Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1778 E. 2026/680 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1778
Karar No
2026/680
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1778

KARAR NO: 2026/680

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/03/2024

NUMARASI: 2018/206 E. - 2024/172 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketlerin ... A.Ş. (“...”) ve bağlı grup şirketi ... A.Ş. (“...”) tekstil ve turizm sektöründe Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden olduğu sunmuş olduğu hizmetlerle çalışanlarının ve iş ilişkisi içerisinde olduğu kişilerin saygısını kazandığı davalıların gerçekte herhangi bir alacakları bulunmamasına rağmen müvekkili şirketlere ait 29.09.2016 tarihli, 100.000,00 TL bedelli, çeki elinde yapmış olduğu icra takibi ile müvekkilinden haksız yere para tahsil etmekte olduğunu, müvekkiline ait olan dava konusu çekin müvekkilinin rızası dışında ve haksız bir şekilde davalıların eline geçmiş olduğunu, müvekkillerinin ciranta ... ile gerçek bir ticari ilişkisi bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından bir grup çekin teminat amaçlı olarak .... .... Şti.’ye (“...”) verildiğini müvekkili şirketlerin ... ve ... tekstil ve turizm sektöründe Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden olduğunu müvekkili şirketlerin ülkenin genelini vuran ekonomik krizden etkilenmiş olduğunu nakit sıkışıklığı içerisine girdiğine dönemde şirkete finansman sağlanması için sahibi olduğu bir takım çeklerini teminat amaçlı olarak davalılardan ...'ya verdiğini taraflar arasındaki anlaşma uyarınca müvekkiline ait olan çeklerin cirolanmayacak ve zamanı geldiğinde müvekkiline geri iade edilecek olduğunu davalılardan ... ve yetkilisi ... tarafından müvekkiline ait olan çeklerin müvekkiline iade edilmemiş olduğunu haksız bir şekilde, sözde iyiniyetli üçüncü kişi yaratmak amacıyla davalılara cirolandığını gerçekte olan ilişkinin teminat amaçlı olarak verilen çeklerin daha sonra müvekkiline iade edilmesi şeklinde olmasına rağmen, ... tarafından müvekkilinin çekleri iyiniyetli 3. kişiler yaratmak amacıyla cirolandığını yukarıda izah ettiği üzere, davalı ..., müvekkillerinin içine düştüğü zor durumdan faydalanarak, onlara yüksek faizle para vermeyi teklif ettiğini, teminat olarak da ...'ın ve grup şirketi ...'ın cirolarının olduğu çekleri talep ettiğini ... yetkilisi ...'un buradaki yegane amacı tefecilik yapmak olduğunu düştüğü ekonomik buhrandan çıkış çareleri arayan müvekkili bir kısım çekini yukarıda da anılan çekte dahil olmak üzere ... şirketine tabiri caizse kaptırdığını bu kaptırılan diğer çeklerin de sözde iyiniyetli üçüncü kişi yaratmak amacıyla başka kişilere geçirilmiş olduğunu, bunlarla ilgili yaptığı savcılık şikayetleri ve hukuk davalarının devam ettiğini belirttiğini ilgili hususa ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2017/31234 soruşturma numaralı dosyası ile davalılar hakkında ayrıca nitelikli dolandırıcılık ve tefecilik gibi suçlardan dolayı şikayette bulunulduğunu yukarıda izah ettiği sebepler ile, fazlaya dair her türlü haklarının saklı kalmak kaydıyla; haklı davasının kabulünü, yukarıda belirtmiş olduğu icra takibi ve takibe konu çek hakkında borçlu olmadığının tespitini, baskı altında ödenen 61.037,74 TL'nin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; .... Şti.'ne dekorasyon işi yapan ...'in önceden bazı işlerini yapmış olması sebebiyle tanıdığını, .... Şti.'ne yapacağı tadilat, dekorasyon vb. İşlerinin bir kısmının kendi tarafından yapılmasının talep edildiğini birkaç işçi ile birlikte gidip talep edilen tadilat, dekorasyon işlerini yaptığını ancak daha önceden de yaptığı işler dolayısıyla bir miktar daha alacağı olan ...'den parsını almasının geciktiğini, çünkü kendisine gerekli ödemelerin yapılmamakta olduğunu daha sonra yapılan görüşmeler sonucunda alacağına karşılık ...'in ...'dan aldığı çeki verdiğini vadesinde ödenmeyince çeki takibe koyduğunu, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, davalının tarafın sıfatına ilişkin itirazlarını ve diğer beyanları nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Kendisine verilen dava konusu çekin davacı ... A.Ş.'nin davalı taraf ... Otel yetkilisi ... arasında yapılan anlaşmalı teminat çeki olduğunu, bilmesinin imkansız olduğunu davalı tarafın ... Otel Yetkilisi ...'un kendisine 2015 yılının Haziran ayında davaya konu olan çekte dahil olmak üzere ... A.Ş. Ve ... .... A.Ş. Ait toplamda 200.000,00 TL değerinde çekler olduğunu ve bu çeklerin kendisine ... Hotellerinin Avrupada yapılan konaklama satışlarından doğan komisyon alacaklarına ilişkin kendisine verildiğini beyan ettiğini, bahsi geçen çekleri bizzat görmüş bulunduğunu, davacın keşide ettiği çeki ödememek ve hukuki sorumluluklarından kaçmak adına dava konusu olan çekin icra işlemini durdurmak amacıyla kötü niyetli olarak dava açtığını tüm bu sebeplerden davacının iddialarını kabul etmediğini, davanın öncelikle reddini, davanın taraf sıfatına ilişkin itirazlarını ve diğer beyanları nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesi kararıyla; Davaya konu edilen çekin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda araştırma yapıldığı, yapılan araştırmada davalılardan .... Ltd. Şti davaya cevap vermediği gibi ticari defterleri de sunmadığı, yerinde yapılan incelemede şirketin sicilde kayıtlı adresinde başka bir otelin bulunduğu, davacılardan ... A.Ş vekillerinin ve kayyımlarının bilirkişiye ticari defter ve kayıtları sunmadığı, talimat yoluyla davacı ... .... A.Ş ticari defterlerinin incelenmesinde ise 2013, 2014 yılı ticari defterlerinin incelemeye sunulduğu, çekin keşide tarihi olan 2016 yılına ait ticari defterlerin sunulmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce çekin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığının tespitinin davanın sonucuna etki eden bir husus olmadığı, kambiyo senetlerinin borçtan mücerret olduğu, düzenleyenin ticari defterinde kayıtlı olmaması veya defter kayıtlarında lehtar ile arasında bir ticari ilişki bulunmamasının senedin geçerliliğine etki eden hususlardan olmadığı, davacının davalıya borçlu olmadığını kesin delillerle ispat etmesi gerektiği,(Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/4502 esas 2021/7164 karar sayılı ilamı) kanaati oluşmakla, davacıların dava dilekçesinde bahsi geçen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/31234 sayılı dosyasının mahkememiz taraflarıyla ilgisinin bulunmadığı, SPK tarafından verilen yaptırım kararının dava konusu çekin teminat senedi olduğunu ispata yeter bulunmamadığı gerekçesiyle; DAVANIN REDDİNE karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davacı- ... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil şirkete teminat amacıyla verilen çeklerin haksız yere icraya konulması ve icra baskısı altında ödeme yapılması nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile ödenen paraların iadesinin istendiğini, yerel mahkemenin zamanaşımı itirazını reddetmesine ve çekteki ciro silsilesini doğru tespit etmesine rağmen esasa ilişkin hatalı karar verdiğini, müvekkil şirket ile davalı ... Hotel arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığının dosyaya sunulan yazılı delillerle kanıtlandığını, müvekkilin nakit sıkışıklığı nedeniyle destek vaadiyle çekleri teminat olarak verdiğini ancak bu çeklerin iade edilmeyip kötü niyetli üçüncü kişilere cirolandığını, tarafları ve konusu aynı olan İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki dosyadan alınan ve ticari ilişki bulunmadığını teyit eden bilirkişi raporlarının mahkemece görmezden gelindiğini, müvekkil şirketin SPK denetimine tabi halka açık bir şirket olması sebebiyle SPK tarafından hazırlanan ve usulsüzlükleri tespit eden 2017 tarihli raporun ve suç duyurusunun delil olarak dikkate alınmadığını, davalı şirketin ticari defterlerini sunmaktan kaçınmasına rağmen mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, Yargıtay içtihatlarına göre bir çekin teminat olması için üzerinde ibare bulunmasının şart olmadığını, ayrıca mahkemenin iki ayrı davacı şirket olmasına rağmen tek bir davacı varmış gibi infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin verdiği ret kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının çekin teminat için verildiği ve müvekkilinin kötü niyetli olduğu iddialarının sadece soyut bir laftan ibaret kaldığını, altı senedir devam eden davada tarafının diğer davalılarla beraber hareket ettiğine dair tek bir delil bile sunulamadığını, bu çeki hangi iş için kimden aldığının zaten cevap dilekçesinde açıkça anlatıldığını, müvekkilinin diğerleri arasındaki ticari ilişkiyi bilmesinin imkansız olduğunu, davacının çeki kendi rızasıyla verdiğini itiraf ettiğini, senede karşı olan iddiaların mutlaka senetle ispatlanması gerektiğini, davacının hem ticari ilişki yok deyip hem de karşı taraftan alacaklı olduğunu söylemesinin hayatın olağan akışına ters olduğunu belirterek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davanın konusu, İİK 72 maddeye göre menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.

