Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/174 E. 2026/1004 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/174
- Karar No
- 2026/1004
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/174 - Karar No:2026/1004
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)
ESAS NO : 2025/174 KARAR NO : 2026/1004
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/12/2024 NUMARASI : 2024/138 E-2024/896 K
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :15/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/10/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkili tarafından davalıya verilen mal ve hizmetler için irsaliyeleri faturalar ve hak edişlerin düzenlendiğini, faturaya dayalı alacaklarının ödenmemesi üzerine Alanya İcra Müdürlüğünün 2021/9789 E. sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, yetki itirazının kabulü üzerine dosyanın Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/6287 Esas sayısına kaydının yapıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini belirterek, davalı borçlunun itirazının iptaline, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili; davacı ile müvekkili davalı arasında 26/03/2018 tarihli sözleşme imzalandığını, davacı tarafın işbu sözleşme nedeniyle 688.806,00 TL tutarında iş yaptığını ve faturasını kestiğini, bu iş karşılığı olarak sözleşmede yazılı olan 395.000,00 TL bedelli 9 nolu dairenin davacıya teslim edildiğini, söz konusu daire dışında da toplam 60.000,00 TL senetle ödeme yapıldığını, en son iş bitiminden sonra da 350.000,00 TL'nin davalının hesabına ödendiğini, davacının herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını belirterek, davanın reddine ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece;" Davadaki talep, taraflar arasındaki eser sözleşmesi nedeni ile yüklenici davacının yaptığı ileri sürülen iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili için işveren davalı hakkında başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı işveren ... ile yüklenici davacı şirket arasında 26/03/2018 tarihli " İş Yapım Sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalanmıştır. Bu sözleşme ile davalıya ait... arsada bulunan 10 Katlı 3 Dükkanlı bina konut işinin projesine uygun olarak ve imalattaki tüm sarf ve ana imalat malzemeleri ( mermer ve seramik hariç) yüklenici davacı tarafından yapımını işini davacı üstlenmiştir. Sözleşmenin 6. Maddesi ile işin ekte yer alan birim fiyat ile yapımı kararlaştırılmış, iş bedelinin % 60 ına karşılık olmak üzere binada bulunan 5.Kat 9 nolu dairenin davacıya devir edileceği ve daire bedelinin 395.000,00 TL olarak hesaba alınacağı, kalan iş bedeli olan % 40 lık kısma karşılık gelen borcun ise nakit olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı, davalıdan alacaklı olduğu inancı ile 09/04/2021 tarihinde Alanya İcra Dairesinin 2021/9789 esas sayılı icra takibini başlatmıştır. Bu icra takibi ile 55.000,00 TL asıl alacak ve işlemiş faiz olan toplam 77.515,34 TL'nin tahsili talep edilmiş, ödeme emri davalı borçluya 10/05/2021 tarihinde tebliğ edilmiş, 10/05/2021 tarihinde davalı borçlu vekilinin süresi içerisinde icra müdürlüğünün yetkisine, borca ve ferilerine yapmış olduğu itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Davalı borçlunun yetkisizlik itirazının kabulü üzerine davacı alacaklı asıl alacak dışındaki işlemiş faiz, icra giderler ve icra vekalet ücretinin tahsilinin sağlanması için davalıya ödeme emri tebliğini dosyanın gönderildiği Ankara 1. Genel İcra Dairesinin 2024/6287 esas sayılı dosyasından talep etmiş, ödeme emri 26/01/2024 tarihinde tebliğ edilen davalının 26/01/2024 tarihinde ve süresi içerisinde takibe, borca ve ferilerine yapmış olduğu itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından yapılan işler ile ilgili hakedişler düzenlemiş, ayrıca yapılan iş ile ilgili olarak 05/08/2018 tarihli 139.190,06 TL bedelli , 06/06/2018 tarihli 112.893,82 TL bedelli, 03/11/2018 tarihli 205.765,14 TL bedelli ve 30/07/2018 tarihli 230.957,15 TL bedelli toplam 688.806,17 TL bedelli faturaları düzenlemiştir. Davalı tarafın mal alım beyannameleri temin edilip incelendiğinde, bu faturaların davalının davacıdan mal ve hizmet alımı yapıldığı gerekçesi ile bağlı olunan vergi dairesine beyan edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce tebliğ edilen muhtıra uyarınca davacı vekili tarafından taşeron hakediş raporu ile sözleşme sureti dosyaya sunulmuştur. İlgili Vergi Dairelerine yazı yazılarak davalının mal alım beyannamelerinin temin edilmiştir. Alanya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/28 Esas - 2022/110 Karar sayılı dosyasının bir sureti UYAP üzerinden incelemeye esas olmak üzere mahkememize gönderilmiştir. Aynı amaçla açılan davanın yetkisizlik kararı ile Ankara Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiş, süresinde başvuru yapılmadığı için 14/12/2023 tarihinde kesinleşmiş, 27/02/2024 tarihinde mahkememizde yeni baştan itirazın iptali davası açılmıştır. Davalının bağlı olduğu vergi dairesi yazı cevabına göre, davalının bilanço esasına göre defter tutup, tacir olduğu bildirilmiş, davanın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olması neden ile ticaret mahkemelerinin görevli oldukları kabul edilmiştir. Davanın her iki tarafı tacir olup, tarafların ticari kayıtlarının birlikte incelenmesi gerekmekle birlikte, sadece davacı taraf defterlerini incelemeye sunmuş olup, davalıya ticari defter ve kayıtlarını sunması veya bulunduğu yer ile ilgilisini bildirmesi hususunda iki hafta kesin süre verilen uyarılı davetiye tebliğ edilmesine rağmen, defterler incelemeye sunulmamıştır. Alanya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yazılan talimat sonucu davacı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenerek hazırlanan 12/07/2024 tarihli bilirkişi raporu alındıktan sonra aynı bilirkişi heyetine İnşaat Mühendisi de eklenmesi suretiyle 19/11/2024 tarihinde mahkememize sunulan, taraflar arasındaki iş yapım sözleşmesi, hakediş raporları, faturalar, mal alım beyannameleri ve davacının defter kayıtlarının incelenmesi sonucu, davacının yaptığı iş nedeni ile düzenlediği dört adet faturanın davalının mal alım beyannamesinde yer aldığı, davalının işin eksik yada ayıplı olduğu şeklinde iddiası bulunmadığı, davacı kaydında yer alan 09/11/2020 tarihli ve 30.000,00 TL bedelli faturanın davalının mal alım beyannamesinde yer almadığı gibi, yine davacı kayıtlarında yer alan ve davalıya 1.865,00 TL nakit ödeme yapıldığına ilişkin kaydın dayanağının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı defterlerini sunmadığı için davacının usulüne uygun şekilde tutulduğundan dolayı sahibi lehine delil olduğu kabul edilen ticari kayıtları incelenerek düzenlenen 12/07/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacının davalıdan faturalar ve nakit ödeme dolayısı ile 718.806,22 TL alacağı olduğu, aynı kayıtlara göre davalıdan tahsilat kabulü 410.000,00 TL olduğu için davacının davalıdan 308.806,22 TL alacaklı olması gerektiği, aynı defterlerde yer alan fakat dayanağı temin edilemeyen 1.865,00 TL davacı nakit ödemesi de dikkate alınır ise davacının davalıdan olan alacağının 310.806,22 TL olduğu belirlenmiştir. Davacı defterinde kayıtlı olup davalının mal alım beyannamesinde yer almayan 30.000,00 TL bedeli fatura alacağı ile dayanağı elde edilemeyen 1.865,00 TL davacı nakit ödemesinin davacı alacağı olarak kabulünün mümkün olmaması halinde ise 410.000,00 TL davalı ödemesi de dikkate alındığında davacının davalıdan olan alacağının (718.806,22 TL - 30.000,00 TL- 1.865,00 TL- 410.000,00 TL =276.941,22 TL) 276.941,22 TL olması gerektiği belirlenmiştir. Sözleşmeye göre iş bedelinin % 60 ına karşılık gelmek üzere davacının imalatını yaptığı binada bulunan 5.Kat 9 nolu dairenin davacıya devir edileceği ve daire bedelinin 395.000,00 TL olarak hesaba alınacağı kararlaştırılmıştır. Tapu kayıtları incelendiğinde söz konusu bağımsız bölümün 19/09/2018 tarihinde davacı şirketin aynı zamanda yetkilisi olan...'e devir edildiği anlaşılmıştır. Davacı taraf bu devirin şirket yetkilisi...' e yapıldığını kabul etmekle birlikte, devir işleminin taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesi uyarınca yapılmış ve davalı ödemesi yerine geçen bir işlem olmayıp, tapu kayıtlarından da anlaşılacağı üzere bedeli karşılığı, başka bir nedenle gerçekleştirildiğini söylemektedir. Taşınmazın devrinin...' yapıldığı ve bu kişinin davacı yüklenici şirketin temsilcisi olduğu çekişme konusu değildir. Taşınmaz devrinin sözleşmede yer alan ve ödeme yerine geçen bir devir olmayıp, başka bir nedenle yapıldığının ispatı davacı üzerinde olup, davalı ile dava dışı şirket yetkilisi ... arasında taşınmazın devir edilmesini gerektirecek alacak borç ilişkisinin varlığı davacı tarafından kanıtlanamadığı gibi, sözleşmenin imzalanma tarihi, işin yapımı için geçen süre ve taşınmazın devir tarihlerinin yakınlığı dikkate alındığında, taşınmaz devrinin sözleşme uyarınca davalı borcuna karşılık yapıldığının kabulü gerektiği, tapuda devir bedeli 19.000,00 TL olarak gösterilmiş ise de, bağımsız bölümün satışında imalat bedeli üzerinde devir bedeli gösterilmesi halinde satıcının gelir vergisi ödemesi gerektiği için yaygın olarak taşınmaz bedelinin raiç piyasa değerlerine uygun olarak satış işlemlerinde yer almadığı, bu nedenlerle taşınmazın davacının imalattan kaynaklanan alacağına karşılık davalı tarafından sözleşmenin 6. Maddesi uyarınca davacıya devrinin yapıldığının kabulü gerektiği, bu hali ile her iki hesaplama şekline göre davacı alacağı 310.806,22 TL veya 276.941,22 TL olarak kabul edildiğinde dahi taşınmaz devri nedeni ile sözleşme uyarınca 395.000,00 TL olarak kabulü gereken davalı ödemesi karşısında davacının davalıdan imalat nedeni ile alacağı bulunmadığı, bu nedenle davanın reddi gerektiği kabul edilmiştir. Davacı alacağı eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, iş bedeli ve ödemelerin bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi gerektiği için alacağın likit kabul edilemeyeceği, davacı fazla miktar için icra takibi yapmakta haksız olmakla birlikte kötüniyetli olarak icra takibi yaptığı kanıtlanamadığı için davalının kötüniyet tazminatı isteme koşullarının da oluşmadığı kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur." şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete devredilmesi kararlaştırılan 9 numaralı dairenin devredilmediğini, söz konusu dairenin dava dışı üçüncü kişilerce yine dava dışı ...'e bedeli karşılığı satıldığını, 10 nolu daireyi de 11/04/2019 tarihinde yine satın aldığını, davalı söz konusu daireyi müvekkiline verdiğini iddia edebilmesi için öncelikle söz konusu daireyi dava dışı arsa sahipleri ile aralarındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre devrini haketmiş olması gerektiğini, ancak davalının arsa sahiplerine karşı edimlerini yerine getirmediğini, dairenin müvekkili şirkete değil yetkilisine devredildiğini, bu durumun dahi dairenin hakediş karşılığı değil satın alınarak devredildiğinin kanıtı olduğunu, davalının yazılı belge sunamadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL İstinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına. 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 15/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip