Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2027 E. 2026/1273 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2027
- Karar No
- 2026/1273
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/2027 KARAR NO : 2026/1273
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/365 Esas - 2025/364 Karar KARAR TARİHİ : 18/04/2025 DAVA : Trafik Kazası- Değer Kaybı- Araç Mahrumiyet Zararı KARAR TARİHİ : 02/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/06/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/10/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ....'nın idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkiline ait .. .. plakalı araca çarptığını, kaza tespit tutanağına göre davalı ....'nın % 100 kusurlu bulunduğunu, aracın diğer davalı ... AŞ. Ait olduğunu, Yargıtay 4. HD'nin 2023/12689 E- 2024/4378 K sayılı kararında belirtildiği üzere davada ara buluculuğunun zorunlu olmadığını, kaza nedeniyle araçta değer kaybı oluştuğunu, müvekkilinin tamir nedeniyle uzun süre araçsız kaldığını, ödünç araç kullanmak zorunda olduğunu ileri sürerek belirsiz alacak davası niteliğinde araç değeri olarak 50,00 TL'nin sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere tüm davalılardan , mahrum kalının gün bedeli olarak 50,00 TL sigorta şirketi dışındaki diğer davalılardan 01/10/2024 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Dava 17/04/2025 tarihinde açılmış, İDM'nce taraf teşkili sağlanmadan 18/04/2025 tarihinde karara bağlandığından davalıların verdiği cevap dilekçesinde rastlanılmamıştır. DELİLLER : Kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, fotoğraflar, fatura, ruhsat fotokopisi, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; Davalı ... Şirketi yönünden zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğinden bahsedilemeyeceği anlaşılmakla, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeyen davalı .... Şirketi yöneltilen taleplerin mahkememizin 2025/365 Esas sayılı dosyasından tefrik edilmesine karar verildiği, tefrik neticesinde mevcut tarafların kazaya karışan araçların malikleri ve aynı zamanda sürücüleri oldukları, davacının aracının kullanım amacı hususi olan otomobil olduğu, ticari vasfının bulunmadığı, bu kapsamda haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkin olduğu da gözetildiğinde uyuşmazlığın davacı yönünden ticari mahiyette bulunmadığı kanaatine varıldığını, bu sebebiyle davaya konu uyuşmazlığın çözümü açısından mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin İzmir AHM'nin olduğu gerekçesiyle açılan davanın usulden reddi ile 6100 sayılı HMK'nun 2. maddesi kapsamında İzmir Nöbetçi AHM'nin görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince mahkememizin görevsizliği şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde ekli 20/02/2025 tarihli RG'de yayınlanan Yargıtay 4 HD'nin 2023/12689 E - 2024/4378 K sayılı kararında da belirtildiği üzere açılan davada ara buluculuğun zorunlu olmamasına rağmen İDM tarafından davalı sigorta şirketi yönünden önce dosyanın tefrik edildiğini, akabinde diğer davalılar hakkında usulden red ile görevsizlik karar verildiğini, davalı sigorta şirketi yönünden tefrik edilen 2025/366 sayılı dosyada da ara buluculuğun son tutanağında olmaması nedeniyle usulden davanın reddedildiğini, 2918 sayılı KTK'nun 97. Maddesi gereğince ZMMS sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerin dava yoluna gitmeden önce sigorta yazılı başvuru yapılmasının zorunlu tutulduğunu, bu başvurunun dava şartı olduğunu, ancak bu sebeple ara buluculuk dava şartına tabi olmadığının yukarıda belirtilen Yargıtay kararında vurgulandığını, ileri sürerek kararın kaldırılmasına tefrik edilen her iki dosyanın birleştirilerek karar verilmek üzere İDM'ne gönderilmesine karar verilmesini istemiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davalı taraf istinafa cevap vermemiştir. G E R E K Ç E Taraflar arasındaki uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tazmini isteminden kaynaklanmaktadır. İDM'nce yukarıda gösterilen gerekçelerle göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; aynı Kanunun 357. maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. (I) Görev-Tefrik; 6102 sayılı TTK'nun 1483/1. maddesinde, sigortacıların diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları belirtilmiş; aynı Kanunun 4/1-a maddesinde, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, TTK'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesi ise aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemelerinin, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; davacı tarafından, haksız fiil teşkil eden trafik kazasından kaynaklı değer kaybı bakımından zarara neden olan araç sürücüsü, işleten ile ....AŞ.'ne karşı, araç mahrumiyetine ilişkin tazminat isteminin ise sadece sürücü ve işleten karşı açılmıştır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında görevli mahkeme, genel hukuk mahkemesi olan asliye hukuk mahkemesi ise de; davalı sigorta şirketi bakımından sigorta hukuku kapsamında sorumluluğuna dayanılarak dava açılmış olup, zorunlu sigortalar, 6102 sayılı TTK'nın 1483 vd. maddelerinde düzenlenmiş, aynı kanunun 4/1-(a) ve 5. maddeleri gereğince mutlak ticari nitelikteki bu davada asliye ticaret mahkemesi görevli bulunmaktadır. Aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; sözkonusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında “yargılama usülüne” ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yaparak uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Bu husus, hukukun öngörülebilir olmasının, usul ekonomisinin ve davaların makul süre içinde bitirilmesi yükümlülüğünün de gereğidir. İDM'nin gerekçeli kararının içeriğine göre davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirmediği gerekçesi ile asıl dava dosyasından tefrikine karar verildiği belirtilmekle birlikte dosya içinde ve UYAP'ta tefrikine ilişkin bir ara karara rastlanılmamıştır. Ancak sigorta şirketi yönünden tefrik edilen davanın aynı mahkemenin 2025/366 Esasına kaydedildiği ve yapılan yargılama sonucunda 2025/365 Karar sayılı 18/04/2025 tarihli karar ile arabulucuya başvurmadan dava açılmış olması sebebiyle davanın dava şartı yokluğu ile usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Anılan karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurması üzerine İzmir BAM 11. HD'nin 2025/1188 E- 2025/1251 K sayılı 23/09/2025 tarihli kararı ile "Davacı tarafça davadan önce 2918 Sayılı Kanunun 97. Maddesi gereğince başvuru yapıldığına göre bu durumda arabuluculuk yoluna başvurma şartı aranmadığı gözetilerek davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi doğru olmadığı" gerekçesi ile kararın kaldırılmasına yeniden karar vermek üzere mahkemesine gönderilmesine kesin biçimde karar verildiği anlaşılmaktadır. Yeri gelmişken önemle belirtmek gerekir ki mahkemece birlikte görülmesi gereken davaların sonradan tefrik edilmesi, göreve ilişkin kuralları değiştirmez. (Yargıtay 20. HD 2017/10685 E - 2017/10685 K sayılı 18/12/2017 tarihli, 2017/9248 E - 2017/7849 K sayılı 16/10/2017 tarihli yargı yerinin belirlenmesine ilişkin kararları). İDM'ce müteselsil sorumluluğa ilişkin 6098 Sayılı TBK'nun 61, usul ekonomisine ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 30, ihtiyari dava arkadaşlığına ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 57 ve 58. maddeleri, davaların ayrılmasına ilişkin 167. maddesi, 6102 Sayılı TTK 4/1 - (a) ve 5. maddelerine aykırı biçimde sigorta şirketi yönünden davanın önce tefrik sonra davalı sürücü ve işleten yönünden görevsizlik kararı verilmesi usül ve yasaya aykırı görülmüştür. O halde, gerek davalı araç sürücüsü ve işleten ile gerekse de davalı sigorta şirketinin sorumluluğu aynı maddî olaydan kaynaklanmış ve zarar tek olmakla, davaların birlikte görülmesi zorunlu olup sigorta şirketi yönünden davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olması bu zorunluluğu ortadan kaldıracak bir neden değildir. Bütün talepler yönünden uyuşmazlığın özel mahkeme olan asliye ticaret mahkemesince çözüme kavuşturulması gerekir. Mahkemece birlikte görülmesi gereken davaların sonradan tefrik edilmesi, göreve ilişkin kuralları değiştirmeyeceğinden davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. (II) Karar Şekli; İDM'nce dosya üzerinden yapılan yargılama sonunda "Açılan davanın usulden reddi ile 6100 sayılı HMK'nun 2. maddesi kapsamında İzmir Nöbetçi AHM'nin görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince mahkememizin görevsizliğine" şeklinde karar verilmiştir. Bu karar şekli 6100 Sayılı HMK'nun 115/2. Fıkrasında ki düzenlemeye aykırıdır. Oysa uyuşmazlıkta mahkemece görevli olmadığı kanısına vardığında "Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi" yerine yukarıda gösterilen şekilde karar verilmiş olmas usule aykırıdır. Ancak kararın yukarıda gösterilen sebeplerle kaldırılmasına karar verilmesi kanaatine varıldığından sadece yapılan yanlışlığa işaret etmekle yetinilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-(a) bendine göre; Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verileceği hükme bağlanmıştır. Aşağıdaki durumlar arasında; (a-3) bendinde "mahkemenin görevli olmasına rağmen görevsizlik kararı vermiş olması" sayılmıştır. Tüm bu açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre,; Tüm davalılar hakkındaki davaya bakmaya asliye ticaret mahkemesinin görevli olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1.fıkra (a-3) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sigorta şirketi yönünden tefrik edilen dava dosyası halen derdest ise birleştirilerek, değilse mevcut davalılar huzurunda davanın yeniden görülmesi için kararı veren mahkemeye gönderilmesine, Karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tüm davalılar hakkındaki davaya bakmaya asliye ticaret mahkemesinin görevli olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/365 Esas - 2025/364 Karar sayılı, 18/04/2025 tarihli kararının6100 Sayılı HMK'nun 353/1.fıkra (a-3) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, 3-Sigorta şirketi yönünden tefrik edilen dava dosyası halen derdest ise birleştirilerek, değilse mevcut davalılar huzurunda davanın yeniden görülmesi için kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacının peşin yatırdığı 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 1.683,10-TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 02/06/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.