Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/3221 E. 2026/2445 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/3221
Karar No
2026/2445
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/3221 - 2026/2445 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/3221 KARAR NO : 2026/2445

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2024 NUMARASI : 2022/202 Esas, 2024/550 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. DAVA : Cismani Zarar Nedeni ile Açılan Maddi Tazminat ve Tedavi Gideri KARAR TARİHİ : 05/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/10/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.09.2024 tarih ve 2022/202 Esas, 2024/550 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.11.2021 tarihinde ... ve ... plakalı araçlar arasında trafik kazası meydana geldiğini, müvekkillerinin kaza esnasında ... plakalı araç sürücüsü olarak bulunduğunu, müvekkillerinin ağır şekilde yaralandığını ve beden gücü kaybına uğradığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkillerinin kusuru bulunmadığını, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, iş bu nedenlerle; 27.05.2022 tarihli dilekçeleri ile 50,00 TL sürekli iş göremezlik, 30,00 TL geçici iş göremezlik, 10,00 TL tedavi gideri, 10,00 TL bakıcı gideri ile 30.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı sigorta cevapları özetle; davacı tarafça dava öncesi başvuru şartının yerine getirilmediği, maluliyet hususunun ATK tarafından belirlenmesi gerektiğini, davacının SGK kaydının celbi gerektiğini ve kaza sonrasında çalışması bulunması halinde iş bu talebin reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, müterafik kusur durumunun irdelenmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Davalı asiller cevapları özetle; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, davacının kaza esnasında alkollü olduğunu, davacının kaza esnasında koruyucu ekipman kullanmadığını, bu sebeplerle müterafik kusur hususunun irdelenmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davalı sürücünün kazada kusuru olmadığından dolayı davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; 08.11.2022 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporunda müvekkiline %80 ve davalı sürücü ...'e ise %20 oranında kusur atfedildiğini, mahkemenin kararının gerekçesine dayanak yapılan kaza tespit tutanağına itiraz için öngörülen yolun ise hukuk mahkemelerinde dava açmak olup görevli ve yetkili mahkeme olan ... Ticaret Mahkemesinde taraflarınca kaza tespit tutanağına itiraz edilmek suretiyle dava açıldığını, kusura ilişkin değişen durum gözetilmeden müvekkilinin haklılık oranını tespit eden trafik ihtisas dairesinden alınan rapora rağmen kolluk tarafından ilk olay anında tutulan kaza tespit tutanağının gerekçe olarak gösterilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya arasında mevcut trafik kazası tespit tutanağında; sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nun 54/b-4 maddesini (Sürücülerin; kavşaklarda, demiryolu geçitlerinde ve bunların yaklaşımında, önlerindeki bir aracı geçmeleri yasaktır.) ihlal ettiği olayda, sürücü ...'in kazaya etken kusurunun olmadığı kanaati belirtilmiştir. Mahkemece alınan 04/07/2022 tarihli trafik bilirkişi raporunda; davacı ...'ın; kaza anında kaza anında en az 0,90 promil alkollü olduğu, motosiklet ve motorlu bisikletlerde alkol yasal sınırının 0,20 promil olduğu, kavşak ve okul geçidi yaklaşımında geçme kurallarına uyarak araç sollama yapmaması gerekirken bu hususu dikkate almadığı, önünde ilerleyen ... plakalı otomobilin hareketlerini iyi izlemediği, kavşaklarda araç geçmenin yasak olduğu halde önünde “sürücüsünün beyanına göre sinyalini vererek" yavaşlayan ve dönüş yapan otomobilin sol ön çamurluk kısımlarına kendi aracının ön kısımları ile çarpması neticesi meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu; otomobil sürücüsü ...'in ise meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı değerlendirilmiştir. İtiraz üzerine alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 08/11/2022 tarihli raporunda; davacı sürücü ...'ın hızını azaltarak müteyakkız yaklaşması gereken ve öndeki aracı geçmenin yasak olduğu olay yeri kavşakta kurallara aykırı davranıp, önünde seyrederken sol taraf bu sokağa dönen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin solundan geçerken aracının ön kısımlarıyla bu aracın sol yan kısımlarına çarptığı olayda %80 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'in ise kavşaktan sola dönüşünü, sol gerisini yeterince kontrol etmeden yapmasıyla aracının sol yan kısımlarına, arkasından gelip aracını geçmek isteyen sürücü ... idaresindeki motosikletin ön kısımlarıyla çarptığı olayda %20 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında ve bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davacının kusurlu olduğu belirtilirken, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda davacının kaza nedeni ile % 80, davalı sürücünün % 20 kusurlu olduğu belirtilmiş ve mahkemece bu rapor dosyaya uygun görülmemiştir. Raporlar arasında açık çelişki olduğu ve çelişki giderilmeden karar verildiği ortadadır. Şu durumda, mahkemece, İTÜ Makine Mühendisliği Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kuruluna dosyanın tevdii ile kaza tespit tutanağı, dosya kapsamında alınan kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, Mahkemece, İTÜ, ODTÜ Makine Mühendisliği Fakültesi Trafik Kürsüsünde görevli makine mühendislerinden yada Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek trafik kusur konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilerek tarafların kusur oranının belirlenmesi hususunda rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, istinaf başvurusunun duruşma yapılmaksızın kabulü ile, HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KABULÜ İLE, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.09.2024 tarih ve 2022/202 Esas, 2024/550 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksik bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/3. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.05/10/2026

Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/3221, K. 2026/2445, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-3221-e-2026-2445-k-6bbc06fe674e