Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/917 E. 2026/1511 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/917
- Karar No
- 2026/1511
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/917 KARAR NO : 2026/1511
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/02/2024 NUMARAS I : 2023/367 E. 2024/166 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 05.10.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 05.10.2026
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.02.2024 tarih 2023/367 E. 2024/166 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ..., davalı ... vekili ve katılma yoluyla istinafa gelen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, 11.07.2022 tarihinde müvekkil idareye ait ... plakalı kamyonet vasıflı araç ile davalıların araç sahibi, sürücüsü ve sigortacısı olduğu ... plakalı binek araç arasında çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, kaza sonrası düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında davalı araç sürücüsü ...'in 2918 s. KTK m. 56/1-A hükmünü ihlali nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğu tespit edildiğini, maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, davalı-borçlu araç sürücüsü tarafından ihtirazı kayıt eklemeksizin imzaladığını, kaza neticesinde davacı-alacaklı müvekkil idareye ait ... plakalı araçta maddi hasar meydana geldiğini, meydana gelen maddi hasarın giderilerek, hizmet aracının tekrar yürür duruma getirilmesi için bağımsız bir araç tamir atölyesinde aracın tamiri yaptırıldığını, maddi hasar ile araç tamir masraflarının davalı-borçlulardan tahsili amacıyla İzmir 4. İcra Müdürlüğü' Nün 2023/50 E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, tüm davalı-borçluların faturaya dayalı alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine karşı borca itiraz etmesi neticesinde takip durduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı ... Şirketi vekili, davacı- alacaklı idareye ait ... plakalı kamyonet vasıflı araç ile davalı müvekkilin ZMMS sigortacısı olduğu.... plakalı binek araç arasında 11.07.2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı tarafından maddi araç ile araç tamir masraflarının tahsili amacıyla İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2023/50 E. Sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkil sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın, davaya konu talepleri için müvekkil sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; poliçe nedeni ile sorumluluklar, davacının alacağını ispat etmesi kaydıyla azami teminat limiti olup teminat miktarın aşılamayacağını, poliçe teminat limitleri muaccel borçlar olmayıp, ödenebilecek azami teminat limitini ifade ettiğini, sigorta poliçesinin bir zenginleşme aracı olmayıp, sadece gerçek zarar tutarını teminat altına aldığı ve bu nedenle, poliçe üzerinde azami teminat tutarının yazılmış olmasının, tamamının ödeneceği anlamını taşımadığı, sadece zarar tutarı açısından ödenebilecek üst sınırın ifade edildiği belirtilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti kadar olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., 11.07.2022 tarihinde Yeşildere caddesinde .... plakalı aracıyla çoklu trafik kazasına karıştığını, trafik kaza raporunda kusurlu bulunduğunu, aracın o tarihte ... tarafından sigortalandığını, kazaya karışan diğer .... plakalı aracın ... şirketine hasar dosyası açtırarak hasar bedelini aldığını, ....'sine ait ... plakalı aracın ise hasar dosyası açtırmadığını, hasar bedelini faturalandırılıp icra takibi başlatarak tahsil etmeye çalıştığını, hasar dosyası açtırsaydı diğer 3.araç gibi hasar bedelini çoktan tahsil edeceğini, araç hasar bedeline, işleyen ve işleyecek olan faizlerine ve mahkeme masraflarına itiraz ettiğini, ... AŞ bu hasar bedelini ödemekle zorunlu olduğunu, sigorta şirketi .... plakalı aracın hasar bedelini 16/09/2022 tarihinde 4.400 TL araç sahibi .... adına yatırdığını beyan etmiştir. Davalı .... plakalı aracının ... ile sigortalandığını, sigorta şirketinin hasar bedelini ödemekle mükellef olduğunu, bu borcu, faizlerini, mahkeme masraflarını kabul etmediğini beyan etmiştir İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sürücü ...'in (....) dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-a ve 56/1-a maddelerinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu, davacı kurumun maliki olduğu aracı kullanan dava dışı sürücü .... (...) kazanın oluşumunda etken olmadığı tespit edilmiştir. ...'in (....) dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-a ve 56/1-a maddelerinde belirtilen hükmü ihlal eden davranışı ile davacıya ait olan araçta meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğunun tespit olunduğu, 04/07/2023 tarihli celsede verilen 3 numaralı ara kararda otomotiv bilirkişisinden istenenler ara kararla hüküm altına alınıp bu doğrultuda orijinal parçalar kullanmak suretiyle davacı aracında meydana gelen hasar onarım bedelinin tespit edildiği, ancak alacağın varlığının yani hasar onarım bedelinin hesabının muhakemeyi gerektirmesi, orijinal parça fiyatlarının bilinmesinin davalılarca pek mümkün olmaması, hasarlı parçaların tespiti gibi hususların yargılamayı gerektirmesinden dolayı alacağın likit olmadığı anlaşılarak icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davalı ..., davalı ... vekili, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ..., kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... A.Ş vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen kusur belirlemesinin hatalı olduğunu, rapora itiraz ettiklerini, ek rapor alınması talebinde bulunduklarını ancak mahkemece bu taleplerinin gerek duruşmada gerekse gerekçeli kararda herhangi bir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, oysa ..... plakalı aracın hızlı şekilde seyrettiği ve meskun mahal olan yolda 50 km/sa hızla seyeretmesi gerekirken yüksek hızla seyrettiği gerek kazanın meydana geliş şeklinde gerekse araçlarda meydana gelen hasarların boyutundan açıkça anlaşıldığını, ancak kaza bir meskun mahalde gerçekleşmesine ve meskun mahallerde hız sınırının 50 km/sa olduğunun bilinmesine rağmen .... plakalı aracın kaza sırasında hızlı seyredip seyretmediğine ilişkin bilirkişi tarafından herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, kusur belirlemesinde önemli hususlardan birinin de kazadan kaçış imkanının olup olmadığı ve kullanılıp kullnılmadığı olduğunu, sigortalı aracın şerit değiştirme kurallarına uygun şekilde sol şeritten orta şeride hareket ettiği bu noktada şerit değiştirme manevrasını büyük kısmını tamamladığı esnada orta şeritten hızlı şekilde gelen .... plakalı aracın duramayarak sigortalı araca sağ arka kısmından çarpmış ve aracın sağ doğru savrulmasına neden olduğunu, bu noktada da davacıya ait sağ şeritten seyreden araca çarpmanın sigortalı araç sürücüsü tarafından kaçınılmaz hale geldiğini, bu noktada çoklu bir kaza olması ve kazanın meydana gelmesine esas etken hareketin haliyle davacı araçta meydana gelen hasarın da asıl müsebbibinin .... plakalı aracın hızlı seyretmesi ve sigortalı aracın kurallara uygun şerit değişikliği yaptığını görmesine rağmen duramaması olduğunu, sigortalı araçtan sinyal vermesi ve geçeceği şeritte yakın mesafeli araç bulunup bulunmadığını kontrol etmesi gibi tedbirlerin haricinde bir tedbir almasının beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dosya muhateviyatında da sigortalı aracın sinyal vermediğine ilişkin bir veri bulunmadığı ve kaza sonrası araçların hasar ve konumları dikkate alındığında ..... plakalı aracın hızlı olduğuna şüphe bulunmadığından kazaya etken hareketin .... plakalı araç sürücüsü tarafından gerçekleştirildiği açık olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda parça bedeli belirlemesinin hatalı şekilde orijinal parça bedelleri üzerinden hesaplama yapılmadığını, bilirkişi tarafından hasarlı olmayan bazı parçalarda hasarlı olarak kabul edildiğini, eksper raporunda hasarlı olarak tespit edilmeyen parçaların hasarlı olarak kabul edilmesinin yerinde olmadığını, bu tespitin diğer bir deyişle bu parçaların hangi fotoğraflar üzerinden ve neden hasarlı olarak tespit edildiğinin, değişim ile giderilecek şekilde hasarlanmış olduğuna ilişkin tespitin sebebinin teknik veya detaylı şekilde açıklanması gerektiğini, bilirkişi tarafından davacı tarafından dosyaya sunulan faturanın birebir aynısı üzerinden hasar bedeli belirlemesi yapıldığını, ancak fatura bedelinin birebir esas alınması söz konusu olacak olsaydı dosya üzerinde bilirkişi incelemesini gerektirir bir durum olmaksızın mahkeme tarafından doğrudan karar verilebileceğini, bilirkişi incelemesi ile elde edilmek istenen husus bilirkişinin aracın fotoğraflarını da değerlendirerek hasarlı parçaların objektif bir tespitini yapması ve ardından fatura vb. unsurlardan bağımsız şekilde gerçek zararı belirlemesi olduğunu, aksi bir durumda davacı taraflar istedikleri bedelde bir fatura ile dava açıp bilirkişiler tarafından kuruşu kuruşuna fatura ile aynı ve faturaya neden iştirak edildiğine de verilmeksizin oluşturulan raporlar ile davacılara sebepsiz zenginleşme imkanı tanınmış olunacağını, hal böyleyken amacından uzak, denetime elverisiz, teknik detaylardan yoksun şekilde eksik inceleme ile oluşturulan raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişiler tarafından parça bedellerine herhangi bir iskonto uygulanmadığını, tazminat sorumluluğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla; bilirkişi