Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/590 E. 2026/912 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/590
Karar No
2026/912
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/590 - Karar No:2026/912 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.6 md) ESAS NO : 2024/590 KARAR NO : 2026/912

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/04/2024 NUMARASI : 2023/465 E-2024/298 K

DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Alacak ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 29/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/09/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Taraflar arasında imzalanan 12.12.2016 tarihli sözleşme ile ...Sistemi alındığını, davalı firmanın talebi üzerine 25.01.2017 tarihli ve 42 sayılı makam onayına istinaden avans teminat mektubu karşılığında 1.200.000,00 TL ödendiğini, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu uyarınca müvekkile ilişkin denetim grubunca yapılan incelemeler sonucu söz konusu avans ile ilgili “Sözleşmeye aykırı şekilde 25.01.2017 tarihinde yükleniciye ödenen 1.200.000,00 TL'lik avansın Merkez Bankası adat faizi üzerinden adatlanıp, faiz tutarının yükleniciden tahsili gerekmektedir. Ödeme tarihi itibariyle Merkez Bankası avans faiz oranın 969,75 olup yükleniciden tahsili gereken tutarın 145.275,00 TL denildiğini, konu ile ilgili davalı firmaya 05.06.2020 tarihli 3523 sayılı yazı ile bildirimde bulunulduğu ve 10 gün içinde ödenmesinin talep edildiğini, firma tarafından 07.07.2020 tarihli 28287 numaralı ihtamame ile faizin kabul edilmediği cevabı verildiğini, sözleşmenin teminata ilişkin 11.maddesi 4.1. fıkrasında “Taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan ilişiksiz belgesinin idareye verilmesinin ardından kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların yarısı, garanti süresi dolduktan sonra kalanı, yükleniciye iade edilir.” denildiğini, sözleşmenin avans verilmesi şartları ve miktarı başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasında “Bu iş için avans verilmeyecektir. Denildiği, bu durumda sözleşmede İlgili hüküm bulunmasına rağmen müvekkil tarafından herhangi bir koşul ileri sürülmeksizin avans verildiğinin anlaşılacağını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla Sayıştay Raporunda belirtilen faizi miktarı olan 145.257,00 TL'nin yasal yollardan tahsilini, yargılama ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, avacı talebinin yıllık zamanaşımı süresi içinde olduğunu, faiz talebinin zamanaşımına uğradığını, tarafların 12.12.2016 tarihli sözleşme ile ...Sistemi Geliştirilmesi, Kurulması ve Devreye alınması, JGP alınması, Maliyet Muhasebesi Eğitimi de verilmesi üzerine KDV dahil 4.186.052,36 TL ödeme konusunda anlaştıklarını, sözleşme kapsamında davalı tarafından 31.12.2016 tarihinde... numaralı KDV dahil 4.186.052,36 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, faturanın nasıl ödeneceğinin sözleşmenin 12. Maddesinde düzenlendiğini, ..., şirketinin ödeme prensiplerine göre Jatura Tutarı KP hariç 13.UUUU EL ve kadar olan ödemeler defaten (aynı gün) KDV Hariç 50.000 TL'ye kadar olan ödemeler ertesi iş günü, KDV HARİÇ 50.000,00 TL üzeri ödemeler ise haftanın her Çarşamba günü mesai bitimine kadar ödeme evraklarının muhasebe birimlerine teslim edilmesi kaydı ile her hafta Perşembe günü tatile rastlaması halinde bir önceki iş günü yine evrakların ödeme gününden bir gün önce intikal etmesi kadıyla ödemesi yapılır. ” şeklinde olduğunu, Faturanın 638.550,36 TL KDV tutarının derhal ve fatura bedelinin ise 05.01.20217 (Perşembe) günü ödenmesi gerekirken davacı tarafın 31.12.2016 tarihinde 1.200.000,00 TL, 26.01.2017 tarihinde 870.000,00 TL ve 20.04.2018 tarihinde 2.036.400,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafın ödemelerini zamanında yapmadığı gibi KDV ve peşin yapılacak ödemelere mahsuben gönderdiği bedeli de avans olarak nitelendirdiğini, sözleşmede avans verilmeyeceği hususunun düzenlendiği beyan edilerek faizi tutarına yasal zemin hazırlanmaya çalışıldığını, akdedilen sözleşmede avans verilmeyeceği yönünde husus düzenlenmiş ise de davacı kurumun kendi inisiyatifi ve makam onayı ile yaptığı ödemeden dolayı davalı taraftan faiz talebinde bulunmasının mesnetsiz olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddini ve yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini, talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece"Toplanan delillere, alınan gerekçeli bilirkişi raporuna, tarafların beyan ve itirazlarının mahiyetine göre; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının taraflar arasında akdedilen 12/12/2016 tarihli sözleşmeye aykırı olarak davacı tarafından davalıya verildiği iddia edilen avans ödemesinden kaynaklı faiz alacağına ilişkin olduğu, ancak Sözleşmenin 12. maddesinde davacıya kesilen faturaların, 15.000,00 TL’ye kadar olan bedellerinin derhal, 50.000,00 TL’ye kadar olanların ertesi gün ve 50.000,00 TL üzerindeki ödemeler ise her hafta Çarşamba günü ödeneceğinin belirtildiği, yine ödemenin muayene ve kabul raporunun düzenlenmesini müteakip 7 gün içerisinde düzenlenecek faturaya istinaden yapılacağı, teslimatın partiler halinde yapılması durumunda ödemelerin de partiler halinde yapılacağının düzenlendiği, sözleşme gereği yapılacak işin bedeli olan 4.106.400,00 TL'lik faturanın 31.12.2016 tarihinde düzenlendiği ve davacı kayıtlarında işlendiği hususu ile birlikte, sözleşme gereği iş bu faturanın KDV’sini derhal ve fatura bedelinin de, 31.12.2016 tarihinde 1.200.000,00 TL, 26.01.2017 tarihinde 870.000,00 TL, 20.04.2018 tarihinde 2.036.400,00 TL ödeme yapmak suretiyle ödenmiş olduğu dikkate alındığında; davacının faturadan doğacak vergilerden dolayı davalının mağdur olmamasını teminen 1.200.000,00 TL bedelli avans teminat mektubu karşılığında, 1.200.000,00 TL avans ödemesi yaptığı ve davacının davalıya yaptığı KDV ve fatura kısmi ödemesi karşılığı olarak yapılan ödemenin avans olarak nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla avans ödemesinden kaynaklı faiz alacağının oluşmayacağı ve alacağını talep hakkı bulunmadığı mahkememizce alınan bilirkişi heyeti raporu ve taraflar arasındaki sözleşme ile kabul ve tespit edilmiş olmakla, faiz isteminden kaynaklı alacak yönünden açılan iş bu davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirketleri ile... A.Ş. arasında imzalanan 12/12/2016 tarihli sözleşme ile ...Sistemi alınmış ve adı geçen firmanın talebi üzerine 25/01/2017 tarihli ve 426 sayılı Makam Onayına istinaden avans teminat mektubu karşılığında 1.200.000-TL avans ödemesi yapıldığını, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu uyarınca Şirketimize ilişkin ilgili denetim grubunca yapılan incelemeler sonucu söz konusu avansla ilgili olarak; “Sözleşmeye aykırı şekilde 25/01/2017 tarihinde yükleniciye ödenen 1.200.000-TL'lik avansın Merkez Bankası avans faizi üzerinden adatlandırılıp, faiz tutarının yükleniciden tahsili gerekmektedir. Ödeme tarihi itibarıyla Merkez Bankası avans faiz oranı %9,75 olup, yükleniciden tahsili gereken faiz tutarı 145.275-TL'dir.” denildiğini, bunun üzerine, adı geçen firmaya muhatap 05/06/2020 tarihli ve 3523 sayılı yazımız ile tahsili gereken faiz tutarı 145.275,00-TL'nin yazımız tebliğ tarihinden itibaren 10 (on) gün içerisinde Şirketimiz hesaplarına yatırılması bildirildiğini, Adı geçen firmadan alınan 07.07.2020 tarihli ve 28287 nolu ihtarname ile talep edilen faizin kabul edilmediğinin cevaben bildirildiğini, şirketleri ile... A.Ş. arasında imzalanan 12/12/2016 tarihli Sözleşmenin 'Avans verilmesi şartları ve miktarı' başlıklı 13'üncü maddesinin 1. fıkrasında hüküm bulunmasına rağmen, firmanın yazılı talebi üzerine herhangi bir koşul ileri sürülmeksizin avans verildiğinin anlaşıldığını belirterek istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf zamanaşımı, davacının ödemesinin avans olup olmadığı, avans ödemesi ise bu miktara faiz işletip işletilemeyeceği , yetki ,görev hususlarında toplanmaktadır. Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın reddine kararı verilmiştir. Davacının talebinin avans ödemesi olmadığı kanaatiyle bu şekilde karar verilmiştir. Davacı, daha önceki aşamalardaki Sayıştay tarafından yapılan incelemede dava konusu ödemenin avans ödemesi niteliğinde olduğuna ilişkin tesbit bulunduğunu belirtmiştir. Yerel mahkeme yargılama safahatında davalı tarafın zamanaşımı definin esas karar değerlendireceğine belirtmesine rağmen, esas kararda bu husus olumlu olumsuz değerlendirilmemiştir. Aynı şekilde davalı tarafın yetki ve göreve ilişkin savunmaları da değerlendirilmemiştir ve bu konuya ilişkin ara karar tesis edilmemiştir. Davalı tarafın adresinin İstanbul davacı tarafın adresi ise Ankara'dır. Dava konusu para borcuna ilişkindir, para borcu olsa da konusu eser sözleşmelerinde ifa yeri ve davalının ikametgahı yeri mahkemeleri yetkilidir. Bu kuralın özellikle yetki yönünden dikkate alınması gerekir. Dosya arasında bulunan sözleşme incelendiğinde 13. Maddesinde avans verilemeyeceği şartının bulunduğu görülmektedir. Yine söz konusu sözleşmenin 12. Maddesinde söz konusu avanstan bahsedilmediği hususunun da dikkate alınması gerekir. Yine mahkeme kararına esas alınan ve dosya arasında bulunan bilirkişi raporu iki kişilik kuruldan alınmıştır, bilirkişi incelemesinin tek sayılı heyet oluşturularak temin edilmesi gerekmektedir. Dosya arasında bulunan rapor doyurucu ve karar vermeye elverişli değildir. Bilirkişilerce dosya arasında bulunan sözleşme tam olarak değerlendirilmemiştir. Karar tesis edilirken sözleşmenin 12-13-6-7 maddeleri beraberce, birbirleriyle bağlantısı koparılmadan, dosya içeriğindeki delillerle bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle tafsilatlı bilirkişi raporu alınması gerekmektedir. Kaldı ki yargulama safahatında yetki görev hususlarda hiç değerlendirilmedi anlaşıldığından mahkeme kararının kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/04/2024 gün ve 2023/465 Esas 2024/298 sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa ilgili icra dairesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 29/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/590, K. 2026/912, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-590-e-2026-912-k-c853f15f13df