.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlular aleyhine 13/10/2016 tarihinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı, davacılardan ... A.Ş tarafından icra dosyasına 29/11/2019 tarihinde 61.637,74 TL., ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.

Dava konusu çekin, 27/09/2016 keşide tarihli, 100.000,00 TL., bedelli, davacılardan ... .... A.Ş'nin keşideci, davacılardan ... A.Ş'nin lehtar ve ilk ciranta, akabinde sırasıyla davalı .... Ltd. Şti, ... cirolarının bulunduğu ve çekin hamilinin davalı, icra takibi alacaklısı ...olduğu anlaşılmıştır.

Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

02/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacılardan ... A.Ş.'nin ticari Defterlerinin İncelenmesi İle İlgili olarak; Talimat Mahkemesince tayin edilmiş bilirkişi tarafından tanzim edilmiş bilirkişi raporlarında: ... yıllarına ait ticari defter ve dava konusu çek ile ilgili incelemelerin yapılabilmesi için davacı tarafın 2015-2016-2017 yılları ticari defterlerinin (defterlerinin e-defter kapsamında tutulduğu davacı taraf vekili dilekçesinde yer almaktadır) flash bellek veya CD şeklinde dava dosyasına sunulması, İlgili dönemlere ilişkin e-defter beratlarının ve davalı taraf muavin dökümleri ile bağlı belgelerinin dava dosyasına sunulması, durumunda rapor tanzim edilebileceğinin belirtildiği, buna göre davacılardan ... A.Ş.'nin Ticari Defterlerinden de dava konusu çekle ilgili incelemelerin yapılamadığı, Yukarıda arz etmiş olduğu sebepler nedeni ile; davacılardan ... ...A.Ş.'nin ve davalılardan .... Şti.'nin ticari defterlerinin sunulması ve sunulan ticari defterlerin incelenmesinden sonra bilirkişi raporu tanziminin mümkün olabileceği, bu durumda davacılardan ... A.Ş.'nin ticari defterlerinden de dava konusu çekle ilgili incelemelerin yapılamadığı, davacılardan ... A.Ş.'nin ve davalılardan .... Şti.'nin ticari defterlerinin sunulmadığı" belirtilmiştir.

13/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Davacılardan ... A.Ş.'nin ticari Defterlerinin İncelenmesi İle İlgili olarak; Talimat Mahkemesince tayin edilmiş bilirkişi tarafından tanzim edilmiş bilirkişi raporlarında: ... yıllarına ait ticari defter ve dava konusu çek ile ilgili incelemelerin yapılabilmesi için davacı tarafın 2015-2016-2017 yılları ticari defterlerinin (defterlerinin e-defter kapsamında tutulduğu davacı taraf vekili dilekçesinde yer almaktadır) flash bellek veya CD şeklinde dava dosyasına sunulması, İlgili dönemlere ilişkin e-defter beratlarının ve davalı taraf muavin dökümleri ile bağlı belgelerinin dava dosyasına sunulması, durumunda rapor tanzim edilebileceğinin belirtildiği, buna göre davacılardan ... A.Ş.'nin Ticari Defterlerinden de dava konusu çekle ilgili incelemelerin yapılamadığı, davacılardan ... ...A.Ş.'nin ve davalılardan .... Şti.'nin ticari defterlerinin sunulması ve sunulan ticari defterlerin incelenmesinden sonra bilirkişi raporunun tanziminin mümkün olabileceği, bu durumda davacılardan ... A.Ş.'nin ticari defterlerinden de dava konusu çekle ilgili incelemelerin yapılamadığı, davacılardan ... A.Ş.'nin ve davalılardan .... Şti.'nin ticari defterlerinin sunulmadığı" belirtilmiştir.

