Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1867 E. 2026/1619 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1867
- Karar No
- 2026/1619
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1867 KARAR NO : 2026/1619
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2025 NUMARASI : 2023/424 Esas 2025/337 Karar DAVA : MENFİ TESPİT KARAR TARİHİ : 01/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/07/2026
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/424 Esas 2025/337 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2765 sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibine geçtiğini, dayanak senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını nitekim İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptıkları şikayet üzerine başlatılan 2022/36985 Sor. sayılı soruşturma kapsamında yapılan imza incelemesinde de bu durumun belirlendiğini belirtmiş, İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2765 sayılı takibinin davacı yönünden iptaline, %20 oranından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin, alacağını tahsil amacıyla davacı ve davacının oğlu olan dava dışı borçlu ... hakkında İzmir 27. İcra Müdürlüğü ' nün 2022/2765 sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip başlattığını, takibin kesinleştiğini, icra takibine konu Kambiyo Senedinde davacının aval veren, dava dışı borçlu ....'ın borçlu sıfatı olduğunu, davacının dava dilekçesinin Sonuç ve İstem kısmında "bilahare yargılama yapılarak izmir 27.icra müd.nün 2022/2765 e.sayılı takip dosyası ile ilgili olarak müvekkil yönünden iptaline" şeklinde talepte bulunduğunu, dava dilekçesinin açıklamalar kısmında kambiyo senedindeki imzanın davacıya ait olmadığına ilişkin savcılık dosyasından bahsetmekle imzanın davacıya ait olmadığını beyan ettiğini, bu durumda müvekkili hakkında mahkemede açılmış olan bu davanın kambiyo senedindeki imzanın inkarına dayalı takibin iptali davası olduğu görüldüğünü, dava dilekçelerinin hiçbir yerinde ve dahi sonuç istem kısmında davacının borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunmadığını, İİK 72 maddesi gereğince açılacak menfi tespit davasında davacının davasında açıkça borçlu olmadığının tespitini talep etmesi gerektiğini, bu nedenle davacının davasının, İzmir 27. İcra Müdürlüğü ' nün 2022/2765 sayılı kambiyo senetlerine mahsus takibin iptali istemi olup menfi tespit davası olmadığını, 6100 sayılı HMK 26. Madde Taleple bağlılık ilkesi gereğince dava dilekçesinde sadece takibin iptalini isteyen lakin borçlu olmadığının tespitini istemeyen davacının davasının Menfi Tespit davası olduğunu kabul etmenin açıkça yasaya aykırı olduğunu, davacının davasının İzmir 27. İcra Müdürlüğü ' nün 2022/2765 sayılı kambiyo senetlerine mahsus takibin imza inkarına dayalı takibin iptali davası olması nedeniyle davanın İcra Mahkemesinde açılması gerektiğinin açık olup davanın görev nedeniyle reddi gerektiğini, İzmir 27. İcra Müdürlüğü ' nün 2022/2765 sayılı kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin, imzanın inkarına dayalı takibin iptali istemine ilişkin bu davanın 2004 sayılı İİK 168/3 ve 170. Maddeleri gereğince ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde İcra Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, ödeme emrinin davacının kendisine bizzat 02.03.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, bu durumda davanın 07.03.2022 tarihine kadar İcra Hukuk Mahkemelerinde açılması gerekmekte olup davanın süresinde açılmadığını, bu nedenle reddi gerektiğini, usulü itirazlarının reddi ile davanın menfi tespit davası olarak devamı şeklinde karar verilerek davaya devam edilmesi halinde, davacının imza inkarına dayalı olarak açmış olduğu davasının dayanağı olarak, müvekkili hakkında yaptığı şikayetine konu İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ' nın 20222/36985 sayılı hazırlık dosyasında yapılmış olan imza incelemesine dayandırdığının görüldüğünü, bu şikayet neticesinde müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, kararda "Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından başlatılan soruşturmada toplanan deliller neticesinde; her ne kadar müşteki ... senetten ve senedin kaynağı olan borçtan haberdar olmadığını, senedi ilk defa gördüğünü imzasının kendisine ait olmadığını, oğlu ...'ın bu senetle bir ilgisinin olmadığını, şüphelinin senedi doldurduğunu iddia etse de; oğlu ....'ın alınan ifadesinde senedi kendisinin düzenlediğini imzaların kendisine ait olduğunu, şüpheliye borcu olduğunu beyan ettiği, senedi düzenledikten sonra senedi annesiyle beraber giderek bilgi sahibi ....'a beraber teslim ettiklerini beyan ettiği, senedi ... ...ın düzenlediğinin bilirkişi ile tespit edildiği, ...'ın adına atılan imzalar ile senedi doldurulan diğer bölümlerdeki kalemlerin aynı olduğunun tespit edildiği, bilgi sahibi ....'ın ifadesine göre de senedin hem borçlu hem de kefil kısmının imzalı ve diğer bölgelerin de doldurularak geldiğini beyan ettiği, tüm bu olaylar kül halinde düşünüldüğünde, müşteki ...., müşteki ...'