Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1192 E. 2026/1308 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1192
- Karar No
- 2026/1308
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1192 - 2026/1308 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1192 KARAR NO : 2026/1308
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2025 NUMARASI : 2024/789 Esas 2025/488 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 24/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 28/09/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ZMMS ile sigortalı aracın, 16/07/2023 tarihinde park halinde bulunan ... plakalı araca çarptığını, sigortalı aracın olay yerini terk ettiğini ve kazaya ilişkin kolluk tarafından kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, yaşanan kaza sonrasında ... plakalı araç sahibine 02/10/2023 tarihinde 120.000,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı başlıklı maddesini f bendine göre sigortalının istisnai haller dışında olay yerini terk etmesini, kaza tutanağını, alkol raporunu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması durumunda sigortacının sigortalıya ödediği bedeli rücu etmesinin mümkün olduğunu, müvekkil şirket tarafından kazaya karışan dava dışı araç malikine ödenen 120.000,00 TL'nin tahsili amacıyla müvekkili şirket tarafından davalıya 19/10/2023 tarihli 2129668 numaralı rücu mektubu bildirildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, bu sebeple Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/47550 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, bunun üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalının itirazının iptaline ve icra takibinin devamına, %20 oranından aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini, kötü niyetle yapılan itiraz sebebiyle davalının HMK 329. Maddesi gereği 5.000,00 TL disiplin cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya dava dışı aracın uygunsuz park etmesi, kazanın gece olması ve kaza yerinde yeterli aydınlatmanın olmamasının sebebiyet verdiğini, kazanın meydana geliş saati itibari ile olay yerinde karşı taraf araç sahibinin bulunmamasını, kendisine ulaşma imkanın olmaması hususları ile yemin ivedi olarak tavuk çiftliğine götürülmesi gerekliliği karşısında araç sürücüsünün hızlı bir şekilde yemi boşaltıp kaza yerine dönmeye karar verdiğini, olay yerine döndüğünde olay sahibi ile görüşüp olayı anlattığını ve polis tarafından tutanak tutulduğunu öğrenince karakola giderek ifadesini verdiğini bildirerek, davanın reddine, %20'den az olmamak kaydı ile tazminata karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalıya ait araç sürücüsünün Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının B.4/f belirtilen tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller dışında kaza mahallindeki olay yerini terk ettiği, bu nedenle oluşan kaza sebebiyle davacı tarafından zarar görene yapılan ödemeden davalının sorumlu olduğu, kaza nedeniyle, aracının markası, modeli, yaşı ve kaza ile uyumlu hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle araçtaki hasarlanan parçaların tek tek belirtilmek ve kaza ile uyumlu olduğu da teyit edilmek sureti ile kaza tarihindeki değerlerinin aracın yaşına ve değişecek parçalara göre hurda –amortisman ve kıymet kazanma tenzili de değerlendirmek suretiyle hasarlı parçaların bedeli + işçilik bedeli + KDV değerlerinin gösterilmesi, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespiti, tamiri ekonomik değilse (araç pert ise) aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki farkın hasar bedeli olarak tespiti ilkesine göre belirlenmesi gerektiği, bu hususlara uygun olarak alınan rapora göre amortisman ve kıymet kazanma tenzili gözetilerek dava konusu hasarlanan ... plakalı araçtaki hasar bedelinin işçilik ve kdv dahil 344.858,00 TL olarak hesaplandığı, davacının sigorta poliçe teminat limitiyle sınırlı olarak 120.000,00 TL asıl alacak ve bu tutara bağlı işlemiş avans faizini tahsil için icra takibini başlattığı, davacının zarar görene yaptığı ödeme tarihi itibarıyla davalının sorumluluğunun başlayacağı, ayrıca bir ihtar yapılmasına gerek bulunmadığı, taleple bağlılık kuralı uyarınca 120.000,00 TL hasar bedelinden ve işlemiş faizinden oluşan zararı davalıdan talep edebileceği, davacının yaptığı ödeme tarihinden takip tarihine kadar işleyecek takipte istenilen avans faizi hesaplandığında davalının ayrıca 43.379,19 TL işlemiş avans faizinden sorumlu olacağı, bu nedenlerle davacının yapmış olduğu ödemeden kaynaklı toplamda 163.379,19 TL davalıdan rücu hakkına sahip olduğu, bu suretle başlatılan icra takibine davalı yanca yapılan itirazın iptal edileceği, haksız fiile dayalı olarak başlatılan icra takibinde asıl alacak likit (belirlenebilir) nitelikte olmadığından davacının icra inkar tazminat talebinin reddi gerektiği ve davalının kötü niyetle hareket ettiğine dair somut bir delil olmadığı gerekçesiyle; “Açılan davanın kabulü ile, Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/47550 takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile 120.000,00 TL asıl alacak ve 43.379,19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 163.379,19 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, davacının HMK m. 329 uyarınca davalı aleyhine disiplin cezasına karar verilmesi talebinin reddine,” karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kazaya park halindeki aracın hatalı park etmesinin ve olayın gece olup ışıklandırmanın olmamasının neden olduğunu, araçtaki yemin ivedi olarak tavuk çiftliğine yetiştirilmesi gerektiğinden ve araç maliki de kaza mahallinde olmaması nedeniyle yemi boşaltıp gelene kadar tutanak düzenlendiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, davacı sigorta şirketinin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişiye ödediği tazminatın, sürücünün olay yerini terk etmesi sebebiyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.f maddesi gereğince kendi sigortalısından rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan ZMM Sigorta Genel Şartlarında sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili maddede;"Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir. İlgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol vb. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlendiği Genel Şartlar B.4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut kasti eyleminin varlığını kanıtlaması istenemez. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; kaza tarihinde davalı adına kayıtlı aracın dava dışı sürücüsünün park halindeki araca çarparak zarar verdiği ve olay yerini terk ettiği, söz konusu aracın davacı tarafından ZMMS ile sigortalandığı, zarar gören aracın zararlarının giderilmesi için ödediklerini ZMMS Genel Şartları B-4/f maddesindeki rücu şartlarının oluştuğu, alınan bilirkişi raporuna göre de sigortanın yaptığı ödemelerin gerçek zarar ilkesine uygun ve hasarlarla uyumlu olduğu anlaşıldığından davalının tüm istinaflarına itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 35/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gereken 11.160,43 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 2.790,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.370,32 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden davalı tarafınca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 4-İstinaf eden davalı tarafınca yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.