Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/245 E. 2026/729 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/245
Karar No
2026/729
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/245

KARAR NO:2026/729

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:28/09/2023

NUMARASI:2020/315 Esas, 2023/610 Karar

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:03/06/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacak miktarı için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali (yargılama aşamasında tam ıslah ile alacak davasına çevrilmiştir) davası olup, davanın kabulüne dair karar davalı yanca istinaf edilmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı-Borçlu ....Şti, müvekkili ....Şti'ye 1 adet özel üretim rodüslü ... konteyner siparişi vermiştir. Davalı şirket 30/09/2018 tarihinde konteyneri müşterisine teslim etmekte - geciktiğini ve cezai şart ödemek istemediğini, kalan işlerin yerinde tamamlanabileceğini beyan ederek camlar takılmamış ve iç kaplamalarının bazıları eksik olarak konteyneri müvekkilin atölyesinden teslim almıştır. Müvekkil şirket yetkilileri, eksik işlerin tamamlanması için uygun zaman kararlaştırmak için davalı şirket yetkililerine ulaşmaya çalışmış, şirket yetkilisinin doğum yapmış olması, diğer yetkililerinde telefona bakmaması sebebiyle ulaşılamadığını, müvekkili şirketin eksikliklerin bir an önce tamamlanması için 05.10.2018 tarihinde ... konteynerdeki eksik işleri tamamlamak için ... cephe sistemlerinden ... ve ... ... konteynerin kurulu olduğu ... AVM önüne göndermiş, ancak davalı şirket çalışanları eksik işlerin tamamlanmasına engel olduklarını, bu durum tutanak ile tespit edildiğini, davalı şirkete Üsküdar ... Noterliğinin ... yev ve 08.10.2018 tarihli ihtarnemesi ile eksik işleri tamamlamaya hazır olduğu ihtaren bildirildiğini, eksik işlerin tamamlanmasının hiç bir haklı neden olmaksızın kabul etmeyen alacaklının temerrüdüne düştüğünü, konteyner için özel olarak üretilmiş olan rodüslü camların müvekkili şirket tarafından kullanılması ve başka şekilde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin 30.09.2018 tarih ve ... nolu faturadan bakiye kalan 86.200 TL alacağının tahsili için İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak itiraz ettiğini, icra dosyasına vaki itirazın iptali için işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına, borca kötüniyetle itiraz eden davalı borçlu şirketin 9620'tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, dava masraf ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin yukarıda bahsi geçen Genel Kurul kararı ve Ticaret Sicil Gazetesi ilanında yer alan ... Beykoz/istanbul adresinde 2019 yılından beri faaliyet gösterdiğini, hiçbir araştırma yapılmaksızın sadece davacının bildirdiği adrese tebligat göndererek taraf teşkili sağlanmaya çalışılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki davanın itirazın iptali davası olup, mahkemenin icra dosyası ile bağlı olduğunu, öncelikle icra müdürlüğünün yetkisine ilişkin sunulan itiraz hakkında karar verilmesinin mecburi olduğunu, taraflar arasında imzalanmış yetki sözleşmesinin bulunmadığını, iş bu davaya konu icra takibinde yetkili icra müdürlükleri, icra dosyasına itiraz dilekçemizde de belirtildiği üzere Beykoz İcra Müdürlükleri olduğunu, davacı tarafın yetki itirazı kabul ederek Beykoz İcra Müdürlüğüne dosyanın gönderilmesini talep etmediğini, mahkeme huzurunda iş bu davayı açtığını, davacı tarafça icra takibine dayanak faturaya konu mal eksiksiz ve ayıpsız teslim edilmediğini, teslimatın geç yapıldığını, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca, davacı tarafından imalatı yapılarak en geç 28.09.2018 tarihinde eksiksiz olarak teslimi yapılması gereken... Konteyner müvekkiline eksik ve ayıplı olarak, 30.09.2018 tarihinde geç teslim edildiğini, müvekkili ürünün geç, eksik ve ayıplı teslim edilmesini hiçbir şekilde onaylamadığını; bilakis sevk irsaliyesini dahi itirazı kayıtla imzalayarak ürünü teslim aldığını, müvekkili tarafından kalan işlerin davacı tarafından yerinde tamamlanabileceğine ilişkin bir anlaşma da yapılmadığını, bu hususa ilişkin iddiaların da gerçek dışı olduğunu, ürünün geç, ayıplı ve eksik teslim edilmiş olması sebebi ile müvekkilinin müşterisine karşı zor durumda kaldığını, müşterisi ile arasındaki sözleşme hükümleri sebebi ile cezai şart ödeme riskine girdiğini, ürünün bu sebeple itirazı kayıtla kabul edilmek mecburiyetinde kalındığını, bu hususun davacıya müvekkili tarafından bir çok kez belirtilmiş olmasına rağmen davacının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklı sorumluluktan kurtulmak için sunulan asılsız iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, ürünün müvekkili tarafından müşterisi ...'a 29.09.2018 tarihinde teslim edilmesi gerektiğini davacıya defalarca bildirildiğini, bu sebeple ürünün en geç 28.09.2018 tarihinde teslim edilmiş olması gerektiği yönünde davacı ile anlaşıldığını, basiretli tacir olarak davacının 28.09.2018 tarihinde teslimi gereken ürünün imalat sürecini hesaplayarak hareket etmiş olması gerektiğini, davacı tarafın müvekkilinden hiçbir hak alacağı bulunmadığını, müvekkilinin tüm itirazlarını gerek yazılı gerek sözlü, gerekse şerh düşerek davacıya bildirdiğini, takibe dayanak fatura üzerine müvekkili şirket tarafından şerh düşülerek ürünün müvekkilinin hak ve alacakları saklı tutularak teslim alındığını, ürünün ayıplı ve eksik şekilde kabul edildiği iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkili tarafından takibe konu faturaya noter kanalı ile ayıp ihbarında bulunularak yasal süre içerisinde itiraz edildiğini ve faturanın davacı tarafa noter kanalı ile iade edildiğini, davacının bu hususu da mahkemeden gizlediğini, Kadıköy ... Noterliği'nin 11.10.2018 tarihli, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile cevap ve itiraz verildiğini, davacının bu cevabı ihtarını da gizlediğini, müvekkiline teslim edilen üründeki ayıp ve eksikliklerin neler olduğunun ekte sunulu belgeler ile açıklandığını, müvekkiline usule uygun tebligat yapılmadan, taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edilmiş olması, sadece davacı iddia ve deliller dikkate alınarak bilirkişi tarafından rapor hazırlanmasının kabul edilemeyeceğini, raporda, fatura konusu içeriğin müvekkilime teslim edildiğine dair fotoğraflar ile 05.10.2018 tarihli ... ... AVM açıklamalı 800-TL tutarlı nakliye faturasının davacı şirket ticari defterlerinde olduğunun tespit edildiğinden bahsedildiğini, öncelikle fotoğrafların davacı defterlerinde ne şekilde kayıtlı olduğunun anlaşılamadığını, bahsi geçen fotoğrafların taraflarına tebliğ edilmediği için beyan ve itirazda bulunma haklarının saklı kaldığını, dava dilekçesi ve davacı delilleri tebliğ edildikten sonra ayrıntılı beyan ve delil sunma hakları saklı tutarak; huzurdaki davada sunulan taleplerin tümüne en geniş kapsamı ile itiraz eder; dosyanız için hazırlanan bilirkişi raporundaki aleyhe hususlara en geniş kapsamı ile itiraz ederek, öncelikle usulü eksikliklerin giderilmesine; taraf teşkili sağlanmadan yapılan tüm işlemlerin geçersizliğine, yetki itirazı dikkate alınarak davaya konu icra takip dosyasının başlatıldığı icra müdürlüğünün yetkisine itirazların kabulü ile davanın takibin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatılmış olması sebebi ile reddine, bu talepleri yerinde görülmez ise tüm delillerin eksiksiz olarak toplanmasına ve akabinde alanında uzman yeni bir bilirkişi heyeti tayini ile muhasebesel ve teknik rapor alınmasına, yapılacak yargılama sonucunda haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, kötü niyetli davacının dava değerinin %20 sinden aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatı ödemesine, yapılacak yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine yüklenmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.Mahkemece, davalı şirketin dava dışı ... A.Ş unvanlı şirket ile bu şirketin işlettiği İstanbul, Beşiktaş, Levent semtinde bulunan bilinen adıyla ... AVM önünde bulunan taksi ve vale hizmetinde kullanılmak üzere bir tür küçük kulübe olan ... diye tabir edilen eserin alımı ve montajı konusunda 29/08/2018 tarihli 224.273,81 TL bedelle bir sözleşme yaptıkları, 31/08/2018 tarihinden geçerli olmak üzere 29/09/2018 tarihinde bir ay içinde tesliminin sağlanmasının kararlaştırıldığı, davalı şirketin ise bunun üzerine sözleşmeye konu ...'nun üretilip 28/09/2019 tarihinde teslimi konusunda davacı şirket ile sözleşme yaptığı, davacı şirketin ise işi dosyadaki bilgi ve belgelere göre dava dışı ... -...'e verdiği, dava konusu uyuşmazlıkta eserin kısmen eksikliklerinin bulunduğu hususunun tarafların kabulünde olduğu, ancak tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere eserin davalı tarafından işbu eksiklikler bilinerek teslim alındığı ve kendi dış sözleşmesi gereğince iş sahibinin iş yerine kurulumunun yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin niteliği ve zamanı dikkate alındığında eserin eksikliklerinin yerinde tamamlanmasının mümkün ve gerekli olduğu ancak davalı tarafından davacının işbu eksikliği gidermesine müsaade edilmediği, makul bir süre de vermediği, böylece alacaklı davacının TMK'nin 2.maddesi ve TBK'nin 106 vd maddeleri de gözetildiğinde eseri eksik şekilde teslim aldığının kabulünün adalet ve hakkaniyet gereği olduğu, bu nedenlerle bilirkişi raporunda belirlenen ve gerçekte uyuşmazlık konusu da olmayan alacağın tam ıslaha bağlı olarak davalıca ödenmesi gerektiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacının ıslah şeklinin usul ve yasaya uygun olmadığı, ıslah ile itirazın iptali davasının alacak davasına çevrilemeyeceği, şayet ıslah kabul edilecekse bu durumda arabuluculuk şartı gerçekleşmediği için davanın reddine karar verilmesi gerektiği, dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, gerekçe ile hükmün çeliştiğini, dosyaya sundukları delillerin dikkate alınmadığını, davacının gönderdiği faturanın iade edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı vekili özetle, davalının müvekkiline bir adet özel üretim rodüslü ... konteyner siparişi verdiğini, davalı şirketin 30/09/2018 tarihinde konteyneri müşterisine teslim etmekte geciktiğini ve cezai şart ödemek istemediğini, kalan işlerin yerinde tamamlanabileceğini beyan ederek camlar takılmamış ve iç kaplamalarının bazıları eksik olarak konteyneri müvekkilin atölyesinden teslim aldığını, müvekkili şirketin teslimden sonra eksikleri gidermek istediğini ancak davalı şirketin buna engel olduğunu, konteyner için özel olarak üretilmiş olan rodüslü camların müvekkili şirket tarafından kullanılması ve başka şekilde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bakiye alacak miktarı olan 86.200 TL'nin tahsili için İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle, yetkili icra müdürlüğünün Beykoz İcra Müdürlükleri olduğunu, eserin eksik ve ayıplı imal edildiğini, teslimatın geç yapıldığını, müvekkilinin ürünün geç, eksik ve ayıplı teslim edilmesini hiçbir şekilde onaylamadığını, sevk irsaliyesini dahi itirazı kayıtla imzalayarak ürünü teslim aldığını, müvekkili tarafından kalan işlerin davacı tarafından yerinde tamamlanabileceğine ilişkin bir anlaşma da yapılmadığını, müvekkili tarafından takibe konu faturaya noter kanalı ile ayıp ihbarında bulunularak yasal süre içerisinde itiraz edildiğini ve faturanın davacı tarafa noter kanalı ile iade edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.Mahkemece, dava konusu uyuşmazlıkta eserin kısmen eksikliklerinin bulunduğu hususunun tarafların kabulünde olduğu, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin niteliği ve zamanı dikkate alındığında eserin eksikliklerinin yerinde tamamlanmasının mümkün ve gerekli olduğu ancak davalı tarafından davacının işbu eksikliği gidermesine müsaade edilmediği, makul bir süre de verilmediği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.Dosyadaki mevcut deliller ele alındığında; İstanbul Anadolu 1.İcra Dairesinin ... sayılı dosyasından davalı -borçlu şirket hakkında 30/09/2018 tarihli fatura dayalı olarak bakiye alacak için icra takibi başlatıldığı, ödeme emri tebliğine bağlı olarak yasal süresi içinde davalı/borçlu tarafından icra takibine/borca faturaya konu malın eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim edilmediği gerekçesiyle tüm faiz ve ferileri ile birlikte itiraz edildiği, bunun üzerine icra takibinin durdurulduğu ve davacı-alacaklı tarafından bir senelik yasal hak düşürücü süre içinde işbu ilk davanın açıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekili tarafından yargılama aşamasında dava tam ıslah edilmiş ve bilirkişi raporunda belirlenen 89.612,80 TL alacak davası olarak görülmesi talep edilmiştir. Bilirkişi SMMM ... tarafından düzenlenen 06/04/2021 tarihli raporda özetle ; Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2018 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve dava konusu ile sınırlı kaymak kaydıyla defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, davacı şirketin defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu, Davalı tarafa inceleme günü tebliğ edildiği, davalının inceleme günü olan 12.03.2021 tarihinde Mahkemenin kalemine gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı işbu sebeplerden dolayı davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılamadığı, tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin olduğu, davacı şirketin ticari defter ve dayanaklarına göre davacının davalıya toplam 132.112,80-TL fatura düzenlendiği, davalının davacıya 42.500.-TL ödeme yaptığı, neticesinde takip tarihi itibari ile davacı şirketin davalı şirketten kaydi olarak 89.612,80.-TL alacaklı olduğu ancak talebe bağlılık ilkesi gereğince davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariyle 86.200.-TL alacaklı olabileceği, davacı tarafından takibe konu edilen faturanın; davacı tarafından davalı adına düzenlemiş olduğu, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, işbu faturaya dayanak olan irsaliyenin teslim alan kısmında mob ile eksikliklerin bulunduğunun yazılıp imzalandığını, dolayısyla davacının davalıya eksik ürün teslim ettiği, davacının işbu eksiklikleri tamamlamak için gerekli girişimlerde bulunduğunu ,ancak davalı tarafından kabul görmediğini, davacının davalı adına düzenlemiş olduğu tüm faturaları, davcının Form BS ile ilgili vergi dairesine bildirdiği, ancak davalı tarafın takip konusu fatura ilgili herhangi bir bildiriminin olmadığı, tarafların beyanlarının uyumlu olmadığı yönünde tespit ve hesap ve görüşleri içeren rapor verilmiştir. Uyuşmazlık konusu hususlar ele alındığında;Ticaret sicil kayıtlarına göre davalının adresinin dava dilekçesinden farklı olduğu, davalının 2019 yılında taşınarak güncel adresini yenilediği, buna karşılık dava dilekçesinde yazan eski adrese tebligat yapıldığı, ilk derece mahkemesince tebligatın usulsüz olduğuna yönelik ara karar tesis edildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin tebligatın usulsüz olduğuna yönelik tespiti doğru olmakla birlikte, önceki safhalarda bilirkişi incelemesinin davalının katılımı olmadan yapıldığı, bilirkişi incelemesi yapılacağı belirtilere ticari defterlerin ibrazının talep edildiği tebligatın yanlış adrese gönderildiği, bilirkişi raporunda da davalının defterleri ibraz etmediği belirtilmiş olup, davalının yokluğunda rapor tanzim edilmiştir. Davalıya yapılan tebligatın usulsüz olduğu ilk derece mahkemesince de kabul edilmesine rağmen, davalıya defterlerin ibrazı için usulüne uygun tebligat yapılmaksızın bilirkişi raporu düzenlendiği göz önüne alınarak bilirkişi incelemesinin yeniden yapılması gerekip gerekmediğinin tartışılmaksızın hüküm tesis edilmesi yoluna gidilmesi hatalı bulunmuştur.İlk derece mahkemesi gerekçesinde, davalı tarafın ayıpların ve eksiklerin giderilmesine müsaade etmek zorunda olduğunu belirtmiştir.Oysa yasal sistematik içerinde, ayıplı ifa durumunda hangi seçimlik hakkın kullanılacağını belirlemek alım-satım sözleşmelerinde alıcıya, eser sözleşmelerinde ise iş sahibine ait bir haktır.Yüklenici, iş sahibinin hangi hakkı kullanacağını belirlemesi mümkün değildir. Taraflar arasında eserin ayıplı ve eksik olarak üretildiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı-yüklenici taraf davalı-iş sahibne gönderdiği ihtarda her ne kadar "eksikleri gidereceğini, bunun için kendisine uygun bir gün verilmesini, bedelden indirim talebini kabul etmeyeceklerini" belirtmiş ise de, bu hak davacıya değil davalıya ait olduğundan söz konusu ihtar içeriğinin hukuki yönden bir önemi bulunmamaktadır. Bu nedenle -mevcut eksikliklerle ihtirazi kayıt konularak eser kabul edildiğinden artış sözleşmeden dönme hakkını kullanamayacağı dikkate alınarak- ilk derece mahkemesince, davalıdan sözleşmeden dönme haricinde kalan seçimlik haklardan hangisini kullandığı sorulmadan ve şayet davalı tarafından bedelden indirim hakkı kullanılırsa ayıp ve eksiklerden kaynaklı indirilmesi gereken tutarın meblağı belirlenmeden hatalı değerlendirme yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.Kaldı ki, mahkemenin kabulüne göre de; bilirkişi raporunda ve ilk derece mahkemesinin gerekçesinde, eksiklerin giderilmesine davalının müsade etmediğinden bahsedilmiştir. Şayet davalı, eserdeki eksiklerin giderilmesine engel olmuş ise, bu hususu ispat yükü yüklenici-davacıya aittir. Oysa bu hususta sadece davacı tarafından dosyaya ibraz edilen bir tutanak mevcut olup, söz konusu tutanakta davalı şirket yetkililerinin veya çalışanlarının imzası yer almamaktadır. Bu iddiayı ispata dair davacı tarafça başkaca bir delil de ibraz edilmediğinden, davacı tarafın ispat yükünü yerine getiremediğinin kabulü gerekmekte olup, aksi yöndeki mahkeme gerekçesi hatalı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

2-İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/09/2023 tarih, 2020/315 Esas, 2023/610 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,

5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/245, K. 2026/729, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-245-e-2026-729-k-20e494fb8af5