Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/294 E. 2026/1057 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/294
Karar No
2026/1057
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/294 - Karar No:2026/1057

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

(İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulması/ HMK 353/1-b.2) Kesinlik Nedeniyle Reddine ESAS NO : 2025/294 KARAR NO : 2026/1057

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2024 NUMARASI : 2024/300 E-2024/576 K

DAVACILAR : 1- 2- VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVANIN KONUSU : Alacak ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :22/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili adi ortaklık ile davalı banka arasında 07.09.2007 tarihinde akdedilen sözleşme gereğince "...Hatları" yapım işi müvekkili tarafından üstlenilmiş, sözleşme gereği işin yapımına başlanmış ancak bir süre sonra davalı projede değişikliğe gittiğini, yapılan proje değişikliği müvekkili tarafından kabul edilmiş ise de ek imalatların maliyeti ve hesaplanması ile ilgili olarak müvekkiline ödenmesi lazım gelen meblağ hususunda taraflar arasında uyuşmazlık meydana geldiğini, davada taraflar arasındaki 11.06.2009 tarihli protokolün "protokol esasları" başlıklı II-e maddesinde hakem heyeti ücreti, sekreterlik ücreti, tahkim masrafları ve bilirkişi ücreti olarak yapılacak ödemelerin avans niteliğinde olması, tahkim sonunda tarafların haksız çıktıkları oranda sorumlu olmaları ve buna göre haksız çıktıkları oranda taraflarca karşılanması hükmü kapsamında; hakem dosyası nedeniyle müvekkili tarafından yapılan 132.866,25 TL harcamanın, Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/250 Esas ve 2013/391 Karar sayılı dosyasında müvekkilin % 68,66 oranında haklılığına ilişkin verilen kararın 01.02.2016 tarihinde kesinleşmesi neticesinde, müvekkilinin haklılık payı oranında 132.866,25 TL'nin % 68,66'sına tekabül eden 91.225,97 TL'nin müvekkile ödenmesi talebi ile açıldığını, 91.225,97-TL'nin temerrüt tarihi olan 17.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davaya konu sözleşme 07.09.2007 tarihinde imzalandığını, banka tarafından... San. ve Tic. Ltd.Şti ve ...Tic. Ltd. Şti adi ortaklığına ihale edilen Yalova (Merkez) Taşköprü, Çiftlikköy, Kadıköy Termal Kanalizasyon Şebekesi ve Kolektör Hatları İnşaatı işi ile ilgili Tahkim Dosyasında Bankamızla adi ortaklık arasında, Hakem Kurulunun 12.05.2009 tarihli toplantı tutanağı uyarınca 11.06.2009 tarihli Hakem Ücretlerine ilişkin protokol düzenlendiğini, sözleşmenin imzalanmasından bugüne 27 yıl, Hakem Ücretlerine ilişkin Protokolün imzalanmasından bugüne de 25 yıl geçtiğini, mevzuatta öngörülen itiraz ve hak düşürücü süreler geçirildikten sonra açılmış olması nedeniyle; davanın zamanaşımı yönünden incelenerek reddine karar verilmesi gerektiğini, 11.06.2009 tarihli Protokolde, tahkim yargılaması sona erdiğinde Banka haksız çıktığı takdirde, haksız çıktığı oranda Banka tarafından ödeme yapılacağı hükme bağlandığını, bu protokolün amacının uyuşmazlığın Hakem Heyetince çözümlenmesi ve bu suretle çözümlenen uyuşmazlığın yargılama giderlerinin ilave yargılama gideri olmaksızın taraflarca karşılanması olduğunun açık olduğunu, ancak Hakem Heyetince yasal süresi içerisinde bir karar verilememesi nedeni ile tahkim sürecinin tamamlanamadan sona ermiş olması nedeni ile de davacının söz konusu meblağı talep etmesi hukuki olmayıp Banka aleyhine hükmedilen tahkim giderlerinin yasal dayanağı bulunmadığını, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnedsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece;" Dava, tahkim yargılaması sırasında davacı tarafça yapılan giderlerin yine taraflar arasında düzenlenen 11.06.2009 tarihli protokol kapsamında rücuen tahsili istemine ilişkindir. Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/250 Esas sayılı davada davacı tarafça davacılar ... ve ... şirketince açılan davada 1.588.575,52 USD karşılığı 2.462.292,06 TL alacağın tahsilinin talep edildiği ve yargılama giderleri, tahkim giderleri ve avukatlık ücretinin de davalıya yükletilmesinin istenildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 12/09/2013 tarihli 2011/250 E-2013/391 K sayılı karar ile davacının bakiye hakediş alacağının 1.090.865,44 USD olduğu ve dava tarihi itibariyle kur karşılığı 1.690.841,00 TL olduğu belirtilerek dava konusu hakediş alacağı yönünden davanın kısmen kabulüne, fazla istemin reddine karar verildiği, aynı hükmün 3 nolu bendinde bu dava için yapılan toplam yargılama gideri, müzekkere masrafı, bilirkişi ücreti, dava açılış giderleri sayılarak 2.238,85 TL olarak belirtilmiş ve bu miktar üzerinden tarafların sorumlu olduğu yargılama giderleri gösterilmiştir. Bu karar Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin temyiz incelemesi ile onanarak ve karar düzeltme incelemesinden de geçerek 01.02.2016 tarihinde karar düzeltme talebi reddedilerek kesinleştiği görülmüştür. Eldeki dava az yukarıda belirtilen Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davadan önce akim kalan tahkim yargılaması sırasında davacı tarafça yapılan giderlerin yine taraflar arasında düzenlenen 11.06.2009 tarihli protokol kapsamında istemine ilişkindir. Davaya konu alacak Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/250 Esas sayılı dava dosyasında talep edilmiş ise de, bu giderlere yönelik değer gösterip harcı da ödenmek suretiyle yapılmış bir talep olmadığı gibi mahkemece yapılan yargılama, kurulan hüküm Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleşen karar, gerekçe ve hükümde tahkim giderlerine yönelik kabul veya redde ilişkin herhangi bir gerekçe gösterilmediği gibi buna ilişkin kurulmuş herhangi bir hüküm bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı tahkim giderlerinin tahsiline ilişkin, davalı aleyhine icra takibi başlatmış (Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2015/9181 Esas sayılı dosyasında) takibe itiraz üzerine Ankara 5.Asliye Hukuk Mahkemesinde (2015/378 Esas, 2017/116K sayılı) görülen itirazın iptali davasında davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara davalı vekilinin istinaf etmesi üzerine dosyayı inceleyen Ankara Bam 27.Hukuk Dairesi'nce davanın ticari dava olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden dosyada kaldırma kararı verilmiş, bunun üzerine dosya Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde (2020/461 Esas, 2021/294 K sayılı) görülmeye başlanmış davanın HMK 114/1-I ve 115 maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiş bu kez dosyanın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Ankara Bam 27.HD'ce dosyada yeniden kaldırma kararı verilmiş bunun üzerine dosya yeniden Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde (2022/731 Esas, 2023/45 K sayılı) görülmeye başlanmış, davanın taraflarca takipsiz bırakılması üzerine HMK'nun 324/2 maddesi gereği açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ankara 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/378 Esas, 2017/116K sayılı dosyasından aldırılan bilirkişi heyeti ön rapor ve raporunda; Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/250 Esas sayılı dosyasında davacı talebinin 2.462.292,06 TL olduğunu ve yargılama sonucunda 1.690.841 TL alacağa hükmedildiğini, davacının dava konusu ihtilaf konusunda haklılık oranının 1.690.841 / 2.462.292,06 = % 0,6866 olarak bulunduğunu, davacı tarafından 132.866,25 TL hakem heyeti ücreti ödendiğinin bildirildiğini, ancak sözleşmeye göre sekreterlik ücreti 9.375 TL'nin yarısının davalı banka tarafından ödendiğinden hesaplamaya alınmadığını, 132.866,25 TL'den 9.375 TL'nin düşümü ile bakiye 123.491,25 TL'nin % 0,6866'sı oranında 84.789,09 TL'den ve 878,09 TL faizinden davalının sözleşme gereğince sorumlu olduğu rapor edilmiştir. Ankara 5.Asliye Hukuk Mahkemesince itirazın iptali davasında alınan bilirkişi heyet raporları usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli, gerekçeli olduğu görülmüş ve hükme esas alınmıştır. Toplanan delillere göre; taraflar arasında eser sözleşmesi düzenlendiği, yapılan ek imalatların bedeli konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yaşandığı, Ankara 25.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada (2011/250 E, 2013/391 K) ek imalat bedellerinin tespiti ile yargılama giderleri arasında hakem ücretlerinin tahsili bakımından dava açıldığı, yapılan yargılamada talep edildiği halde tahkim giderleri yönünden karar verilmediği, kararın tahkim giderlerine karar verilmeksizin yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, bu nedenle davacı tarafından davalı aleyhine tahkim giderlerine yönelik mahkememizde alacak davası açıldığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davacının 0,6866 oranında haklılık payına göre ödediği 123.491,25 TL hakem giderinden 84.789,09 TL'sını davalıdan talep edebileceği Ankara 5. Asliye Hukuk Mahkemesince aldırılan denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporları ile anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne "karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 11/06/2009 tarihli protokolde sekreterlik ücretinin taraflarca yarı yarıya ödenmesi öngörülmüş ise de, tüm kapsamından anlaşıldığı üzere sekreterlik ücretinin yalnızca müvekkili tarafından ödendiğini, bu nedenle hesaplamaya dahil edilmemesinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı süresinin dolduğunu, hakem kurulunun 12/05/2009 tarihli toplantı tutanağı uyarınca hakem ücretlerine ilişkin 11/06/2009 tarihli protokol düzenlendiğini, aradan 15 yıl geçmiş olup, 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/731 esas sayılı dosyasında açılmamış sayılma kararı verildiğinden zamanaşımı süresinin dolduğunu, 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/250 esas sayılı dosyasında tahkim masrafları hakkında kesin hüküm bulunduğunu, hakem heyeti uyuşmazlık hakkında bir karar verseydi tahkim masraflarının talep edilebileceğini, bir hüküm kurulmadığından artık bu masrafların talep edilemeyeceğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusuna yönelik yapılan incelemede, Mahkemenin karar tarihi 08/07/2024 olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/(2) maddesi; “Miktar veya değeri yirmi sekiz bin iki yüz elli TL (karar tarihi olan 2024 tarihi itibariyle 28.250,00 TL) Türk Lirası'nı geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” düzenlemesini içermektedir. Buna göre, reddedilen miktar 6.436,88 TL olup, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuş ise de, davada reddedilen kısım, HMK'nın 341/2 maddesi gereğince kesinlik sınırı içerisinde bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin HMK 352/1-b maddesi gereğince miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusuna yönelik yapılan incelemede; Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6 maddesi uyarınca kural olarak eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, müteahhidin kasıt veya ağır kusuru ile akdî hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya yapılı bir iş meydana getirmiş olması sebebi ile açılan davalar hariç olmak üzere 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Somut olayda yüklenici şirket tarafından eser sözleşmesine dayalı olarak tahkim önünde açılan davada yapılan tahkim masraflarının, 11/06/2009 tarihli protokol gereğince yarısı olan 91.225,97 TL nin 17/03/2015 temerrüt tarihinden itibaren faiziyle tahsili talep edilmiştir. Davalı iş sahibi vekili, verdiği cevapta süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Davacı tarafça davalıya gönderilen 05/03/2015 tarihli ihtarname ile tahkim masraflarının ödenmesi talep edilmiş ve davalı taraf 17/03/2015 tarihi itibariyle temerrüde düşürülmüştür. Bundan sonra davacı tarafça tahkim masraflarının tahsili için Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2015/9181 sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali dava dosyasında ise HMK'nın 150. Maddesi gereğince takipsizlik nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 154/2 maddesine göre "alacaklı dava veya def'i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa veya icra takibinde bulunmuşsa veya iflas masasına başvurmuşsa" zamanaşımı kesilir. Zamanaşımının kesilmesi (kat'ı) ise, borçlunun veya alacaklının veya hakimin belli fiillerinin sonucu olarak, işlemiş bulunan zamanaşımı süresinin yanması ve kesilmeye neden olan olaydan itibaren yeni bir zamanaşımı süresinin başlamasıdır. Ne var ki, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/731 Esas sayılı dava dosyasında davacı yüklenicinin davasını iki kez takipsiz bırakması nedeniyle 18/01/2023 tarihinde "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmiştir. Davanın açılmamış sayılması ile, zamanaşımını kesici etkisi ortadan kalkar ve bu halde açılmamış sayılan davadaki talepler dahi vâki olmamış sayılır (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2015/5442 Esas 2017/626 Karar, 15. Hukuk Dairesi 2009/6539 Esas, 2010/949 Karar, 10. H.D nin 2024/13382 Esas- 2025/8572 Karar, vb. sayılı ilâmları ve 6100 sayılı HMK'nın 150/7 maddesi). Bununla birlikte, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 149. Maddesi gereğince zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla başlar. Davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamenin tebliğ ile davalının temerrüde düştüğü 17/03/2015 tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi, daha önce açılan davanın, açılmamış sayılmasına karar verilmesi nedeniyle zamanaşımını kesici etkisi olmayacağından, eldeki dava tarihi itibariyle dolmuştur. O halde, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kesinlik sınırı nedeniyle 352/1-b ve 341/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 3-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/07/2024 tarih ve 2024/300 E-2024/576 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 4-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE, 5-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 1.557,92 TL harcın mahsubu ile artan 825,92 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, ilk derece yargılamasında taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, İstinaf İncelemesi yönünden; 10-Davacıdan alınan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 11-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderleri ve istinaf başvurma harcının üzerinde bırakılmasına, 12-Davalı tarafından yapılan 1.447,90 TL istinaf karar harcı ve 1.169,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 260,00 TL dosya gönderme masrafı olmak üzere toplam 2.877,50 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 13-istinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücretine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK. 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/294, K. 2026/1057, T. 22.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-294-e-2026-1057-k-c37f11256bb4