Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/196 E. 2025/138 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/196
- Karar No
- 2025/138
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/196 - 2025/138 T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 13. HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : 2024/196 KARAR NO : 2025/138
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KÂTİP : ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/107 KARAR NO : 2023/1139 KARAR TARİHİ : 06/11/2023 İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 15/12/2023 (....) 21/12/2023 (Davalı ...) DAVACI :... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) B.A.M. KARAR TARİHİ : 16/01/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/01/2025
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket adına kayıtlı ... plakalı araca 10.04.2022 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü ... tarafından maddi zarar verildiği ve tramer kaydına göre çarpan sürücünün %100 kusurunun bulunduğunu, aracın sigortalısı ... A.Ş. tarafından meydana gelen zarara ilişkin olarak 26.162,90 TL ödemede bulunulduğunu, kaza sebebiyle davacı şirketin aracında oluşan değer kaybının ödenmemesi üzerine 30.09.2022 tarihli, değer kaybı raporuna göre araçta ayrıca 13.808,15 TL değer kaybının bulunduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine bu miktarı ödemesine yönelik başvuru yapıldığını, sigorta şirketinin bu başvuruyu 05.10.2022 tarihinde tebellüğ etmesine rağmen ödemede bulunmadığını, gerçek zararın tespiti kapsamında aracın hasarsız ikinci el piyasa değeri ile onarıldıktan sonraki piyasa değeri arasındaki farka göre hesap yapılması gerektiğini, buna karşılık sigorta şirketinin bu kapsamda bir ödemesinin bulunmadığını, değer kaybı alacağı yönünden tüm davalılara yönelik olarak Bursa Arabuluculuk Bürosu 25.11.2022 tarih ve 2022/3368 Büro numaralı dosyası ile arabuluculuğa başvurulmuşsa da bu görüşmelerden sonuç alınamadığını, davacının aracında meydana gelen değer kaybının mahkemece tespit edilerek kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesi talep etmiştir. Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile, 28.000,00 TL değer kaybı alacağının davalılardan müşterek ve müteselsil olarak (10.04.2022 tarihinden itibaren) yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, maddi zararlara ilişkin teminat limitinin ise kaza tarihi itibariyle araç başına 50.000,00 TL olduğunu, dosya üzerinden yapılan tüm ödemelerin teminat limitinden mahsubunun gerektiğini, davacıya ait araçta meydana gelen hasar sebebiyle davacıya 29.06.2022 tarihinde 3.363,00 TL hasar tazminatı; ... Oto Yed. Par. San.'a 01.06.2022 tarihinde 5.147,43 TL, 10.06.2022 tarihinde 17.092,95 TL ve 16.12.2022 tarihinde 559,52 TL tedarik ödemede bulunulduğunu, değer kaybı tespitinin ZMMS Genel Şartlarında yer alan hesaplama yöntemi ile yapılması gerektiğini, buna aykırı olan tüm hesaplamaları reddettiklerini, davaya konu edilen aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması hallerinde değer kaybının oluşmayacağı ve bu hususların tespitinin gerektiğini, kazalı araç ile sigorta şirketi arasındaki ilişkinin ticari bir nitelik arz etmediği ve tazminat talebinin haksız fiilden kaynaklandığını, bu nedenle uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, avans faizi talebinin ise reddinin gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, trafik bilirkişi ve makine mühendisi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporu ile; kazanın meydana gelmesinde davalı İbrahim Bağdaş'ın %100 kusurlu olduğu, ... plakalı, ...marka, ...I Sedan 1.6 ... ...tipi, 2019 model aracın piyasa rayicine göre, meydana gelen değer kaybının 28.000,00 TL olduğunun bildirildiği, davanın kabulü ile 28.000,00 TL olan araç değer kaybı bedelinin davalı ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 10.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, diğer davalı ... A.Ş. yönünden ise temerrüde düşme tarihi olan 18.