Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2804 E. 2026/1436 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/2804
- Karar No
- 2026/1436
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/2804 KARAR NO : 2026/1436
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/523 KARAR NO : 2024/62 DAVA TARİHİ : 31.08.2023 KARAR TARİHİ : 26.01.2024 DAVA : Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28.12.2016 BİRLEŞEN İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2021/571 ESAS SAYILI DAVASINDA; DAVA : Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03.09.2021 BİRLEŞEN İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2022/632 ESAS SAYILI DAVASINDA; DAVA : Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01.08.2022 BİRLEŞEN İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2023/683 ESAS SAYILI DAVASINDA; DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 11.05.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11.05.2026
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.01.2024 tarihli, 2020/523 Esas ve 2024/62 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... şirketi vekili, davacı vekili, davalı.... şirketi vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, raportör üye tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı ... A.Ş. vekili, davacının malik olduğu dava konusu olmayan ... ada.. ve ..., .. ada.. ile.. ada ... parsel sayılı taşınmazların ..... Şti. (eski unvanı .... Şti.) ve davalı.... A. Ş. önderliğinde kurulacak ortak girişim grubuna veya bunların kuracağı şirkete tahsisine karar verildiğini, 15.08.1996 tarihli kullanım hakkı devir sözleşmesi akdedildiğini, taşınmazların üst hakkının Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 17.10.1995 tarih ve 95/72 sayılı kararı gereği ... Projesi kapsamında 25 yıllığına davalı .... A.Ş’ye devredildiğini, dava dışı ...’nin malik olduğu üst hakkı devredilen taşınmazlarla çevrili ve üst hakkına konu edilmeyen dava konusu ... ada .., .., ... sayılı parsellerde 30 yıl süreyle bedelsiz olarak davacı yararına irtifak hakkı tesis edilmesinin Bakanlık Makamının 03.04.2013 tarih ve 333 sayılı oluru ile uygun görülmekle 10.09.2014 tarihinde irtifak hakkı sözleşmesi düzenlendiğini, taşınmazların davalı şirketler tarafından tasarruf edildiğinin anlaşılması ile noter ihtarnamesi ile tasarrufun sonlandırılarak ecrimisil ödenmesinin istendiğini, daha sonra yapılan çalışma ile davalıların kullanım alanları belirlenerek 10.09.2014/09.09.2016 tarihlerini arasındaki ecrimisil bedelinin hesaplanmış, bu hesaplama uyarınca ecrimisil bedellerinin depo edilmesi için davalılara süre verilmiş ise de işgale son verilmediğini ve ecrimisil bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ile toplam 2.893.465,02 TL ecrimisil bedelinden 1.054.941,24 TL bedelin davalılar .... A.Ş ve ... A.Ş’den; 879.117,70 TL bedelin davalılar ... A.Ş. ile ... A.Ş’den; 959.406,08 TL bedelin davalılar...A.Ş’den 10.09.2014 tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte alınmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. Birleştirilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/571 Esas 2021/882 Karar sayılı davasında davacı .... A.Ş. vekili, aynı hukuki nedenlere dayanarak 10.08.2016/09.09.2017 tarihleri arasındaki ecrimisil bedelinin davalı .... A. Ş., davalı .... A. Ş. ve davalı .... A. Ş’den işleyen ticari faizi ile birlikte alınmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. Birleştirilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/632 Esas 2022/591 Karar sayılı davasında davacı ... A.Ş. vekili, aynı hukuki nedenlere dayanarak 10.09.2017/09.09.2018 tarihleri arasındaki ecrimisil bedelinin davalı ... A. Ş., davalı .... A. Ş. ve davalı ..... A. Ş’den işleyen ticari faizi ile birlikte alınmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. Birleştirilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/683 Esas 2023/632 Karar sayılı davasında davacı ... A.Ş. vekili, aynı hukuki nedenlere dayanarak 10.08.2018/09.09.2019 tarihleri arasındaki ecrimisil bedelinin davalı ... . A. Ş., davalı ... A. Ş. ve davalı ... A. Ş’den işleyen ticari faizi ile birlikte alınmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. CEVAP: Davalı .... A. Ş. vekili, uyuşmazlığın idari yargıda çözülmesi gerektiğini, adli yargının görevli olduğunun düşünülmesi halinde ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, dava konusu taşınmazların davacı ile düzenlenen sözleşme kapsamında kaldığını, davacının yargı harcını eksik ödediğini, davalının 17.10.1995 gün ve 95/72 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile 15.08.1996 ve 02.09.1996 tarihli sözleşmelere dayanarak taşınmazları kullandığını, bu alanın kullanım bedelinin ödendiğini, Hazinenin bu bölgenin bütünlüğünün bozulmaması amacıyla bedelsiz irtifak hakkı tesis ettiğini, kullanım alanında kalmakla diğer davalılardan da ecrimisil talep edilemeyeceğini, faiz oranı ve başlangıç tarihinin kabul edilemez olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..... A. Ş. vekili, davalının taşınmazı dava dışı şirket ile düzenledikleri kira sözleşmesine dayanarak kullandığını, davaların birlikte görülemeyeceğinden ayrılması gerektiğini, dava değerinin hatalı belirlendiğini, taşınmazı davalı şirkete kiralayan dava dışı şirkete davanın ihbarı gerektiğini, davalı tarafından kira bedelinin kime ödeneceğinin belirlenmesi için açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, ecrimisil bedelinin fahiş olduğunu, davalıdan ticari faiz talep edilemeyeceğini ve faiz başlatılma tarihinin hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..... A. Ş. vekili, davalının taşınmazda dava dışı şirket ile düzenlenen kira sözleşmesine dayanarak tasarrufta bulunduğunu, davacının kira akdinin tarafı haline geleceğinden ecrimisil talep edemeyeceğini, davanın kiralayan dava dışı şirkete ihbarı gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; el atmanın önlenmesi koşullarının bulunmadığı ve ecrimisil talep edilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. Karara karşı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili, davalı ..... A. Ş. vekili ve davalı ... A. Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin 09.06.2020 tarih ve 2018/2617 Esas 2020/725 Karar sayılı kararı ile davalıların kira bedelinin kime ödeneceğine ilişkin açılan davanın reddedildiği, dava konusu ... ada ..... parsel sayılı taşınmazların sözleşmeye dahil olmadığı, davalıların savunmalarında belirttikleri 02.08.1996 tarihli sözleşme tarafı olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde TBK’nın 310 ve 311. maddelerin uygulanamayacağı, davalıların iyiniyetli olduğundan söz edilemeyeceği ve resen rastlanacak nedenler gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. Asıl ve birleştirilen davalarda davalı ..... A. Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın taşınmazda fuzuli şagil olmadığı gerekçesiyle reddi gerektiği ve karar gerekçesinde sözleşmenin 31.12.2028 tarihinde sona ereceğinden söz edilmediği gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. Asıl ve birleştirilen davalarda davalı .... A. Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile aralarındaki sözleşmenin 15.08.2021 tarihinde değil 31.12.2028 tarihinde sona ereceğinin gerekçeli kararda belirtilmesi gerektiği gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır. Asıl ve birleştirilen davalar kişisel hakka dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir. Ecrimisil, malik veya kişisel hakkı bulunmadığı bir taşınmazı haklı bir nedene dayanmaksızın kullanan veya kullanımına engel olan kötüniyetli kimsenin o taşınmazı elinde tutması nedeniyle talep edilebilen haksız işgal tazminatı olarak tanımlanabilir. 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da ecrimisilin haksız eylemden doğan bir işgal tazminatı olduğu belirtilmiştir. Bu tanımlamalardan da anlaşılacağı üzere ecrimisil nedeniyle malikin bir zararının doğmuş olması aranmayacak, ecrimisilin hüküm altına alınması için davalının hiçbir hukuki nedene dayanmadan taşınmazda tasarruf etmesi yeterli olacaktır. Davada davacı ya da davalı sıfatı taşıyanların iflasına karar verilmiş olması halinde İİK’nın 194. maddesi gereği hukuk davaları durur ancak, ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonra davaya devam olunur. Somut uyuşmazlıkta, depo niteliğindeki 375,00 metrekare yüzölçümlü ... ada ... parsel sayılı taşınmaz 19.04.1965 tarihinde ifraz nedeni ile; depo niteliğindeki 2.141,00 metrekare yüzölçümlü ... ada ... parsel sayılı taşınmaz 19.04.1965 tarihinde ifraz nedeni ile; rüsumat dairesi niteliğindeki 496,00 metrekare yüzölçümlü ... ada....parsel sayılı taşınmaz 12.05.1941 tarihinde ifraz nedeni ile dava dışı ... adına tescil edildiği tapu kayıtlarında görülmektedir. Yine tapu kayıtlarından, taşınmazların şerhler sütununda 10.09.2014 tarih ve 19357 yevmiye numarası ile “İrtifak: ....A. Ş. yararına 30 yıl süreli, devredilebilir nitelikte” biçimde irtifak şerhi tesis edildiği anlaşılmaktadır. Davacı ile dava dışı .... arasında 10.01.2014 tarihinde düzenlenen irtifak hakkı sözleşmesinin 4. maddesinde... ada ..., ...,... parsel sayılı taşınmazların davacının malik olduğu... ada ... parsel sayılı taşınmazın iç kısmında kalmakla ... Projesi kapsamında yapılacak restorasyon veya yeniden yapılanmaların sözleşme konusu ...,...,... parsel sayılı taşınmazlara da sirayet edebileceği ve kullanım hakkı devir sözleşmesi gereği bu parseller dışında kalan 17.10.1995 tarihli sözleşme kapsamındaki taşınmazların kullanım hakkının devri nedeniyle davacı payında yaşanacak hesaplama zorluklarının engellenmesi amacıyla bedelsiz irtifak hakkı tesis edildiği belirtilmektedir. Davacı ile davalı .... Şti. ve davalı .... A. Ş. ortak girişim grubu arasındaki adi yazılı, 15.08.1996 tarihli “Kullanım Hakkı Devri (Kira) Ana Sözleşmesi” başlıklı akdin 1. maddesinde sözleşmeye konu taşınmazların ...ada ... ve .., ... ada ...ile .... ada .... parsel sayılı taşınmazlar olduğu, başka bir anlatımla dava konusu taşınmazların sözleşme de yer almadığı görülmektedir. Yine bu sözleşmenin 3. maddesinin birinci fıkrasında sözleşme kapsamındaki taşınmazların 25 yıl süre ile kullanılacağı; ikinci paragrafında 09.08.1996 tarihli sözleşmenin bu sözleşmenin eki olduğu kabul edilmiştir. Davacının yer almadığı, ancak 15.08.1996 tarihli sözleşme uyarınca kabul ettiği “Kullanım Hakkı Tasarım-Modernizasyon-İşletme Sözleşmesi” başlıklı akdin 2. maddesi gereği 25 yıllık kullanım hakkı alınan taşınmazlarda yapılacak iş ve işlemler gösterilmiştir. İş ve işlem yapılacak taşınmazlar bu sözleşmenin 3. maddesinde “Taşınmaz” başlıklı paragrafın a, b, c, d bendinde .... ada......., .... ada... ve... ada ... parsel sayılı taşınmazlar olduğu, (e) bendinde ... ada yazılıp parsel numarası gösterilmeden Deniz Kuvvetlerinin kullanımında olan taşınmaz, (f) bendinde proje sınırları kapsamındaki taşınmazlar olması gereken ve henüz devredilmemiş taşınmazlar olduğu belirtilmektedir. Yukarıda açıklanan sözleşmeler uyarınca, dava konusu edilen ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların da davalıların kullanımına bırakılacağı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, bilirkişi kurulunun sunmuş olduğu asıl ve ek raporlardan bu taşınmazların proje bütünlüğü gözetildiğinde davalılar tarafından kullanımının bir zorunluluktur. Dolayısıyla, davacının bu taşınmazlara yönelik elatmanın önlenmesi istemi yerinde değildir. Ancak, davacı ile davalı ... Şti. ve davalı .... A. Ş. ortak girişim grubu arasındaki adi yazılı, 15.08.1996 tarihli “Kullanım Hakkı Devri (Kira) Ana Sözleşmesi” başlıklı akdin 4. maddesi ile davacının yer almadığı, ancak 15.08.1996 tarihli sözleşme uyarınca kabul ettiği “Kullanım Hakkı Tasarım-Modernizasyon-İşletme Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin 7. maddesi gereği ödenecek bedel belirtilmiş olmakla, davacının bu sözleşme tarihi itibariyle irtifak hakkı kazanmamış olması nedeniyle dava konusu taşınmazlar yönünden bir kullanım bedelinin belirlenmediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davacı irtifak hakkını elde ettiği 10.09.2014 tarihinden itibaren taşınmaz kullanım bedeline hak kazanmıştır. Davacı taraf bu taşınmazların kullanım bedelinin ödenmediğini iddia etmekte, davalılar ise kullanım bedelinin hesaplanarak alındığını savunmaktadırlar. Dosya arasına alınan bilirkişi raporlarında 15.08.1996 tarihli “Kullanım Hakkı Devri (Kira) Ana Sözleşmesi” başlıklı akdin 4. maddesi ile “Kullanım Hakkı Tasarım-Modernizasyon-İşletme Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin 7. maddesi irdelenerek ödenmiş bir bedel olup olmadığı şüpheye ve duraksamaya neden olmayacak biçimde gösterilmemiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince öncelikle yapılması gereken iş, istinaf aşamasında dosyaya sunulan İzmir İflas Dairesi’nin 2026/1 iflas sayılı dosyası gereği davalı .... A. Ş’nin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/829 Esas sayılı davasında 23.01.2026 tarih ve saat: 09.39 itibariyle iflasına karar verilmiş olmakla, anılan davalı hakkında açılan davanın İİK’nın 194. maddesi gereği ikinci alacaklılar toplantısının yapılmasından 10 gün sonrası görülebileceği dikkate alındığında ikinci alacaklılar toplantısının yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, yapılmamış ise İİK’nın 194. maddesi gereği davanın bu davalı yönünden durmasına karar verilmeli, durma kararı sonrasında gerektiğinde davaya sıra cetveline itiraz davası olarak devam edileceği dikkate alındığında iflas idaresi taraf kılınarak HMK’nın 167. maddesi değerlendirilmeli, diğer davalılar yönünden ise öncelikle çekişmeye konu.... ada ..., ...., ... parsel sayılı taşınmazların davalıların kullanımında olup olmadığı, kullanımında ise hangi tarihten itibaren tasarruf edildiği, birleştirilen davaların dava açılış tarihleri de göz önüne alınarak davalıların kullanımının sona ermiş olması halinde hangi tarihte sona erdiği saptanmalı; konusunda uzman bilirkişilerden “Kullanım Hakkı Devri (Kira) Ana Sözleşmesi” başlıklı akdin 4. maddesi ve “Kullanım Hakkı Tasarım-Modernizasyon-İşletme Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin 7. maddesi irdelenerek irtifak hakkı tesis tarihi gözden kaçırılmadan çekişme konusu taşınmazlar için bir bedel tespit edilip edilmediği ve devam eden ödemelerde bu bedele dava konusu taşınmazların dahil edilip edilmediği tespit edilmeli, davacının hak kazandığı bir ödeme bulunmakta ise bu ödeme miktarı açık bir biçimde hangi davalının ne kadar miktardan sorumlu olduğu da gösterilmek suretiyle ayrıntılı biçimde rapora yansıtılmalı, davacının davalılar gönderdiği ihtarnameler ile davalıların temerrüde düştüğü dikkatten kaçırılmadan ödenmesi gereken faiz belirlenmeli sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kaldırma kararı uyarınca davalıların istinaf istemleri bu aşamada değerlendirilmemiştir. Bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-4-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili, asıl ve birleştirilen davalarda davalı ..... A. Ş. vekili ve asıl ve birleştirilen davalarda davalı..... A. Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.01.2024 tarihli, 2020/523 Esas ve 2024/62 Karar sayılı kararın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yoluna başvuran davalı.... A. Ş. tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının davalı ... ... A. Ş’ye iadesine, 7-Davalı.... A. Ş. tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 8-İstinaf yoluna başvuran davalı .... A. Ş. tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının davalı .... A. Ş’ye iadesine, 9-Davalı.... A. Ş. tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 10-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.