Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/826 E. 2026/1032 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/826
- Karar No
- 2026/1032
- Karar Tarihi
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/826-2026/1032 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1) DOSYA NO : 2025/826 Esas KARAR NO : 2026/1032
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/05/2025 NUMARASI : 2021/203 Esas-2025/399 Karar
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...- DAVALI : 1 -... DAVALI : 2 VEKİLİ : Av. ...-
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 20/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2026
Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın kabulün dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; ... Müsteşarlığı'nca açılmış 2010/70928 ihale kayıt numaralı "... Temini" işine ilişkin ihalenin müvekkili şirket uhdesinde kaldığını, müvekkili ile idare arasında 22/09/2010 tarihinde sözleşme imzalandığını, akabinde taraflar arasında 27/12/2010 tarihinde ek sözleşme imzalanmak suretiyle sözleşmenin bir kısım hükümlerinin revize edildiğini, sözleşme gereğince 7 adet teknenin imali ve tesliminin müvekkilince gerçekleştirildiğini, ihale konusu teknelerden davalılardan Malatya Valiliği'ne verilecek olan 8.sinde ise, Malatya Valiliği'nin istemi üzerine Teknik Şartnamede öngörülen standardın dışına çıkılarak proje değişikliğine gidilmesi ve teknenin 23,90 m. ebadında ve 100 yolcu taşıma kapasiteli olarak yapılmasının istenildiğini, bunun üzerine Bakanlıkla yapılan sözleşmenin eki mahiyetinde, Malatya Valiliği ile müvekkili arasında Gemi Yapım Sözleşmesinin imzalandığını, imal edilecek tekne için Malatya Valiliği'nce müvekkiline 750.000,00 Euro+KDV ödemesi yapılacağı hususunda tarafların mutabık kaldığını, Malatya Valiliği'nin 30/04/2011 tarihinde sözleşme bedelinin tamamını peşin ve tek seferde müvekkiline ödemekle yükümlendiğini, anılan tarihte sözleşme bedelinin tamamının ödenmediğini, davacının iyi niyetle teknenin inşasına devam ettiğini, hava koşulları nedeniyle teknenin inşasında gecikme yaşandığını, buna ilişkin davalılardan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nca muhtelif tarihli işin süresinin uzatımına ilişkin kararlar tesis edildiğini, ödeme yapılması hususundaki ihtarların sonuçsuz kaldığını, daha sonra Malatya Valiliği'nce davacıya yapılacak olan ödemenin davalılardan ... Ltd. Şti. 'nin KOSGEB'ten yararlanacağı destek programından sağlayacağı bedel ile karşılanacağının davacıya bildirildiğini, talep doğrultusunda Rose Firması adına düzenlenen faturanın teslim edildiğini, Rose Firması'na teslim edilen fatura/faturaların KDV hesabında hata bulunduğu ve yeniden hesaplama yapılması gerektiği iddiası ile iade faturası düzenlendiğini, Malatya Valiliği'nce sözleşme hükümlerine uygun şekilde ödeme yapılmamış olmasına rağmen müvekkilince "Malatya" isimli teknenin davalı Bakanlığa teslim edildiğini, birbiriyle tamamen bağlantılı şekilde gerçekleşmiş süreç dikkate alındığında davacının bakiye 985.088,00 TL alacağı bulunduğunu, davalı Bakanlığın hak ediş cezası altında davacının alacağından haksız olarak 218.674,44 TL kesinti yaptığını belirterek davalı Bakanlıktan 218.674,44 TL'nin kesinti tarihinden işletilecek ticari faiziyle birlikte iadesine, Malatya Valiliği ile Rose Firması'ndan 766.414,26 TL(252.942,00 Euro'nun dava tarihindeki Merkez Bankası kuruna göre TL tutarı) temerrüt tarihi 01/05/2011 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı vekili; davacı şirketin 28/04/2011 tarihli yazısı ile 8 adet A Tipi Çok Amaçlı Hizmet Teknesinden Malatya Valiliği'ne verilecek 8. teknenin bila bedel karşılığında boyu 23,90 metre olarak yapılmasına izin verilmesiyle bu teknedeki iş artışı için ek süre verilmesinin talep edildiğini, bu başvuruya istinaden Genel Müdürlük makamınca 8. teknede kamu yararı da gözetilerek proje değişikliğine gidilmesinin uygun görüldüğünü, Malatya Valiliği'nin kapasite artırımına yönelik davalı Bakanlıktan herhangi bir talebinin olmadığını, Malatya Valiliği ile yapılan sözleşmelerin Bakanlığın bilgisi dışında gerçekleştiğini ancak söz konusu hususun ilerleyen dönemde davacının taraflarına yapmış olduğu yazışmalar neticesinde Genel Müdürlük kayıtlarına girdiğini, Bakanlığın hiçbir surette taraf olmadığı, söz konusu sözleşmelerin Malatya Valiliği ve davacı yüklenici için bağlayıcı olup asıl ihale sözleşmesinin bir eki mahiyetinde olmadığını, süre uzatımlarının yükleniciye verilmiş olmasına rağmen ihale sürecinde 350 günlük bir gecikme yaşandığını, ihale sözleşmesinin 34.2. maddesi hükmü çerçevesinde toplam 215.320,00 TL cezai kesinti yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; "... davacı dava dilekçesi ile davalı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'ndan sadece 218.674,44 TL gecikme cezasının tahsilini, davalılar Malatya Valiliği ve ... Ltd Şti'den ise 01/03/2011 tarihli sözleşme gereği kesilen faturalardan bakiye alacak olarak 252.942 Euro karşılığı 766.414,26 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiş olup, davalı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'na yöneltilen dava ile davalılar Malatya Valiliği ve ... Ltd Şti'ye yöneltilen davalar ayrı ve bağımsızdır. Nitekim davacı vekili de 25/02/2015 tarihli dilekçesinde davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu beyan etmiştir. Bununla birlikte davacı vekili ıslah dilekçesi ile Malatya Valiliği ile ... Ltd Şti'ye bakiye alacağın tahsili istemiyle yöneltilen davada 252.942 Euro'dan davalı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirtip bu davalıdan da alacağın tahsilini talep etmek suretiyle davasını ıslah ettiğini bildirmiş ise de bakiye alacak olarak 252.942 Euro karşılığı 766.414,26 TL'nin tahsili istemli davada Ulaştırma Bakanlığı'na dava dilekçesi ile husumet yöneltilmediğinden, ıslah ile davaya taraf eklenmesi de mümkün olmadığından davacının ıslah suretiyle davaya taraf eklenmesi talebi yerinde görülmemiştir. Öte yandan Mahkememizin 2021/203 Esas sayılı dosyasının 29.05.2025 tarihli celsesinde, sadece davalı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına yöneltilen gecikme cezasına yönelik davanın eldeki davadan tefriki ile mahkememizin yeni bir esasına kaydına karar verilmiş ve dosya mahkememizin 2025/479 Esas sırasına kaydedilmiş, genel mahkemenin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. Davalılar Malatya Valiliği ile ... Ltd Şti'ye bakiye 252.942 Euro karşılığı 766.414,26 TL'nin tahsili istemiyle yöneltilen eldeki davada; 22/09/2010 tarihli, 2010/70928 İhale Kayıt Numaralı "A Tipi Çok Amaçlı Hizmet Teknesinin İnşa Suretiyle Temini İşine Ait Sözleşme" nin taraflarının ... Müsteşarlığı Gemi İnşa ve Tersaneler Genel Müdürlüğü ile İndeks Elt.Mak.İnş.ve Malz.Tur.Ot.Nak.Den.Ar.San.Tic.A.Ş. Olduğu, bu sözleşme ile 8 adet teknenin yapımının kararlaştırıldığı, davaya konu, davacı şirket ile Malatya Valiliği arasında akdolunan 01/03/2011 tarihli "Gemi Yapım Sözleşmesi" ile ise davacının sekizinci gemiyi ilk sözleşme ile belirlenenden daha büyük boyutta ve kapasitede yapmasının proje değişikliği ile kararlaştırıldığı, sözleşmenin ve konusunun bir adet gemi olduğu, bu kapsamda ilave bedelin belirlendiği anlaşılmaktadır. Buna göre davaya konu 01/03/2011 tarihli dayanak sözleşmenin ana sözleşmesi 22/09/2010 tarihli sözleşme olup hem ana sözleşmede hem dayanak sözleşmede bedelin, işin süresinin, ödeme yeri ve zamanının, yürürlülük tarihinin belli olduğu, ana sözleşme ile KDV'nin sözleşme bedeline dahil olmadığının, idare tarafından yükleniciye ödeneceğinin, KDV istinası/muafiyeti bulunmadığının belli olduğu, davaya konu uyuşmazlığın bakiye imalat bedeline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin 23.02.2021 tarihli 2020/179 Esas 2021/162 Karar sayılı ilamı ile işaret edildiği üzere imalat artışının bila bedel yapılıp yapılmadığı yönünden yapılan araştırma neticesinde; davacı tarafından Denizcilik Müsteşarlığı Gemi İnşa ve Tersaneler Genel Müdürlüğüne yazılan 28/04/2011 tarih ve "süre uzatımı" konulu yazıda "Müsteşarlıkça uygun görülmesi halinde 8. Çok Amaçlı Hizmet Teknesinin tarafımızdan yapılacak proje değişikliği ile bila bedel karşılığı yapılması ve bunun için gerekli olan 90 gün süre uzatımı verilmesi" hususunda olur istendiği, dosya kapsamındaki sözleşmeler, ödeme belgeleri ile taraflar arasındaki yazışmalardan işin bila bedel yapılmadığı, 24/02/2012 tarihli ödeme talebi üzerine Malatya Valiliği tarafından verilen 06/03/2012 tarihli cevabi yazıda, KDV istisnası bulunduğu, yazıya cevap verilen tarih itibari ile geriye kalan borcun 136.740 Eurosunun Müsteşarlık tarafından, 101.447 Eurosunun ise Malatya Valiliği tarafından ödeneceği hususunda yazılı bildirimde bulunulduğu, bu haliyle işin bedelsiz olduğu hususunun davalılarca usulüne uygun dayanılan delillerle ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Katma Değer Vergisi Kanunu 13. maddesi kapsamında işin değerlendirilip değerlendirilemeyeceği yönünde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde 07/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ile; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13. maddesinde, “Aşağıdaki teslim ve hizmetler vergiden müstesnadır. a) Faaliyetleri kısmen veya tamamen deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçların kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olan mükelleflere bu amaçla yapılan deniz, hava ve demiryolu taşıma araçlarının, yüzer tesis ve araçlarının teslimleri, bu araçların imal ve inşaası ile ilgili olarak yapılan teslim ve hizmetler ile bunların tadili, onarım ve bakımı şeklinde ortaya çıkan hizmetler ve faaliyetleri deniz taşıma araçları ile yüzer tesis ve araçların imal ve inşası olanlara bu araçların imal ve inşası ile ilgili olarak yapılacak teslim ve hizmetler…” hükmü yer aldığı, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin, “Faaliyetleri Deniz Taşıma Araçları ile Yüzer Tesis ve Araçların İmal ve İnşası Olanlara Bu Araçların İmal ve İnşası ile İlgili Yapılan Teslim ve Hizmetlere Yönelik İstisna” başlıklı 1.3.3. maddesinde: “...Mükellefler mal ve hizmetlere ilişkin listeyi elektronik ortamda sisteme girdikten sonra vergi dairesine istisna belgesi almak için başvuruda bulunurlar. (…) İstisna belgesinin ekinde, istisnalı olarak alınacak mal ve hizmet miktarı ve tutarı yer alır. Söz konusu istisna belgesi kapsamında teslim veya hizmette bulunan mükellef, istisna belgesinin ilgili mal veya hizmete ilişkin bölümünü fatura tarihi, numarası, mal veya hizmet miktarı ve tutarını belirtmek suretiyle onaylar ve bir örneğini alır. (...) Ayrıca istisna belgesi tarih ve numarasına atıf yapılarak 3065 sayılı Kanunun (13/a) maddesi kapsamında istisna uygulandığına ilişkin bir açıklamaya yer verilir.” denilerek istisnadan yararlanacak olanların yerine getirmesi gerekli usul ve esaslar düzenlendiği, anılan Kanun'un uygulanmasına dair tebliğ incelendiğinde davacı yüklenicinin bu istisnadan yararlanmadığı, imal işi kapsamında KDV istisnasından faydalanmaksızın işin yapıldığının anlaşıldığı, davalı tarafından faydalanılmak istenen KDV istisnası aslında davacının imalat işlerini yapmak üzere tedarik ve imalat süreçlerinde faydalanması için getirilmiş düzenleme olup davacı ile davalı Malatya Valiliği arasındaki ilişkide uygulanma imkanı bulunmadığının değerlendirildiği rapor edilmekle, davacı yüklenicinin Katma Değer Vergisi Kanunu 13. maddesi kapsamında istisnadan yararlanmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde hükme esas alınabilir nitelikteki 07/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ile; 22/09/2010 tarihinde Ulaştırma Bakanlığı'nın temsil ettiği Denizcilik Müsteşarlığı ile yapılan sözleşmenin, 22/10/2010 tarihinde revize edildiği, 03/01/2011 ve 01/03/2011 tarihlerinde ise davacı ile Malatya Valiliği arasında, Ulaştırma Bakanlığı ile imzalanan sözleşmedeki şartlar kapsamında ancak Teknik Şartnamede özellikleri verilen 8. teknenin boyut, ebat, yolcu kapasitesi ve bedeli konusunda yeni düzenlemeler içeren sözleşme imzalandığı, Ulaştırma Bakanlığı ile davacı arasındaki sözleşmede imal edilmesi için anlaşılan 8 adet geminin 7 adedinin sözleşme ve şartnameye göre teslim ve kabul edilmişken "Malatya" isimli teknenin teknik koşullarında değişikliğe gidildiği ancak buna istinaden dava konusu sözleşmenin Ulaştırma Bakanlığı ile değil Malatya Valiliği ile imzalandığı, Kamu İhale Kanunu kapsamında sözleşmeler arasında devamlılık bulunup bulunmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; hem davacı ile Ulaştırma Bakanlığı arasındaki 8 adet teknenin yapımına ilişkin sözleşmede hem de davacı ile Malatya Valiliği arasındaki 8. teknenin yapımına ilişkin sözleşmede iş sahibinin değişmediği ancak ödeme yükümlüsünün değiştiği, eseri teslim borcunun alacaklısının Ulaştırma Bakanlığı ve işin ihale sözleşme ve şartnamesindeki koşullara göre yapılacağının (özel şartlar hariç) davacı ve Malatya Valiliği arasında imzalanan sözleşmede de açıkça belirlendiği, Malatya Valiliği tarafından davacıya gönderilen yazıda Ulaştırma Bakanlığı ile imzalanan sözleşmedeki ödeme yükümlülüğünü aşan kısmın taraflarınca ödeneceğinin belirtildiği, 20/09/2010 tarihli sözleşme gereği Ulaştırma Bakanlığı'nın ödeme borcunun devam ettiği, aşan kısmının ise Malatya Valiliği tarafından üstlenildiğinin kabul edilmesi gerektiği, sonuç itibariyle davacı ile Ulaştırma Bakanlığı arasında imzalanan sözleşme konusu iş dolayısı ile 8 adet tekneden birinin teknik şartnamede belirlenen özelliklerden başka özelliklere sahip olması adına yeni bir şartname, proje düzenlendiği bu özelliklere ilişkin imzalanan yeni sözleşmede Ulaştırma Bakanlığı imzası bulunmamakla birlikte, ödeme ve diğer koşullar yönünden muvafakat edildiği, bu doğrultuda iş artışı söz konusu olması, çevresel, havasal koşullar ve sair nedenlerle ek süre verildiği, sözleşmenin süresi ve işin denetlenmesi ile ilgili taraflarca sözleşmeye bağlı kalındığı, ödeme ve gecikme cezası uygulamasında taraflar arasında ihtilaf doğduğu davalı Bakanlık tarafından ihale edilen işin şartname ve sözleşmesinin 8. tekne için tamamen revize edilmiş ve teknik koşulları değiştirilmiş olmasına rağmen davacı yüklenicinin özen ve teslim yükümlülüğünün Ulaştırma Bakanlığı'na karşı devam ettiği, Ulaştırma Bakanlığı tarafından kurulan Komisyon ile işin gerçekleşme oranı, şartnameye uygunluğunun denetlendiği ve teslimde gecikilen süreler için hak edişten gecikme cezası kesildiği, bu durumda, Ulaştırma Bakanlığı'nın sözleşmenin iş sahibi tarafını teşkil ettiği, Malatya Valiliği ile imzalanan sözleşmenin borç üstlenilmesi niteliğinde değerlendirilebileceği, Kamu İhale Mevzuatı çerçevesinde; anılan işin 4735 sayılı Kanun'a göre tasfiyesi yoluna gidilmeyerek işin kabulü yapılmış ve süresinde teslim edilmemesinden ötürü ceza uygulaması yoluna gidildiği, ancak sözleşmenin taraflarından yüklenilen borcun ifasının talep edilebileceği değerlendirilerek ödeme ile yükümlü olunan tutarların sözleşme ile yüklenilen tutarla sınırlı olacağı 01/03/2011 tarihli gemi yapım sözleşmesinin tarafı olmayan Ulaştırma Bakanlığı'ndan bakiye alacakla ilgili talepte bulunulamayacağı rapor edilmiş olup, bu kapsamda yapılan değerlendirmede yukarıda izah edildiği üzere davaya konu 01/03/2011 tarihli dayanak sözleşmenin ana sözleşmesi 22/09/2010 tarihli sözleşme olup hem ana sözleşmede hem dayanak sözleşmede bedelin, işin süresinin, ödeme yeri ve zamanının, yürürlülük tarihinin belli olduğu, ana sözleşme ile KDV'nin sözleşme bedeline dahil olmadığının, idare tarafından yükleniciye ödeneceğinin, KDV istinası/muafiyeti bulunmadığının belli olduğu, bu hali ile kamu ihale mevzuatı kapsamında sözleşmeler arasında devamlılık bulunduğunun kabulü gerektiği ancak Malatya Valiliğini temsilen davalı İç İşleri Bakanlığının ve davalı ... Şirketinin, davacı tarafından yerine getirilen ancak ödenmeyen, bilirkişi raporu ile tespit edilen 251.673,63 Euro bakiye alacağın 12/03/2014 olan dava tarihi itibariyle Euro TCMB efektif satış kuru olan 3,1256 TL ile çarpımı sonucu bulunan 786.631,09 TL'den sorumlu olduğu" belirtilerek davalılar İçişleri Bakanlığı ve ...'ne yöneltilen alacak davasının taleple bağlı kalınarak kabulü ile; 766.414,26 TL'nin 16/06/2012 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek, mahkemece tesis edilen 2014/188 Esas 2018/10 Karar sayılı ilk kararın davalı ... tarafından istinaf edilmediği ve mahkemece aynı alacak miktarı üzerinden hükmün tesis edildiği, bu halde bu davalı lehine vekalet ücreti yönünden usuli kazanılmış hak bulunduğu gözetilerek davalı ... aleyhine vekalet ücreti takdir edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı yönünden açılan davanın tefrik edildiğini, dava konusu alacaktan bu bakanlığın da sorumlu olduğunu, mahkemece temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini, tefrik kararının hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın valilik aleyhine açıldığını, tarafın mülga Malatya İl Özel İdaresi olduğunu, 6360 sayılı kanuna göre devir yapıldığını, gemi mülkiyetinin il özel idaresine geçmediğini, gemi ile taşıma işleminin büyükşehir belediyesi tarafından yapılacağını, bakanlığın taraf sıfatı bulunmadığını, yetkili mahkemenin İzmir Mahkemeleri olduğun, gemi büyütme işleminin bila bedel yapıldığını, gemi yapım işinin KDV'den muaf olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemenin 2014/188 Esas, 2018/10 Karar sayılı kararının Dairemizin 23/02/2021 tarih, 2020/179 Esas, 2021/162 Karar sayılı ilamı ile HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılması ve sonrasında tefrik kararı verilmesi üzerine Mahkemece Dairemiz kararı doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden karar verilmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, taraf vekilleri tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalı kurum harçtan muaf olup, harç yatırmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan avansların karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 20/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... ✍e-imzalıdır
Üye ... ✍e-imzalıdır
Üye ... ✍e-imzalıdır
Katip ... ✍e-imzalıdır