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile -davalı sigorta şirketinin 50.000,00 TL olan poliçe limitinden toplam 26.162,90 TL'lik hasar bedeli ödemesinin mahsubu ile bakiye 23.837,10 TL'lik kısmından sorumlu tutulması kaydıyla- davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline verilmesine karar verilmiş, davacının ticari faiz talebinin ise kazalı aracın hususi nitelikte olması nedeniyle kabul görmeyerek yasal faize hükmedilmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, dava konusu ... plakalı araç için yapılan değer kaybı tespitinin fahiş nitelikte olduğunu, plastik aksam olan arka tampon için 28.000,00 TL değer kaybı tespitinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, plastik parça hasarının araçta değer kaybına neden olmayacağını, hasarın mini onarım kapsamında giderildiği ve aracın ana iskeletinde herhangi bir hasarın meydana gelmediğini, mini onarım ile giderilebilen plastik tampon/parça onarımlarının ZMMS Genel Şartları'na göre teminat dışında kaldığını, bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının dikkate alınmasızın ek rapor tanzim edilmeyerek karar verildiğini, hasar gören parçanın yalnızca arka tampon ve tertibatı olduğunu, bu hasarın değer kaybına etken olmadığını, kullanılan değer kaybı tespit yönteminin geçersiz olduğunu, raporda ''...'' sitesinden alınan ekran görüntülerinin kullanıldığı ve tespitlerin temellendirilmediğini, raporun gerekçesiz olduğu ve zararın tek uzmanın temeli bulunmayan inisiyatifine bırakıldığını, poliçe teminat limiti ile sınırlı hüküm kurulmasına rağmen masraflar yönünden herhangi bir oranlama yapılmadığını, vekalet ücretinin belirlenmesinde de bu hususun gözetilmediğini, teminat limiti oranında hüküm kurulmaması nedeniyle sigorta şirketinin tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulduğunu, tek uzmanla kusur ve zarar belirlemelerinde bulunulmasının 15.07.2018 tarihli ve 4 sayılı ''Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşları ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi''ne aykırı olduğunu, kusur konusunda kanun koyucunun iradesinin raporların Adli Tıp Kurumu nezdinde tanzim ettirilmesi olduğunu, kararın kaldırılması ile kararın öncelikle reddine yahut aksi halde sigorta şirketinin teminat ile sorumlu tutulacağı kısmen kabul içerikli yeni bir hüküm kurulmasına, asıl alacak ve fer'iler yönünden teminat oranlaması yapılmasına, reddedilen kısım için sigorta şirketi lehine masraf ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini beyanla mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde, kararda hükmedilen tazminatın tümüne, kusur durumuna ve tüm sair hususlara itiraz ettiklerini, davacıya ait araç için fahiş ve olağan dışı bir değer kaybı tespit edildiğini, hasarın yalnızca arka tampon ve tertibatında olması nedeniyle değer kaybına etken olmayacağını, bu tür plastik parça değişimlerinin aracın ikinci el piyasa değerine, reel piyasaya negatif etki etmeyeceğinin kabul gördüğünü, plastik parçanın yenilenmesinin olumlu etkide bulunacağını, değer kaybı tespit edilmesinin bu nedenle hakkaniyetle örtüşmediğini, kaza tarihi itibariyle güncel hesaplama yönteminin kullanılacağını, olay tarihindeki rayiç değerin dayanakları ile tespit edileceği somut dayanağa sahip ve denetlenebilir nitelikte bir hüküm kurulması gerektiğini, bilirkişi tarafından belirlenen reel kaybın olağandan oldukça yüksek olduğunu, tek uzmanla kusur ve zarar belirlemelerinde bulunulmasının 15.07.2018 tarihli ve 4 sayılı ''Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşları ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi''ne aykırı olduğunu, kusur konusunda kanun koyucunun iradesinin raporların Adli Tıp Kurumu nezdinde tanzim ettirilmesi olduğunu beyanla mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, 10.04.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının ... plaka sayılı aracında meydana gelen değer kaybına ilişkin alacağın tahsili talebidir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu belirtilmiş olmakla birlikte ihlal edilen yasa maddelerine göre atfedilen kusurun somut olay bakımından yerinde olduğu anlaşılmakla davalı ... ve ... vekillerinin kusur oranına ilişkin istinaf isteminin ayrı ayrı reddi gerekmiştir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değer arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti arasındaki fark göz önüne alınmaktadır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 2016/966 Esas, 2016/5728 Karar sayılı ilam). İlk derece mahkemesince tahkikat aşamasında alınan bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmelerin somut olaya uygun düştüğü anlaşıldığından, hükme esas alınan raporda değer kaybının yöntemince hesaplanmış olması karşısında her iki davalının istinaf istemlerinin ayrı ayrı reddi gerekmiştir. Öte yandan 2918 sayılı KTK 99/1 maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali mesuliyet sigortasının poliçe limiti dahilindedir. Başka bir ifade ile sigortacının temerrüdü, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde başlayacaktır. Sigorta şirketine karşı açılan davalarda, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılıp 8 iş günü içinde ödeme yapılmazsa temerrüt tarihinden, doğrudan dava açılmışsa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir. KTK 91/1 maddesi gereği, işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı KTK'ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde düzenleme mevcuttur. 2918 sayılı KTK.'nun 98 ve 99 maddeleri ile ZMSS Genel Şartlarının B.2 maddesi uyarınca, sigortacı yargılama giderleri ile avukatlık ücretini ödemekle yükümlü olup hükmolunan tazminat miktarı sigorta bedelini (limitini) geçerse sigortacının bu masraflardan sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır. Davalı sigorta şirketinin yargılama gideri ve avukatlık ücretinden, sigorta bedelinin (limitinin) hükmolunan tazminata oranı dahilinde sorumlu tutulması gerekecektir (Yargıtay 17 HD 2021/2784 E- 2021/3232 K sayılı ilam). Somut olayda, davalı sigorta şirketinin hükmedilen değer kaybı tazminatından poliçe limiti ile sorumlu olması nedeniyle, hükmedilen tazminatın ferisi olan harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden poliçe limiti oranında sorumlu tutulması gerekirken, kararda yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tazminat miktarının toplamı üzerinden hesaplandığı ve davalı sigorta şirketinin de haklılık oranına göre diğer davalılarla birlikte toplam harçlardan ve tüm yargılama giderinden sorumlu tutulması isabetsiz olmuştur. Davalı ... A.Ş. vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerindedir. HMK'nun 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b-1 maddesi gereğince esastan reddine, mahkemece yargılama gideri yönünden verilen karar usul ve yasaya aykırı olup davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeple kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, a)Alınması gerekli 1.912,68 TL harçtan peşin alınan 539,7 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.372,98 TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, b) Davalı ...'nin istinaf aşamasında yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 2-Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/11/2023 tarih ve 2023/107 - 2023/1139 sayılı kararı hakkındaki davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 3-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, a)Davanın kabulüne, buna göre 28.000,00 TL araç değer kaybı bedelinin davalı ... ve ...yönünden kaza tarihi olan 10/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... A.Ş. yönünden temerrüde düşürülme tarihi olan 18/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte (davalı sigorta şirketinin 23.837,10 TL'lik kısmından sorumlu tutulması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b)Harçlar kanunu gereği alınması gereken 1.912,68 TL harçtan 179,90 TL peşin harç ve 462,00 TL ıslah harcı toplamı 641,90 TL' nin mahsubu ile bakiye 1.270,78 TL' nin davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı ... A.Ş.'nin poliçe limiti ile sınırlı olarak 1.081,85.-TL'sinden sorumlu tutulmasına) alınarak hazineye gelir kaydına, c)Davacı tarafından karşılanan 179,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı ile 462,00 TL tamamlama harcının davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı ... A.Ş.'nin poliçe limiti ile sınırlı olarak 393,31.-TL'sinden sorumlu tutulmasına) alınarak davacıya verilmesine, d)Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.200,00 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı ... A.Ş.'nin poliçe limiti ile sınırlı olarak 2.724,24.-TL'sinden sorumlu tutulmasına) alınarak hazineye ödenmesine, e)Davacı tarafından yapılan; bilirkişi gideri 4.000,00TL, posta, talimat-tebligat gideri 1.270,00 TL olmak üzere toplam 5.270,00 TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı ... A.Ş.'nin poliçe limiti ile sınırlı olarak 4.486,48.-TL'sinden sorumlu tutulmasına) alınarak davacıya verilmesine, f)Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, g)Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı ... A.Ş.'nin poliçe limiti ile sınırlı olarak 15.238,72.-TL'sinden sorumlu tutulmasına) alınarak davacıya verilmesine, h)HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, 4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... A.Ş.'nin istinaf başvurusu nedeniyle yatırdığı karar ve ilam harcının istem halinde kendisine iadesine, 5-Karar tebliğ, harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile 16/01/2025 tarihinde karar verildi.
... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ...