İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/199 E. 2026/595 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/199
- Karar No
- 2026/595
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/199 Esas - 2026/595 T.C. ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2026/199 KARAR NO : 2026/595
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 16/05/2022
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN .... ESAS ...... KARAR SAYILI DAVA DOSYASI
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 11/03/2023 KARAR TARİHİ : 26/10/2023 KARAR TARİHİ : 29/09/2026 K.YAZIM TARİHİ : 27/10/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Asıl davada davacı vekili;.....’nun maliki olduğu ..... plakalı aracın 14.11.2015 tarihinde ... ili .... ilçesinde sebebiyet verdiği kaza neticesinde Süleyman Karahan'ın vefat ettiğini, ...... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli bir Zorunlu Mali Mesuliyet (trafik) Sigorta poliçesi olmadığı gerekçesi ile,.... sayılı Sigortacılık Kanununun 14. Maddesi ve Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9. maddesi uyarınca; söz konusu kaza ile ilgili olarak kazada vefat eden Süleyman Karahan’ın desteğinden yoksun kalanlar tarafından müvekkili aleyhine ikame olunan dava neticesinde Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti 2017-İHK/954 sayılı sayılı ilamı Yargıtay 17. Hukuk Dairesi .... E ...... K sayılı ilamı ile onanmış ve ilam gereği düzenlenen Ankara .... İcra Müdürlüğü .... dosyasına .... sayılı yasa ve Güvence Hesabı Yönetmeliği 9. Maddesi gereği 04.05.2021 tarihinde 309.469,94TL tazminat ve stopaj ödemesi yapıldığını, anılan yasa ve yönetmelik uyarınca, Güvence Hesabına yaptığı ödemeler için, zarara neden olanlara (aracın işletenine, sürücüsüne ve diğer sorumlulara) rücu hakkı tanındığını, müvekkili tarafından 309.469,94-TL ödeme dışında, hak sahiplerine 74.524,46-TL tazminat ödendiğini, bu ikinci ödemenin rücu işlemleri sırasında Ankara Batı .... Asliye Hukuk Mahkemesi .... E sayılı dosyasında araç sahibinin ..... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS poliçesinin bulunduğu itirazı üzerine dosya davalısı Neova Sigorta A.Ş’ne müzekkere yazıldığını, Neova Sigorta A.Ş. tarafından Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesine verilen cevapta kaza tarihinde geçerli bir poliçenin bulunduğu yanıtı verildiğini, dosya davalısı .... Sigorta A.Ş.’nin müzekkereye verdiği yanıt nedeniyle Ankara Batı .... Asliye Hukuk Mahkemesi ..... E. ...... K. sayılı ilamı ile rücu davasının poliçenin varlığı gerekçesiyle reddedildiğini, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ...... plakalı aracın kaza tarihi olan 14.11.2015 itibariye ..... Sigorta A.Ş. nezdinde geçerli bir poliçesinin bulunduğu gerekçesiyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2021/1415 E. 2021/1698 K. sayılı kesin ilamı ile reddedildiğini, bu durumda kazaya neden olan ..... plakalı aracın 14.11.2015 tarihinde davalı .... Sigorta A.Ş nezdinde geçerli bir ZMMS poliçesinin bulunduğu yargı kararıyla kesinleştiğini, bu karara göre ..... Sigorta A.Ş tarafından ödenmesi gereken tazminatların müvekkili tarafından ödendiğini, davalı şirketin sorumluluğunda bulunan ancak müvekkili tarafından ödenen 309.469,94-TL tazminatın iadesi için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, tüm ihtar ve yazışmalara rağmen davalı sigorta şirketince müvekkilinin zararı giderilmediğinden hakkında icra takibi başlatılmak durumunda kalındığını, kazaya sebebiyet veren ..... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen ..... Sigorta A.Ş’den tahsili için Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ..... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını ancak davalının borca itiraz ettiğini beyan ederek, davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ..... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili; 14/11/2015 tarihinde ......'nun maliki olduğu ......plakalı aracın sebebiyet verdiği kaza neticesinde .....'ın vefat ettiğini,..... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli bir ZMMS poliçesi olmadığı gerekçesi ile ....sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. Maddesi ve Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9. Maddesi uyarınca; söz konusu kaza ile ilgili olarak kazada vefat eden Süleyman Karahan'ın desteğinden yoksun kalanlar tarafından davacı aleyhine ikame olunan dava neticesinde Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti 2017/İHK/954 sayılı ilamı Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2019/5420 E. 2020/7923 K. sayılı ilamı ile onanmış ve ilam gereği düzenlenen Ankara ..... İcra Dairesi'nin ...... dosyasına ..... sayılı yasa ve Güvence Hesabı Yönetmeliği 9. Maddesi gereği 24/11/2022 tarihinde 13.156,76TL ek tazminat ödemesi yapıldığını, anılan yasa ve yönetmelik uyarınca, Güvence Hesabına yaptığı ödemeler için zarara neden olanlara rücu hakkının tanındığını, davacı tarafından 309.469,94TL ödeme dışında, hak sahiplerine 74.524,46TL tazminat ödendiğini, bu ikinci ödemenin rücu işlemleri sırasında Ankara Batı .... Asliye Hukuk Mahkemesi ..... E. sayılı dosyasında araç sahibinin ..... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS poliçesinin bulunduğu itirazı üzerine dosya davalısı .....Sigorta A.Ş’ne müzekkere yazıldığını, ..... Sigorta A.Ş. tarafından Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesine verilen cevapta kaza tarihinde geçerli bir poliçenin bulunduğu yanıtının verildiğini, dosya davalısı .... Sigorta A.Ş.’nin müzekkereye verdiği yanıt nedeniyle Ankara Batı .... Asliye Hukuk Mahkemesi ..... E. ..... K. sayılı ilamı ile rücu davasının poliçenin varlığı gerekçesiyle reddedildiğini, karara karşı davacının yapmış olduğu istinaf başvurusunun .... plakalı aracın kaza tarihi olan 14.11.2015 itibariye .... Sigorta A.Ş. nezdinde geçerli bir poliçesinin bulunduğu gerekçesiyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2021/ 1415 E 2021/1698 K sayılı kesin ilamı ile reddedildiğini, bu durumda kazaya neden olan ...... plakalı aracın 14.11.2015 tarihinde davalı .... Sigorta A.Ş nezdinde geçerli bir ZMMS poliçesinin bulunduğunun yargı kararıyla kesinleştiğini, bu karara göre ...... Sigorta A.Ş tarafından ödenmesi gereken tazminatların davacı tarafından ödenmiş durumda olduğunu, bu durumda ödenen toplam 13.156,76TL ek tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte; kazaya sebebiyet veren ...... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen ...... Sigorta A.Ş’den tahsili için Ankara Batı İcra Müdürlüğünün...... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını ancak davalının borca itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinden uzlaşı sağlanamadığından itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini, mahkememiz nezdinde görülecek davanın davacı tarafından yapılan ek tazminat ödemesine ilişkin olduğunu, asıl tazminat ödemesine ilişkin davanın mahkememizin ..... E sayılı dosyası ile görülmekte olduğunu ve derdest olduğunu, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan mahkememiz dosyasının yine mahkememizin ...... E sayılı dosyası ile birleştirilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Asıl davada davalı vekili; yetki itirazında bulunduklarını belirterek, kazaya konu ...... plakalı araç bir kaç kez el değiştirdiğini, kaza tarihinde de sigortalının mülkiyetinde olmadığını, yeni maliklerin hiçbirinin sigorta poliçesi yaptırmadığını, kaza tarihinde de resmi araç malikinin poliçesi olmadığı bilgileri konu ile ilgili mahkeme kararları sebebi ile müvekkilinde mevcut olup belgelerinin ilgili kurumlardan sorulmasını talep ettiklerini, davacının iddialarını tevsik eden hiçbir belge sunulmadığını, kusurlu araç sürücüsünün vefatı dolayısıyla destekten mahrum kalma tazminatı talebinin trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, geçerli bir poliçe olmadığının Yargıtay kararı ile kesinlik kazandığını, Yargıtay'ın, Bölge Adliye Mahkemesi'nin ..... plakalı aracın kaza tarihinde poliçesi olduğuna dayanan kararını kesin olarak bozduğunu ve poliçe olmadığı gerekçesine dayanan itiraz hakem heyeti kararını onadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili; yetki itirazında bulunduklarını belirterek, kazaya konu ...... plakalı araç bir kaç kez el değiştirdiğini, kaza tarihinde de sigortalının mülkiyetinde olmadığını, yeni maliklerin hiçbirinin sigorta poliçesi yaptırmadığını, kaza tarihinde de resmi araç malikinin poliçesi olmadığı bilgileri konu ile ilgili mahkeme kararları sebebi ile müvekkilinde mevcut olup belgelerinin ilgili kurumlardan sorulmasını talep ettiklerini, davacının iddialarını tevsik eden hiçbir belge sunulmadığını, kusurlu araç sürücüsünün vefatı dolayısıyla destekten mahrum kalma tazminatı talebinin trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, geçerli bir poliçe olmadığının Yargıtay kararı ile kesinlik kazandığını, Yargıtay'ın, Bölge Adliye Mahkemesi'nin ...... plakalı aracın kaza tarihinde poliçesi olduğuna dayanan kararını kesin olarak bozduğunu ve poliçe olmadığı gerekçesine dayanan itiraz hakem heyeti kararını onadığını, bu sebeple davacının işbu davayı açmasının hiçbir mesnedi olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı ..... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... esas sayılı dava dosyası, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, 20/12/2022 tarihli bilirkişi raporu, 24/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporu, 01/08/2023 tarihli bilirkişi ikinci ek raporu, Ankara.... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası, Ankara..... İcra Hukuk Mahkemesinin ..... esas sayılı dava dosyası, 13/07/2026 tarihli bilirkişi ek raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Asıl dava; davacı güvence hesabı tarafından karşılanan tazminat bedelinin rücuen tazmini amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Birleşen dava; davacı güvence hesabı tarafından karşılanan ek tazminat bedelinin rücuen tazmini amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda; mahkememizin 26/10/2023 tarihli ...... esas, ....... karar sayılı kararı ile; "asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine, " karar verilmiştir. Mahkememizce verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 23/01/2026 tarihli ve 2024/501 esas, 2026/61 karar sayılı ilamında; "...Bu durumda, her ne kadar Ankara ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. dosyasında yapılan ödemeler eldeki davada rücuya konu edilmemiş ise de, davacı Ankara .... İcra Hukuk Mahkemesinin memur muamelesini şikayet üzerine verdiği karar sonrasında ilamda belirtilen tüm yargılama giderini de kapsar şekilde ödeme yaptığını ileri sürdüğünden, Ankara ...... İcra Müdürlüğü .... E. dosyasında yapılan ödemeler yönünden ayrıca açılan rücu davası olup olmadığı (ya da söz konusu alacakların rücuen tahsil edilip edilmediği) hususu davacı vekilinden sorularak, söz konusu icra dosyası da, dosya içerisine kazandırılarak, söz konusu ödemeler kapsamında rücu davası olmaması( ya da henüz rücu edilmemiş olması) durumda, Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesinin kararı sonrasında Ankara 27. İcra Müdürlüğü dosyası kapsamında yapılan ve birleşen davaya konu edilen ödemenin, her iki icra dosyayası da incelenmek suretiyle birleşen davada, davalıdan talep edilip edilmeyeceği hususunda bilirkişinden ek rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile birleşen davanın reddine karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, öncelikle eldeki davada rücuya konu edilmemekle birlikte, aynı ilamın infazına yönelik Ankara .... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. dosyası, dosyaya kazandırılarak ve davacının birleşen davaya konu Ankara 27. İcra Müdürlüğü dosyasındaki alacağa yönelik olarak, Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi kararı gereğince yaptığı ödemeler de dosyaya kazandırılmak suretiyle, özellikle İtiraz Hakem Heyeti kararında hüküm altına alınan ve her iki icra dosyasında da mükerrer ödendiği iddia edilen yargılama giderinin Ankara 15 İcra Dosyasında, davacı tarafından ödenip ödenmediği, ödenmiş ise söz konusu dosya çerçevesinde rücuya konu edilip edilmediği, henüz söz konusu dosya çerçevesinde rücuya konu edilmemiş ise ve Ankara 27. İcra Müdürlüğü dosyada ödenmiş ise, söz konusu dosya üzerinden rücuen talep edilmemiş olması durumda, bu dosyada da yapılan ödeme mevcut ise rücu edip edilmeyeceğinin de değerlendirildiği ve birleşen davada rücuya konu edilen alacak kalemleri yönünden taraf itirazlarını karşılar şekilde rapor alınarak, sonucuna göre olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırıma sebebine göre davacının sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir." denilmekle mahkememizden verilen karar kaldırılmıştır. Kaldırma kararı uyarınca, Ankara..... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyası ve Ankara .... İcra Hukuk Mahkemesinin ..... esas sayılı dava dosyasının bir sureti dosya içerisine kazandırılmıştır. Dosyaya kazandırılan bu bilgi ve belgeler değerlendirilerek kaldırma kararına uygun rapor tanzimi için bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi ek raporunda, kök raporda hesaplanan miktar (270.737,75), Ankara..... İcra Müdürlüğünün ..... sayılı dosyasında talep edilen 279.111,31-TL. takip miktarından az olduğundan bakiye dosya borcundan söz edilmesi mümkün olamayacaktır. Bir başka ifade ile; Sayın Mahkemece davacı Güvence Hesabının davalı ..... Sigorta A.Ş.'ye rücu hakkının bulunduğunun kabulü halinde ; Davacı taraf Ankara ..... İcra Müdürlüğünün ...... sayılı dosyasına 05.05.2021 tarihinde, ödenecek vekalet ücretine ilişkin 7.498,30-TL. stopaj kesintisi yaparak 301.971,64-TL. ödeme yapmış, devamında İse Ankara .... İcra Hukuk Mahkemesinin .... E. .... K. kararına istinaden 24.11.2022 tarihinde bakiye 11.705,02-TL. asıl alacak ve 1.451,74-TL. faiz olmak üzere Toplam- 13.156,76-TL. ödeme yapmıştır. Davacı taraf, huzurdaki asıl dava ile 301.971,64 4 7.498,30-TL. stopaj kesintisi - 309.469,94- TL. asıl alacak, birleşen dava ile 13.156,76-TL. asıl alacak yönünden itirazın iptalini talep etmektedir. Buna göre ; davacı tarafın Ankara ..... İcra Müdürlüğünün ...... sayılı dosyasına yaptığı ve tahsilini talep ettiği toplam asıl alacak miktarı (309.469,94 + 13.156,76 =322.626,70-TL. ) olmaktadır. Ancak, yukarıda da ayrıntılı olarak arz olunduğu üzere, kök raporda rücu edilebilecek toplam tutar 305.616,81-TL olarak hesaplandığından ve bu hususta BAM kararında herhangi bir kaldırma gerekçesine yer verilmediğinden; Asıl dava yönünden; 305.616,81 TL asıl alacak ve takdire göre ; 9.116,17 TL işlemiş avans faizi ve/veya 4.898,24 TL işlemiş yasal faiz yönünden itirazın iptali ile takibin devamının gerektiği, birleşen dava yönünden ise, davalı ..... Sigorta A.Ş.'nin itirazında haklı olduğu belirtilmiştir. Düzenlenen ek raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gözetilerek rapor hükme esas alınmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan ve "Sigorta sözleşmesinin verilmesi ve işletenin değişmesi halinde yapılacak işlemler" başlıklı KTK'nın 94. Maddesinde "Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır. Sigortacı sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde feshedebilir. Sigorta fesih tarihinden onbeş gün sonrasına kadar geçerlidir." denilerek, sigortalı aracın işletenin değişmesi halinde, devredene 15 gün içinde sigortaya bildirim yükümlülüğü getirilmiş, sigorta şirketininden bildirim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde sözleşmeyi fesh edebileceği, fesih tarihinden itibaren 15 gün daha sözleşmenin geçerli olduğu düzenlemiştir. Yasa'da gerek poliçe tanzim tarihinde gerekse de kaza tarihinde bulunan düzenlemede işleten sıfatının değişmesi ile sözleşmenin kendiliğinden geçersiz olacağı düzenlenmediği gibi, aksine fesih tarihinden itibaren 15 gün daha geçerli olacağı kabul edilmiştir. Bu durum sigortanın "zorunlu olmasının" bir sonucu olup, zarar görenlerin cismani veya maddi zararlarının karşılanması güvence altına alınmak istenmiştir. Bu nedenle sigorta şirketi, aracın sigortalandığı dönem içerisinde, KTK'nın 94. Maddesine uygun sözleşmeyi feshettiğini kanıtlamadıkça, sözleşmenin bitiş tarihine kadar zarar görenin teminat kapsamındaki zararlarından sorumlu olup, sırf işletenin değiştiğinden bahisle sorumlu olmayacağını zarar görene ya da haleflerine karşı ileri süremez. Davalı sigorta şirketinin kaza tarihini kapsar poliçe tanzim ettiği, ancak kaza tarihi itibariyle aracın sigortalı tarafından devredilmiş olması sonrasında, sigorta poliçesini KTK'nın 94. maddesine uygun şekilde feshettiğini kanıtlaması halinde sorumluluktan kurtulabileceği, tüm dosya kapsamından davalının sigorta sözleşmesinin yasadaki düzenlemeye uygun olarak feshini gerçekleştirdiğini ispatlayamadığı, bu itibarla davadışı zarar görenin zararından davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri kapsamında sorumlu olduğu, dolayısıyla davacı güvence hesabının rücu talebinin yerinde olduğu kabul edilerek bilirkişi raporunda tespit edilen 305.616,81TL asıl alacak, 4.898,24TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 310.515,05TL yönünden asıl davanın kabulüne ve takibe yapılan itirazın bu tutar yönünden iptaline, birleşen dava yönünden ise davalının itirazında haklı olduğu davacı tarafça yapılan fazlaca bir ödeme bulunmadığından takibe konu tutarı talep edemeyeceği değerlendirilmekle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; ASIL DAVA YÖNÜNDEN 1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Ankara Batı İcra Dairesinin ..... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 305.616,81TL asıl alacak, 4.898,24TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 310.515,05TL yönünden iptaline, takibin bu tutar yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gereken 21.211,28TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.549,11TL harcın mahsubu ile bakiye 17.662,17TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.295,59TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 1.262,31TL'sinin davalıdan, 33,28TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Mahkememizin 24/11/2023 tarih ve ..... esas, .... karar, ..... harç nolu harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iade edilmesinin istenilmesine, Davacı tarafından yatırılan 3.549,11TL peşin harç, 80,70TL başvuru harcı, 11,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.641,31TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 244,00TL tebligat ve posta gideri ile 6.650,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.894,00TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 6.716,92TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 49.682,41TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 8.186,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ..... ESAS SAYILI DAVASI YÖNÜNDEN 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Alınması gereken 269,85TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, kaldırma kararı öncesi verilen karar gereğince yazılan harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmiş olduğu anlaşılmakla, bu hususta yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.353,22TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT maddi 13/2 uyarınca 13.310,05TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, asıl davada verilen kararın kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, birleşen dava yönünden miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 29/09/2026
Katip .... e-imzalı Hakim ..... e-imzalı