07/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"... yıllarına ait ticari defter ve dava konusu çek İle ilgili incelemelerin yapılabilmesi için; Davacı taraf 2015-2016-2017 yılları ticari defterlerinin (defterlerin e-defter kapsamında tutulduğu davacı taraf vekili dilekçesinde yer almaktadır) flash bellek veya CD şeklinde dava dosyasına sunulması İlgili dönemlere ilişkin e-defter beratlarının ve davalı taraf muavin dökümleri İle bağlı belgelerinin dava dosyasına sunulması durumunda Ek Rapor tanzim edilerek Sayın Mahkemenin kabul ve takdirine sunulabileceği" belirtilmiştir.

Yerleşik Yargıtay kararlarında da, senedin teminat senedi olduğunun bunu ileri süren tarafça yazılı delillerle kanıtlanması gerektiği, senet üzerindeki teminat içindir vb ibarelerin (doktrinde mücerret teminat kaydı denilmektedir) yeterli olmadığı, hangi ilişkinin teminatı olduğunun senet üzerinde yada ayrı bir yazılı belgede belirtilmedikçe sadece senedin teminat için verildiğine dair ibarenin senedin kayıtsız şartsız belli bir bedelin ödenmesi vaadini etkilemeyeceğinden, senedin geçersizliği sonucunu doğurmayacaktır. Senedin teminat senedi olduğunun anlaşılması halinde ise, teminat altına alınan hususun gerçekleşmesi halinde senet takip konusu yapılabileceğinden, senedin teminat fonksiyonunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti gerekecektir.

Somut olayda davacılar tarafından dava konusu çekin ciranta .... Ltd. şirketine teminat amaçlı verildiğini, gerçek bir ticari ilişkisi bulunmadığını, ... tarafından çeklerin iyiniyetli 3. kişiler yaratmak amacıyla cirolandığını, davalıların birlikte hareket ettiğini, bu sebeplerle icra takibi ve dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve icra dosyasında haciz baskısı altında ödenen 61.037,74 TL'nin istirdatının talep edildiği, çekin teminat çeki olduğunun davacılar tarafından ispat edilmesi gerektiği, davacılar tarafından çekin teminat amaçlı verildiğinin dosya kapsamında ispat edilemediği ve kişisel def’îlerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin keşideci ile lehtar arasındaki ilişkiyi bilmesi yeterli olmayıp sırf borçluyu ızrar etmek maksadıyla hareket ettiği, başka bir deyişle bu amaçla senet lehtarıyla gizli anlaşma içerisine girmiş olması da gerektiği, takip alacaklısının dava konusu çeki bile bile borçlunun zararına hareket ederek, kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu bilebilecek durumda olduğunun dosya kapsamında ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür.

Davacı vekili tarafından taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığının ispatlandığını ileri sürdüğü ve mahkemece defter incelemesi yaptırıldığı anlaşılıyorsa da, çekin ödeme vasıtası olup ticari ilişki dışında da, başka sebeplerle verilmesinin mümkün olduğu, senedin ticari deftere kaydedilmesinin zorunlu olmadığı, deftere kaydedilmemesinin davacının borçlu olmadığını göstermeyeceği ve SPK kararının davaya somut olarak etkili bulunmadığından davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.

Davacı istinaf dilekçesinde menfi tespit ve istirdat talepleri bulunduğunu, farklı davacılar yönünden ayrı ayrı istemlerinin incelenmesi gerektiğini ileri sürmüşse de, davacılar tarafından menfi tespite yönelik dava ispatlanamadığından, ödenen paranın istirdadının da istenemeyeceği anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine ilişkin kararın usule uygun olduğu kanaatiyle, bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı- ... A.Ş istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../03/2024 tarih ve 2018/.... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davacı- ... A.Ş vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,4 TL harcın davacı ... A.Ş'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1778, K. 2026/680, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1778-e-2026-680-k-65bfae2b168f