mal teslim alma yetkisi olmadığı söylenen ... imzası olduğu, keza ... çıkış evrakına dayanılmış ise de bu tanığın henüz davacı nezdinde resmi kayıtlarda çalışması görünmediği dönemlerde dahi mal teslim aldığı ve bu faturaların da sorunsuz ödendiği, netice itibarı ile davacının kendi ticari defter ve kayıtlarına göre zaten davalıya 244.631,31 TL borçlu göründüğü, ihtilaf konusu faturanın da eklenmesi ile davacının davalıya borçlu olduğu kısmın 499.258,05 TL olduğu davacının 500.000 TL lik çek bakımından netice itibarı ile borçlu olmadığı kısmın 741,95 TL olduğu, 1.000.000 TL lik çek bakımından, davadan önce bu çeki davalıdan isteyip istemediği hususunda davacı vekilinden sorulup davacı vekili yazılı beyanda bulunmak için süre talep ettiği, yazılı beyanlarında menfi tespit davalarında kambiyo senedinin lehtarından iadesini talep edilmesi gibi bir dava şartı olmadığını, davalı beyanlarının olsa olsa davayı kabul mahiyetinde olabileceğini belirttiği, mahkemenin de aynı düşüncede olduğu gerekçesiyle; Dava Konusu ... Bankasına ait 05/01/2019 keşide tarihli, ... nolu, 1.000.000,00 TL bedelli çek yönünden davalının kabul beyanına istinaden davanın kabul nedeni ile kabulüne, davacının bu çek nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, Diğer çek yönünden davanın kısmen kabulüne; Dava konusu ... Bankasına ait 31/12/2018 keşide tarihli, ... nolu, 500.000,00 TL bedelli çekin 741,95 TL' lik kısmından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair isteminin reddine, Davacının haksız çıktığı miktar olan 499.258,05 TL'nin %20 si oranındaki 99.851,61 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. İSTİNAF SEBEPLERİ
A)Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fatura konusu malların teslim edildiğinin davalı tarafça usule uygun şekilde ispatlanamadığı, dinlenen tanıklar ile müvekkili şirket arasında mevcut davalar itibariyle tanıklar ile davacı arasında husumet olduğu, bu sebeple beyanlarına itibar edilemeyeceği, defter kayıtlarına göre müvekkilinin en fazla 741,95 TL borçlu olduğu gerekçeleriyle, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
B)Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaldırma kararı kapsamında davacı vekilince sunulan beyan dilekçesinde, davadan evvel çekin iadesinin talep edilmediği beyan edilmiş olmakla, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili aleyhine hükmedilen yargılama giderinin hatalı olduğu gerekçesiyle, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
VII. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava bedelsiz kaldığından bahisle çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında verilen çeklerden 1.000.000 TL ve 500.000 TL bedelli iki adet çekten dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde dava konusu edilen çeklerden 1.000.000 TL bedelli çekin malzeme karşılığı verildiğini ve karşılığında mal alınmadığını, bu çeki iade etmeye hazır olduklarını, çekin dava açılmadan önce davacı tarafça talep edilmediğini, davacıya satılan mallar karşılığı davacıdan 499.258 TL alacaklı olduğunu, 500.000 TL bedelli çekin bu alacağına karşılık verildiğini belirterek 500.000 TL bedelli çek yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, dairemizin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde mahkemece 1.000.000 TL bedelli çek yönünden davalının kabul beyanına istinaden davanın kabulüne, 500.000 TL bedelli çek yönünden davanın kısmen kabulü ile 741,95 TL' lik kısmından dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiş olup, verilen karar taraflarca istinaf edilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları kapsamında sunulan beyanlar, mahkemece verilen ilk karar, dairemizin kaldırma karar içeriği, kaldırma kararı uyarınca dinlenen tanıkların anlatımları, tanıkların anlatımları ile örtüşen defter kayıtları, bilirkişi raporu, ileri sürülen istinaf nedenleri ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece verilen son karar doğru olduğundan, taraf istinaflarının reddi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 26/02/2025 tarih ve 2024/29 Esas, 2025/168 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Alınması gereken 22.770 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 5.705,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.064,83 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı ve davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.