Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1345 E. 2026/1614 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1345
- Karar No
- 2026/1614
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1345 - 2026/1614 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1345 KARAR NO : 2026/1614 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/04/2024 NUMARASI : 2023/259 E. - 2024/171 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/04/2024 tarih ve 2023/259 E. - 2024/171 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin küçük ev aletleri üretim ve pazarlaması alanında Türkiye ve yurt dışında faaliyet gösterdiğini, faaliyetlerini “...” markası altında uzun yıllardır devam ettirdiğini, dava konusu markanın yayınına müvekkili şirkete ait 2020/169789 ve 2021/07385 sayılı markalar mesnet gösterilerek karıştırılma ihtimali gerekçesiyle itiraz edildiğini, itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini, ret kararına karşı müvekkili şirket itirazının da 2023-M-3211 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu markanın müvekkili markaları ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu, markaların aynı malları kapsadığını ve iltibas tehlikesi bulunduğunu, dava konusu “...” ibareli markanın müvekkiline ait “...” markasının bir alt markası olarak algılanabileceğini, dava konusu markanın başına eklenen “...” ibaresinin markayı değiştirmediğini, markaların tüketiciler nezdinde iltibas oluşturacak derecede benzer olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2023-M-3211 sayılı kararının iptaline ve 2021/046184 sayılı marka başvurusunun tescilinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin markası ile davacı markasının görsel ve işitsel anlamda birbirlerine hiçbir benzerliği bulunmadığını, markaların karıştırılmasının mümkün olmadığını, müvekkili markasındaki “...” ibaresinin “...” kelimesini tamamlayan ve birlikte bütünsel bir anlamı bulunan bir ibare olduğunu, iki markanın yazı stilleri, font büyüklükleri, isimleri, şekilleri ve kelime anlamlarının birbirinden oldukça farklı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "...+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "...+..." ibareli tescilli markaları arasında bazı emtia benzese de, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru markasındaki ... semboli şeklin baskın olarak yazıldığı, yanındaki ... ibaresi de davacı markasındaki kral/şah anlamı şekil görselinden bariz şekilde farklı olduğu, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik içerdiğini, SMK’nın 6/1. maddesi uyarınca karıştırılma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin markasının başına ... kelimesinin eklenmesinin markayı değiştirmediğini, iki markanın da aynı mal ve hizmetler için tescil edileceğini, bu nedenle markalar arasında iltibas bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "...+..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "...+..." ibareli markaları arasında, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların bütünsel anlamda farklı olduğu, başvuru markasındaki ... sembolü ile bitişik yazılı ... ibaresinin bütünsel farklılaşmayı artırdığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının başvuru markalı mallarını satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.