Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1343 E. 2026/1613 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1343
Karar No
2026/1613
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1343 - 2026/1613 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1343 KARAR NO : 2026/1613 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/04/2023 NUMARASI : 2022/303 E. - 2023/150 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/04/2023 tarih ve 2022/303 E. - 2023/150 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin “...” markasının 2008 yılından bugüne tescilli ve tanınmış bir marka olduğunu, tarafların markalarınnın benzer bulunduğunu, “...” kelimesinin Türkçe’de “...” anlamına geldiğini, yaygın kullanıldığını, 35. Sınıftaki hizmetlerin TAŞIMA/NAKLİYE hizmetleri olarak nitelenebilecek 39. Sınıf ilk alt sınıfındaki hizmetler ile bağlantılı ve benzer bulunduğunu, reddedilen markanın sahibinin dava konusu marka başvurusunun sahibi şirketin genel müdürü olduğunu, ... kelimesinin müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptalini ve markanın sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "...+... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait emtia benzerliği olan itiraz mesnedi "..." ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, aynı zamanda dava konusu markanın kapsamında yer alan, ''Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri, Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri.'' yönünden de emtia benzerliği oluştuğu, taraf markaları arasında bu hizmetlerde SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, bunun dışında kalan hizmetlerde ise iltibas bulunmadığı, SMK'nın 6/4-5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacı tarafın başvuru ibaresi üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası ispatlanmadığı, bilirkişi heyeti tarafından "Davalı şirketin genel müdür olan kişinin daha önceki başvurusu dolayısıyla Dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli olduğu," şeklinde bir değerlendirme yapılmış ise de, önceki ve sonraki başvuruların tarafı (sahibi) aynı olmadığı gibi kurumun iltibas kabul edip reddettiği bir markanın tekrar başvurusu yapılması yargı kararı olmadığı sürece iyiniyete engel olan bir husus olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 2022-M-7289 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2020/77355 sayılı markanın kapsamında yer alan "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri, Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri.'' yönünden kısmen iptaline, markanın kısmen hükümsüzlüğe karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru markası kapsamında yer alan 39. Sınıfta bulunan hizmetlerin, davacı markaları kapsamında yer almadığını, anılan hizmetler açısından iltibas tehlikesinin doğmayacağını, verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili katılma yolu ile sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde, davalı tarafın kötüniyetli olduğunu, davalının müvekkilinin gerçek hak sahipliğinden haberdar olmasına rağmen sistematik başvurular yaptığını, davalının müvekkilinin tanınmış markasına yaklaşmaya çalıştığını, müvekkilinin markasından faydalanmayı amaçladığını, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, bunun ispatlandığını, mahkemenin kararının kötüniyet ve tanınmışlık açısından yerinde olmadığını, davanın tam kabulünün gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "...+... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait emtia benzerliği olan itiraz mesnedi "..." ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle SMK'nın 6/1. maddesi anlamında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, zira markalardaki esas unsurların aynı bulunduğu, dava konusu markanın kapsamında yer alan, ''Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri, Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri.'' yönünden de emtia benzerliğinin oluştuğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu belirtilen hizmetler açısından ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasında benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, bu hizmetler açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait ... ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, belirtilenlerin dışında kalan hizmetlerde iltibasın oluşmadığı, somut uyuşmazlıkta tanınmışlık koşulunun bulunmadığı, zira davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı, davacı tarafın başvuru ibaresi üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin davacı ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı ve davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1343, K. 2026/1613, T. 23.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1343-e-2026-1613-k-86059ab1ee28