raporlarında kdv hariç olarak hesaplanacak tazminat hesaplanması yapıldığı ve fatura bulunmaması sebebiyle bu bedel üzerinden hüküm kurulması gerektiği yönünde kanaat belirtildiği ancak mahkeme tarafından kdv dahil bedel üzerinden hüküm kurulduğunu ancak bunun nedenine gerekçeli kararda yer verilmediğini, yerel mahkeme tarafından arabuluculuk ücretinin müvekkili şirket tarafından ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, sigorta hukukuna ilişkin davalarda Karayolları Trafik Kanunu gereği başka bir uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru imkanı bulunan durumlarda artık zorunlu arabuluculuğa başvuru şartı aranmayacağından zorunlu arabuluculuğa ilişkin giderlerden müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Katılma yoluyla istinafa gelen davacı vekili, icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, 'ödeme' konulu ihtarname ekindeki faturaların içeriği ve bedeli hakkında itirazda bulunmayan ve TTK madde1427/3 hükmü nedeniyle fatura bedellerinin en az %50'si tutarında ödeme yapması gereken davalı bakımından, takibe konu para alacağının en az %50' si bakımından muaccel olmuş likit bir alacağın varlığından söze edilmesi gerektiğini, davacı idare lehine asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, haksız fiile dayalı olarak doğan zararın tazmini istemine bağlı itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabuluüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı ....'nın 28.04.2023 tarihli dilekçesiyle müvekkili idareye ait ... plakalı kamyonet vasıflı araca 11.07.2022 tarihinde davalı borçlu araç sahibi .... ait sürücüsü ... ve bu aracın sigortacısı ... A.Ş ye ZMMS sigortalı... plakalı aracın %100 kusurlu olarak müvekkili araca çarptığını ve maddi hasar meydana getirdiğini bu hasar nedeniyle aracın tamir ettirilerek doğan zararın İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2023/50 Esas sayılı dosyasıyla takibe geçtiklerini davaların bu takibe itiraz ettiğini takibin durduğunu davalılardan ... AŞ ye 20.08.2022 tarihinde başvuru yaptıklarını ancak ödeme yapılmadığını belirterek takibe itirazın iptali ile takibin devamı ve %20 icra inkar tazminatının hükmedilmesini talep etmiştir . Davalı sigorta vekilinin 22.05.2023 tarihli cevap dilekçesinde davanın dava şartı yokluğundan reddiyle gerçek zararın teminat altına alındığını sigortalı aracın sürücüsünün kusurlu olmadığını kaza yerini gösteren kamera kayıtlarının araştırılmasını istediklerini KDV hariç tazminat bedeli üzerinden hüküm kurulması gerektiğini %20 icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir . Mahkemece yapılan yargılamada alınan birlikte raporunda somut olayda davalı ....'in kullandığı .... plakalı aracın asli ve tam kusurlu olduğu davacı kuruma ait olan ... plakalı aracın ise kusursuz olduğu, hasara uğrayan davacıya ait araçta 35.400 TL gerçek zarar miktarının bulunduğu belirlenmiştir. Mahkemece bu bilirkişi raporu da dikkate alınarak kusurun davalıya ait araçta bulunduğu tespit edilmekle zarar miktarı olan 35.400 TL zararın tazminine yönelik takibin devamına icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir Bu karara davalı sigorta vekili istinaf talebinde bulunarak kusur oranına itiraz ettiğini sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığını ayrıca bir bilirkişi raporunda orijinal parça bedellerinin hesaba katıldığını hasarlı olmayan parçaların değiştirilmesinin kabul edildiğini parça bedellerine iskonto uygulanmadığını ve arabuluculuk ücretinin müvekkiline yüklenmemesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. Davacı vekili de %20 icra inkar tazminat talebine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılamada usul ve yasaya uygun değerlendirme yapıldığı alınan bilirkişi raporunun yeterli olduğu kusurun doğru belirlendiği araçta meydana gelen hasar bedelinin yedek parça ve işçilik onarım bedeli dikkate alınarak makul olarak tespit edildiği anlaşılmakla davacı ve davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerektiği belirlenmiştir . Davacı vekilinin %20 icra inkar tazminat talebi ise alacak ve talep yargılamayı gerektirdiğinden kabul edilmemiştir Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ..., davalı ... A.Ş vekili ve katılma yoluyla istinafa gelen davacı vekili vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 2.418,17-TL'den peşin alınan 604,54-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.813,63-TL'nin davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalı ... A.Ş yönünden istinaf karar harcı olan 2.418,17-TL'den peşin alınan 604,54-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.813,63-TL'nin davalı ... A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.05.10.2026