Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/269 E. 2026/1129 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/269
- Karar No
- 2026/1129
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/269 Esas 2026/1129 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/269 KARAR NO : 2026/1129
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 05/12/2023 NUMARASI : 2021/690 Esas 2023/826 Karar DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/11/2021 KARAR TARİHİ : 16/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/09/2026
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin eski ortağı olduğunu ve davalı şirkete çeşitli tarihlerde toplam 675.000,00 TL borç para verdiğini ancak davalı şirketin, bu tutarın 510.000,00 TL'sini geri ödemediğini belirterek şimdilik 1.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 29/11/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 510.000,00 TL'ye çıkararak harcını ikmal etmiştir. CEVAP Davalı taraf usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı yan her ne kadar davalı şirkete borç para verdiğini iddia etmiş ise de davalı yana böyle bir para verildiğine ve borç olarak verildiğine dair davalı yanın kabulünde olan, davalı yanın kaşesini veya şirket yetkilisinin imzasını taşıyan bir belge sunamadığı, dosya kapsamında alacağına dayanak olarak sunduğu "..." başlıklı adi yazılı belgenin davalı yanın kabulünde olan bir belge de olmadığı, davalı şirketin kaşesini taşımadığı, davacı yanın karşı yana yemin teklifinde bulunmayacağını beyan etmekle davasını, yani borç olarak davalı yana para verdiğini kanıtlayamadığı gerekçeleriyle; "davanın reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; ... başlıklı belgenin davalı şirketin ticari görüntülerinden alınmış bir görüntü olduğunu, davalı yana HMK 222/5 madde uyarınca muhtıra çıkarıldığı halde ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediğini, davanın bu halde ispat edilmiş olduğunu, davanın kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; şirket ortağı tarafından şirkete borç olarak verildiği ileri sürülen paranın tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı yan, davalı şirketin eski ortağı olduğunu, davalı şirkete 675.000,00 TL borç para verdiğini ancak davalı şirketin bu paranın 510.000,00 TL'sini geri vermediğini, bu hususun davalı şirket kayıtlarından çıkarılan ... başlıklı belge kapsamıyla sabit olduğunu ileri sürerek geri ödenmeyen 510.000,00 TL'nin tahsili istemiyle eldeki davayı açmış, Davalı yan, davaya cevap vermeyerek iddiaları inkar etmiş sayılmış, mahkemece çıkarılan muhtıraya rağmen ticari defter ve belgelerini incelemeye sunmamış, Mahkemece; davacının, davasını ispat edemediği, yemin teklif hakkını da kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Somut dosya kapsamında toplanan delillerden; davacı yan, eski ortağı olduğu davalı şirkete ödünç para verdiğini ancak 510.000,00 TL' lik tutarın kendisine geri ödenmediğini iddia etmiş, davalı yan davaya cevap vermemiş, davacı yanca, ödünç ilişkisine yönelik şirket kaşesi ve/ veya şirket yetkilisinin imzasını taşıyan bir belge sunulamadığı ancak davalı yanın ticari defterlerinden çıkarılan "..." başlıklı adi yazılı belge sunularak bu belgeye ve davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına dayanıldığı görülmüştür. Mahkemece, HMK 222 maddesi hükümleri uyarınca davalı şirkete ticari defter ve belgelerini sunmak üzere kesin süre içerir muhtıra çıkarılarak verilen sürede davalı yanca defter ve belgelerin sunulmadığı, davacının, davasını ispat edemediği gerekçesiyle davasının reddine karar verildiği anlaşılmakta ise de; Davacı vekilinin, 30/03/2023 tarihli dilekçesi kapsamında HMK' nın 222/5 maddesine dayandığı, HMK 222/5'e göre; "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmüne yer verildiği, ne var ki mahkemece, davalı yana çıkarılan muhtıranın işbu madde hükümlerine uygun düzenlenmediği, muhtıra kapsamında; " Defter ve kayıtları sunmak, incelemeye esas bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine; kesin süre içinde sunulmaz veya incelemeye esas bulunduğu yer bildirilmez ise defter sunmaktan vazgeçmiş sayılacağınız, 7251 sayılı Yasa ile değişik HMK'nın 222/3 maddesi uyarınca kesin sürede taraflardan birinin ticari defter, kayıtlarını ibraz etmeyerek kayıt ve defterlerin bulunduğu iletişim adres ve bilgilerini mahkemeye bildirmemesi durumunda diğer tarafın ticari defter ve kayıtları içeriğinin kabul edilmiş sayılacağının ihtarına.. " hususlarının yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacı ortak tarafından, davalı yanın ticari defterlerine dayanılması gözetilerek mahkemece, davalı yana HMK 222/5 madde hükümleri uyarınca usulüne uygun muhtıra çıkarılarak hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece, ispat külfeti yer değiştirilmek ve tacir olmayıp ticari defter tutmakla yükümlü olmadığı, davalı şirketin eski ortağı olup şirkete ödünç para verdiği halde bunun bir kısmının geri ödenmediğini ileri sürdüğü ve davalı şirket ticari defterlerine delil olarak dayandığı anlaşılan davacıya ispat külfeti yüklenerek yemin teklif hakkını da kullanmadığından bahisle yazılı olduğu üzere davanın reddine yönelik verilen kararında isabet bulunmamıştır. Belirtilen hususta bir tahkikat yapılmaması ve delillerin tartışılmaması, HMK 353/1-a-6 anlamında esaslı delillerin toplanmaması ve değerlendirilmemesi anlamında olduğundan Dairemizce bir değerlendirme yapılması da mümkün olmamış, bu eksiklik aynı zamanda tahkikata ilişkin iki dereceli yargılama hakkına ilişkin bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı tarafın istinaf itirazının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/12/2023 tarih 2021/690 Esas 2023/826 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/09/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -