Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1350 E. 2026/1615 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1350
- Karar No
- 2026/1615
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1350 - 2026/1615 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1350 KARAR NO : 2026/1615 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2023 NUMARASI : 2023/99 E. - 2023/503 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali ve Kısmi Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/12/2023 tarih ve 2023/99 E. - 2023/503 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ve "...” ibareli tanınmış markalarının olduğunu, dava konusu "..." ibareli marka başvurusuna itiraz ettiklerini, ancak itirazlarının nihai olarak dava konusu YİDK kararıyla reddedildiğini, oysa markaların benzer olduğunu, sınıfların aynı bulunduğunu, müvekkilinin markalarının çok sayıda reklam ve tanıtıma konu olduğunu, seri marka izlenimi yaratıldığını, ilgili tüketicinin algı düzeyinin düşük olduğunu, çocukların da tüketicilerden olduğunu, tüketicinin markaları benzer göreceğini, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının 30. Sınıfın tamamı ile 43. Sınıfta bulunan “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” yönünden iptalini ve markanın sicilden bu mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "...", "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın olmadığı, SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, SMK 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markaların biçim, düzen ve tertip itibariyle aynı denecek ölçüde benzer olduğunu, davalı markasındaki “...” ifadesinin ayırt edici niteliği haiz olmadığını, davalı markasının asli unsurunu “...” ibaresinin teşkil ettiğini, tek harf farklılığının iltibas oluşmasını engellemeyeceğine ilişkin pek çok yargı kararı bulunduğunu, “...” ve “...” ibareleri arasındaki işitsel benzerliğin de aşikâr olduğunu, mal ve hizmet sınıflarının markalar arasında ortak olduğunu, davalı başvurusunun, müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağladığını, davalı başvurusunun kötüniyetli olup aynı sektörde faaliyet gösteren kişilerin tanınmış markayı taklidinin kötüniyetin varlığına karine teşkil edeceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının dava konusu edilen "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza mesnet "..." ve "..." ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira markalar arasında bütünsel anlamda farklılık bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının başvuru markalı malı/hizmeti satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5. maddesindeki şartların bulunmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği huususlarının da kanıtlanmadığı, dava konusu marka açısından SMK 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/09/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.