Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1462 E. 2026/736 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1462
- Karar No
- 2026/736
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1462
KARAR NO: 2026/736
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/03/2025
NUMARASI: 2024/252 Esas - 2025/282 Karar
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ : 22/09/2014
BİRLEŞEN İSTANBUL 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/604 E SAYILI DOSYASI
DAVA: Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün asıl davada davacı ... ile davalı ...A.Ş., birleşen davada davalı... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
ASIL DAVA:
DAVA: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile, davacı bankanın ... Şubesi ile borçlusu ... Şti'ye kredi kullandırılması aşamasında davalı ... AŞ tarafından 01/03/2012 tarihli ekspertiz raporuyla mülkiyeti ...'ya ait olan Ankara ili ... ilçesi ... Mah ... ada için ... parsel nolu arsa niteliğindeki taşınmaz için 980.000TL ve aynı yer ... ada ... parsel yasıyı arsa niteliğindeki taşınmaz için 942.000TL olmak üzere toplamda ....922.000TL değer belirlendiğini, bunun üzerine her bir taşınmaz üzerinde ....derece ve 4.000.000TL üzerinden davacı banka ipoteği tesis edilerek kredi kullandırıldığını, kredi kullandırımından yaklaşık 6 ay sonra aynı taşınmazlar için ... AŞ'ye yaptırılan ekspertiz neticesinde düzenlenen raporda ... ada ... parsel için 280.000TL ve ... ... parsel için 270.000TL olmak üzere toplamda 550.000 TL değer biçildiğini, her iki ekspertiz firmasının raporları arasında ....372.000TLlik fark olduğu anlaşıldığından, davacı banka tarafından zararının tazmini hususu ... AŞ'den 18/01/2013 tarihinde talep edildiğini, bilahare konu hakkında davalıyla görüşmeler ve toplantılar yapıldığını, ancak davalı şirket tarafından zararın tazmin edilmediğini, diğer taraftan ... AŞ'nin, mesleki sorumluluk kapsamındaki tutarın ödenmesi için durumu diğer davalı ... Şirketine bildirdiğini, diğer davalı sigorta şirketi tarafından bankadan bilgi ve belgeler istenildiğini, ancak istenen tüm bilgi ve belgelerin sigorta şirketine verilmesine rağmen dava tarihine kadar davacı bankaya herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı ... AŞ'nin, kendisine tevdi edilen gayrimenkul değerleme işini gereği gibi yerine getirmemiş, objektif ve tarafsız hareket etmemiş olduğunu, hazırlamış olduğu ekspertiz raporu ile davacı bankayı yanılttığını ve zarara uğramasına neden olduğunu, borçlu ... Ştinin, 10 adet karışılıksız çeki, kredi kartı, kredili bankomatı, SKA kredisi, ... Kredisi 28/09/2012 tarihinde takibe atıldığını, 17/09/2012 tarihinde Ankara ....İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasından kefiller hakkında ilamsız takip, Ankara ....İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasından ise ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, Ankara ....İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasından kefil ...'in yapmış oludğu itirazın iptalini teminen, Ankara 10.ATMNin 2012/636 esas sayılı dosyasından itirazın iptali davası açılmış olduğunu ve davanın derdest olduğunu, ilamsız takipte borçlu ve diğer kefiller için menkul, taşınmaz, trafik hacizleri istenmiş ise de, herhangi bir tahsilatın sağlanamadığını, Ankara ....İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasından ise ipotekli taşınmazlar hakkında kıymet takdiri yaptırıldığını, firmanın teminatında bulunan davaya konu ... ada ... parsel nolu taşınmaz için 210.000TL, ... ada ... parsel nolu taşınmaz için 201.990TL kıymet takdiri yapıldığını, söz konusu kıymet takdirinin kesinleştiğini, davalının, ... AŞ'nin hatalı değer belirlemesi nedeniyle davacı bankanın, dava dışı borçlulara gösterilen teminat ile uyumsuz kredi kullandırdığını, kullandırılan kredilerin aksaması üzerine bu haliyle teminatların paraya çevrilmişse de, söz konusu teminatların davacı bankanın zararını karşılamadığını, davalı ekspertiz şirketinin tacir olup, yapmış olduğu tüm işlemlerde basiretli davranmak zorunda olduğunu, ayrıca ... AŞ tarafından yaptırılan 17/0/2011 tarihli mesleki sorumluluk sigorta poliçelerinin 17/06/2011 tarihinde başlayıp 19/06/2012 tarihinde bittiğini, teminat kapsamı limitlerinin olay başı 500.000TL ve yıllık toplam limitinin 12.500.000,00TL olduğunu, sigorta poliçesinde düzenlenen hükümler çerçevesinde davalı sigorta şirketinin tazminat bedelini ödemesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sigortaladığı rizikonun, vaka başına 500.000TL olduğundan iki adet taşınmazın değerlemesine ait bankaları zararı doğduğundan fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak anılan firmadan ....000.000,00TL tazminat bedeli talep edildiğini beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, davalı ... AŞ için 2.315.045,56TL, diğer davalı sigorta şirketi için ....000.000TL bedelin zarara uğranılan tarih itibariyle işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte fazlaya dair talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak ve ....000.000TL bakımından davalıların müştereken müteselsilen sorumlu olmaları kaydıyla davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı... AŞ vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, davacının taleplerinin haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının soyut ifadelerle davalı şirketin hazırladığı ekspertiz raporuna dayanılarak kredi kullandırıldığını, 6 ay sonra başka ve bu sebeple zarara uğradıkları iddiası ile talepte bulunduğunu, dava dosyasına sunulan delillerde talep edilen zararın ispatına yönelik bir belge ve delilin bulunmadığını, davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin konusunun davacının talebi üzerine onun gösterdiği bir taşınmazın değerlemesinden ibaret olduğunu, salt teminatla kredi verilmediğini, davacı bankanın kredilendirme sürecinde gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, kredi borçlusu...firmasının değerleme raporu düzenlendiği tarihte ödeme gücünün olmadığının anlaşıldığını, davacı ile akdedilen sözleşmede kasıt-zarar illiyet bağı unsurunun bulunmasının gerekli olduğunu, ekspertiz raporunun davacı ile akdedilen sözleşmeye uygun olarak hazırlandığını, davacının zarara uğradığını iddia ettiği ... AŞ'nin hazırlamış olduğu ekspertiz raporunun 29/08/2012 tarihinde yapılmış olup, Ortadoğu firmasının kredi ödemelerini aksatmaya başlatığı tarihten sonra mevcut durumun tespiti amacıyla yapıldığının görüldüğünü, kabul anlamına gelmemekle birlikte, tartışmasız olan noktanın davalı şirketin davacı ile arasındaki 27/01/2011 tarihli sözleşmeye aykırı davranıp davranmadığını belirlerken değerleme raporunu düzenlendiği tarihin esas alınmasının gerekli olduğunu, davacının zararının henüz belirli hale gelmediği ve uğranılan zararın ispatlanamadığını, davacının davalı şirkete zarara uğranıldığı gerekçesi ile başvurabilmesi için öncelikle davacının, borçluyu ve varsa kefilleri takip yükümlülüğünü yerine getirmesi ve alacağını tahsil edemediğine ilişkin aciz vesikası almasının gerekli olduğunu, davalı şirket tarafından hazırlanan değerleme raporu ile uğranıldığı iddia edilen zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı tarafın kendi kusuru ile zararın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, bu nedenle tüm alacak, faiz ve benzerlerini davalı şirketten talep edemeyeceğini beyanla, haksız davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, uyuşmazlık konusu gayrimenkul derleme raporundaki tespitlere sigortalı ...'nin hiçbir kusuru bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için sigortalı ...'Nin kusurlu olduğu düşünülse dahi, uyuşmazlık konusu gayrimenkul değerleme raporu nedeniyle oluştuğu iddia edilen zararın poliçe teminatı dışında olduğunu, diğer davalı ...'nin davalı sigorta şirketi nezdinde 19/06/2012-19/06/2013 vadeli ... nolu mesleki sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, somut durumda tek bir olayın söz konusu oludğu ... ada ... parsel ve ... ada .. parsel nolu arsaların Ankara'nın ... ilçesinde olduğu ve yanı kişiye sahip olan bu arsalar için tek rapor yapıldığını, her iki gayrimenkul üzerinde yapılan değerlemenin aynı kredi için yapıldığını, davalı şirket açısından işbu uyuşmazlığın tek bir olay olduğunu ve poliçede tek bir olay başına üst limitin 500.000TL olarak belirlendiğinden davalı şirketin sorumluluğunun en fazla 500.000TL olabileceğini, poliçede 20.000TL muafiyet bulunduğunu, davacının uğramış olduğu zararı belgeleri ile ispatlamayamadığından davanın reddi gerektiğini, davalı şirketin hasar talebinin poliçe teminatına girip girmediğine ilişkin, hasar miktarını belirlemeye yarar tüm bilgi ve belgelerin ulaştırıldığı tarihten itibaren işleyecek faizden sorumlu tutulabileceğini beyanla, ispatlanamayan davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA (İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/604 Esas 2015/843 Karar sayılı dosyası)
DAVA: Davacı ... AŞ ile borçlu ... ile arasında 27/02/2011 tarihli ekspertiz hizmet sözleşmesi, 11/03/2011 tarihli ekspertiz hizmet sözleşmesi ve 21/01/2013 tarihli ekspertiz hizmet sözleşmesi imzalandığını, 27/01/2011 tarihli sözleşmenin 23.maddesi ve 21/01/2013 tarihli sözleşmenin 14.maddesi uyarınca davalının, davacı ...'nin vereceği hizmetler karşısında söz konusu hükümlerde yer alan ücretleri ödeyeceğini taahhüt ettiğini, davacının sözleşmedeki yükümlülükleri kapsamında davalının talepleri çerçevesinde gerekli işlemleri yaptığını ve sözleşme kapsamında raporlarını hazırlayarak davalıya teslim ettiğini, davacının davalıya teslim edilen iş ve raporlarla ilgili olarak 27/01/2011 tarihli sözleşmenin 13.maddesi ve 21/01/2013 tarihli sözleşmenin 14.maddesi uyarınca faturalar düzenleyerek muhataba teslim ettiğini, davalının söz konusu işler için hiçbir itirazda bulunmadığını ve teslim aldığını ayrıca söz konusu işlerle ilgili faturaların dava davalı tarafından teslim alındığını ve bu faturalara karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığını, fatura tutarlarının ödenmesi için davacı tarafından davalıya bildirimde bulunulduğunu, ancak fatura bedellerinin bugüne kadar ödenmediğini, davacı tarafından davalıya ihtarname gönderilerek söz konusu kesinleşmiş faturaların faiz hariç olmak üzere toplam bedeli olan 265.936,33TLnin ilgili fatura tarihlerinden ödeme tarihine kadar işleyecek yıllık %12,74 ticari temerrüt faizi ile birlikte ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesinin ihtaren bildirildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmediğinin belirtilerek fazlaya ilişkin alacak ve hakları saklı kalmak kaydıyla 265.936,33TL davacı alacağının ilgili fatura tarihlerinden ödeme tarihine kadar işleyecek yıllık %12,74 ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı tarafından davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Birleşen dava davalısı ... ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile, davalı banka ile davacı arasında akdedilen ekspertiz değerleme hizmet sözleşmesinin 5/5 maddesi "...işlerin gecikmesinden, hatalı ve/veya yetersiz rapor hazırlanmasından dolayı bankanın uğradığı/uğrayacağı her türlü kayıp zarar ve ziyandan firmanın sorumlu olup bankanın ilk talebinde herhangi bir itiraz ve defi ileri sürmeksizin tüm zararı derhal karşılayacağını veya bu zararın hiç bir ihtar keşidecisine ve/veya mahkeme kararı alınmasına gerek olmaksızın teminattan tahsil edilebileceğini firma peşinen kabul beyan ve taahhüt eder" 9.8 maddesi "Firma ve eksperleri ekspertiz sürecinde 3.şahıslara vereceği her türlü zarardan sorumludur. Firma gerçeğe aykırı bir değer takdirinin yapılması halinde ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ve bankaya bu konuda hiçbir sorumluluk yüklenemeyeceğini peşinen kabul eder. Firma bu zarar ve ziyanın kendisine hiçbir ihtar ve ihbara ve mahkeme kararına gerek olmaksızın teminattan kesilmesini ve banka nezdindeki her türlü hak ve alacağa takas ve mahsup edilmesini de kabul ve taahhüt eder" şeklindedir. Yönetmelik ve sözleşme hükümleri ve ayrıca sözleşmeye aykırılık nedeniyle oluşan zararın tazminine ilişkin genel hüküm uyarınca davacı ... AŞ'nin kusurlu yada kasti davranışı sonucunda sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle davalı banka nezdinde oluşan zararın tazmini gerektiğini, dava konusu olan 265.936,33TLlik bedelin davacı yanca sözleşmeden doğan takas ve mahsup hakkı kullanıldığından ödenmediğini, davacı ... AŞ ile davalı banka arasında hatalı olarak düzenlenmiş ekspertiz raporu nedeniyle doğmuş olan zararın tazmini hakkındaki İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1245 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..Eldeki asıl davada davacı, davalı şirket tarafından yapılan hatalı eksper değerlendirmesi sebebiyle, dava dışı kredi borçlularınından tahsil edilemeyen alacağın zarar olarak davacıya yansıdığından baisle davalılardan tazminat talep etmiştir. Ne var ki son celseden evvel davacı davaya verdiği beyan ile, kredi borçlarının ödendiğini ve işbu tazminat davasının konususuz kaldığını beyan etmiştir. O halde eldeki asıl dava konusuz kaldığından asıl davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Ne var ki, HMK 331. Maddesine göre dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama masraflarına hükmetmek gerekmiştir. Şöyle ki;Mahkememizin ilk yargılamasından sonra verilen kararın istinaf incelemesi üzerine İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 2021/1440 Esas, 2024/296 Karar, 28/02/2024 tarihli ilamında da işaret ediliği üzere, davacının eldeki gibi bir dava açabilmesi için, her şeyden evvel asıl kredi borçlularından alacağını tahsil imkanının kalmaması gerekir. Yani borçluların aciz içerisinde olması gerekir. Somut olayda, davacı herhangi bir aciz belgesi getirememiştir. Aksine son celseden evvel borcun ödendiği beyan edilerek, dava dışı kredi borçlularının aslında aciz içinde olmadığını bizzat davacı taraf ortaya koymuştur. O halde, dava dışı kredi borçluları aciz halinde değilken davacı eldeki asıl davayı açtığından, işbu davayı açmakta haksız görülmüş ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmak gerekmiştir. Haksızlık durumu dava şartı olan aciz belgesi eksikliğine dayandığından ve ayrıca tazminat davalarının reddi halinde asgari avukatlık ücreti verilmesi gerektiğinden asıl davada davalılar lehine asgari avukatlık ücretine hükmetmek gerekmiştir.Birleşen davada ise, davacının talebi verilen ekspertiz hizmetlerinin ücretlerinin tahsili talebidir. Davalı banka birleşen davaya verdiği cevap dilekçelerinde hiçbir surette ekspertiz hizmetlerinin alınmadığının, borcun olmadığını veya borcun dermeyan edildiği kadar olmadığını savunmamıştır. Aksine birleşen davadaki borç miktarını kabul etmiş, sadece asıl davadaki muhtemel alacak sebebiyle ödemezlik definde bulunmuştur.Asıl davada davacı banka haksız bulunduğundan, birleşen davada davalı olan bankanın ödemezlik definde bulunma hakkı olmadığı ortaya çıktığından, birleşen davanın da kabulüne dair asıl davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulüne, 265.936,33TL'nin davalı ... ... 'dan alınarak davacı ... A.Ş'ye verilmesine , bu alacağı oluşturan ve .... Noterliğinin 05/02/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin eki olan listede yer alan her bir faturanın miktarına , fatura tarihinden 10 gün sonrasından başlatılarak avans faizi işletilmesine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Asıl davada Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı kredi borçluları hakkında aciz belgesi için başvuruda bulunulduğu, ...'ün 15.01.2025 tarihinde merniste kayıtlı adresine menkul haczine gidildiğini ve belirtilen adresin yıkıldığı bildirildiğini, ...'in 15.01.2025 tarihinde Merniste kayıtlı adresine menkul haczine gidildiğini ve hacze kabil mal bulunamadığını, ...'ın 15.01.2025 tarihinde Merniste kayıtlı adresine menkul haczine gidildiğini ve bu adresten taşındığının tespit edildiğini, ...'nın 20.01.2025 tarihinde Merniste kayıtlı adresine menkul haczine gidildiğini ve hacze kabil mal bulunamadığını, gelinen aşamada; BAM ilamındaki dosyadan aciz vesikası belgesi yerine geçen haciz tutanakları ile kefiller ile ilgili aciz vesikası alınmış olup, ipotekli dosyadan ise dosyaya konu toplam 3 adet taşınmazdan 2'sinin icra kanalıyla satıldığını, 3.sünün ipotek bedeli haricen tahsil edilerek ve ilgili icra dosyasına beyanda bulunarak ipotek şerhinin fek edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde açmış oldukları asıl davadaki haklılıklarının açık olduğunu, Mahkemece masraf, harç, vekalet ücreti ve diğer müvekkili banka aleyhine asıl davada verilen hükümler açısından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/252 Esas-2025/282 Karar sayılı dosyasından asıl dava için verilen 19.03.2025 tarihli müvekkili Banka aleyhine olan tüm hususlar açısından usul ve yasaya aykırı ilama ilişkin istinaf sebeplerinin kabulü ile ilamın istinaf sebepleri doğrultusunda ortadan kaldırılması ve yeni hüküm tesisine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada Davalı ...A.Ş. Vekili istinaf dilekçesinde özetle: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca "Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret" başlıklı 6.maddesinde " (...) Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz." düzenlemesini içermekle davanın konusuz kalmasına karar verilmesi halinde vekalet ücretinin tamamına hükmedilmesi gerektiğini beyanla İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/252 E. 2025/282 K. numaralı kararı vekalet ücretine ilişkin 3/b hükmü yönünden usule ve yasaya aykırı olmakla kaldırılarak hukuka uygun karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada Davalı banka vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili Banka ile davacı arasında akdedilen 27/01/2011 tarihli “... ile ... A.Ş. Ekspertiz (Değerleme) Hizmet Sözleşmesi’nin 8.8.maddesi; ‘Ekspertiz Şirketi, ekspertiz sürecinde 3.şahıslara vereceği her türlü zarardan sorumludurlar. Ekspertiz şirketi, gerçeğe aykırı bir değer takdirinin yapıldığı ya da değeri etkileyecek bir bilginin kasıtlı olarak alınmadığının tespiti durumunda, zararla illiyet bağının kurulmuş olması ve zarar ortaya çıkmış olması şartıyla ortaya çıkan zarardan sorumludur. Ekspertiz şirketi bankaya bu konuda hiç bir sorumluluk yüklenmeyeceğini peşinen kabul eder. Ekspertiz şirketi bu zarar ve ziyanın kendisine hiçbir ihtar ve ihbara gerek olmaksızın teminatından kesilmesini, banka nezdindeki her türlü hak ve alacaklıya takas ve mahsup edilmesini de kabul ve taahhüt eder.” şeklinde düzenlendiğini, müvekkili banka ile davacı ... Değerleme A.Ş. arasında akdedilen 21/01/2013 tarihli “Ekspertiz Değerleme Hizmet Sözleşmesi’nin 5/5.maddesi; “…İşlerin gecikmesinden, hatalı ve/veya yetersiz rapor hazırlanmasından dolayı Banka’nın uğradığı/uğrayacağı her türlü, kayıp, zarar ve ziyandan firma sorumlu olup, Banka’nın ilk talebinde herhangi bir itiraz ve defi ile sürmeksizin tüm zararı derhal karşılayacağını veya bu zararın hiç bir ihtar keşidesine ve/veya mahkeme kararı alınmasına gerek olmaksızın teminattan tahsil edilebileceğini firma peşinen kabul, beyan ve taahhüt eder.” 9.8.maddesi; “Firma ve eksperleri, ekspertiz sürecinde, 3.şahıslara vereceği her türlü zarardan sorumludur. Firma, gereçeğe aykırı bir değer takdirinin yapılması halinde, ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ve Bankaya bu konuda hiç bir sorumluluk yüklenemeyeceğini peşinen Kabul eder. Firma, bu zarar ve ziyanın, kendisine hiç bir ihtar ve ihbara ve mahkeme kararına gerek olmaksızın teminatından kesilmesini ve banka nezdindeki her türlü hak ve alacağına takas ve mahsup edilmesini de kabul ve taahhüt eder.” şeklinde olduğunu, yukarıda alıntılanan Yönetmelik ve Sözleşme hükümleri ve ayrıca sözleşmeye aykırılık nedeniyle oluşan zararın tazminine ilişkin genel hüküm uyarınca (TBK.m.112); davacı ... A.Ş.’nin kusurlu ya da kasti davranışı sonucunda sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle müvekkili banka nezdinde oluşan zararın tazmini gerektiğini, asıl davanın konusuz kalmasının sebebi asıl davanın açılmasına sebep olan dosyanın tasfiye edilmiş olması olduğunu, birleşen davada davacının haklı olduğunu gösterir herhangi bir emare bulunmadığını, birleşen davada davacı ... şirketinin hazırlamış olduğu gerçeğe aykırı gayrimenkul ekspertiz raporu nedeniyle müvekkili Banka zarara uğramış olup, söz konusu zarar nedeniyle dava konusu ekspertiz rapor bedelleri olan 265.936,33 TL davacı tarafa kanun ve sözleşmeden doğan takas ve mahsup hakkı kullanılmak suretiyle ödenmediğini, çekişmeli alacak takas edilebilir demek, takas bildirimi ile çekişme/uyuşmazlık alacaklı lehine halledilmiş olur anlamı taşımadığını, uyuşmazlığın yine normal şekilde çözüleceğini, fakat uyuşmazlık çözülünceye kadar takası ileri sürenin, kendi borcunu ifa etmekten kaçınabileceğini beyanla İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 19.03.2025 tarihli 2024/252 E. 2025/282 K. Sayılı birleşen dava yönünden verilmiş olan kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesi kararının tetkik edilerek yeniden karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Asıl dava, davacı banka ile davalı gayrimenkul değerleme şirketi arasında imzalanan ekspertiz hizmet sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine; birleşen dava ise ödenmeyen fatura bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizin kaldırma ilamı sonrasında yapılan yargılama sonunda asıl davada konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davada davanın kabulü ile 265.936,33 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı asıl davada davacı ... ile davalı ...A.Ş., birleşen davada davalı... vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Asıl dava:
Davacı , genel kredi sözleşmesi uyarınca dava dışı ... Şti'ye verdiği krediye teminat oluşturmak üzere ipotek koyduğu taşınmazların gerçek değerinin tespiti için davalı şirket tarafından tanzim edilen gayrimenkul değerleme raporlarının gerçeğe aykırı olduğunu belirterek uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
Somut olayda davacının kredi alacağının asıl sorumlusu kredi borçluları olup, davalı ... A.Ş ve davalı sigorta şirketi yönünden davacı bankanın zararı, kredi alacağının kredi borçlusundan tahsil olanağının kalmaması halinde doğacaktır. Zira davacı bankanın teminat açığının bulunması, tek başına zararın doğduğu anlamına gelmez. Davacı bankanın hatalı ekspertiz raporu nedeniyle uğradığı zararı, davalıdan eksperden talep edebilmesi için öncelikle teminat olarak alınan ipoteği paraya çevirmesi ve satıştan sonra ödenmeyen bir alacağının kalması halinde bunun için kesin veya geçici rehin açığı belgesi (İİK m.152, 150/f) alınması, ayrıca asıl borçlu hakkında tüm takip yolları tüketilmesine rağmen tahsil edilemeyen bakiye alacak için aciz vesikası alınması (İİK m.105) zorunludur. Zira ödenmeyen kredi borcunun, rehin paraya çevrilerek veya asıl borçludan tahsili halinde, davanın konusuz kalacağı açıktır.
6100 sayılı HMK’nun “esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin ....fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi halinde yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin olarak dava tarihindeki tarafların haklılık durumu gözetilerek bir karar verilmesi gerekir. Başka bir ifadeyle mahkemenin yargılamaya devam ederek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekir.
Somut olayda kaldırma ilamından sonra yapılan yargılama sırasında davacı vekili, ilgili icra dosyalarından aciz vesikası belgesi yerine geçen haciz tutanakları ile kefiller ile ilgili aciz vesikası alındığını, ipotekli dosyadan ise takibe konu toplam 3 adet taşınmazdan 2'sinin icra kanalıyla satıldığını, diğerinin ipotek bedelinin haricen tahsil edildiğini beyan ederek ilgili icra dosyalarına konu alacağın banka kayıtlarında haricen tahsil ve tasfiye edildiğini belirtmiştir. Bu durumda davanın konusuz kaldığı açık olup, davacı banka tarafından kesin veya geçici rehin açığı belgesi veya aciz vesikası sunulmadığı gibi kredi borcunun haricen tahsil edildiği yönündeki davacı taraf beyanıyla dava dışı kredi borçlularının acz içinde olmadığı anlaşılmakla davacı bankanın eldeki davayı açmakta haksız olduğunun kabulü gerekir. Bu doğrultuda mahkemece davanın maddi tazminat davası olduğu gözetilerek kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. (anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur) ve 13/4. (maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur) maddeleri ile HMK'nın 331/.... maddesi gözetilerek maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. (Yargıtay 4.HD 2022/8300 Esas ve 2024/13655 Karar sayılı kararı) Bu nedenle davacı vekilinin ve davalı sigorta vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Birleşen dava:
Davacı, davalı bankadan ödenmeyen fatura bedelinin tahsilini talep etmiştir. Taraflar arasında ekspertiz (değerleme) hizmetine yönelik yazılı sözleşme bulunduğu, davacının davalı bankaya ekspertiz hizmeti sunduğu ve davacının davalı bankadan 265.936,33 TL tutarında alacaklı olduğu ihtilafsızdır.
Taraflar arasında imzalanan 27.01.2011 tarihli Ekspertiz (Değerleme) Hizmet Sözleşmesinin ‘hak ve yükümlülükler’ başlıklı 8/8 maddesinde davalı şirketin ekspertiz süresince her türlü zarardan sorumlu olacağı, davalı şirketin gerçeğe aykırı bir değer takdirinin yapıldığı ya da değeri etkileyecek bir bilginin kasıtlı olarak alınmadığının tespiti durumunda zararla illiyet bağının kurulmuş olması ve zararın ortaya çıkmış olması şartıyla ortaya çıkan zarardan sorumlu olacağı, davalı şirketin bankaya bu konuda hiçbir sorumluluk yüklenemeyeceğini peşinen kabul edeceği; sözleşmenin ‘mesleki sorumluluk sigortasının tazmini’ başlıklı 16. maddesinde düzenlenen değerleme raporunda gerçeğe aykırı bir değer takdiri yapıldığı ya da değeri etkileyecek bir bilginin kasıtlı olarak dikkate alınmadığının ortaya çıkması halinde zarar görenin taraflarca mesleki sorumluluk sigortası yaptırılan sigorta şirketinden veya değerleme kuruluşundan tazmin talebinde bulunabileceği; taraflar arasındaki 21.01.2013 tarihli Ekspertiz (Değerleme) Hizmet Sözleşmesinin ‘hak ve yükümlülükler’ başlıklı 9.8. maddesinde davalı şirketin gerçeğe aykırı bir değer takdiri yapılması halinde ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ve bankaya bu konuda hiç bir sorumluluk yüklenemeyeceğini peşinen kabul edeceği, davalı şirketin bu zarar ve ziyanın kendisine hiçbir ihtar ve ihbara gerek olmaksızın teminatından kesilmesini ve banka nezdindeki her türlü hak ve alacağına takas ve mahsup edilmesini kabul ve taahhüt edeceği, sözleşmenin 9.17.maddesinde davalı şirketin sözleşme çerçevesinde sağlanan değerleme hizmetindeki gayrimenkulün değerlendirilmesi de dahil olmak üzere her türlü kusur nedeni ile bankanın her tür zararını (bankanın yanlış değer tespitine dayanarak kendi uygulamasına göre gerektiğinden fazla veya az kredi tahsis etmesi halinde fazla veya az tahsis nedeni ile bankanın uğramış olduğu tüm zararlar dahil olmak üzere) tazminle yükümlü olduğu düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı şirketin ödenmeyen fatura bedellerinden kaynaklanan alacak iddiasına karşılık davalı banka, taraflar arasında imzalanan ekspertiz (değerleme) hizmet sözleşmelerinin yukarıda belirtilen maddelerine dayanarak, gerçeğe aykırı olarak düzenlenen bir kısım değerleme raporları nedeniyle davacıya borçlu olmadığını savunmakla takas definde bulunmuştur.
Takas, birbirine karşı bir miktar para veya aynı cins alacağa sahip kişilerden birinin karşı tarafın kabulüne ihtiyaç duymaksızın tek taraflı beyanı ile bu alacakları az olanı tutarında sona erdiren yenilik doğurucu bir hukukî işlem olup,takasın söz konusu olabilmesi için iki tarafın karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirlerine borçlu olması gerekir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 139. maddesi uyarınca, “iki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir, alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir.” Karşılıklı alacaklar çekişmeli (münazaalı) ise takasa bağlı hukuki sonuçlar, çekişmeli alacağa ilişkin mahkeme kararına göre belirlenir. Mahkeme alacağın varlığını kabul ederse takas geçerli olur, aksi takdirde takas hiç bir sonuç doğurmaz. (Reisoğlu, Safa, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 2008, s. 374.)
Eldeki uyuşmazlıkta davalı bankaca ekspertiz hizmeti alınan kredilere ilişkin kredi borcunun ödenmiş olduğu ve asıl davanın konusuz kaldığı anlaşılmakta olup, davalı bankanın gerçeğe aykırı bir değer takdiri yapılması nedenine dayalı bir zararının bulunmamasına göre takas defi sonuç doğurmayacaktır. Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından asıl davada davacı banka ve davalı sigorta vekilinin, birleşen davada davalı banka vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
...- Asıl davada davacı ... .... ve davalı ... Şirketi vekillerinin, birleşen davada davalı ... .... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(...)b-... maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Asıl dava yönünden;
a-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
b-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
c-Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Birleşen dava yönünden;
a-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 4.541,52 TL harcın, alınması gerekli olan 18.166,11 TL harçtan mahsubu ile bakiye 13.624,59 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
b-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/04/2026