Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2102 E. 2026/1245 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/2102
Karar No
2026/1245
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2102 - 2026/1245 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2102 KARAR NO : 2026/1245

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/06/2024 NUMARASI : 2022/817 Esas 2024/474 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN :Davalı vekili KARAR TARİHİ :22/09/2026 KARAR YAZMA TARİHİ :12/10/2026

Mahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının işletmekte olduğu fabrika binasının elektrik tüketimine ilişkin olarak taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunduğunu, elektrik voltajının sık sık düşüp aniden yükselmesi ve zaman zaman gerçekleşen uzun kesintiler nedeniyle üretimde kullanılan elektronik otomasyon ağırlıklı makina ve teçhizatların zarar gördüğünü, makinaların bozulmasının iş gücü ve üretimi sekteye uğrattığını, bu durumun satışları olumsuz etkilediğini ve müşterilere olan taahhütlerin gecikmesine neden olduğunu, bu durumun daha önce davalıya bildirilmiş olup sonuç alınamaması üzerine 05/09/2022 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, bundan da bir sonuç alınamadığını belirterek, davacının uğradığı zararın tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin 06/09/2022 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 22/04/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 82.512,27 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının mevzuat gereği olan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, zararın oluştuğu iddia edilen tarihte voltaj dalgalanması bulunmadığını, davacının arızalara ilişkin herhangi bir müracaatının olmadığını, davacının makinalarda meydana gelen hasarın elektrik kesintisinden kaynaklandığı yönündeki iddiasını ispat etmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI:Mahkemece, davanın kabulü ile, 82.512,27 TL'nin 17/09/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde, mevzuattan doğan tüm yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirdiklerini, mahkemece alınan bilirkişi raporları arasında çelişkiler olduğunu, raporlara yönelik itirazlarının yeterince değerlendirilmediğini, eksik, hatalı ve varsayıma dayalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, bölgeden davacı haricinde başkaca bir hasar iddiası ve başvurusu bulunmadığını, bu durum dikkate alındığında davacının iddia ettiği hasarların davacının kendi iç tesisatından veya cihazlarından kaynaklı olabileceğini, EPDK'nun ürün kar kaybı vb. zararlar yönünden elektrik dağıtım şirketlerine herhangi bir sorumluluk yüklemediğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, bildirimsiz elektrik kesintisi ve voltaj dalgalanmaları nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini talebine ilişkindir. HMK'nun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır. Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özelnedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hakim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez. Yargılama sırasında dosyaya kazandırılan 03/05/2023 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda özetle; "..davacı tarafından, meydana gelen hasarın, sözleşmenin başlangıç tarihi olan 10/03/2021 ile ihtarnamenin gönderildiği 05/09/2022 tarihlerini kapsamakta olduğu beyan edilmiş, ancak arızalanan cihazlar için herhangi bir tespit tutanağının tutulmadığı dosyadan anlaşılmaktadır. Her bir cihazın hangi saatte arızalandığı veya hasar gördüğü belli değildir, bu anlamda şebeke verileri ile ilişkilendirme/eşleştirme yapılabilmesi teknik açıdan mümkün değildir. Dava konusu cihazların aynı zaman içerisinde arızalanmadığı, farklı tarih ve zamanlarda hasar aldığı veya arızalandığı dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu tür elektronik cihazlar belli bir ekonomik ömre sahip olup, hasar görmesi veya arızalanmasında, iç hat bağlantısında veya cihaz modülünde kullanılan kablo kalitesi, uygun kablo kullanılması, kullanılan ürün kalitesi vb. etmenler de yaygın etkilemektedir. Bu anlamda her yanan veya arızalanan cihaz için olayın meydana geldiği tarih ve zamanı da barındıran bir teknik tespit raporu/tutanağı ile kayıt altına alınması gerekmektedir. Belirsiz zaman ve tarih için arızalanan elektronik cihazların şebeke kaynaklı voltaj değişimlerinden etkilenerek hasar aldığının tespit edilmesi olası olmayacaktır. Ancak her arızalanan elektronik cihaz için ayrı olarak tarih ve saati ile kayıt altına alınması durumunda, belirtilen hasar verici olayın şebekeden veya tesisin kendi iç yapısından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, belirtilen saatteki şebeke voltaj ve akım değerleri incelenerek karar verilebilecektir. Ancak dava konusu olay için yaklaşık 18 ay (545 gün) gibi bir tarih aralığında cihazların arızalandığı belirtilmektedir. Cihazlarda meydana gelen arızalar ekseriyetle voltaj değişikliği, yüksek akım gibi etkilerden meydana gelmiş olsa bile, cihazlarda kullanılan malzeme ömrü, cihazların kullanım süreleri, cihazların kullanıldığı yerdeki koruma röle/devre kesici v.b unsurlarda meydana gelen etkiler de büyük rol oynamaktadır. Bu cihazların voltaj değişikliği veya yüksek akımdan etkilenen tespitler yapılsa bile, bu cihazlarda olayın meydana geldiği tarih ve saat belli olmadığından bunun şebekeden kaynaklandığının ortaya konulabilmesi veya şebekede meydana gelen elektrik kesintileri, voltaj değişiklikleri ile zamansal olarak eşleştirilebilmesi yapılamayacağından teknik açıdan değerlendirme yapılması mümkün değildir." açıklamalarına yer verilmiş, itiraz üzerine aynı heyetçe düzenlenen 19/01/2024 tarihli ek raporda ise; "..... A.Ş. tarafından sağlanan kesinti tablosu incelendiğinde, davalı tarafından arıza ve kesinti ihbarlarının yapıldığı Mayıs 2022 ve Haziran 2022 aylarına ait verilerin yer almadığı görülmektedir. Davalı ... A.Ş. tarafından sağlanan veriler en son 20/04/2022 tarihine ait bulunmaktadır. Bu yüzden davacı şirket yetkilisi tarafından 186 numarının arandığı 23/05/2023 ile 04, 09, 12, 13, 17/06/2022 tarihlerine ait kesintiye ait bilgi dosyada yer almamaktadır. Ancak kesinti tablosuna bakıldığında davacının iş yerinin bulunduğu bölgede zaman zaman sık kesintilerin olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim 2021 yılında 5. ayda 2 kez, 6 ayda ise 7 kez ve cihaz hasarlarının meydana geldiği iddia edilen tarih öncesi 2022 yılını 4. ayında 9 kez davacının iş yerinin bulunduğu bölgede elektrik kesintisi yaşandığı anlaşılmaktadır. Elektrik kesintilerine neden olarak "PM1-8 Bakım ihtiyacı", "PM1-4 Kuş/yabani hayvan kaynaklı" ve "PM1-13 Ekonomik ömür" olarak gösterildiği, bunların bildirimsiz ve süreye göre uzun olarak kodlandığı anlaşılmaktadır. Yerinde yapılan incelemede bazı kontak noktalarında yüksek gerilime maruz kaynaklı yanıklar tespit edilmiş ve her bir cihaz incelemesinde kontak girişleri, yanık izleri, is ve duman izler, yanık kokusu, vb. bulgular doğrultusunda tespit yapılmıştır. Cihazlardaki hasarların meydana geldiği tarihlerin tam olarak belirlenememesine karşılık dosyaya kazandırılan arıza ihbar kayıtlarına göre son hasar kaydı tarihi olan 17/06/2022 tarihine göre ise talep edilebilecek zarar miktarının 73.389,77 TL olarak hesaplandığı" belirtilmiştir. Akabinde, aynı heyetçe düzenlenen 28/04/2022 tarihli 2. ek raporda ise, ek rapordaki açıklamalar tekrar edilerek "..dava tarihi itibariyle davacı zararının 82.512,27 TL olacağı" açıklaması yer almaktadır. 29/12/2020 tarihli ve 31349 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerine İlişkin Kalite Yönetmeliği'nin "Tedarik sürekliliği tazminatlarının hesaplanması ve ödenmesi" başlıklı 18. maddesinde; "Bildirimsiz kesintiler için Tablo 9-A’da yer alan eşik süre ve eşik sayı değerleri aşıldığında, dağıtım şirketi bu maddede belirlenen esaslar çerçevesinde, kullanıcının başvurusuna gerek duymaksızın kullanıcıya tazminat öder." düzenlemesi yer almaktadır. Bu durumda mahkemece, dosya kapsamındaki kök rapor ile ek raporlar arasındaki çelişkiyi giderici nitelikte, fabrikadaki makinalarda ve teçhizatta meydana gelen zararın elektrik kesintilerinden ve elektrik voltajındaki ani değişikliklerden kaynaklanıp kaynaklanmadığını tespit eden ve zararın elektrik kesintilerinden ve elektrik voltajındaki ani değişikliklerden kaynaklandığının tespiti halinde 29/12/2020 tarihli ve 31349 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Dağıtım ve Perakende Satış Faaliyetlerine İlişkin Kalite Yönetmeliği'nin 18. maddesinde belirtilen Tablo 9-A'da belirlenen eşik süre ve sayı değerlerinin de irdelendiği yeni bir uzman bilirkişi heyet raporu alındıktan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma neticesinde yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-)Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/06/2024 tarih 2022/817 E.- 2024/474 K. sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-)Dosyanın yukarıda açıklandığı şekilde karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-)Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 4-)Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının istek halinde başvurana iadesine, 5-)Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/2102, K. 2026/1245, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-2102-e-2026-1245-k-70fd8265bf35