İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/65 E. 2026/796 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/65
Karar No
2026/796
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/65 Esas - 2026/796 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/65 KARAR NO: 2026/796

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ: DAVALI : VEKİLLERİ: DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 04/07/2024 KARAR TARİHİ : 08/10/2026 K. YAZIM TARİHİ : 21/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.03.2024 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ..... plakalı motosiklet ile davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olan diğer davalı ..... yönetimindeki ...... plakalı aracın trafik kazasına karıştığını, kaza tespit tutanağında her iki tarafa da kusur atfedilmiş olsa da davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, dava öncesinde davalı sigorta şirketine ve arabuluculuğa başvurulduğunu ancak herhangi bir sonuç alınamadığını, kaza neticesinde müvekkilinin ağır yaralanarak bir hafta yoğun bakımda kaldığını, her iki kolunda ve baş bölgesinde ciddi yaralanmalar meydana geldiğini, sol kulağında kırık ve işitme kaybı oluştuğunu, yapılacak operasyonlar sonrasında da kalıcı maluliyetin oluşacağını, ceza infaz memuru olarak görev yapan müvekkilinin vücudunda meydana gelen hareket kısıtlılıklarının hem günlük yaşamını hem de mesleki yaşantısını olumsuz etkilediğini, yaşanan süreç ve oluşan fiziksel kayıplar nedeniyle müvekkilinin ruhsal yönden derin sarsıntılar yaşadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, sürekli iş göremezlik nedeniyle şimdilik 300,00 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden poliçe teminat tutarı ile sınırlı olmak üzere ve davalı sürücüden müştereken ve müteselsilen, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı sürücüden yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı Göksel Taner vekili cevap dilekçesinde özetle: 13.03.2024 tarihinde müvekkiline ait araç ile davacıya ait motosikletin trafik kazasına karıştığını, kaza tespit tutanağındaki kusur tespitinin hatalı olduğunu ve bu nedenle yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin iş yerine girmek için durduğu sırada davacının hız sınırlarına riayet etmeden arkadan çarpmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiğini ve davacının tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracının sigortalı olduğunu, maddi tazminat ödemelerinin teminat kapsamında sigorta şirketi tarafından yapılması gerektiğini, manevi tazminat talebinin mesnetsiz ve fahiş olduğunu, müvekkilinin kaza sonrası davacıya yardım ettiğini, ayrıca müvekkilinin düşük gelirli olduğunu, bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının bulunduğunu ve kira ödediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı...... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, zorunlu belgelerin sunulmaması nedeniyle dava ön şartı yokluğu sebebiyle davanın reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacı sürücünün Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili maddelerini ihlal ederek tam ve asli kusurlu olduğunu, tazminat hesabı yapılması halinde davacının müterafik kusurunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacının maluliyetinin oluşmadığını ve iyileşme sürecinin henüz tamamlanmadığını, maluliyet tespitinin yönetmeliğe uygun yetkili sağlık kurullarından alınacak raporla yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğunu ve müvekkili şirketin bu kalemler yönünden sorumluluğu bulunmadığını, maddi tazminat talebinin belirsiz olduğunu ve kuruşlandırılması için davacıya süre verilmesi gerektiğini, hesaplamalarda %1.65 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödemelerin tazminat miktarından mahsup edilmesi gerektiğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığı için faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin manevi tazminat yönünden sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, SGK kayıtları, SED raporları, tedavi evrakları, AÜTF Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 17/04/2026 tarihli maluliyet raporu, İTÜ öğretim üyelerince düzenlenen 03/02/2026 tarihli kusur raporu, tazminat hesabına ilişkin 27/08/2026 ve 03/09/2026 tarihli bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zararlara ilişkin maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 13.03.2024 günü saat 07:55 sıralarında sürücü ....... sevk ve idaresindeki..... plakalı motosiklet ile ......caddesi üzerinde ..... Cezaevi istikametine seyri sırasında geldiği olay mahallinde aracının ön kısmı ile; aynı istikamette ön ilerisinde seyir halinde olup yolun sol tarafına dönmek için duraklayıp karşı yönden gele araçların geçişini bekleyen sürücü ......’in sevk ve idaresindeki ..... plakalı otomobilin arka kısımlarına çarpması sonucu davaya konu yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir. İTÜ öğretim görevlilerinden oluşan üç kişilik heyetten alınan 03/02/2026 tarihli raporda özetle; "... plakalı motosiklet sürücüsü .....’ın %75 oranında, ...... plakalı otomobil sürücüsü davalı ......’in %25 oranında kusurlu olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. AÜTF Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 17.04.2026 tarihli raporda; "...Davacının 13.03.2024 tarihli yaralanması neticesinde, "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre kişinin engel oranının %9 olduğu, 12 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin 12. Maddesine göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan 03/09/2026 tarihli raporda özetle; "...Sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve sakatlanma halinde şahıs başına azami teminat limitinin 1.800.000,00-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin 10.05.2024 tarihi itibarıyla temerrüdünün oluştuğu, .......’ın trafik kazası sonucu Sürekli iş Göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının 781.795,22-TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacı vekili mahkememize sunduğu 10/09/2026 tarihli beyan dilekçesinde ve 08/10/2026 tarihli celsede alınan sözlü beyanında; Davalı sigorta şirketi ile yaptıkları protokol gereği her iki davalı yönünden maddi tazminat talepli davadan feragat ettiklerini, protokol gereği karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını, arabuluculuk ücretinin ise davalı sigorta şirketi üzerinde bırakılmasının kararlaştırıldığını, manevi tazminat taleplerinin ise devam ettiğini beyan ederek, taraflar arasında akdedilen 08/09/2026 tarihli "Protokol" başlıklı belgenin bir suretini dosyaya ibraz etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili 28/09/2026 tarihli dilekçesinde, davacı yan ile sulh olunduğunu, davanın feragat nedeniyle reddi halinde tahakkuk edecek arabuluculuk giderinin müvekkili sigorta şirketi üzerinde bırakılacağı hususunda mutabakat sağlandığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan ederek, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosyaya sunulan vekaletnameden davacı vekilinin feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Toplanan deliller, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporları, protokol ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; Davacılar vekili tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat talebi yönünden sulh olunduğu beyan edilerek tüm taleplerinden feragat edildiğine dair dilekçe sunulduğu görülmüş, tüm davalılar hakkındaki maddi tazminat talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Manevi tazminat talepli dava bakımından ise; kaza tarihi, kazanın oluşumundaki kusur oranları, olayın özelliği, davacının yaralanmasının niteliği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve paranın satın alma gücü birlikte ele alınarak, kaza nedeniyle bedensel bütünlüğü zedelenen davacının kaza sonrası tedavi gördüğü süre içerisinde çektiği acının bir nebze olsun giderilebilmesi amacıyla ve bir tarafın haksız yere zenginleşmesine yol açmamak kaydıyla, hakkaniyete uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde olacağı kanaatine varılmış, davacının manevi tazminat talepli davasının kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 6098 sayılı TBK'nun 49/1, 56/1 ve 2918 sayılı KTK'nun 85/1 maddeleri gereğince sorumluluğu bulunan sürücü ve işleten sıfatlarını haiz davalı Göksel Taner'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar vermek gerekmiştir. Hükmedilen manevi tazminata haksız fiil tarihi olan 13/03/20244 tarihinden itibaren yasal faiz (kazaya karışan araç ticari araç olmadığından) işletilmesine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi cihetine gidilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminat talepli davanın feragat nedeniyle REDDİNE; 2-Manevi tazminat talepli davanın KISMEN KABULÜNE; 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 13/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 1.366,20 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 938,60 TL harcın davalı .....'den alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00 TL'nin taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca davalı.... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 916,00 TL harcın davalı .....'den tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin, sulh protokolünde belirtildiği şekilde davalı sigorta şirketince, davacıya ödendiği anlaşıldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Maddi Tazminat Yönünden; a)Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş ise de, sulh protokolünde davalı sigorta şirketince vekalet ücretinin davacıya ödendiği bildirildiğinden ve tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, b)Davalı ..... Sigorta A.Ş. kendisini vekille temsil ettirmiş ise de, sulh protokolü gereği tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, c)Davalı ...... kendisini vekille temsil ettirmiş ise de, davanın açıldığı tarihteki davacının haklılık durumu gözetilerek davalı lehine HMK'nın 331.maddesi gereği vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Manevi Tazminat Yönünden; a) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 20.000,00 TL avukatlık ücretinin davalı Göksel Taner'den alınarak davacıya ödenmesine, b) Davalı ..... kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarih 2024/29 Esas 2024/226 karar sayılı kararı ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 2026 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminatın kısmen reddi halinde davalı taraf lehine vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, Dair, davacı vekili ile davalı sigorta şirketi vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/10/2026

Katip .... Hakim ....... e-imza e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/65, K. 2026/796, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-65-e-2026-796-k-30dd71950d6c