Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2277 E. 2026/1815 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2277
- Karar No
- 2026/1815
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/2277 KARAR NO : 2026/1815 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 13/07/2026 NUMARASI : 2025/256 E. - 2026/338 K.
DAVANIN KONUSU : Fikir ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/07/2026 tarih ve 2025/256 E. - 2026/338 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin ...Fakültesinde öğretim üyesi olarak görev yaptığını, davalı ... tarafından 2009 yılında "... & ..." isimli, toplam 359 sayfalık İngilizce bir kitap yayımlandığını, kitabın iç sayfasında 1.000 adet basıldığının not edildiğini, kitabın incelenmesi sonucu toplamda 30 sayfa civarında "..." isimli kitabının (İngilizceye çevrilerek) atıf yapmadan intihali suretiyle oluşturulduğunun tespit edildiğini, davalının müvekkilinin 8 bölümden oluşan “...” kitabının 7 bölüm başlığını aynen kopyaladığını, bu bölümlerin içerisinde konuların anlatıldığı 157 başlıktan 58 başlığın aynen - kopyalandığını, davalının anılan kitabının içindekiler kısmının ilk üç sayfası ve 3-140 sayfaları arasında intihal gerçekleştirildiğini, davalı ...'ın "...”" isimli, 400 sayfalık, İngilizce yazılmış ikinci kitabının ... Yayıncılık tarafından 2011 yılında basıldığını, bu kitabın ... üzerinde 30 TL fiyata satıldığını, kitabın üzerinde kaç adet basıldığına dair bilgi bulunmadığını, davalının bu kitabının da içindekiler kısmının ilk üç sayfası, 3-140 sayfaları arasında müvekkilinin “...” isimli kitabından intihal yapılarak oluşturulduğunu, davalı ...'ın “... ...” isimli 393 sayfalık İngilizce yazılmış üçüncü kitabının ... Yayıncılık tarafından 2020 yılında basıldığını, kitabın www ... - sitesi üzerinden 55 TL fiyata satıldığını, kitabın içindekiler kısmının ilk üç sayfası, 3-140 sayfaları arasında müvekkilinin “...” isimli kitabından intihal yapılarak oluşturulduğunu, davalı ..., ... Yayıncılık ve ...'ın FSEK'in 34. ve 35. maddesini ihlal ederek müvekkilinin eserini izinsiz bir şekilde kullandığını, FSEK'in 21, 22, 23 maddelerinde sayılan işleme, çoğaltma ve yayma haklarının da ihlal edildiğini, aynı şekilde müvekkilinin eserinden izinsiz olarak aldığı bölümleri yine izinsiz olarak kamuya sunarak FSEK'in 14. maddesini, müvekkilinin adını belirtmeyerek 15. maddedeki ismin belirtilmesi hakkını ve 16. maddedeki eserin bütünlüğünü koruma hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek, FSEK'in 68/1. madesi uyarınca davalının fiilinden dolayı, müvekkilinin uğramış olduğu şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ve 70/1 maddesi uyarınca da 6.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 7.000 TL tazminatın tahsiline, davalı tecavüzünün önlenmesine, ürünlerin toplatılmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, davalı ...'ın müvekkilinin kitabından intihal suretiyle "..., 2009" kitabını oluşturduğunu, ardından aynı kitabın "... ..., 2011" ve "... & ..., " baskılarını yaptığını ileri sürerek, 5864 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundan kaynaklanan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000 TL maddi ve 6.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 7.000 TL telif tazminatının davalılardan 2009/2011/2020 tarihlerinden itibaren kademeli şekilde işletilecek reeskont faizi ile beraber müteselsilen tahsiline karar verilmesini, müdahalenin meni yönünden Ankara 4. FSHHM'nin 2020/204E. sayılı dosyasında yargılamaya devam edildiğini, Ankara 4. FSHHM'nin 2020/204E. sayılı dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili, davacı tarafından arabulucuya başvurulmaksızın müvekkile karşı huzurdaki dava ikame edildiğinden, öncelikle davacının tazminat taleplerinin dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, müvekkilinin Türk Vergi Hukuku alanında yeni bir eser ortaya koyma iddiası ve bu eserden maddi bir çıkar sağlama amacının bulunmadığını, amacının Türk Vergi Hukuku alanında ortaya konulmuş türkçe çalışmaların derlenerek İngilizceye kazandırılması ve bu şekilde kamunun istifadesine sunulması olduğunu, bu kapsamda dava konusu kitapların ¼'lük kısmını atıf yapmak ve kaynakçasında yer vermek suretiyle mevcut Türkçe akademik çalışmalara, kalan ¾'lük kısmını ise doğrudan yürürlükteki mevzuata dayandırdığını, kaldı ki bugün itibariyle Türkiye’de, Türk vergi sistemini İngilizce olarak anlatan başka bir eserin bulunmadığını, bunun dahi benzerliği büyük oranda ortadan kaldırdığını, kitapların ilk baskısının kamu kurumlarına ve üniversite kütüphanelerine ücretsiz olarak dağıtıldığını, müvekkilinin dava konusu kitapların satışından herhangi bir maddi yarar sağlamadığını, dava konusu eseri meydana getirirken davacı tarafın herhangi bir eserinden doğrudan yararlanmadığını, doğrudan yararlandığı eserlerin davacı tarafa ait eserlere yapmış olduğu atıfları kendi eserine aynen aktardığını ve eserlerinin