ın bilgisi dahilinde senedi kendisinin doldurarak annesinin yerine imza attığı, annesiyle beraber senedi beraber götürerek teslim ettikleri, borcu ödememek için imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürdükleri, ancak oğlunun kendisi adına imza attığını bildiği, her ne kadar .... sahte imza atmış gibi düşünülse de; yaptıklarının faydasız sahtecilik olduğu annesinin bilgisi dahlinde imzasını attığı, şüpheli ....'un sahte imza atarak sahte çek düzenlediğine dair onun aleyhine dosyada tarafsız ve bağımsız başkaca bir tanığın bulunmadığı, şüpheli aleyhine herhangi bir kamera kaydı, ses kaydı, SMS veya uygulama üzerinden yapılan konuşmanın ekran çıktılarının sunulmadığı, dosyada şüphelinin cezalandırılmasına yeter derecede her türlü şüpheden uzak kesin bir delilin bulunmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla .,.." denildiğini, davacı ile dava dışı borçlu ....' ın müvekkiline borcu oldukları sabit olup şahısların birlikte hareket ettiklerini, Savcılık dosyası ile toplanan deliller davacı ile dava dışı borçlunun borcu ödememek için sahtecilik yoluna başvurduklarını ortaya koyduğunu, savcılığın bu hususu "..müşteki ...., müşteki ...'ın bilgisi dahilinde senedi kendisinin doldurarak annesinin yerine imza attığı, annesiyle beraber senedi beraber götürerek teslim ettikleri, borcu ödememek için imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürdükleri, ancak oğlunun kendisi adına imza attığını bildiği,.." şeklindeki deliller ile ortaya koyduğunun görüldüğünü, bu nedenle sahtecilik iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı avalistin imzasının sahte olması durumunda menfi tespit davaları yönünden tek başına borçlu olmadığını ortaya koymadığını, İİK 72 ye dayalı olarak açılacak menfi tespit davaları davacının borçlu olmadığının tespiti davası olup savcılık dosyasında toplanan deliller ve mahkemece toplanacak olan delillerin göstereceği üzere davacı borçlunun müvekkiline borçlu olup müvekkilinin alacağına kavuşmaması için sahtecilik yaptığını, davacı dava dilekçesinde borçlu olmadığının tespitini istememiş olmakla borçlu olduğunu (savcılık dosyası ile sabit) kabul ettiğini belirtmiş, öncelikle davanın usulden reddine, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2765 sayılı dosyasında takip konusu edilen 11/02/2022 tanzim, 15/02/2022 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli bonodaki yazı ve imzaların davacıya ait olmadığından bahisle İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2765 sayılı takibinin davacı yönünden iptaline, %20 oranından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının hüküm altına karar verilmesine yönelik olarak davalı hakkında Mahkememize dava açıldığı, alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 03/02/2025 tarihli raporunda da belirtildiği üzere inceleme konusu senette yer alan yazılar ve ... adına atılı imzalar ile ...'ın mukayese yazı ve imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazı ve imzaların mevcut mukayese yazı ve imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığının belirlendiği , sahtecilik definin kambiyo senedinin hükümsüzlüğüne yönelik olup mutlak defi mahiyetinde olduğu bu nedenle iyiniyetli dahi olsa kambiyo senedini elinde bulunduran da dahil olmak üzere herkese karşı ileri sürülebileceği, dava konusu edilen bonodaki yazı ve imzaların davacıya ait olmaması ve söz konusu bononun davacı yönünden sahte olması sebebiyle davacının bono dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine ve talebi doğrultusunda takibin ve takip konusu senedin davacı yönünden iptaline karar verilmesinin gerektiği, davalı ... tarafından yapılan takibin haksız olduğu ancak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ' nın 24/07/2022 tarihli Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararındaki dava konusu edilen senedin davacının oğlu olan dava dışı ... tarafından düzenlendiği ve senetteki tüm yazı ve imzaların dava dışı ... ' a ait olduğuna ilişkin belirleme ile senedin tam olarak doldurularak davalı alacaklıya teslim edildiğine ilişkin belirleme göz önüne alındığında davalı alacaklının kötü niyetli olduğunun kabulüne imkan bulunmadığı, davalı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin kötü niyetli olduğunun davacı tarafça iddia ve ispat edilemediği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış davanın kısmen kabulü ile davacının davaya konu edilen bono dolayısıyla davalıya borçlu olmadığının tespitine, İzmir 27. İcra Müdürlüğü ' nün 2022/2765 E. sayılı icra takibinin davacı yönünden durdurulmasına, takibin ve takip konusu senedin davacı yönünden iptaline, yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.' gerekçesi ile; Davanın KISMEN KABULÜ ile davacının İzmir 27. İcra Müdürlüğü ' nün 2022/2765 E. sayılı dosyasında takip konusu edilen 11/02/2022 düzenleme 15/02/2022 vade tarihli 1.000.000,00-TL bedelli senet dolayısıyla davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, İzmir 27. İcra Müdürlüğü ' nün 2022/2765 E. sayılı icra takibinin davacı yönünden DURDURULMASINA, Takibin ve takip konusu senedin davacı yönünden İPTALİNE, Yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteğinin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava menfi tespit davası olmayıp davacının talebi imza inkarına dayalı olarak takibin iptali olduğunu, davacı dava dilekçelerinin hiçbir yerinde ve dahi sonuç istem kısmında davacının borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunmadığını, İİK 72 Maddesi gereğince açılacak menfi tespit davasında davacının davasında açıkça borçlu olmadığının tespitini talep etmesi gerektiğini, davacının davasının, İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2022/2765 sayılı kambiyo senetlerine mahsus takibin imza inkarına dayalı iptali istemi olup menfi tespit davası açmadığını, mahkeme talebin üzerine çıkarak karar verdiğini, davacının davasının İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2022/2765 sayılı kambiyo senetlerine mahsus takibin imza inkarına dayalı takibin iptali davası olması nedeniyle davanın İcra Mahkemesinde açılması gerektiği açık olup davanın görev nedeniyle reddi gerektiğini, bu konuda cevap dilekçesinde belirttiği görev ve zamanaşımı itirazlarını yinelediklerini, davacının davasını imza inkarına dayalı olarak açtığını, borçlu olmadığının tespitini istemediğini, davacı ile dava dışı borçlu ....ın müvekkilime borçlu oldukları sabit olup şahıslar birlikte hareket ettiklerini, savcılık dosyası ile toplanan deliller davacı ile dava dışı borçlunun borcu ödememek için sahtecilik yoluna başvurduklarını ortaya koyduğunu, bu nedenle müvekkile borçlu olduğunu bilen (savcılık dosyası ile de sabittir) davacı, iş bu davasında borçlu olmadığının tespitini istemediğini, imza inkarında bulunduğunu, İİK 72 ye dayalı olarak açılacak menfi tespit davaları davacının borçlu olmadığının tespiti davası olup davacının bu yönde bir talebi olmadığı halde yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın haksız ve usulsüz olduğunu, istinaf başvurusunun kabulü ile İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/424-E. 2025/337-K.sayılı 17.04.2025 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talep doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Davacı vekilince, davalı tarafın İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2765 sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra takibine geçtiği, dayanak senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığı, nitekim İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptıkları şikayet üzerine başlatılan 2022/36985 Sor. sayılı soruşturma kapsamında yapılan imza incelemesinde de bu durumun belirlendiğini beyanla İzmir 27. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2765 sayılı takibinin davacı yönünden iptaline, %20 oranından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 07/02/2023 tarih, 2023/14 Esas 2023/88 Karar sayılı kararı ile; gider avansının ihtara rağmen yatırılmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle HMK 114/g ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiş, kararın istinafı üzerine İzmir BAM 20. Hukuk Dairesinin kararı ile ihtaratın üsülüne uygun olmaması nedeniyle kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde sahtecilik definin kambiyo senedinin hükümsüzlüğüne yönelik olup mutlak defi mahiyetinde olduğu bu nedenle iyiniyetli dahi olsa kambiyo senedini elinde bulunduran da dahil olmak üzere herkese karşı ileri sürülebileceği, dava konusu edilen bonodaki yazı ve imzaların davacıya ait olmaması ve söz konusu bononun davacı yönünden sahte olması sebebiyle davacının bono dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine ve talebi doğrultusunda takibin ve takip konusu senedin davacı yönünden iptaline karar verilmesinin gerektiği, davalının kötüniyetli olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davacının İzmir 27. İcra Müdürlüğü ' nün 2022/2765 E. sayılı dosyasında takip konusu edilen 11/02/2022 düzenleme 15/02/2022 vade tarihli 1.000.000,00-TL bedelli senet dolayısıyla davalıya borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 03/02/2025 tarihli raporunda da inceleme konusu senette yer alan yazılar ve ... adına atılı imzalar ile ...'ın mukayese yazı ve imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazı ve imzaların mevcut mukayese yazı ve imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı kanaati bildirilmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/04/2025 tarih ve 2023/424 Esas 2025/337 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 68.310,00.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 17.077,10.TL harcın mahsubu ile bakiye 51.232,90.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 6-Kararın Dairemizce taraf vekillerine tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 01/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi