Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9983 E. 2026/4825 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9983
- Karar No
- 2026/4825
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2622 E., 2024/1853 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/257 E., 2022/795 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkilleri davacıların murisi ...'a 01.06.2000 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı bağlandığını, vefat ettiği 31.03.2009 tarihine kadar yaşlılık aylığı aldığını, ölümü üzerine eşi ..'a 01.04.2009 tarihinden itibaren vefat ettiği 25.09.2009 tarihine kadar ölüm aylığı aldığını, ancak davalı Kurum tarafından 15.01.2016 tarih ve 1 sayılı soruşturma raporu kapsamında prim ve tevkifat tutarlarının hesaplara usulsüz olarak yüklendiğini, geriye dönük olarak yersiz aylık tutarı olan 11.188,80 TL ile 8.761,15 TL işlemiş faizi, yine 1.850,51 TL yersiz aylık tutarının sebepsiz zenginleşme kapsamında iadesinin istendiğini, 7.389,82 TL ve 1.850,51 TL'nin davalı Kuruma ödendiğini ancak usulsüzlük işleminde davacılar murisinin kötü niyetli olmadığını, yapılan işlemde kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını, zira sağlık giderlerinin iadesine ilşikin Kurum tarafından açılan Eskişehir 2. İş Mahkemesinin 2017/2 63... /337 Karar sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiğini, İstinaf Mahkemesince ret kararının onandığını belirterek, Kurum ödeme emirlerinin iptali ile ödenen 9.240,33 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacılar murisine 01.06.2000 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı bağlandığını, 31.03.2009 tarihinde vefatı neticesinde, 01.04.2009 tarihinden itibaren eşi ..'a ölüm aylığı bağlandığını, onun da 25.09.2009 tarihi vefatı neticesinde dosyanın sıra takibine alındığını, 15.01.2016 tarih ve 1 sayılı soruşturma raporu kapsamında prim ve tevkifat tutarlarının hesaplarının usulsüz olarak yüklendiğinin tespit edildiğinden yaşlılık ve ölüm aylıklarının başlangıç tarihi itibari ile iptal edildiğini, geriye dönük olarak yersiz aylık tutarı toplamı olan 19.919,61 TL ve 1.850,51 TL'nin davacı hak sahiplerinden davalı Kurum tarafından iadesinin istendiğini, davacı hak sahipleri hakkında yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince kabulüne, 1-Eskişehir 1. İş Mahkemesinin 2022/257 E., 2022/795 K., sayılı kararının kaldırılmasına, 2-Davanın kısmen kabulü ile a)Davacıların Kuruma 1.816,20 TL borçlu olmadığının tespitine, davacılar tarafından Kuruma ödenen 1.816,20 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalı Kurumdan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde: Kurum personeli olarak çalışan ...'in bir takım yolsuz ve usulsüz işlemleri ile bu duruma sebep olduğu Kesinleşmiş ceza yargılamasıyla murisin Kurumu yanıltma kastının bulunmadığı ispatlanmış olup; Kurumun kendi personelinin usulsüz işlemlerinden kaynaklanan hatasını aradan geçen uzun yıllar sonra hizmet iptali ve yersiz ödeme tahakkuku yoluyla sigortalıya yüklemesinin, m. 96/a maddesinin değil uygulanması halinde 96/b maddesi uyarınca işletilmesi gereken 5 yıllık zamanaşımı süresinin aşmasının gözetilmemesi, sosyal güvenlik hakkının özüne dokunması ve yerleşik Yargıtay içtihatları ile hakkaniyet ilkelerine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmektedir. 2. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da görüldüğü üzere sigortalı murisin yaptığı ödeme hususunda gerekli dikkat ve özeni göstermediği gibi, prim ödediğine ilişkin olarak prim makbuzunu da ilgili memurdan almadığı dosya kapsamından anlaşıldığından davacılar murisi tarafından haricen yapılacak olan ödeme işleminin yasal mevzuat kapsamında usulüne uygun olmadığı ve davacılar murisinin ödeme ile ilgili olarak gereken dikkat ve özeni göstermeyerek kusurlu davrandığı değerlendirilerek somut uyuşmazlık bakımından 5510 sayılı Kanun'un 96/1-a maddesinin uygulanması gerektiği açıklanmış olup Kurum işleminde hata olmadığını, ölüm aylığı bakımından verilen bam kararının bozulması talep edilmektedir B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muris ...'ın iptal edilen Tarım Bağ-Kur süreleri nedeni ile yersiz emekli aylığı ve vefatından sonra ölüm aylığının 96/a ya göre tahsili işleminin iptali ile ödenen tutarın iadesi istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacılar vekili ve davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.