gerek metin kısımlarında gerekse kaynakçalarında bu atıflara yer verdiğini, dava konusu eserlerin İngilizce olması nedeniyle aynen kopyalanmak suretiyle intihal oluşturulmasının mümkün bulunmadığını, zira yabancı dilden çevirinin, çeviri yapanın akademik dil bilgisine göre değişkenlik gösterdiğini savunarak, davanın ve birleşen davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalı ... vekili, zamanaşımı, hak düşürücü süre, yetki, görev ve husumet itirazlarının bulunduğunu, ...nın hasım olarak görülmesine ilişkin dava dilekçesinde hiçbir açıklayıcı ibare-ifadenin yer almadığını, dava konusu olayda herhangi bir dahli ve müdahalesi bulunmayan ... yönünden pasif husumet itirazında bulunduklarını, müvekkilinin dava konusu kitaplarda intihal var olup olmadığı hususunu – kitapların içeriğine girmesinin mümkün olamayacağı düşünüldüğünde – bilmesinin, araştırmasının, böyle bir sorumluluğun İdareye yüklenmesinin beklenemeyeceğini, ayrıca, basım-yayım tarihleri 2009 ile 2011 yılına ilişkin dava konusu kitaplarla ilgili talebin zamanaşımına uğradığını, işbu davada ve bu davanın hiçbir aşamasında ...nın bir dahlinin-etkisinin ve müdahalesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, birleşen davada (28 Eylül 2020 tarihli Telif Hakları Devir Sözleşmesi ile yazarı ... olan "..." adlı kitabın 50. Baskısının telif hakkını ... Ltd. Şti.'ne devrettiği anlaşılmaktadır.) davacı vekili 18/06/2021 tarihli dilekçe ile belirsiz alacak şeklinde talep ettiği 1000 TL tazminatın 1/3 oranını davacı şirket adına, 2/3 oranının ise davacı şahıs adına talep edildiğini açıkladığından telif tazminatında davacı şirketinde de aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davacıların "..." isimli kitabının davalı şahıs tarafından 2009, 2011 ve 2020 yılında yazılıp bastırılan, (2009 yılı basımının Hazine-Gelir idaresi başkanlığınca yapıldığı) İngilizce yayınlanan 3 ayrı kitap ile davacılara ait eserlerden alıntı yapılmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı ...'ın aynı eylemi nedeniyle Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2022/133 Esas, 2023/186 Karar sayılı kararı ile davacı eserinden intihal suretiyle yararlanıldığının maddi olgu olarak tespit edildiğini, tarafların karşılaştırılan kitaplarının içindekiler bölümlerine bakılarak dahi davalı eserlerinin intihal ürünü olduğunun anlaşılacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen heyette ... ve fikri mülkiyet/telif alanlarında birlikte uzmanlık taşıyan bir bilirkişi bulunmamasına rağmen intihal bulunmadığı yönünde bildirilen görüşe itibar edilemeyeceğini, ceza mahkemesi tarafından tespit edilen maddi olgunun hukuki hakimi yönünden bağlayıcı olduğunu, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılamayacağını, bilirkişi raporunda "Bu tip benzerlikler başka eserlerde de bulunmaktadır." biçiminde yer alan görüşün somut verilerle desteklenmediğini, ek rapor ve uzman kuruluş olan ... Müdürlüğü'nden görüş alınması taleplerinin gerekçesiz reddedildiğini, mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava ve birleşen dava, FSEK'e dayalı maddi ve manevi tazminat, tecavüzün önlenmesi, ürünlerin toplatılması ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve her ne kadar davacı ...'nin dava konusu eser üzerindeki mali haklarını ... Ltd. Şti.'ye devrinin, FSEK'nin 52.maddesine uygun olmadığından geçersiz bulunduğu ve bu nedenle birleşen davada davacı ... Ltd. Şti.'nin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakta ise de istinaf edenin sıfatına göre bu hususun Dairemizce kaldırma sebebi yapılamadığı, davacının, davalı ...'ın 2009 yılında yayımladığı "... & ...", 2011 yılında yayımladığı "..." ve 2020 yılında yayımladığı “... ...” isimli kitapların bazı kısımlarının, "..." isimli kitabının (İngilizceye çevrilerek) atıf yapılmadan intihali suretiyle oluşturulduğu iddiasıyla işbu davayı açtığı, mahkemece Prof. Dr. ... (...), Prof. Dr. ... (...), Prof. Dr. ...(...) tarafından düzenlenen, dosya kapsamındaki çelişkileri yöntemince gideren, usul ve yasaya uygun, denetime elverişli bilirkişi raporuna istinaden davalı eserlerinin, davacı yönünden intihal oluşturmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin isabetli bulunduğu, davalı hakkında Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nde görülen 2022/133 Esas, 2023/186 Karar sayılı ceza davasında FSEK'in 71/1.maddesi uyarınca eserden kaynaklanan mali ve manevi haklara tecavüz suçunun oluştuğu kabul edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, verilen kararın mahiyeti gereği işbu davada bağlayıcı olmadığı anlaşılmakla, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl davada Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Birleşen davada Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, davacılar tarafından istinaf başvurusunda peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/10/2026
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...