Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2598 E. 2026/3453 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2598
- Karar No
- 2026/3453
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/502 E., 2024/731 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/272 E., 2022/29 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Çorum ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 12... parsel sayılı 4.856,69 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla ... ve müşterekleri adına; 1 12... ve 4 parsel sayılı sırasıyla 3.418,25 m² ve 5.114,97 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla vasfıyla ... adına; 1 12... parsel sayılı 8.081,51 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise tarla vasfıyla ... ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Çorum ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sırasında dava konusu 1 12... , 2, 3 ve 4 sayılı taşınmazların öncesinin orman sayılan yerlerden olduğunu ve davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, anılan taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde; zilyetlikle iktisap koşullarının adlarına oluştuğunu savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlar üzerinde davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddi ile gerçek kişiler adına tesciline karar verilen dava konusu taşınmazların orman vasfında bulunduğunu ve davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman olup olmadığı, taşınmazlar üzerinde davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zilyetlikle iktisap koşullarının davalılar lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu 1 12... , 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların 1984 yılında yapılan arazi kadastrosunda orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle tescil harici bırakıldığı, 2016 yılında 3402 sayılı Kanun’un geçici 8. maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sırasında ise tarla vasfıyla gerçek kişiler adına tespit edildiği, Hazine tarafından taşınmazların orman niteliğinde olduğu ve davalılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı ileri sürülerek eldeki davaların açıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında 1956 tarihli hava fotoğrafında taşınmazların koyu tonlarda göründüğü kabul edilmekle birlikte, bu koyu tonların dağınık halde bulunan ağaçlardan kaynaklandığı, kapalılık oluşturmadığı ve bu nedenle orman vasfı olarak değerlendirilemeyeceği belirtilmiş ise de, anılan açıklamanın hava fotoğrafı ile uyumlu ve denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu yönüyle, özellikle en eski tarihli hava fotoğrafı olan 1956 tarihli hava fotoğrafının bilimsel yöntemlerle yeterince değerlendirilmediği ve bilirkişi raporlarının bu haliyle çelişkili ve yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu şekilde eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak karar verilemez. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için, önceki bilirkişiler dışında, halen ilgili kamu kurumlarında görev yapmayan, bu alanda uzman 1 orman mühendisi ile 2 jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak bu keşifte, dosya kapsamındaki tüm belgeler, özellikle 1956 tarihli hava fotoğrafı esas alınmak suretiyle, dava konusu taşınmazlar ve çevre parsellerle birlikte yerine uygulanmalı, hava fotoğraflarındaki koyu tonların niteliği bilimsel yöntemlerle (stereoskopik inceleme dahil) belirlenmeli, bu koyulukların ağaç örtüsünden kaynaklanması halinde ağaçların cinsi, yoğunluğu ve kapalılık durumu ayrıntılı olarak açıklanmalı, taşınmazların öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığı hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya konulmalıdır. Ayrıca, hava fotoğrafları ile kadastro paftaları uygun ölçeklere çevrilerek (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çakıştırılmalı ve dava konusu taşınmazlar komşu parsellerle birlikte bu belgeler üzerinde gösterilmelidir. Tüm bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.